Türkiye’nin ABD ihracatı artarken ithalatı azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan bu yılın ocak ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı. ABD, ocak ayında Türkiye ihracatı içinde yüzde 4’lük bir paya sahip olurken, en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında Almanya, Irak, İngiltere, İtalya ve Fransa’nın ardından 6. sırada yer aldı. Türkiye’nin en çok ithalat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında ise ocak ayında Rusya, Çin ve Almanya’nın ardından 4. sırada yer alan ABD, genel toplam içinde yüzde 5,4’lük bir pay oluşturdu.

Türkiye’nin bu yılın ocak ayında ABD’ye ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,2 artarak 495 milyon 848 bin dolara yükselirken, ABD’den ithalatı ise yüzde 11,9 azalarak 1 milyar 37 milyon 364 bin liraya düştü. 2013 yılı ocak ayında, Türkiye’nin ABD’ye ihracatı 395 milyon 975 bin dolar olurken, ithalatı ise 1 milyar 176 milyon 886 bin dolar olmuştu.

– Türkiye’nin ihracatı Kuzey Amerika’da artarken, Güney Amerika’da azaldı

2013 yılında Türkiye’nin ülke gruplarına göre dış ticaret rakamlarına bakıldığında, Kuzey Amerika’ya ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,3 artarak, 553 milyon 299 bin dolara yükselirken, Güney Amerika’ya ihracatı yüzde 37,3 azalarak, 119 milyon 252 bin dolara düştü. Türkiye’nin Orta Amerika ve Karayipler bölgesine ihracatı ise söz konusu dönemde yüzde 43,9 artışla 70 milyon 654 bin dolara çıktı.

Türkiye’nin ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre Kuzey Amerika’dan ithalatı yüzde 9,8 azalarak 1 milyar 128 milyon 891 bin dolar, Güney Amerika’dan ithalatı yüzde 5,7 artarak 272 milyon 673 bin dolar oldu. Söz konusu dönemde Türkiye’nin Orta Amerika ve Karayipler bölgesinden ithalatı ise yüzde 20 azalarak 65 milyon 510 bine geriledi.

Bu arada, Türkiye’nin ihracatı, ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,6 artarak 12 milyar 473 milyon dolar oldu. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 2,6 artış göstererek 19 milyar 292 milyon dolar olarak hesaplandı.

kaynak

Küresel zenginler listesinde 32 Türk

Dolar milyarderlerinin sayısı 2013’te 414 kişi artarak bin 867’ye çıktı. Listede 32 Türk milyarder yer alıyor.

dolar1241
Geçtiğimiz yılın listesine göre Türk milyarder sayısı 1 kişi arttı. Türkiye geçtiğimiz yıl listeye 31 kişi sokmuştu.

Hurun Report’un hazırladığı ‘Küresel Zenginler Listesi 2014’te Türk milyarderlerin bir numarası ise 3.7 milyar dolarlık servetiyle Ferit Şahenk. Şahenk’in dünyadaki sıralaması ise 451. İkinci sırada 3.4 milyar dolarla Murat Ülker yer alırken, üçüncülüğü ise 3.3 milyar dolarla Hüsnü Özyeğin aldı. Ülker ve Özyeğin’in dünya listesindeki yeri ise sırasıyla 493 ve 510 oldu. Geçtiğimiz yılın listesine göre Türk milyarder sayısı 1 kişi arttı. Türkiye geçtiğimiz yıl listeye 31 kişi sokmuştu.
KUR ETKİSİ AZ OLDU

Sabah’tan Barış Ergin’in haberine göre Türkler’in ortalama serveti ise 2014’te yüzde 6 düştü. Bunun temel nedenlerinden biri gelişmekte olan ülkelerin tamamında görünen yerel para birimlerindeki düşüş. Döviz kurundaki artış yüzde 19 olarak alındığında Türkiye’de servetteki düşüş yüzde 6’da kaldı. Benzer ülkelerden Endonezya’da kur yüzde 20 artarken, servet yüzde 12 geriledi. Brezilya’da bu oranlar yüzde 15’e 13, Hindistan’da ise yüzde 11’e 13 oldu.

BILL GATES BİRİNCİ

Dünya genelinde ise milyarderlerin 946’sının servetinde artış oldu. 152 ismin servetlerindeki artış yüzde 50’yi geçti. Sadece 318 kişinin servetinde düşüş oldu. Microsoft’un patronu Bill Gates’in serveti 14 milyar dolar artarak 68 milyar dolara çıktı. Warren Buffett, 64 milyar dolarlık servetiyle ikinci sırada yer aldı. Inditex’ten Amanico Ortega ise 62 milyar dolarlık servetle üçüncü oldu. Geçtiğimiz yılın en zengini Carlos Slim ise dördüncü sıraya geriledi. Slim’in serveti yüzde 9 düşerek, 60 milyar dolara indi.

TOPLAM SERVETLERİ 6.9 TRİLYON DOLAR

Dünya milyarderlerinin toplam serveti 6.9 trilyon dolara çıkarak Japonya’nın milli gelirini bile geride bıraktı. 40 yaşın altında 26 kişi listede yer alırken, bunların 13’ü servetlerini miras yoluyla değil kendileri sağladı. Listede yer alan isimlerin yüzde 68’i kendi servetlerini kendileri kazananlar. 47 kişi de dördüncü kuşak olarak listeye girdi.

İSTANBUL DÜNYA YEDİNCİSİ

Dünya milyarderlerinin başkenti ise New York oldu. New York’ta yaşayan milyarderler geçtiğimiz yılın birincisi olan Moskova’yı da böylece koltuğundan etti. Hong Kong, Pekin ve Londra ise bu iki şehri takip etti. 28 milyarderin ikamet ettiği İstanbul ise dünyada yedinci sırada yer aldı.

ABD LİSTEDE BİRİNCİ SIRADA

Listede 68 ülkeden bin 867 kişi bulunuyor. ABD, 72 kişiyle listede birinci sırada. Çin’de ise bu rakam 41. İngiltere 22 kişiyle listenin üçüncü sırasına oturdu. Sektörel olarak ise listenin en tepesinde teknoloji yer aldı. Teknoloji sektörü gayrimenkulden birinciliği devraldı. Üretim ve perakende ise bu iki sektörü takip etti.

Kaynak

Yellen beklenen konuşmayı yaptı!

Fed Başkanı Janet Yellen, Fed’in varlık alımlarını kademeli olarak azaltma stratejisine devam edeceğini tekrar etti.

Fed Başkanı Janet Yellen, iş dünyası piyasasının toparlanması zaman alsa bile, Fed’in varlık alımlarını kademeli olarak azaltma stratejisine devam edeceğini tekrar etti.

Senato Bankacılık Komitesi’nde yaptığı sunumun hazırlanan konuşma metninde, Fed kuvvetle muhtemel, varlık alım hızını gelecekteki toplantılarda ölçülü adımlarla azaltacak diyerek, 11 Şubat’ta Temsilciler Meclisi’nde yaptığı sunumla aynı ifadeleri kullandı. Yellen ayrıca tahvil alımlarının azaltılmasında izlenecek olan belirlenen bir yol olmadığını hatırlattı.

Yellen’ın Senato’ya yapacağı sunumun ilk olarak 13 Şubat’ta yapılması planlanırken, kar fırtınası nedeniyle ertelendi ve iki komitenin merkez bankası denetimi arasında normalin dışında iki haftalık bir boşluk oluşmasına neden oldu. Fed Başkanı’nın Temsilciler Meclisi sunumundan bu yana, perakende, imalat sanayi ve inşaat sektörlerinde beklenenden zayıf gelen veriler, zorlu kış şartlarının bir parçası olarak ekonominin yavaşladığı düşüncesini oluşturdu.

Yellen ayrıca, yarım yıllık ekonomi ve para politikası sunumunun ikincisinde, Fed’in gösterge faiz oranını işsizlik oranı yüzde 6.5’in üzerinde olduğu ve enflasyonun yüzde 2.5’i aşmadığı sürece düşük tutulacağı sözünü de yineledi.

67 yaşındaki Yellen, hazırladığı konuşma metninde işsizlik oranı eşiğinin değiştirilmesiyle ilgili bir bilgi vermedi.

Fed Başkanı Yellen, sunumunda iş gücü piyasasındaki toparlanmanın olması gereken seviyeden uzakta olduğunu ifade etti. Aynı zamanda, Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) ve ben, ekonomik aktivite ve istihdamın bu yıl sonunda ve gelecek yılda ılımlı bir genişleme göstereceğini, işsizlik oranının uzun dönemli istikrarlı seviyelere doğru gerilemeye devam edeceğini, enflasyonun da gelecek yıllarda yüzde 2’nin üzerine çıkacağını bekliyoruz dedi.

Kaynak

Işık: Otomotiv yan sanayisinde net ihracatçıyız

 

Gebze’deki Otomotiv Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSB) kurulan Ömür-Dayanım İnovasyon Merkezi’nin (OTAM) açılış töreninde konuşan Işık, sanayicilerin ülkenin kahramanları olduğunu belirterek, her türlü tartışmanın aslında bedelini sanayicilerin, iş adamlarının ve büyük oranda da KOBİ’lerin ödediğini ama bugüne kadar hiçbir engelin sanayicileri yıldırmadığını söyledi. Türkiye’nin dünyaya örnek modellerinden birinin organize sanayi bölgeleri (OSB) olduğuna, şu anda pekçok Avrupa ve dünya ülkesinin OSB’lerin güzel uygulamalarını Türkiye’de gördüklerine dikkati çeken Işık, “Bizim dünya çapında tutan modellerimizden bir tanesidir OSB’ler. Hele hele ihtisas OSB’leri, daha da takdir edilen yapıya geldi” diye konuştu.

Işık, OSB’lere kesinlikle arazi rantına müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, talep toplandığı sürece yeni OSB kurulmasının önünü açtıklarını kaydetti. Sanayiciler yatırım yaparken sermayeyi arazi için değil, üretimde kullanmasını istediklerini dile getiren Işık, “Bu noktada gereken çalışmayı yürütüyoruz ama büyük gururla görüyoruz ki OSB’lerimiz dünyaya örnek olma noktasına geldi” ifadesini kullandı.

Işık, taşıt araçlarıyla ilgili gelinen noktanın daha ötesine gidebilmek için Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapmaları gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: “Aslında Türkiye’nin gidişatını özetleyen, örneklendiren sektör, otomotiv yan sanayi sektörümüz. Diyorlar ki ‘otomotiv sektöründe ithalat ve ihracat dengeli’. Hayır, öyle değil. Biz hazır otomobil alımında ithal bağımlısıyız. Her 100 otomotivden 78’ini ithal ediyoruz ama otomotiv yan sanayisinde net ihracatçıyız ama ihracatımızın katma değerini arttırmak durumundayız. Artık daha fazla nitelikli üretim yapıp, daha fazla ihracat ve daha fazla karlılık getirmek durumundayız. Bunun da yolu hiç kuşkusuz araştırma, geliştirme ve inovasyondan geçiyor. Bu noktada Türkiye’de çok güzel gelişmeler var. Artık teknokentler OSB’lerimizin içinde de kuruluyor. Artık üniversitelerimiz sanayicimizin ayağına gelmeye başladı. O eskiden burnundan kıl aldırmayan üniversite anlayışı yerini ‘Evet, biz de bu ülkenin kalkınmasında, gelişmesinde, ilerlemesinde sorumluluk almalıyız’ anlayışına bıraktı. Bu, çok sevindirici.”

“Şirketlerimizi Ar-Ge merkezleri kurması konusunda cesaretlendiriyoruz”

Üniversite ile sanayinin çok daha iç içe olmasını, çok daha güçlü iş birliği oluşmasını, bunu gerek fonlarla gerekse diğer mekanizmalarla desteklemek istediklerini aktaran Işık, “Artık Türkiye’nin geldiği teknoloji düzeyinde bize daha iyi teknolojiyi kimse lu. Bu teknolojiyi ancak ve ancak kendimiz geliştirebiliriz” diye konuştu. Işık, lisanslı üretimde son noktaya geldiklerini dile getirerek, “Bundan sonra bu sektörde yapmamız gereken daha fazla Ar-Ge ve inovasyon. Bununla ilgili teknokentlerde Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına çok ciddi destekler veriyoruz. Şirketlerimizi Ar-Ge merkezleri kurması konusunda cesaretlendiriyoruz. Şimdi 4 Mart’ta inşallah Kocaeli’de yapacağız. 154 Ar-Ge merkezimizin performans endeksini açıklayacağız. Orada Ar-Ge merkezlerimizin karşılaştıkları sorunları da değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

Sadece Ar-Ge merkezi olan şirketleri değil, ilk 500’deki şirketlerin temsilcilerini de davet ettiklerine dikkati çeken Işık, şunları dile getirdi:

“Şu anda ilk 500 içinde Ar-Ge merkezi olan şirket sayımız 68, bu çok az Türkiye için. Amacımız, bu sayıyı arttırmak. Bir sonraki aşamada ikinci 500’deki şirketlerimizi davet edeceğiz. Bu arada Ar-Ge merkezindeki asgari personel sayısını 50’den 30’a çekme yetkisini Bakanlar Kurulu’na verdik. Yani şartlara göre 30’a kadar Ar-Ge merkezlerinde çalışan sayısını indireceğiz. Bu, Ar-Ge merkezlerimize farklı bir dinamizm kazandıracak. İnşallah önümüzdeki süreçte Türkiye daha fazla Ar-Ge ve inovasyon yapacak ve buna dayalı daha yüksek teknolojiyle daha karlı ticaret yapacak. Şu anda otomotiv sektörümüzün karlılık oranları Almanya’dan, Fransa’dan falan iyi ama kar ederken Ar-Ge yapmak en akıllı iş.”

Işık, Türkiye’nin otomotiv sektöründe dışarıya yaklaşık 2 milyar dolar test ücreti ödediğini anımsatarak, bu rakamın gerek iş gücü kaybı gerekse cari açığına etkisi açısından mutlaka aşağı çekilmesi gerektiğini, bunu da ancak kendi test merkezlerini oluşturmalarıyla aşabileceklerini sözlerine ekledi.

kaynak

Şimşek 2014 büyüme hedefini açıkladı

 

Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Şimşek, Türkiye’de makro ekonomideki kazanımların temelinde siyasi istikrar olduğunu, siyasi istikrarın olmadığı bir ortamda plan ve program yapmaktan söz edilemeyeceğini söyledi.

Türkiye’nin siyasi istikrar anlamında birkaç dönem hariç sıkıntılı bir ülke olduğunu, 11 yıldır ülkede bir istikrarın söz konusu olduğunu bunun da daha uzun vadeli hedefler ortaya konmasına fırsat sunduğunu kaydeden Bakan Şimşek, Türkiye’nin son 11 yıl içinde yaklaşık yüzde 5,1 büyüdüğünü, bu başarının son 60 yılın en büyük finansal krizinin yaşandığı bir dönemde elde edildiğini dile getirdi. Türkiye’nin milli gelirini ciddi bir şekilde artırdığını, Dünya Bankası sıralamasına göre Türkiye’nin şu an orta yüksek grubunun içinde olduğunu, bu konuda AB standartlarını yakalama, üzerine çıkmayı amaçladıklarını aktaran Şimşek, bu yıl için yüzde 4’lük bir büyüme hedeflediklerini belirtti. Bu büyümeyi aşağı ve yukarı yönlü etkileyecek gelişmeler olduğuna dikkati çeken Şimşek, şöyle konuştu:

“Yukarı yönlü gelişmelere baktığımızda, AB bizim en büyük ticaret ortağımız ve resesyondan çıkıyor. 4- 5 yıldır Avrupa bir krizdeydi. MENA Bölgesi’nde ise Arap Baharı ile çok ciddi bir kargaşa çıktı ama şimdi Suriye hariç nispi bir istikrar var. Ayrıca Türk Lirası’ndaki değer kaybı özellikle dış ekonomik faaliyetlerimizi olumlu etkileyebilir. Aşağı yönlü riskler ise seçim ve son dönemdeki gelişmeler. Bunlara baktığımız zaman bir miktar belirsizlik var. Bu büyümeyi bir miktar aşağı çeker, özelikle iç talebi… Yine faizlerde bir yükselme söz konusu. Cari açığı kontrol altına almak için makro ihtiyati tedbirler aldık. Bunların iç talebe yansıması olumsuz olacak. İç talebin yavaşladığı, dış talebin güçlendiği bir döneme girildi. İvme daha dengeli olacak ama büyümede daha aşağı yönlü riskleri yükseltmiş durumdayız. Son yıllarda Türkiye çok ciddi istihdam oluşturdu. 2007’den bu yana 4,8 milyon insana istihdam yarattı. Bu rekor düzeyde bir istihdam. Önümüzdeki dönemde istihdamdaki büyüme yavaşlayabilir ama bunun geçici olacağı kanısındayım. Son yıllarda iş gücüne katılım arttı, işsizlik oranında çok ciddi bir mesafe kaydedildi.”

Türkiye’nin temel sorunlarından birinin enflasyon olduğunu, son yıllarda enflasyonun tek hanelere indiğini bunun önemli bir başarı olduğunu aktaran Şimşek, yapısal reformlarla enflasyonun daha da düşmesinin başarılabileceğini, enflasyonu yukarı yönlü etkileyecek birkaç faktör olduğuna vurgu yaptı. TL’deki değer kaybı ve gıda fiyatlarının enflasyonu olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Mehmet Şimşek, şöyle konuştu:

“Enflasyonu aşağı yönlü etkileyecek faktörler de var. Türkiye şu an potansiyelinin altında büyüyor bu da atıl kapasite ortaya çıkartıyor. Merkez Bankası’nın faiz artışı ve parasal sıkılaştırma da enflasyonu aşağı yönlü etkiler. Makro ihtiyati tedbirler aldık o da etkiler. Enflasyonda bu yıl hedeflere göre biraz yüksek öngörü söz konusuysa da tekrar aşağı doğru iniş olabilir. Bu dönemde TL’deki değer kaybının önüne geçmek ve cari açığı kontrol altına almak için para politikasında çok ciddi bir sıkılaştırma oldu. Bunun etkileri olacak. Aldığımız makro ihtiyati tedbirlerin amacı cari açığı kontrol etmek, tasarruf yaptırmak ve yatırım üretim odaklı girişimi güçlü bir şekilde desteklemektir. Tasarrufları artırabilirsek tekrar büyüme güçlü bir şekilde seyreder.”

Türkiye’de eskiden sürekli IMF ve AB’nin konuşulduğunu dile getiren Şimşek, “Bu dönemde mali disiplin konuşuluyor. Türkiye’nin en sağlam ayağı bütçe dengeleridir. Son yıllarda bütçe açığını yüzde 1’ler seviyesine düşürdük. Türkiye çok sağlam bir şekilde kamu borç stokunu aşağı getirdi. Bütçe disiplininin bir yansıması olarak hem reel hem de nominal faizler ciddi bir şekilde düşmüştür” dedi.

kaynak

E-ticaret’te rekor büyüme 7 yıl daha sürecek

E-ticaret sektörünü anlamak için geçmiş yıllar ve gelecek yıllar olarak iki tarafa bakıp ta bir analiz yapacak olursak e-ticaret sektörü için uçuşa hazırlanıyor hatta tekerlekleri pistten kesmiş şu an uçuşun başında gibi diyebiliriz.

E-ticaret sitelerinin ilk kurulduğu 10 yıl evvel pek adını duyan olmadığı gibi ne alışveriş yapan ne de satış yapan siteler bugünleri belki de hayal etmiyordu, Çünkü millet olarak yaşamadan anlamakta zorlandığımız teknolojiyi tanıştığımızda çok hızlı sindirip hemen yenisini bekler hale geldik.

10 yılı aşkındır hizmet veren e-ticaret siteleri genelde bireysel girişimcilik ile kurulmuş ve pek ciddi başarı gösteren siteler aradan sıyrılıp çıkmıştır. Örnek sahibinden, yemek sepeti, çiçek sepeti bunlardan birkaçı olarak gösterebiliriz. Dikkat edilirse hep girişimci ve başka alanlarda güçlü olan kişi veya firma değildir bunlar, daha çok kendini tamamen bu işe vermiş sektörün geleceğini adeta görmüş ve internet kullanan herkesin ilk tanıştığı e-ticaret siteleri olmuşlardır.

Son 3-4 yılda ise artık büyük firmalar sermaye sahibi tüm firma ve markalar e-ticarette yerini almış bulunmaktadır. Halen tamam mı derseniz bence tamam değildir. Bugün gıda sektörü, inşaat ve yapı malzemeleri sektörü, toptan pazarlama ve üretimden bayilerden alt bayilere satış sektörlerinde kullanım %3 leri bile bulmamıştır.

Bankalar Arası Kart Merkezinin yayınladığı 2013 verilerine göre kredi kartı kullanımının %8,4 ü internet ortamında olmuştur, bu oran 2012 de %7,2 idi. Her yıl e-ticaret sektöründe %37-50 arasında büyüme olmaktadır. Bu oranlar Türkiye nin GSMH büyüme oranı olan %5 lerin kat be kat ütündedir. Bir başka deyişle Normal ülke büyümesinin 10 katı e-ticaret sektöründe büyüme gerçekleşmektedir.

E-ticaret sektörünü bu hızda büyüten nedir ?

Güvenin sağlanması;

İnternet kullanımının yaygınlığı;

İnternet sitelerinden hızlı ve kolay alışverişin olması;

Maliyetlerin düşük oluşundan uygun fiyat avantajları;

Çoklu kıyas ve araştırma yapabilme;

Zaman ve mekan sınırının olmaması;

İstediğin her ürünü birkaç dakikada bulup satın alabilmek;

Çeşit, seçenek ve alternatif çokluğu;

Firmaların katılımı, markaların katılımı

kaynak.

Zeybekci: Yılda ortalama yüzde 15 ihracat artışı sağlandı

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, son 12 yılda ortalama yüzde 15 civarında bir ihracat artışı sağlandığını belirterek, “Önümüzdeki dönemde de buna yakın bir performansla devam etmemiz gerekiyor” dedi

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, son 12 yılda 36 milyar dolardan 152 milyar dolara gelinen bir süreçte, yılda ortalama yüzde 15 civarında bir ihracat artışı sağlandığını belirterek, “Önümüzdeki dönemde de buna yakın bir performansla devam etmemiz gerekiyor” dedi.

Ekonomi Bakanlığı ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından ortaklaşa düzenlenen Sektör Değerlendirme 1. Toplantısı’nda konuşan Zeybekci, Türkiye’nin bugüne kadarihracat artışında dünyada en fazla artış sağlayan ilk 3 ülkeden biri olduğunu kaydetti.

Türkiye’de bir çok sektörün ve bir çok kentin inanılmaz başarılar sağladığını, bazı kentlerin 10-12 katına kadar ihracatartışı gerçekleştirdiğini anlatan Zeybekci, Türkiye’nin 2023ihracat hedefini ihracatçılardan aldıkları rakamlarla mütevazi bir şekilde oluşturduklarını ifade etti.

Ekonominin tek başına bir bakanlığın işi olmadığını, topyekün, ülkenin tamamını ilgilendiren bir durum olduğunu belirten Zeybekci, 2014 ihracat hedefini hatırlatarak, “Son 4-5 yılda gördük ki bir rakamın etrafında fazla oyalanmaya, bir bölgede fazla durmaya başladık. Biz bu oyalanmamızı bir tehlike olarak görmüyoruz ama bir değerlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Son 12 yılda 36 milyar dolardan 152 milyar dolara gelinen süreçte, yılda ortalama yüzde 15 civarında bir ihracat artışı sağlandığına dikkati çeken Zeybekci, sözlerine şöyle devam etti:

“Önümüzdeki dönemde de buna yakın bir performansla devam etmemiz gerekiyor. Bugüne kadarki ürün, pazar, hammadde ve enerji bileşenlerimizle bunu yapabildik. Ama hissettiğimiz kadarıyla, ben sizlerin de duygu ve düşüncelerini gayet iyi biliyorum, biraz tedirginiz. Bu 500 milyar dolarlık hedefle ilgili hafif tedirginliklerimiz var. Onun için bizim yeniden gerek hammadde, gerek enerji, gerek pazarlar, gerek tüketim alışkanlıkları, gerekse dağıtım ağları anlamında da yeniden değerlendirmek gibi çalışma yapmamız gerektiğine inanıyorum. Onun için bugün buradayım. Bugün herşeyi açık konuşacağız, herşeyi açık olarak dokümanları kayıtlara geçireceğiz, aldığımız ödevleri bakanlıklar olarak çalışacağız.”

Toplantıda TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de sektörlerin ihracatla ilgili sorunlarını dinleyeceklerini söyledi.

 

 

 

 

kaynak

‘Ekonomi toparlanma yolunda!’

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 17 Aralık operasyonu sonrası türbülansa giren ekonominintoparlanma yolunda olduğunu söyledi. Hanehalkı borç durumu ve kredi taleplerinde bir sorun yaşanmadığını dile getiren Başçı, “Ekonomide bir sorun yok” dedi. Avustralya’ya hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı’nda konuşan Başçı, Merkez Bankası’nın radikal faiz artışının ardından ekonomideki dalgalanmanın stabil hale geldiğini söyledi. Başçı, “Hanehalkı borçluluğu, kredi taleplerinde ve ödemelerinde herhangi bir sorun gözükmüyor” diye konuştu.

 

 

 

kaynak

‘Sıfırcı hoca’ not arttırdı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, İspanya‘nın kredi notunu Baa3’ten Baa2’ye yükseltti.

Moody’s’ten yapılan açıklamada, İspanya ekonomisinin iyiye doğru gitmeye başlaması ve orta vadede kamu açığının düşürülmesi nedeniyle kredi notunun yükseltildiği belirtildi. İspanyol hükümetinin gerçekleştirdiği reformlar sayesinde ekonominin daha sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüştürüldüğü belirtilen açıklamada, devletin finansman şartlarının da iyileştirildiği kaydedildi.

İspanya’daki kamu açığının gayri safi milli gelire oranının 2013 yılı sonunda yüzde 94 olduğunun ifade edildiği açıklamada, ülkede kamu açığının 2016 yılında yüzde 102’ye çıkabileceği belirtildi. Açıklamada, İspanya’daki bankacılık sisteminin halen zayıf olduğu da kaydedildi.

 

 

 

 

kaynak 

Mobius: 2014 geleceği belirleyecek

Yatırım uzmanı Mark Mobius, 2014 yılının gelecek 10 yılın çoğundaki trendleri belirleme açısından önemli olacağını söyledi.

 

Templeton Gelişen Piyasalar Başkanı Mark Mobius, içerisinde bulunduğumuz yılın piyasaların geleceği açısından önemli olduğunu ifade etti.

The National internet sitesi için bir analiz kaleme alan Mobius, “Bu yılın gelişen piyasalar açısından önemli olduğunu ve önümüzdeki 10 yılın çoğuna yön verecek trendleri belirleyeceğini düşünüyoruz” dedi.

‘SEÇİM SONRASI BÜYÜMEYE ODAKLANACAKLAR’
Bu yıl Endonezya, Güney Afrika, Tayland, Hindistan, Türkiye, Brezilya ve Nijerya’da seçimlerin gerçekleşeceğini hatırlatan Mobius, “Seçimlerin atlatılmasıyla popülist politikalar bırakılarak uzun dönemli büyümeye yönelik tedbirler alınabilecek” dedi.

‘ÇİN’İN REFORMLARI UZUN SÜREÇTE ETKİLİ OLACAK’
Mobius, Çin hükümetinin geçen yılın sonunda devreye aldığı reformların sağlıktan sosyal güvenliğe, adalet sisteminden bankacılığa kadar pek çok alanda uzun süreli etkileri olacağını belirtti.

Reformların 10 yıllık bir sürece yayıldığını söyleyen Mobius, ancak Şanghay’daki serbest ticaret bölgesi gibi bazı faydaların bu yıl içerisinde görülmeye başlanacağını kaydetti. Mobius, Çin’e ek olarak Tayland, Rusya, Güney Afrika ve Mısır’da özel şirketlerin büyümeye devam edeceğini öngördü.

 

 

 

kaynak