Sekiz çekirdekli Android phablet

Tayvan merkezli BungBungame şirketi, güçlü donanıma sahip düşük bütçeli Android phablet geliştirdi. Sekiz çekirdekli ilk mobil cihaz olan ‘Project S’ için sadece 299 dolar fiyat belirlendi.

BungBungame adlı Tayvanlı şirket, düşük bütçeli telefon almayı tercih eden Asyalı tüketicilerin aklını çelecek bir ürün geliştirdi. Project S adı verilen phablet telefon, dünyanın ilk sekiz çekirdekli mobil cihazı olarak dikkat çekiyor.

Donanımıyla dikkat çeken Project S, sekiz çekirdekli merkez işlemci birimi ve 3 GB RAM’e sahip. Dahili belleği 32 GB olan telefon, 2560x1440p çözünürlükte WQHD ekran bulunduruyor. Ekran genişliği 5.8 inç olan Project S, cam-alüminyum birleşimi bir kasaya sahip.

Hoparlör ve mikrofonu ‘gizli’ olan cihazın micro USB ve micro SD girişi bulunuyor. Kablosuz veya USB kablo ile şarj edilebilen cihazın 3000 mAh gücündeki bataryası ile halen geliştirilme aşamsında.

bunga-hlarge-640x360

kaynak

 

Yapı Kredi, “Engelleri Kaldıran Banka” ödülünü aldı

Türkiye’de engellilere yönelik ilk ve en kapsamlı bankacılık programını hayata geçiren Yapı Kredi, 2013 yılında da başarısını 3 ödülle tescilledi. Yapı Kredi Engelsiz Bankacılık Programı, Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu tarafından “Özel Sektör Ödülü”ne layık görülürken, Türkiye Halk Sağlığı Derneği’nden “Engelli Sağlığı” kategorisinde “Engelsiz Bankacılık” ödülünü aldı. Program son olarak İşitme Engelliler Federasyonu’nun düzenlediği “İşitme Engelliler İçin Türkiye’nin İlkleri Ödülleri”nde “Engelleri Kaldıran Banka” seçildi.

2008 yılından bu yana Engelsiz Bankacılık Programı kapsamında çalışmalarını hız kesmeden sürdürdüklerini belirten Yapı Kredi Alternatif Dağıtım Kanalları Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, “Bu alandaki çalışmalarımızın hem sektörümüze hem de diğer kurumlara örnek olması ve pekçok ödüle layık görülmesinin haklı gururunu yaşıyoruz. “Hizmette Sınır Yoktur” anlayışı doğrultusunda engellilere yönelik bankacılık hizmetlerinin Türkiye’de yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Engelsiz Bankacılık Programı ile engelli vatandaşların bankacılık hizmetlerinden yararlanabilmelerine yardımcı olduklarını ifade eden Doğan, “Bugün 53 farklı ilde, 700’e yakın Engelsiz ATM ile ortopedik ve görme engeli olan müşterilerimizin hayatını kolaylaştırıyoruz. Tüm engellilerin temel insan haklarından, özgürlüklerinden tam ve eşit bir şekilde faydalanmasının en temel seviye olduğuna inanıyor, bu sayıyı her geçen gün artırmayı sürdürüyoruz. Gerek iş yerlerimizin, gerekse ürün ve hizmetlerimizin engelli müşterilerimizin rahatça ulaşabileceği yapıya kavuşması için çalışmalarımızı artırarak önümüzdeki yıllarda da sürdüreceğiz” dedi.

 

 

 

 

 

kaynak

Anadolu Ajansı “Ağ ve Sistem İzleme Merkezi” açıldı

Haber Akış Sistemi, Kurumsal Web sayfası, Abone Sistemi gibi kurumsal uygulamaların ve bölgelerde çalışan sistemlerin durumlarının gözlenmesine olanak tanıyan “Anadolu Ajansı Ağ ve Sistem İzleme Merkezi” hizmete girdi.

 

Anadolu Ajansı “Ağ ve Sistem İzleme Merkezi”, veri merkezinde bulunan sunucuların, Haber Akış Sistemi Kurumsal Web sayfası, Abone Sistemi gibi kurumsal uygulamaların ve bölgelerde çalışan sistemlerin durumlarının gözlenmesini sağlıyor.

Sistem, SAP, e-posta, ve arşivlerimizin saklandığı medya depolama üniteleri gibi kritik bütün uygulamaların ve sunucuların izlenmesine de olanak tanıyor. Sistem sayesinde, ağ trafiğinin anlık olarak izlenmesi, olası siber tehditlerin belirlenmesi, zararlı yazılımların tespit edilmesine yönelik anlık gözlemler yapılabiliyor. Veri merkezinin sıcaklık ve nem değerleri ve enerji altyapısını oluşturan cihazların fiziksel durumlarının kontrollerine de imkan tanıyor.

Yerli iş gücü ve sermaye ile üretilen izleme ve ekran kontrol yazılımından oluşan sistem, 7/24 çalışıyor. Sistem, alarm uyarılarını mail ve SMS yolu ile iletiyor. Belirli değerlerde önce sistem uzmanlarına, uyarı eşiği yükseldikçe ilgili yöneticilere mail yolu ile bilgi veriliyor.

“Medya sektöründe birçok teknolojiye yatırım yapan kurum olduk”

Sistemin açılışını, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, sistem çalışanları ile birlikte yaptı.

Öztürk, açılışta yaptığı konuşmada, sistemin çok etkileyici olduğunu belirtti. Anadolu Ajansı olarak teknoloji konusunda çok ciddi yatırımlar yapıldığını ifade eden Öztürk, “İki yıldan beri, medya sektöründe birçok teknolojiye yatırım yapan kurum olduk. Hem haber yazılım sistemi, hem alt yapısı hem de sunucuları olmak üzere çok ciddi yatırımlar yapıyoruz” dedi.

Öztürk, Anadolu Ajansının uluslararası alandaki  yatırımlarına ağırlık verdiklerine vurgu yaparak,  şunları kaydetti:

“İki yıl içerisinde katettiğimiz mesafe son derece güzel. Teknoloji konusunda çok sıkıntımız vardı, ama 2014’te rahat edeceğiz inşallah ve haber çalışmalarımızı daha sağlıklı bir şekilde yürüteceğiz.

Avrupa, ABD ve Ortadoğu’da merkezler kurarak, hem yedekleme hem de servis ağımızı genişletmemiz gerekiyor. Bu konu ile ilgili de proje çalışmalarımız var. Bu sistemle birlikte, son derece teknolojik bir izleme sistemi kurmuş olduk. İnternet alt yapısından tutun saldırıya kadar her konuda uyarıda bulunacak bir sistem kurmuş olduk. İnşallah 2014’te Felaket Kurtarma Merkezi’ni tamamlayacağız. O da bizim çok önem verdiğimiz bir sistem, onu da kurduktan sonra daha fazla sağlıklı bir alt yapı olmuş olacak. Allah hayırlı uğurlu etsin.”

“AA’nın bilgi teknolojileri departmanın önüne çok kişi gelecek”

Yazılımın Anadolu Ajansı ekibi tarafından geliştirilmiş olmasının mutluluk verici olduğunu vurgulayan Öztürk, “Beni en çok mutlu eden şey, kendi ekibimizin bu sistemi kurmuş olmasıdır” dedi.

Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim, daha önce Haber Akademisi ile ilgili söylemiş olduğumuz bir şey vardı. ‘Birkaç sene sonra insan yetiştirmek için bizim yanımıza gelecek’ diye. Bu, başladı.

Şimdi, teknoloji konusunda da bunu söylüyorum. Birkaç sene sonra AA’nın bilgi teknolojileri departmanın önüne çok kişi gelecek. Geleceğe yatırım yapan bir kurum olduğumuz için, gelecekte daha iyi anlaşılacağımızı ümit ediyorum.”

 

 

 

 

 

Kaynak

Ülker’den bir satın alma daha

Yıldız Holding ABD’li şekerleme üreticisi DeMet’s Candy’yi satın aldı.

Wall Street Journal, Yıldız Holding AŞ’nin ABD’li şekerleme üreticisi DeMet’s Candy‘yi satın aldığını duyurdu. Gazetenin haberinde Yıldız Holding‘in şirket hisselerini elinde bulunduran fon Brynwood Partners‘a satın alma çerçevesinde 221 milyon dolar ödeyeceği ifade edildi.

Gazetede ayrıca, Brynwood Partners’ın satışla birlikte şirkete yaptığı yatırımın 4 katını kazandığı belirtiliyor.

 

 

 

 

 

Kaynak

Uçağa lazer tutana büyük ceza geliyor

Hava araçlarına lazer tutanlar ile uçakta sigara içmemek, emniyet kemerini bağlamak gibi kurallara uymayanlara para cezası verilecek.

 

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün (SHGM) 1 Ocak 2014’te yürürlüğe girecek yönetmeliğine göre, “kural tanımaz yolcu”, “uçağa binişten, uçak indikten sonra kapı açılmasına kadar olan sürede yolcu veya personelin düzenini veya güvenliğini tehlikeye atacak hareketlerde bulunan, uçaktaki malzemelere zarar veren, tehdit eden veya sivil havacılık alanında uygulanan mevzuat kurallarına ve mürettebatın uyarılarına uymayan kişi” olarak tanımlandı.

Uçuş emniyetini riske edecek şekilde hava araçlarına lazer tutan, uçak haberleşmesine müdahale eden ve benzer ihlallerde bulunan kişilere 10 bin lira idari para cezası verilecek. Uyarılmasına rağmen taşınabilir elektronik cihazları çalıştırmaya devam eden, yerine oturmayan, emniyet kemerini bağlamayan, baş üstü dolabını kapatmayan, başka yolcular veya kabin ekibiyle tartışmaya devam eden, kabin ekibinin görevini yapmasına güç kullanarak engel olan, kabin ekibine ve diğer yolculara sözle tacizde bulunmaya devam eden, kabin ekibinin verdiği talimatları yerine getirmeyen, uçuş emniyet ve güvenliğine tehdit oluşturan davranışlarda bulunan ve uçak içerisinde sigara içen “kural tanımaz yolcuya” 1000 lira idari para cezası kesilecek.

Limite aykırı alkol kullanan uçuş personeline ceza

Mevzuata ve onaylı uçuş işletme el kitapları limitlerine aykırı alkol kullanan uçuş personeline/eğitmene 5 bin lira, geçerli sağlık sertifikası olmadan uçuş yapan, hava/yer bantları kullanılan telsiz konuşmalarında freyzyoloji (hava trafik kontrolörleri ile pilotlar arasında kullanılan ortak dil) dışında yapılacak konuşmalarda havacılık adabına uygun olmayan ifadeler kullanan personeline/eğitmene verilecek para cezası bin lira olacak.

Taksit ve indirim

Cezalar taksit şeklinde ödeneceği gibi kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden cezanın dörtte üçü tahsil edilecek.

 

 

 

 

 

Kaynak

 

 

 

Tüketiciyi aldatmanın cezası büyük olacak

Televizyon ve gazetelerde tüketiciye yönelik aldatıcı ve yanıltıcı reklam yapan firmalara uygulanacak ceza tutarı, yeni yılda 91 bin 370 lira olarak belirlendi.

 

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı hareket edenlere uygulanan idari para cezaları, yeni yıldan itibaren yüzde 3,93 arttırıldı. Buna göre satıcılar, tüketici ile müzakere etmeden, tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan koşullara sözleşmede yer vermeleri halinde 149 lira idari para cezası ödeyecek.

Satışa sunulan ayıplı malların ya da ambalajlarının üzerine ”özürlüdür” ibaresi yazmayan, tüketici sözleşmelerini 12 punto ve koyu siyah harflerle düzenlemeyen, taksitli satış, devre tatil, paket turu sözleşmelerine aykırı hareket eden firma ve satıcılar 302 lira para cezası ödeyecek.

Kampanyalarda satış ve teslim tarihi ile ilgili bilgileri tüketiciye sunmayan ve kapıdan satışlarda kurallara aykırı edenler de 759 lira ceza ödemek zorunda kalacak.

Tüketicinin kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin kişi beden ve ruh sağlığı ile çevreye zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda, bu malların emniyetle kullanılabilmesi için üzerine veya kullanım kılavuzlarına, bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarıları, açıkça görülecek ve okunacak şekilde koymayan üretici, imalatçı veya ithalatçılara 3 bin 43 lira, satıcılara ise 606 lira ceza kesilecek.

İlgili bakanlıklar tarafından belirlenen kurallara aykırı olarak tüketiciye mal ve hizmet sunanlara 7 bin 612 lira ceza verilecek.

Kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya görüntülü manyetik bant veya optik disk gibi kültürel ürünler dışında mal ya da hizmetin taahhüdü ve dağıtımını yapan süreli yayın kuruluşlarına 15 bin 226 lira ceza verilecek.

Televizyon ve gazetelerde tüketiciye yönelik aldatıcı ve yanıltıcı reklam yapanlara uygulanacak ceza tutarı da cep yakacak. Tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici reklam ve ilanlar ile örtülü reklam yapanlara 91 bin 370 lira ceza uygulanacak.

İlgili bakanlıktan izin almadan kampanyalı satış yapanlar 121 bin 826 lira ceza ödeyecek.

“Denetimleri yoğunlaştırdık”

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, tüketicilerin haklarını korumak amacıyla son yıllarda denetimleri yoğunlaştırdıklarını söyledi.

AB direktiflerine tam uyumun sağlanması ve uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi amacıyla hazırladıkları Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 28 Mayıs 2014’te de yürürlüğe gireceğini anımsatan Yazıcı, bu sayede Türk tüketicisinin çağdaş ülkelerdeki tüketicilerle aynı haklara sahip olacaklarını vurguladı.

Bugün her il ve ilçede en az bir tane olmak üzere toplam 975 tüketici sorunları hakem heyetinin faaliyet gösterdiğini belirten Yazıcı,  tüketicinin korunması ile ilgili kuralların, sadece tüketiciyi değil, ülke ekonomisini de koruduğunu kaydetti.

Tüketicilerin bilinçlendirilmesinin önemine işaret eden Yazıcı, “Tüketicilerin korunmasının en iyi yolu, onları sahip oldukları yasal haklar konusunda bilinçlendirmek, haklarını aramaları konusunda teşvik etmek ve yönlendirmektir. Zira hak arandıkça haksızlıklar azalacaktır. Bizler de bakanlık olarak tüketicilerimizi aldatanlara asla taviz vermeyeceğiz” dedi.

Tüketicinin korunması yönünde bakanlığın yürüttüğü çok sayıda faaliyet bulunduğunu dile getiren Bakan Yazıcı, tüm önlemlere rağmen mağdur olan tüketicilerin tüketici sorunları hakem heyetleri ve tüketici mahkemelerine başvurabileceklerini söyledi.

 

 

 

 

 

 

Kaynak

Huawei, Türkiye’de geliştirip dünyaya satıyor

Dünyanın en büyük ve Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan şirketlerinden biri olan Çinli Huawei, İstanbul’daki Ar-Ge merkezinde geliştirdiği ürünleri dünyaya satıyor.


Türkiye’de 11 yıldan uzun süredir var olan Huawei, dün gerçekleştirdiği basın toplantısıyla İstanbul Ümraniye’de bulunan Ar-Ge merkezinde geliştirdiği ürünlerden birkaçını tanıttı.

Orta Asya ve Kafkasya’nın da bölge merkezinde olması nedeniyle 11 ülkeyi Türkiye’den yöneten Huawei, 2009 yılında İstanbul Ümraniye’de kurduğu Ar-Ge merkezine bugüne dek 60 milyon doların üzerinde yatırım yaptı. Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi, Huawei’nin Çin dışındaki en büyük 3’üncü Ar-Ge merkezi olma özelliğine sahip. Uluslararası alanda Hindistan ve ABD’den sonra 3’üncü büyük Ar-Ge merkezi olarak çalışıyor.

Huawei, Türkiye’de özellikle yazılım alanındaki araştırma geliştirme faaliyetlerine önem veriyor. Türkiye’de 350’si Ar-Ge odaklı olmak üzere toplam 850 çalışanı bulunuyor.

Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi bugüne kadar son derece çarpıcı başarılara imza atmış durumda.

Huawei, Türkiye’de veya Türkiye’nin katkılarıyla birçok proje geliştiriyor. Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi 30 ülke ile ortak projeler yürütüyor. Sadece 2012 yılında, Huawei Türkiye’den gerçekleştirilen yazılım hacmi 17 milyon doların üzerinde.

Bu projeler arasında özellikle Türkçe Sanal Asistan ve Social TV projeleri öne çıkanlar arasında.

Dijital Uçurum, İnovasyon ve Ar-Ge
“Sürekli inovasyonu” bir iş modeli ve sürdürülebilirliğin ön şartı olarak gören Huawei’nin dünya genelinde 16 Ar-Ge Merkezi ve müşterilerle birlikte kurduğu 28 Ortak İnovasyon Merkezi mevcut. Bu merkezler önde gelen uluslararası araştırma enstitüleriyle ve üniversitelerle sürekli iletişim halinde.

Geçtiğimiz 10 yıl içinde global olarak Huawei, Ar-Ge’ye 19 milyar dolar kaynak ayırdı. Sadece 2012’de Ar-Ge için ayrılan rakam 4,8 milyar dolar.

Huawei, Türkiye’nin 2023 hedeflerine bilgi teknolojileriyle ulaşacağını öngörüyor ve bu konudaki tüm adımları destekliyor. Bu nedenle Türkiye’de kamuya ve devlete sunduğu yüksek teknoloji ürünleriyle destek olmak ve bölgesindeki dijital uçurumun kapanmasına katkıda bulunmak istiyor.

Huawei’nin Ekonomiye Katkısı
Huawei, Türkiye pazarını canlı ve fırsatlara açık olarak yorumluyor. Türkiye’deki birçok farklı tüketici kesiminin farklı ihtiyaçları olduğunun farkında ve bu ihtiyaçlara cevap vermek istiyor.

Huawei, bugüne kadar Türkiye’deki 60 iş ortağı üzerinden 100 milyon doların üzerinde satın alma gerçekleştirdi ve son dönemde 23 yeni şirketle 2 yıllık iş ortaklığı anlaşması yaptı. Böylece istihdam ve Ar-Ge ürünü ihracatının yanı sıra Türkiye’deki yerel şirketleri de önemli ölçüde destek sağlamış oldu. Huawei, iş ortakları aracılığıyla oluşturduğu ekosistemde 4000 kişiye dokunuyor.

Ayrıca Huawei, iş ortaklarının iş yaptığı diğer bölgelerde de tanınmasına destek oluyor ve Türkiye’de gelişimine destek olduğu insan kaynağının diğer bölgelere de açılması için fırsat yaratıyor.

TÜRKİYE’DE GELİŞTİRİLEN PROJELER

Akıllı Arama / Sanal Bilge 
Özellikle kurumlar, sahip oldukları bilginin farklı noktalarda birbiriyle bağlantısını kurmada sorun yaşıyorlar. Şirket harici erişilen bilgiyi kendileri için işe yarar hale dönüştürecek yatay çözümlerin yanı sıra, kendi sahip oldukları bilginin farklı bağlantılarını keşfetmelerine yardımcı olacak dikey çözümlere ihtiyaç duyuyorlar. Sahip oldukları veri yığını içinde sadece arama yapmak değil, sordukları sorulara cevap bulmak, sonuçları daha anlamlı ve işe yarar halde görüntülemek istiyorlar.

Geleneksel olarak kullandığımız arama altyapıları, çoğu kurumun iç ihtiyacı olan sorgu yerine sorulara cevap verecek dikey çözümleri sağlamakta yetersiz kalıyor.

Huawei, bu ihtiyacı karşılamaya yönelik ‘Anlamsal Bilgi Tabanı Oluşturma Platformu’ adlı bir proje geliştirdi. Anlamsal Bilgi Tabanı Oluşturma Platformu, Web 1.0 olarak tanımlanan statik sayfalar, Web 2.0 olarak tanımlanan değişken içeriğe sahip yapılar ve Web 3.0 olarak tanımlanan semantik (anlamsal) web üzerindeki tüm içeriği çapraz biçimde sorgulayabiliyor, aralarındaki ilişkiyi ortaya koyabiliyor.

Projenin tabanını ‘Akıllı Arama’ adı verilen teknoloji oluşturuyor. Bu, öncelikli olarak Huawei’nin sunduğu ürün ve hizmetlerde kullanılmak üzere Türkiye’deki Ar-Ge merkezinin katkılarıyla geliştirilen bir proje. Bununla birlikte Huawei, proje olgunlaştıkça bunu kurumların kendi iç aramalarını destekleyen ticari bir ürün olarak konumlandırmayı da planlıyor. Bu gerçekleştiğinde sistemi tamamen dışarıya bağımsız, kuruma ve kullanıcıya özgü bir arama motoru olarak konumlandırmak mümkün olacak.

Sanal Bilge
Veriyi farklı şekillerde sorgulayabilme yeteneği birçok yaratıcı olasılığı beraberinde getiriyor. Bunlardan son dönemde en çok ön plana çıkan da bilgisayarlarla ve mobil cihazlarla konuşarak iletişim kurmak.

Huawei, sahip olduğu teknolojik altyapıyla zengin Ar-Ge kaynaklarını bir araya getirerek bu işi nasıl daha iyi yapabileceğine odaklandı. Çünkü cihazlar arasında hızla yaygınlaşan bu yaklaşımın pratik uygulamasında, Türkçe’nin daha fazla ilgiyi hak ettiğine inanıyordu.

Huawei, bunun için İTÜ ile işbirliğine giderek ‘Sanal Bilge’ adını verdiği Türkçe anlayan sistemi kurguladı. Sanal Bilge, tıpkı günlük hayatta olduğu gibi cihazlarınızla konuşarak kurduğunuz iletişimin arkasındaki beklentiyi anlayacak ve buna göre tepki verecek şekilde kurgulandı.

Halihazırda Türkçe olarak yönlendirilen birçok soru ve sorguya cevap verebilen sistem geliştikçe becerileri daha da artacak.

Social TV
Huawei’nin bilgi teknolojileri ve telekomünikasyon altyapı çözümleri şemsiyesi altında çok geniş bir faaliyet alanı bulunuyor. Örneğin Huawei 10 yıldan uzun süredir IPTV alanında faaliyet gösteren bir şirket. Asya’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında büyük referanslara ve 50’den fazla ticari uygulamaya sahip. Operatörler üzerinden gerçekleştirilen IPTV odaklı video streaming kapasitesinde dünya lideri olarak dikkat çekiyor.

Dünya genelindeki sosyal medya ilgisinin artmasıyla birlikte, 2010 yılında Huawei’deki 4 Ar-Ge çalışanı bir araya gelerek Social TV adlı platformun tasarımını üstlendi. Daha sonra Çin’deki Ar-Ge ekibinin projeye dahil olmasıyla Türkiye’den 50 kişilik bir ekip Social TV’nin olgunlaşması için çalıştı ve proje 2011 yılında ürüne dönüştü.

Huawei’nin sunduğu IPTV platformunu daha çekici hale getirmek için kurgulanan Social TV, IPTV platformuna Facebook veya Twitter gibi sosyal ağların eklenmesinin de ötesine geçen, kendi sosyal platformunu barındıran bir çözüm. Bu platformla örneğin en çok seyredilen, hakkında konuşulan içeriği anonim olarak görüntüleyebiliyorsunuz.

Sesli asistanın Social TV ile entegrasyonu sayesinde, sistemin yönetimini sesli komutlarla gerçekleştirmek mümkün. Hatta izlemek istediğiniz içeriği televizyona söyleyerek içeriğin otomatik olarak karşınıza gelmesini bile sağlayabiliyorsunuz.

Ürünün operatör tarafında da sunduğu önemli avantajlar var. Örneğin tek bir platform üzerinden birkaç tıklamayla sunmak istediğiniz içeriği eski telefonlara, akıllı telefonlara, web TV’ye, akıllı TV’lere veya IPTV kutularına yönlendirebiliyorsunuz. Dilediğiniz paketi dilediğiniz cihazlarda aktif hale getirebiliyorsunuz. Bu operatörlerin işini kolaylaştırırken, ticari esneklik de sağlıyor.

Kullanım Ücretlendirme & İş Ortakları Gelir Paylaşım Sistemi
Cep telefonlarıyla konuşmak, mesajlaşmak ve internette gezmek kullanıcılar açısından son derece olağan şeyler. Oysa ay sonunda faturanın hesaplanması veya ön ödemeli sistemlerde anında gerçekleştirilen ücretlendirme süreci, arka planda çok büyük bir operasyon gerektiriyor. Konuştuğunuzda geçerli ses, mesaj ve veri tarifeleriniz nedir? Herhangi bir kampanyaya üye misiniz? Konuştuğunuz saatler indirim uygulanan aralıkta mı? Veri kullanımında belli bir kademeyi geçtiniz mi? Dahil olduğunuz kampanya, tarifenizde yer alan bir diğer indirimle çakışıyor mu? Konuşmanızı şirketiniz mi yoksa siz mi karşılayacaksınız?

Huawei, bu alanda iki ayrı çözüm üzerinde çalışıyor. Bunlardan biri Convergent Billing System (CBS) adı verilen kullanım faturalandırma sistemi. Diğeriyse operatörlerin iş ortaklarıyla ve birlikte çalıştıkları diğer kurumlarla gelir paylaşımını düzenleyen Partnership Management System (PMS). Huawei Ar-Ge departmanında 80’i CBS, 40’ı PMS odaklı yaklaşık 120 kişilik bir ekip bu projelerle ilgileniyor.

Huawei Türkiye, CBS konusunda Çin’de üretilen çözümün farklı pazarların ve operatörlerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmasını üstleniyor. CBS, ücret hesaplanmasından ve üretilmesinden ödemenin takibine, kısacası faturanın kesildiği andan ödemenin yapıldığı ana kadar kadar tüm süreçleri kontrol altına alıyor. Sistem ayrıca kullanıcı bazında anlık kullanımı görüntüleyebiliyor.

Türkiye’de özelleştirilen çözümler Namibya’daki Namibia Telecom ve Kamerun’daki Camtel operatörlerinde kullanılıyor. Huawei, böylece Türkiye kaynaklı ihracata katkıda bulunuyor.
PMS çözümü de yine operatörlerin ihtiyaçlarına uygun olarak geliştiriliyor. Huawei Türkiye Ar-Ge merkezinde geliştirilen PMS çözümü Avea’nın ihtiyaçlarına özgü olarak tasarlandı ve yapımı 2 yıl sürdü.

Bununla birlikte proje sırasında edinilen deneyim, farklı pazarlara açılmaya yardımcı oluyor. Örneğin Huawei Türkiye benzer çözümü Azerbaycan’da Bakcell isimli operatöre de sunuyor.

Dijital Birey ve Yeni Nesil Akıllı Ağ
Huawei içinde bireylere dönük dijital hayatı zenginleştirmek amacıyla çalışmalar yürüten ‘Digital Individual’ adlı bir takım mevcut. Yaklaşık 60 kişilik bu takımın bünyesinde RBT (Ring Back Tone – Geri Çaldırma Tonu) ve NGIN (Next Generation Intelligent Network – Yeni Nesil Akıllı Ağ) adlı ürünler geliştiriliyor.

RBT çözümleri abonelerine arandıkları zaman arayanlara sıkıcı bip sesinden farklı olarak seçtikleri müzik, doğal ses, konuşma gibi içerikleri dinletme fırsatı tanıyan bir sistem. Huawei RBT çözümü dünyanın en yaygın kullanılan RBT çözümü olarak dikkat çekiyor.

RBT servislerinin kullanımı bunlarla da sınırlı değil. Huawei RBT sistemini kullanan ya da kullanmayı isteyen mobil operatörler, kullanıcı deneyimini zenginleştirmek adına pek çok yeni özelliğe ihtiyaç duyuyor. Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, Türkiye, Avrupa ve BDT bölgesindeki operatörlerin uygulamaya koymak istediği bu yeni özelliklerin tasarlanması ve geliştirilmesinden sorumlu.

Huawei NGIN ise çeşitli ağ teknolojileri ile çalışabilen ve operatörlerin kullanıcılarına kısa zamanda ve düşük maliyetle katma değerli servisler sunabilmesini sağlayan bir yeni nesil akıllı ağ çözümüne karşılık geliyor. Huawei, NGIN alanında daha çok Avrupa’daki operatörlerle çalışıyor.

Huawei Türkiye Ar-Ge merkezinin katkılarıyla gerçekleştirilen NGIN servisi, 2013 yılı içinde Ingiltere’deki Telefonica operatörü tarafından kullanıcılarına sunuldu ve kısa zamanda 250 binden fazla aboneye ulaştı.

Sistemin temel olarak yaptığı iş dünyanın neresinde olursanız olun, hangi cihazı kullanırsanız kullanın GSM ya da WiFi üzerinden tek numarayla iletişiminizi sürekli kılmak. Üstelik bunu bulunduğunuz yerden bağımsız olarak, yerel tarifeniz üzerinden gerçekleştiriyor.

 

 

 

 

 

 

kaynak

LG’den akıllı saat

Teknoloji dünyasında dolaşan bir söylentiye göre çıkarmış olduğu akıllı telefonlarla adından fazlaca söz ettiren LG vatandaşı ve rakibi Samsung gibi akıllı saat piyasasına girmeyi hedefliyor .

LG’nin ilk akıllı saatini 2014 yılı içerisinde piyasaya sürmesi bekleniyor ancak şirketten şuan için yapılan resmi bir açıklama yok . Yeni akıllı saatin LG’nin yeni çıkardığı G2 den sonra gelecek olanmodel G3 ile birlikte piyasaya sürüleceği de  söylentiler arasında yer alıyor .

Daha önce Sony ve Motorola da akıllı saat modellerini tanıtmıştı son olarakta LG’nin akıllı saati hakkında gelen söylentiler doğrultusun da şüphesiz akıllı telefon dünyasından sonra 2014 yılında popülerliğini arttıracak olan akıllı saatler daha çok firma tarafından farklı modeller ve farklı özellikler ile karşımıza çıkmaya devam edecek .

 

 

 

 

 

 

kaynak

Mercedes akıllı saat teknolojisine yöneliyor

Mercedes, giyilebilir teknoloji üreticisi Pebble ile birlikte yeni akıllı saat teknolojisi geliştiriyor.

 

Birçok araba üreticisi, kullanıcıların ilgisini çekmek için bilgilendirme ve eğlence sistemlerine yer vermenin önemli bir rol oynadığını çoktan fark etmiş durumda ve bu tür teknolojiler geliştirmek için giderek daha çok para ve zaman ayırıyorlar. Ancak son dönemde bu araba üreticilerinden bazıları sadece araba içi eğlence ve navigasyon teknolojileriyle kalmayıp, giyilebilir teknoloji alanına da yöneliyor.

Bu firmaların başında gelen Nissan’ın, Google Glass’a rakip olması beklenen kendi akıllı gözlüğünüve performansa yönelik akıllı saatini geliştirdiği biliniyor. Nissan’a giyilebilir teknoloji alanında katılacak yeni firma ise Mercedes. Ancak Mercedes Benz, Nissan’ın yaptığı gibi giyilebilir teknoloji alanındaki firmalara rakip olmak yerine onlarla birlikte çalışmayı tercih etmiş.

Google Glass için kendi uygulamasını geliştiren Mercedes, şimdi aynısını akıllı saatler için yapıyor. Geliştirdiği akıllı saatlerle tanınan Pebble Technologies ile birlik olan Mercedes’in geliştirdiği Digital DriveStyle uygulamasının, Las Vegas’ta düzenlenecek olan Consumer Electronics Show’da görücüye çıkarılması bekleniyor. Bu yeni uygulamayla akıllı saat, kullanıcısına arabanın nerede olduğunu, kapılarının kilitli olup olmadığını ve yakıt durumunu bildirecek.

 

 

 

 

 

 

kaynak

İnsan kasından 1000 kat güçlü robot kaslar geliştirildi

Robot teknolojileri üzerinde çalışan mühendisler, normal bir insan kasından 1000 kat daha güçlü olan robot kas geliştirdiklerini açıkladılar.

ABD’nin California eyalinte bulunan Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nda çalışan bilimadamları, yeni bir robotik kas geliştirdiler. ABD Enerji Bakanlığı bünyesinde yer alan Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nda çalışan mühendisler yeni geliştirilen bu robotik kasın, normal bir insan kasından 1000 kata daha güçlü olduğunu belirtiyorlar.

Robotik kasın üretiminde vanadium dioxide adı verilen çığır açıcı bir madde yer alıyor. Farklı derecelerde ısı uygulandıkça sıvı bir halde şeklini ve yapısını değiştirebilen vanadium dioxide, robotik kasın geliştirlmesinde kilit bir rol oynuyor. Uygulamaya geçirilebildiği takdirde, son dönemde hızla gelişen robot endüstrisinde önemli bir yer tutabilecek bu oldukça ufak robotik kaslar sayesinde çokdaha ufak ve çok daha gelişmiş organizmalar üretilebilecek.

 

 

 

 

 

 

kaynak