Mehmet Oluç’u saygıyla anıyoruz

Türkiye’de işletme ve pazarlama eğitminin babası olarak özel bir akademik yere ve saygınlığa sahip olan Prof.Dr.Mehmet Oluç’u vefatının ikinci yılında (8 Aralık) saygı ve rahmetle anıyoruz.

Prof.Dr. Mehmet Oluç 1919 yılında İstanköy(Kos) adasında doğmuştur. 1938′de İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olmuştur. 1942′de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden birincilikle diploma almıştır. İktisat Fakültesi’ne 1943′te asistan olmuştur. 1945′te ‘Trakya Ziraat Ekonomisi’ adlı tezi ile doktor unvanını kazanmıştır.1946 sonunda Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilmiş ‘Türkiye’nın Dış Ticareti’ adlı tezi ile master derecesini almış ve Chicago Üniversitesi’nde doktora çalışmalarına başlamış; tez hazırlıkları ile uğraşırken Alman hocaların savaş sonrası Almanya’ya dönmeleri sonucu ihtiyaç dolayısı ile İstanbul’a çağrılmış; 1950′de doçent olmuştur. Ancak İşletme Kürsüsü’ndeki boşluğu gidermek için 1953′te işletme eğitimi görmek üzere tekrar Amerika’ya gönderilmiştir. Önce Philadelphia’da Wharton Business School’da sonra da Harvard Business School’da çalışmış, 1955 yılında Türkiye’ye dönerek İktisat Fakültesi İşletme İktisadı Kürsüsü’ne tayin edilmiş, 1959′da profesör olmuş; 1960-1964 yıllarında İktisat Fakültesi Dekanlığı, 1968-1972 yılları arasında İşletme Fakültesi Kurucu Dekanlığı yapmış; ayrıca Eskişehir İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nde 12 yıl haftada bir gün derslere gitmiş, 15 günde bir Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde ders vermiştir.

Eserleri, Trakya Ziraat Ekonomisi, Pazarlama Prensipleri ve Türkiye’de Tatbikatı, İşletme Organizasyonu ve Sevki İdaresi’dir. Daha sonra bunların Öztürkçe yenilenmiş ve genişletilmiş baskıları çok sayıda yayımlanmış makaleleri vardır. 1986′da emekliye ayrılmış, Pazarlama Dünyası dergisini 10 yıl çıkarmış şimdi de aynı derginin editörlüğünü yapmaktadır.

1957 yılında yazdığı “Pazarlama Prensipleri ve Türkiye’de Tatbikatı” isimli kitapla işletme ve pazarlama eğitiminin temellerini atan, “pazarlama” ve “tutundurma” terimlerinin Dilimize kazandırılmasını sağlayan ve bu alanda çok sayıda öğretim üyesinin yetişmesinde emeği geçen Prof.Dr.Mehmet OLUÇ, aynı zamanda bilge, babacan ve aydın kişiliğiyle örnek ve yol gösterici olmuştur.

Pazarlama Dünyasında yayınlanan yazılarından oluşan bir seçki 2006 yılında Beta Yayınları tarafından 840 sayfalık bir kitap olarak yayınlanmıştır.

2006 yılında, 11.Ulusal Pazarlama Kongresi İzmir’de Mehmet Oluç Onuruna düzenlenerek akademisyenler tarafından kendisine  teşekkür plaketi sunulmuş ve çok duygusal anların yaşandığı tarihi bir toplantı olmuştur.

Tüm pazarlama akademisyenleri ve uygulamacıları kendisine çok şey borçludur, ruhu şad olsun.
22352_b

20120509092932

Yeni Tüketici Yasası Resmi Gazete’de Yayınlandı.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün onayının ardından Resmi Gazete‘nin 28.11.2013 tarihli  sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi.

 Tertip: 5Resmi Gazete Tarihi: 28.11.2013Sayısı: 28835

Kanun 4077 Sayılı Kanunu geçersiz kılarak yeni düzenlemeler getiriyor.Özellikle karşılaştırmalı reklamların artık serbest olması başlıca yenilik içeren bir konu.

Tüketici haklarının korunmasında önemli değişiklikler içeren yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edildi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı  “Bu kanunun ana esprisi hedefi bilinçli tüketici oluşturmak taciri de basiretli davranmaya sevk etmektir” dedi.

Tasarı beraberinde önemli değişiklikler getiriyor.

Buna göre, bankalar yıllık kart aidatı ve benzeri ücretler talep etmeyecekleri ayrı bir kredi kartı sunacak. Banka sözleşmeleri okunabilir şekilde düzenlenecek. İşte ayrıntılar:

CAYMA SÜRESİ 14 GÜN

Sözleşmede yazılı olmayan komisyon ve masraflar tüketici aleyhine değiştirilemeyecek.Devre tatil sözleşmelerinde 10 gün, mesafeli satışlarda 7 gün olan cayma süreleri 14 güne çıkarılacak.

Ön ödemeli konut satışlarında 14 günlük, taksitle satışlarda ise 7 günlük cayma hakkı getirilecek.

ABONELİK FESHİ KOLAYLAŞIYOR

Elektrik, su, doğalgaz, internet, telefon gibi tüm aboneliklerde, tüketici istediği zaman sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olacak.

Kamuoyunda Saadet zinciri olarak bilinen piramit satış sistemleri de yasaklanacak.

MAKETTEN EV SATIŞI YASAK

İnşaat ruhsatı alınmamış inşaatlar için maketten satış yapılmayacak. Tüketicinin korunması için sigorta müessesesi getirilecek.

TAKLİT ÜRÜNLERE CEZA ARTIYOR

Taklit ürünlerinin cezaları da artırılacak.

TÜKETİCİNİN BİLİNÇLENDİRİLMESİ İÇİN YAYINLAR YAPILACAK

Ülke genelinde yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşları da ayda 15 dakikadan az olmamak üzere tüketicinin bilinçlendirilmesi için yayınlar yapacak. Öte yandan tasarı da önemli bir değişikliğe gidildi.

ERKEN ÖDEYENE CEZA YOK

“Kredinin erken ödenmesi durumunda kredi veren, erken ödeme tazminatı talep edebilir” hükmü tasarıdan çıkarıldı.Böylece kredini verenin, erken ödeme yapmak isteyenden tazminat almasının önüne geçildi.

Ancak bu hak şimdilik yalnızca tüketici kredileri ile sınırlı.

Konut kredilerine yönelik de bu konuda önemli bir düzenlemeye gidildi.

Buna göre Konut kredisinde erken ödeme tazminatı, kalan vade sayısı 36 ayı aşmayan kredilerde, erken ödenen tutarın yüzde 1’ini geçemeyecek.

1Kanunun tam metni için tıklayınız.

 

Hastanelerde Biyometrik Kimlik Doğrulama

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD), Özel Hastaneler Platformu Derneği ve Akdeniz Sağlık İşletmeleri Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği, SGK’nın da destek verdiği “Yeni 2013 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği Toplantısı”nın üçüncüsü, Kemer ilçesindeki  Rixos Sungate Otel’de devam ediyor.

Toplantıda gazetecilere açıklama yapan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Yadigar Gökalp İlhan, biyometrik kimlik doğrulama sisteminin 1 Aralık 2013’te başlayacağını hatırlattı.

Biyometrik kimlik doğrulama sisteminde test ve pilot denemelerine geçen yılın eylül ayında başladıklarını belirten İlhan, sistemin ilk aşamada özel hastanelerde uygulanacağını anlattı.

Biyometrik kimlik doğrulamanın vatandaşların avuç içi damar iziyle parmak damar izini TC kimlik numaralarıyla eşleştirme anlamına geldiğini ifade eden İlhan, şöyle konuştu:

“2008’de reformla birçok alanda yeni düzenlemeler oldu. Bunlardan bazıları sağlık karnelerinin ve vizite kağıtlarının kaldırılmasıydı. Ayrıca TC kimlik numaralarıyla bütün vatandaşların hastanelerde muayene olmaları sağlandı. Muayene olmaya gelen vatandaşın TC kimlik numarasıyla muayene olup olmadığını anlamak ve daha kontrollü yürütebilmek amacıyla biyometrik kimlik doğrulama sistemine geçtik.”

“Kaygı duymaya gerek yok”

İlk etapta özel hastanelerde uygulanacak sistemin gelecek yıl üniversite hastanelerinde de gerçekleştirileceğini bildiren İlhan, şöyle devam etti:

“Biyometrik kimlik doğrulama sistemini önümüzdeki yıllarda tüm hastanelere yaygınlaştıracağız. ‘1 Aralık’ta geçilecek’ deyince ‘Bütün vatandaşlar hastanelere gidecek, başvurusunu yapacak, damar izi veri kayıtları o gün alınacak’ gibi bir algı oluşmuş olabilir. 1 Aralık’ta özel hastanelere giden vatandaşlar bu uygulamaya katılmış olacak. O tarihten sonra sistem yapılamayacak diye bir şey söz konusu değil. Böyle bir kaygı duymaya gerek yok. 12 yaşın altındakiler, damar izi alınamayacak olanlar, parmak ve avuç içi bütünlüğü bozulmuş olanlar sistemden muaf tutulacak.”

“Yeni 2013 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği Toplantısı”, 1 Aralık Pazar günü sona erecek.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak

AVM PAZARI YENİ BİR KRİZE YOL AÇAR MI?

 

2015 yılında ükemizin 60 ilinde AVM açılmış olacağı tahmin ediliyor.

Bir dönem-90’lar- ”kaseti olmayana kız verilmez” esprisi yapılırdı. Müzik sektörü endüstriye dayalı hale gelmeye başladığında, yazılımlar yardımıyla ses kaydı ve müzik üretimi kolaylaşmıştı.Müzik kasedi üretimi kolaylaştığından aaaa diyebilen herkese album yapılabiliyordu.Kısa sürede piyasada “uydu sesler” çoğaldı ve bu espri doğdu.

Şimdi benzer bir durum AVM ler için geçerli. Her ilde AVM açılması adeta bir moda ve yarış. AVM si olmayan şehre kız vermeyecekler neredeyse.

Bugün toplamda 350’ye ulaşan AVM lerin 110 kadarı İstanbul’da.Oysa daha 2005 yılında toplam sayı İstanbul’dakiler kadardı. 2010 yılında AVM sayısı 260’ı buldu. Ankaradakilerin sayısı 40’a,İzmirdekilerin 20’ye yaklaşmakta.

Okul ve hastane inşaat hızıyla karşılaştırıldığında daha kompleks olmasına karşın AVM’lerin neredeyse ışık hızıyla bitirildiği gözlenmekte. AVM’ler İthal markaların Türkiye pazarına girişleri ve perakendecilerin nakit akışı sağlamaları bakımından hayli hareketli bir ortam.

Önceleri tüketiciler tarafından meraktan gezilen AVM ler giderek aynı yerleşim planları, aynı markalar, aynı mağaza tasarımları bakımından ilginç olma özelliğini kaybediyor.Çok büyük bir yatırım değilse, tematik farklılıklar içermiyorsa bir AVM’ni diğerinden ayırdedici özellik bulmak zorlaşıyor. Üstelik yanyana konumlanan bir çoğu, AVM Caddesi veya AVM-İSTAN yakıştırmasıyla  rekabeti de zorlaştırmakta.

AMPD Perakende Endeksi Nisan 2012 verilerine gore, 2012 yılının ilk dört ayında metrekare artışının 2011 yılındaki oranlara göre daha yüksek seviyelerde seyrettiği görülmekte, gıdada metrekare artışının mağaza sayısı artışından geride seyretmesi küçük metrekareli mağaza formatlarının yükselişe geçtiğine işaret etmektedir. Gıdanın tersine, hazırgiyim perakendesinin de mağaza ölçülerini büyütme eğilimine girdiği görülmektedir.

Bugün her AVM içinde kendi markasını ve mağazasını görmek isteyen, bunu bir prestij algısıyla yöneten yatırımcıların, bu çarkın geriye dönmeyeceğini hesaplamamış olmaları mümkün değil diye düşünmek istiyor insan.  Türkiey pazarında kısa sure kalıp çekilen uluslararası birkaç markanın vizyonu ise tartışma konusu. Pazara giriş stratejisinde mi hata aramalı, yoksa erken koku almalarını takdir mi etmeli?

Hızlı büyümenin hazımsızlık yaratma olasılığı malum. Özkaynakları ile büyümeyen yatırımcılar için  yakın gelecekte durgunluk göstermesi mümkün olan perakende piyasaları daha büyük risk demek. Banka kredileriyle büyüyen markalar ise yeni bir krizin erken sinyallerini vermiyordur dileriz. Malum, hazımsızlık varsa bu gaz bir yerden çıkacaktır. Umarız büyük bir gaz değildir.

Veri Madenciliği ve Bilimsel Araştırma Süreci

Bugün sıklıkla duymaya başladığımız veri madenciliği ifadesi, genel itibariyle veri setlerinden anlamlı ve kullanışlı bilgiler elde etme süreci olarak tanımlanabilir. Bilgi teknolojileri ile küçülen dünyada, organizasyonlar veya bireyler için veri toplamak, yavaş yavaş önemli bir problem olmaktan çıkmakta ve esas problem toplanan verilerin depolanması ve analiz edilmesine evrilmektedir. Her bir alışveriş, attığımız her bir elektronik posta, hatta bastığımız her bir klavye tuşu ile büyük veri setlerinin oluşumuna bir katkı da biz sağlamaktayız. İşte oluşan bu veri yığınlarının analizi veri madenciliği araç ve teknikleri ile mümkün olmaktadır. Veri madenciliği araçlarının ve tekniklerinin yetenekleri; öngörüleme, sınıflama, tahmin etme, tanımlama, kümeleme ve veriler arası örüntüler yakalama olarak kabaca sıralanabilir. Bu yeteneklerin bazıları mevcut durumu ortaya koyan “Ne?” sorusuna cevap ararken, bazıları ise geleceğe yönelik açıklamalarda bulunmak için “Ne olacak” sorusuna yanıt aramaktadır. “Büyük veri” ve “veri madenciliği” kavramlarının tanımlamalarını ve bu kavramların günümüzde geldiği nokta ve içerdikleri anlamları bir başka yazıya bırakıp bu yazıda veri madenciliğinin bilimsel araştırma sürecine etkisi üzerinde durmak istiyorum.

Bir bilimsel araştırma süreci döngüsü, araştırmacının bir sorun hissetmesi ile başlayan ve sorununa bir çözüm getirmesi (veya getirememesi) ile biten döngüsel bir süreçtir. Bu süreç dahilinde araştırmacı kabaca; sorununu bir bilimsel araştırma problemi haline dönüştürür, araştırma hipotezleri kurar, veriler toplar, hipotezlerini sınamak için analizler yapar.

Veri madenciliği tekniklerini temel istatistiksel tekniklerden ayıran özeliklerden birisi de veri madenciliğinin veri kümeleri içerisinde bulunan gizli bilgileri ortaya çıkarmaya yönelik olmasıdır. Geleneksel istatistiksel metotlarla veri kümelerinden beklenmeyen bilgi çıkarımı mümkündür ancak veri madenciliği direk olarak veri kümesi içerisinde gizli ilişki, örüntü, birliktelikleri ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bu haliyle bir veri madencisinin, bilimsel araştırma süreci klasik bir biçimde -bir sorun hissetmesi ile- başlamayabilir.  Onun için sorunun kendi zaten yığın halinde ortada duran büyük veri kümeleridir. Araştırma başında kurulacak hipotezlerde bazen anlamını yitirebilir (Tabi çok genel hipotez cümlelerinden bahsetmiyorum). Zira veri kümesi içinde gizli bilgileri ortaya çıkarmaya yönelik bir araştırmada bulunan sonuçlar daha önce hissedilmemiş ve dolayısıyla araştırma problemine dönüştürülememiş ve hipotez cümleleri oluşturulamamış bilgilerdir.

Sonuç olarak; veri madenciliği enstrümanlarının klasik araştırma süreci ezberini bozduğunu söylemek çok da yanlış olmaz.

NOT: Yazının başında kullanılan resim;  www.brainlesstales.com sitesinden alınmıştır. Orjinal resim için tıklayınız

AB’den Türkiye’ye dev kaynak

AB_tr_en_colorTürkiye, AB’den “katılım öncesi” yardımlar almaya devam ediyor.

Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında katılım öncesi yardımın ikinci dönemine yönelik imzalanan çerçeve anlaşma kapsamında Türkiye’ye 2014-2020 döneminde 4,5 Milyar avro kaynak sağlanacak.

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile AB arasında tesis edilen mali işbirliği kapsamında Türkiye’nin faydalandığı Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) 2014-2020 yıllarından oluşan ikinci döneminde Türkiye’ye sağlanacak 4,5 milyar avroluk hibenin kullanımına ilişkin anlaşma imzalandı.

Açıklamada, IPA 2 çerçevesinde AB’nin Türkiye’ye yapacağı mali yardımın uygulanmasına ilişkin anlaşmayı, AB Bakanlığı Müsteşarı ve Ulusal IPA Koordinatörü Büyükelçi Rauf Engin Soysal’ın imzaladığı bildirildi.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle, 2007 yılından bu yana IPA çerçevesinde Türkiye’nin faydalandığı yardımların kullanımına 2014
-2020 döneminde de devam edilecek.

Türkiye’ye tahsis edilen 4,5 milyar avro kaynak, Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde çevre, rekabetçilik ve yenilikçilik, ulaştırma, istihdam, sosyal politika ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, enerji, içişleri, yargı ve temel haklar, sivil toplum ile tarım ve kırsal kalkınma alanlarında yer alan program ve projelerin finansmanında kullanılacak.

Kaynak

Bank Asya 80 şubesini kapadı

Bank Asya finansal büyüklüklerinde meydana gelen değişim doğrultusunda 80 şubesini diğer şubelerle birleştirerek kapattığını duyurdu.

 

Bank Asya’dan Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, personel sayısının da 2013 sonuna göre 1,708 kişi azaldığı belirtilerek; söz konusu değişimin bankanın faaliyet giderlerini azaltarak 2015 kârlılığına katkı sağlayacağı ifade edildi.

Bank Asya’dan KAP’a yapılan açıklama şöyle:

“Bankamız finansal büyüklerinde meydana gelen değişim doğrultusunda, Bankamızın 80 adet şubesi diğer şubelerimiz ile birleştirilerek kapatılırken, personel sayımız 2013 yılı sonuna göre 1.708 kişi azalmıştır. Bankamız ölçeğinde meydana gelen söz konusu değişim faaliyet giderlerimizi azaltarak 2015 yılı kârlılığımıza katkı sağlayacaktır.”

BANKA 2014’TE ZARAR YAZDI
 Geçen yıl üçüncü çeyrekte 60.6 milyon net kâr elde eden Bank Asya, bu yıl üçüncü çeyrekte, krediler ve mevduattaki düşüş ile gelirlerdeki azalmanın etkisiyle 301 milyon lira zarar açıklarken; bu yılın ilk dokuz ayında da 249.6 milyon lira zarar yazmıştı.

 

 

kaynak

Türkiye’nin 40 katı!

Çinli ICBC’nin varlıklarının toplamı en büyük 16 Türk bankasının toplam piyasa değerinin tam 40 katı

İstihdam, bilanço ve ölçek değerleriyle, küresel piyasalardaki ağırlıklarıyla sistemi domine eden 50 büyük bankanın toplam varlıkları ülke ekonomileriyle yarışırken, bir dev bankanın varlıklarını yaratmak için 129 ülkenin toplam nüfusunun bir yıl boyunca çalışması gerekiyor.
Dünya bankalarının mercek altına alındığı “www.relbanks.com” sitesinden derlediği bilgilere göre, 2014 yılı rakamlarıyla dünyanın en büyük 50 bankasının toplam varlığı 70 trilyon 499 milyar 236 milyon dolar seviyesinde bulunurken, 187 ülkenin GSYH toplamının, 76,8 trilyon dolar seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Çin’in 10, ABD’nin 6, İngiltere, Fransa ve Japonya’nın 5’er, Avustralya’nın 4, Almanya ve Kanada’nın 3’er, İspanya, İtalya, İsviçre ve Hollanda’nın 2’şer, İsveç’in ise 1 bankasının yer aldığı listede, hiç Türk bankası bulunmuyor.

Çin’in Industrial & Commercial Bank of China (ICBC) bankasının 3 trilyon 181 milyar 884 milyon dolar toplam varlığıyla ilk sırada yer aldığı listede, ICBC‘yi 2 trilyon 758 milyar 447 milyon dolar ile İngiliz HSBC Holdings, 2 trilyon 602 milyar 536 milyon dolarla yine Çinli China Construction Bank Corporation, 2 trilyon 589 milyar 191 milyon dolar ile Fransız BNP Paribas ve 2 trilyon 508 milyar 839 milyon dolarla Japon Mitsubishi UFJ Financial Group takip etti.

TÜRK BANKALARININ 40 KATI

Tekstilbank’ı almak için anlaşmaya varan ve yetkili kurumlardan onay bekleyen ICBC‘nin toplam varlığının değeri hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören 16 bankanın toplam piyasa değerinin tam 40 katı seviyesinde. BIST’te işlem gören Türkiye’nin en büyük bankalarının toplam piyasa değeri 80.5 milyar seviyesinde bulunuyor. Orta Vadeli Program’a (OVP) göre Türkiye’nin toplam milli gelirinin 2014 yılında 810 milyar dolar olması bekleniyor. Bu rakama göre de ICBC‘nin varlıkları Türkiye’nin milli gelirinin tam 4 katına eşit.

Listenin sonunda ise 675 milyar 410 milyon dolarlık toplam varlığa sahip AvustralyalıWestpac Banking Corp, 674 milyar 380 milyon dolar ile İngiliz Standard Chartered Plc, 641 milyar 952 milyon dolarla Çinli China CITIC Bank Corp, 638 milyar 99 milyon dolarla Alman KfW Group ve 50’nci sırada ise 611 milyar 581 milyon dolar ile Çinli Industrial Bank Co. Ltd yer aldı.

ICBC, 129 ÜLKEYE BEDEL

IMF verilerinden derlenen bilgilere göre ise 2014 yılı rakamlarıyla 187 ülkenin GSYH toplamının, 76 trilyon 841 milyar 602 milyon dolar seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.
Böylece, dünyanın en büyük 50 bankasının 70,5 trilyon dolarlık toplam varlığı, neredeyse 187 ülkenin 2014 yılındaki toplam GSYH’sini karşılayacak büyüklükte bulunuyor. Başka bir deyişle söz konusu bankaların toplam varlıklarının, yaklaşık 7 milyar 104 milyon 172 bin kişinin bir yıllık GSYH’sine denk olduğu anlamına geliyor.

Tuvalu, Kiribati, Marshall Adaları, Palau, Mikronezya ve Sao Tome ve Principe’in başı çektiği dünyanın en fakir 129 ülkesinin toplam milli geliri ise 3 trilyon 127 milyar 401 milyon dolar civarında seyrediyor. Dolayısıyla, 3,2 trilyon dolarlık toplam varlığa sahip dünyanın en büyük bankası ICBC, tek başına 129 ülkenin bir yıllık yurt içi hasılasını karşılayabiliyor.

 

 

 

 

kaynak

Çift kameralı ıphone zengin etti!

Aplle’ın çift kameralı İphone çıkaracağı söylentisi o sistemi imal eden tek şirketin hisselerini yüzde 7 yükseltti.

Aplle firmasına yakın kaynaklardan gelen bilgilere göre Iphone‘a çift kamera sistemi eklenecek. Telefon bu sayede DSLR kalitesinde görüntüler sunabilecek.

HİSSELER HAREKETLENDİ

Haber borsa’da da hareketliliğe sebep oldu.Çift kameralı sisteminin dünyadaki tek imalatcısı olan Altek firmasının hisseleri dün %7 oranunda arttı. Bu dalgalanma arkasından yabancı yatırımcıların olabiliceği belirtiliyor.

ÇİFT KAMERA YÜKSEK KALİTE FOTOĞRAF VİDEO DEMEK

Çift kamera yapılandırmaları ileri bir teknoloji. Bu yılın başlarında çıkan HTC One M8’deki Duo Camera derinlik özelliğine sahip. Fotoğraf ve vidolarada derinlik hissinin artarak gerçeğe daha yakın olmalarını sağlıyor. Ayrıca çift kamera sistemi 3D çekim yapılmasınada imkan veriyor

 

 

 

kaynak

Okul Öncesi Yaş Grubu Çocukları ve Pazarlama

Alışveriş deneyimleri hakkında cevaplar:
*-Sinan, (5 yaş): “işe gitmezsek paramız biter, o zaman kartla alışveriş
yaparız.”
*-Defne, (5 yaş): “pahalı olunca kart veririz”
*-Görkem, (5 yaş): “Karta para ödemiyoruz”
*- İlayda, (3 yaş): “Kart para yerine geçiyor ama ürün almak için sadece
kart değil paraya da ihtiyaç var”
*-Arda, (5 yaş): Ödemeyi nasıl yapıyorsun?
-Kartla
-Kart yoksa nasıl ödersin?
-Nakit
-Nakit ne demek?
-Para.
Pazar ve Ürün Hakkında
*-Sinem, (5 yaş): Pazar, şeylerin alındığı yer; pazarda herşey ürün.
Yumurta, kıyafet, peçete, forma var. Çarşıda çok şey var, oyuncak bile
var.
Migros’ta daha çok mağaza var, pazar bile var.
Markalar Hakkında
*-Nelerin markası olur?
-Araba, süt, çikolata…
Reklam Hakkında
*-“Reklam müzikli bişey, televizyonda çıkan”
*-“Reklam insanlara bilgi veriyor. Buradaki (market resmini göstererek)
eşyaların kaç para olduklarını insanlara söylüyor.”
*-“oyuncağı reklamlarda gördüm”.

Böyle söylüyor çocuklar.

Yapılan bir araştırmaya göre çocuklarımızın pazarlama kavramlarına yakınlığı, algıları ve farkındalığı konusunda ölçülmeye çalışılmıştır.

Elde edilen sonuçlara göre, çocukların 3 yaşından itibaren pazarlamayla ilgili temel kavramların anlamlarını öğrenmeye başladıkları, bu yaştan itibaren alışveriş, para, market, pazar kavramlarını doğru anlamlarıyla kullandıkları, para ve ürün alma verme davranışlarını sergileyebildikleri, 4 yaşından itibaren ise müşteri, AVM, kredi kartı, indirim, etiket, ambalaj, marka, alışveriş sepeti kavramlarına da doğru anlamları yükledikleri ve etiket kavramının öğrenilmesiyle birlikte ürün etiketinin de göstermeye başladıkları tespit edilmiştir. Bu bul- gular ışığında 3 ile 4-5 yaşındaki çocuklar arasında pazarlama kavramlarına yönelik bilişsel farklılıkların bulunduğu ancak davranışsal anlamda belirli farklar olmadığına ulaşılmıştır. Bu farkın çocukların okul öncesi eğitimde geçirdikleri süre, ebeveynleriyle yaşadıkları alışveriş deneyimlerinin artması, ailelerinin sosyo-ekonomik durumları nedeniyle çeşitli uyaranlara (daha fazla alışverişe çıkma, anne-babanın araba sahipliği ve markaya duyulan ilgi, vs.) daha fazla/daha az maruz kalmalarından kaynaklandığı söylenebilir.

Çocukların pazarlama kavramlarına yönelik biliş ve davranış düzeyle- rinin belirlenmesi pazarlama uzmanlarına çocukların ve dolaylı olarak ailelerinin hedef alındığı pazarlama uygulamalarına ışık tutması beklenmektedir. Aile sorumluluğu ve eğitim açısından ele alındığında, çocukların bu konulardaki farkındalığı onlara kendi seçimlerini daha bilinçli olarak yapabilmeleri için hazırlanmış bir zemin olarak görülebilir. Bu bağlamda konu, hem alışveriş pratiğindeki kuralları öğrenme, hem de küçük yaştaki tüketiciler olarak haklarının farkındalığını bilgilenme yoluyla kavrama açısından eğitmenler, aileler ve pazarlamacılar için önem- li bir özel alan olarak ele alınmaya değerdir.

Çocukların pazarlama kavramları hakkındaki farkındalığı firmalar tarafından reklam, satış geliştirme ve satış yeri kampanyalarında dikkate alınabilir. Özellikle çocuklar tarafından doğru algılanan kavram ve terimlerin seçimi; doğru algılanmayanların kullanılmasından kaçınma gibi bir titizlik hedef kitle filtrasyonunda kılavuz olabilir.

 

Okul Öncesi Yaş Grubu Çocukların Pazarlama
Kavramları Farkındalığı1,Zeki Atıl BULUT,Feyza TEKİNBAŞ,Muazzez BABACAN,

http://betadergi.com/uploads/pdf/okul-oncesi-yas-grubu-cocuklarin-pazarlama-kavramlari-farkindaligi-1.pdfScreen shot 2014-11-18 at 15.27.18

Güney Kore-Yeni Zelanda işbirliği! Serbest Ticaret Anlaşması imzalandı!

Güney Kore’nin Yeni Zelanda ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı bildirildi.

G20 Zirvesi için Avustralya’ya giden Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye, Yeni Zelanda Başbakanı John Key ile ortak basın toplantısı düzenledi. Yapılan basın toplantısında ana gündem maddesi STA oldu. Yapılan açıklamada iki ülkenin STA imzaladığı duyruldu. Güney Kore, ilk 2009 yılında Yeni Zelanda ile başladığı STA görüşmeleri 65 ay sonra meyvesini verdi.

GÜNEY KORE’NİN EKONOMİK ALANI GENİŞLİYOR

Söz konusu STA ile Yeni Zelanda 14. serbest ticaret anlaşmasını imzalarken, Güney Kore serbest ticaret anlaşması yaptığı ülke sayısını 52’ye yükseltmiş oldu. Böylelikle Güney Kore dünyanın yüzde 73i45’lik alanıyla serbest ticaret hakkı elde etmiş oldu.

 

 

 

kaynak

Moody’s’ten büyüme açıklaması!

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, 2015 yılında küresel büyümede kayda değer bir gelişme beklemediğini belirtti.

Moody’s’in resmi sitesinde yapılan açıklamada, küresel büyümede bundan sonraki 2 yıl içerisinde kayda değer bir gelişme olmayacağı ifade edildi.

Çin’deki yavaşlama ve Avro Bölgesi, Brezilya ve Güney Afrika’daki yapısal engellerin ekonomik aktiviteyi olumsuz etkilediği bildirilen açıklamada, G-20 ülkelerinin 2015 ve 2016 yılında yüzde 3 civarında büyümekaydetmesinin beklendiği aktarıldı.

Açıklamada, 2014 yılında büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerin bundan sonra 2 yıl daha devam edeceği öngörüsünde bulunuldu.

Avro Bölgesi, Japonya ve Brezilya’da iç faktörlerin ekonomik aktiviteyi büyük ölçüde etkileyeceğine işaret edilen açıklamada, ABD, İngiltere ve Hindistan’da sürdürülebilir, güçlü bir büyüme beklendiği bildirildi.

Açıklamada, Avrupa’da ekonomik büyümenin önemli bir gelişme göstermeyeceği vurgulanırken, Avrupa’nın 2015’te yüzde 1, 2016’da ise yüzde 1,3’ten daha az büyüyeceği tahmin edildi.

Rusya’nın büyümesinde 2015 yılında herhangi bir sıçrama olmayacağı belirtilen açıklamada, İngiltere’nin ise 2015 ve 2016 yılında yüzde 2,5 civarında büyüme kaydetmesinin beklendiği aktarıldı.

 

kaynak

Ulusoy Elektrik 13.40-16.00 TL fiyat aralığından halka açılıyor

Elektrik enerjisinin iletimi ve dağıtımında kullanılan ekipmanları üretmek amacıyla kurulan ve şu an 4 ortaklı bir aile şirketi olarak varlığını sürdüren Ulusoy Elektrik İmalat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. halka açılıyor. 40.000.000 TL sermayesi bulunan Şirket’in ortaklarından Sait Ulusoy, Kubilay Hakkı Ulusoy ve Enis Ulusoy’a ait toplam 12.000.000 TL nominal değerli paylar 13,40 TL – 16,00 TL fiyat aralığından satışa sunulacak. Fazla talep gelmesi durumunda ise aynı ortaklara ait toplam 1.800.000 TL nominal değerli paylar da satışa sunulabilecek.

Payların halka arzına ilişkin izahnamenin 5 Kasım’da Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylandığı halka arzda talep toplama tarihleri 13-14 Kasım olarak belirlendi. İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin Global Koordinatör ve Tek Talep Toplayıcı olarak aracılık ettiği bu arzda 18 aracı kurumdan oluşan bir yurtiçi konsorsiyum da kuruldu. Halka arzda payların yüzde 10’u yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 20’si yurtiçi kurumsal yatırımcılara, yüzde 70’i ise yurtdışı kurumsal yatırımcılara ayrıldı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından 2009 yılından bu yana her yıl yayınlanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırması sonuçlarına göre 2013 yılında ilk 500 içerisinde 393. sırada yer alan Ulusoy Elektrik Türkiye elektromekanik sektöründe %37’lik pazar payına sahipken TİM‘in hazırladığı 2013 “Türkiye’nin En Büyük İlk 1000 İhracatçı Firması” verilerine göre genel sıralamada 205. sırada yerini aldı.

Şirket Cezayir’de yeni bir hücre montaj tesisi kurmayı planlıyor. Rusya ve Endonezya’da devlet kurumlarına satış  yapılabilmesini ya da devlet kurumlarının açacağı mal alım ihalelerine katılabilmeyi sağlayacak olan ve halihazırda sonuna yaklaşılan onay süreçlerinin 2015 yılı içerisinde tamamlanması bekleniyor. Ulusoy Elektrik’in hedef pazarları içerisinde Fas, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkeleri, Ortadoğu, körfez ülkeleri, Türki Cumhuriyetler, Avrupa ve Güney Amerika pazarları bulunuyor.

 

 

 

kaynak

Hasta odaklı uzman eczacılar yetiştirilecek!

Hasta odaklı uzmanlık eğitimi alan eczacıların yetiştirilmesine yönelik kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi

Hasta odaklı uzmanlık eğitimi alan eczacıların yetiştirilmesine yönelik Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi,TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu’nda, İstanbul’da Tahkim Merkezi kurulmasına dair tasarının görüşmeleri yarım bırakılarak, uzman eczacı yetiştirilmesine teklifin görüşmelerine geçildi.

Kabul edilen kanuna göre, eczacılığın herhangi bir uzmanlık dalında uzman olmak ve unvanı ilan edebilmek için Sağlık Bakanlığı’nca kabul ve ilan edilen Türkiye eğitim kurumlarınca verilmiş veya yabancı memleketlerin eğitim kurumlarından biri tarafından tasdik edilmiş ve Sağlık Bakanlığı’nca tescil olunmuş bir uzmanlık belgesini haiz olunacak.

Eczacılıkta uzmanlık eğitimlerine, merkezi olarak yapılacak “eczacılıkta uzmanlık sınavı” ile girilecek.

Uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesi “Eczacılıkta Uzmanlık Kurulu” tarafından belirlenecek.

Kanunla, 56 kadro ihdas ediliyor.

Teklifin yasalaşmasının ardından TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut, birleşimi 11 Kasım Salı günü saat 15.00’de toplanmak üzere kapattı.

26

Kaynak