AB fonlarının yüzde 99’u iade

Her yıl düzenli olarak AB bünyesinde oluşturulan hibe ve proje bazlı gelirlerden Türkiye’nin henüz yüzde 1 oranında faydalanabildiğini kaydeden Karasapan şunları söyledi:

“50 euro’dan başlayarak 1.5 milyon euro’ya kadar destek alınabilecek programlar mevcut. Fakat ülkemiz insanının çoğu kesiminin bu hibe programlarında haberi yok. Sivil toplum kuruluşları, belediyeler, KOBİ’ler, üniversiteler ve sendikaların bu konuda topluma öncü olması gerekir. Özellikle mesleki eğitime yönelik projelerin çoğunlukta olması lazım.”
AB Proje Merkezi yapılarının üniversiteler bünyesinde ve bir kısım kamu kurumlarında olduğunu açıklayan Karasapan, “Bu tür ofislerin özel sektör ve ortaöğretim düzeyindeki okullarda da bulundurulması gerekir” dedi. Karasapan, gençlerin lise eğitimleri sırasında da AB projeleri konusunda ders alması gerektiğini söyledi.

kaynak

Türkiye, 2013 Yılında Yüzde 4 Büyüdü

Türkiye ekonomisinin 2013 yılında yüzde 4.0 büyüdüğü açıklandı.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye‘nin 2013’te yüzde 4 büyüdüğünü açıkladı. 2013’ün son çeyreğinde büyüme yüzde 4,4 oldu. Beklenti yüzde 4  seviyesinde olması yönündeydi.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı.

TAKVİM ETKİSİNDEN ARINDIRILMIŞ RAKAMLAR

Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH 2013 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,7’lik artış gösterirken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı.

İmalat sanayi, 2013 yılında bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla yüzde3,8’lik artışla 29,446 milyar lira, cari fiyatlarla yüzde 8,9’luk artışla 239,115 milyar lira oldu.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR 10 BİN DOLARI GEÇTİ 

Kişi başına düşen milli gelir 2013 yılında 10 bin 782 dolar oldu. 2012 yılında 10 bin 459 dolar seviyesindeydi.

TÜKETİM ARTTI 

Sabit fiyatlarla hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2013 yılında yüzde 4,6 artarken devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 5,9 arttı. Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2013 yılında sabit fiyatlarla yüzde 4,6’lık artışla 82 milyar lirayı aştı, cari fiyatlarla yüzde 11,3’lük artışla 1, 2 trilyon liraya yaklaştı.

Devletin nihai tüketim harcamaları 2013 yılında sabit fiyatlarla yüzde 5,9’luk artışla 13,33 milyar lira, cari fiyatlarla yüzde 12’lik artışla 235,5 milyar lira oldu.

BEKLENTİYE PARALEL

Ekonomistler 2013 son çeyrek ve 2013 için yüzde 4 büyüme bekliyordu. 2014 büyüme tahminleri ise yüzde 2,4 seviyesindeydi

Kaynak

D-B Türkiye: Türkiye’nin Kredi Riski Kırmızı Alarm Veriyor

D-B Türkiye Kredi Risk Endeksi’ne göre, beklenmedik sertlikte bir risk artışı ortaya çıktı ve riskler kırmızı alarm seviyesine yükseldi.

 

Dun- Bradstreet (D-B) Türkiye, 12 bölgede 81 ilde 80 binden fazla şirketin kredi riskini değerlendirdiği “D-B Türkiye Kredi Risk Endeksi”nin 2013 yılı son çeyrek verilerini açıkladı. Bölge, il ve sektör bazında yapılan araştırmaya göre Türkiye‘de faaliyet gösteren şirketlerin riskinde beklenmeyen sertlikte bir artış ortaya çıktı.

Toplam altı ana sektör altında toplanan şirketlerin değerlendirildiği araştırmada kredi riski en düşük iller KaramanBoluEdirneKırşehirYozgatve Kastamonu oldu. AdıyamanBurdurBatmanÇanakkaleDüzce,Erzincan ve Van ise riski en yüksek iller olarak belirlendi. Ticari bilgi konusunda 170 yılı aşan deneyimiyle tüm dünyada 230 milyondan fazla firma hakkında en büyük veri tabanına sahip D-B tarafından hazırlananTürkiye Kredi Risk Haritası’nın 2013 yılı dördüncü çeyrek verileri açıklandı.

RİSKLER KIRMIZI ALARM SEVİYESİNDE

Türkiye‘nin 12 ayrı ekonomik bölgesinde faaliyet gösteren 80 bin 904 şirketin ratingleri değerlendirilerek oluşturulan Türkiye‘nin Kredi Risk Haritası’na göre şirketlerin riski yüzde 1.8’lik artışla kırmızı alarm seviyesine ulaştı. Risk endeksi son 11 çeyreğin en düşük seviyesine inerken, beklenmedik sertlikte bir risk artışı ortaya çıktı.

EN RİSKLİ İLLER

2013’ün son çeyreğinde en düşük riskli iller KaramanKastamonu ve Edirneiken, en yüksek risk ErzincanVan ve Adıyaman‘da ortaya çıktı. Son dört çeyreğin tamamında kredi riski en yüksek iller arasında Adıyaman hep en riskli üç il arasında yerini korudu. Son dört çeyrekte en riskli iller arasındaBurdur iki kez, BatmanÇanakkaleDüzceBilecikErzincan ve Van birer kez yer aldı. En düşük riskli iller arasında Karaman ve Bolu üçer kez, Edirne veEskişehir ikişer kez, Yozgat ve Kastamonu ise birer kez görüldü.

2013 dördüncü çeyrek verileri Kuzeydoğu Anadolu’yu en riskli bölge olarak gösterdi. Son üç çeyrekte en riskli bölgeler olarak, Orta Doğu Anadolu ilk çeyrekte, Batı Marmara ise son iki çeyrekte risk gösteriyordu. Türkiye‘nin en risksiz bölgesi, tüm çeyreklerde olduğu gibi yine Orta Anadolu oldu.

“BEKLENMEYEN SERTLİKTE BİR RİSK ORTAYA ÇIKTI”

D-B Türkiye Risk Haritası’nın dördüncü çeyrek verilerini değerlendiren D-BTürkiye Danışma Kurulu Başkanı Dr. Selim SevalTürkiye geneline bakıldığında, 2013’ün son çeyreğinde kredi riskinin büyük oranda arttığını ve beklenmeyen sertlikte bir riskin ortaya çıktığını belirtti. 2013’ün üçüncü çeyreğinde kredi riskinin artacağı beklenirken, bu beklentinin gerçekleşmediğini, aksine kredi riskinde az da olsa bir iyileşme görüldüğünü söyleyen Seval, “Yılın son çeyreğinde bu sefer beklenen gerçekleşti ama beklenmeyen sertlikte bir risk artışı ile karşılaştık. Bunun nedeni yaklaşan yerel seçimlerle birlikte gerilen politik ortamın yanı sıra, FED’in gelişmekte olan ülkelere kaynak girişini azaltacağı beklentisinin gerçekleşmesi olmuştur” dedi.

GEZİ YANSIMALARI SINIRLI KALDI

“Bu çalışmamız Türk ekonomisinin kalp atışlarını yansıtıyor. Bu çalışma sayesinde Türkiye global arenada da kendini ifade edebiliyor” diyen Seval, şu bilgileri verdi:

“Haziran başında gelişen Gezi protestolarının yankılarının ve hemen ardından gelen FED açıklamasının bu pembe tabloyu bozma ihtimaline dikkat çekmemize rağmen beklenen olmadı. FED tavrını biraz yumuşattı; Gezi protestolarının ekonomik yansımaları da sınırlı kaldı. Dolayısıyla Türk şirketlerinin riskinde artış olmadı, risk azalışı sürdü. Fakat son çeyrek verileri oldukça keskin değişimler gösterdi. Türkiye Kredi Risk Endeksi 2013’ün üçüncü çeyreğinde bin 72 değerinden dördüncü çeyrekte bin 35 değerine geriledi, yüzde 1.8’lik bu risk artışı ile Endeks, son 11 çeyreğin en düşük seviyesine indi.”

EN RİSKLİ SEKTÖR PERAKENDE TİCARET

Türkiye Kredi Risk Endeksi çalışmasının başladığı 2011 yılından bu yana en az riskli sektör üretim olmaya devam etti. Tablo, 2013’ün son çeyreğinde de değişmedi. Son çeyrekte Perakende Ticaret tekrar en yüksek riskli sektör oldu.

Dr. Selim Seval, perakende ticaret ve üretim sektörlerinin çok geniş faaliyet yelpazelerini içerdiğinin altını çizerek, “Her perakende ticaret riskli, her üretim konusu da risksiz demenin doğru bir yaklaşım olmayacağına da dikkat çekmek isterim. Bu iki sektörün alt açılımlarına bakılması gerekir” dedi.

TEK SEVİNDİRİCİ HABER: EKONOMİK FAALİYET ARTIRIYOR

Son çeyreğin en sevindirici haberi, ekonomik faaliyeti hesaplanamayan il sayısının 16’ya düşmesi oldu. Yeterli ekonomik etkinlik olmadığı için kredi risk endeksi hesaplanamayan il sayısı üçüncü çeyrekte 19’du. 2011’de Endeks hesaplanmaya başladığında 20’den fazla il çalışmaya dahil edilemiyordu.

“SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ DE SONUCU TEYİT EDİYOR”

Kredi Risk Endeksi sonuçları, bu çeyrekte TÜİK tarafından hazırlanan Sektörel Güven Endeksleri ile karşılaştırıldı. Türkiye Kredi Risk Endeksi sonuçlarının Sektörel Güven Endeksi (SGE) ile tam bir uyum gösterdiğini anlatan Seval, “Bir önceki çeyrekte araştırma verilerimizi sorunsuz ve sorunlu banka kredileri ile karşılaştırmıştık. Son çeyrek verilerimizin sağlamasını bu kez SGE ile yaptık. SGE, işyeri yöneticilerine yöneltilen sorulara alınan yanıtlarla hazırlanıyor. Kredi Risk Endeksi ise bağımsız uzmanlar tarafından tek tek şirketlerin ölçülebilen finansal ve finansal olmayan verileri ile hesaplanıyor. Güven Endeksinde verilen işyeri yöneticilerinin gözlemleri, son çeyrekteki risk verileri ile paralellik göstermektedir” dedi.

Kaynak

Karsan, Bundan Sonra Hyundai’ye Çalışacak

2008’de PSA Peugeot Citroen ile imzaladığı sözleşmesi sona eren Karsan, Hyundai yatırımına hız verdi.

 

Çok markalı üretim yapan Karsan’ın, 2008 yılında PSA Peugeot Citroen ile imzaladığı 5 yıllık anlaşma bu yılın başında sona ererken, şirket, enerjisinin büyük bölümünü Hyundai Motor Company’nin Avrupa’ya yönelik olarak yeni geliştirdiği ticari aracın üretimine yöneltti.

Hyundai markalı orta sınıf ticari araç, 2014’ün son aylarında banttan inmeye başlayacak.

HAZIRLIKLAR HIZLANDI

Karsan’ın Peugeot Partner ve Citroen Berlingo modellerinin üretimi için PSA ile imzaladığı 5 yıllık anlaşma, aralık ayının sonunda bitti. Bu döneme kadarPeugeot ve Citroen markalarına mühendislik hizmetleri vermenin yanı sıra 100 bin adedin üzerinde üretim yapan Karsan, BrenaMenarinibus için otobüs ve Karsan markalı minibüs üretimini de sürdürüyor. Karsan, şu sıralar Renault Truck ve PSA anlaşmalarının sona ermesinden doğan boşluğu, Hyundai ticari araç üretimiyle doldurmak amacıyla hazırlıklarına hız verdi.

‘AL YA DA ÖDE’ USULÜ

Güney Koreli Hyundai Motor Company (HMC) ile daha önce Hyundai Truck üretimi konusunda işbirliği yapan ve 2012 yılında yeni bir ticari aracın üretimi için anlaşma imzalayan Karsan, bunun için gerekli montaj hatlarının kurulumunu sürdürüyor.

Daha önce 260 milyon dolara malolacağı açıklanan yatırımın 60 milyon dolarlık bölümünün Karsan, kalan bölümünün ise HMC tarafından gerçekleştirileceği bildirilmişti. Hat kurulumunun son aşamaya geldiği belirtilirken, özellikle Avrupa’da satılacak aracın da hazır olduğu kaydediliyor. HMC’nin sıfırdan geliştirdiği araç, 3-6 ton arasında azami yüklü ağırlığa sahip olacak, aracın panelvan, hafif kamyon ve minibüs versiyonları da üretilecek.

YILLIK 30 BİN ADET ÜRETİM

Karsan’ın HMC ile yaptığı anlaşma uyarınca 7 yılda yaklaşık 210 bin adetlik bir üretim planlanırken, bunun yıllık 30 bin adet gibi bir rakamda gerçekleşmesi öngörülüyor. Gerektiğinde üretim adetlerinin 210 binin üzerine de çıkabileceği, tersi bir durumda da “al ya da öde” prensibinin devreye gireceği bildiriliyor. Yani HMC, planlanan ancak satın almadığı araçların bedelini Karsan’a ödeyecek.

Geçtiğimiz yıl Renault Truck ile anlaşması sonlanan Karsan, halen İtalyan BredaMenarinibus markasına üretim yapıyor. Kendi markasıyla “Jest” minibüs üretimi yapan, V1 adlı aracın geliştigrme çalışmalarını sürdüren Karsan, yine kendi adıyla iki küçük otobüs geliştirmişti.

Kaynak

AB’de süt ve şeker kotaları kalkıyor

İstanbul Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Gıda Sektörü AB’ye Uyum Sürecini Tartışıyor” konulu toplantıda konuşan Avrupa Komisyonu Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdür Yardımcısı Joost Korte, AB’nin uzun yıllardan bu yana uyguladığı düzenlenmiş piyasa politikasının hatalı olduğunu, artık serbest piyasa ekonomisine döndüklerini belirtti.

Şu anda serbest ticaretin önünde AB olarak iki engelleri olduğunu dile getiren Joost Korte, bu engellerden birinin süt diğerinin ise şeker kotaları olduğunu söyledi. 2015 yılında süt kotalarının, 2017 yılında ise şeker kotalarının AB’de kalkacağını ve bundan sonra tam olarak serbest ticaretin önünün açılacağını dile getirdi.

Korte, AB ile Türkiye arasında olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın yeniden elden geçirilerek sorunların ortadan kaldırılması için anlaşmada yer alan konuların mutlaka revize edilmesi gerektiğini söyledi.

kaynak

5 yıldızlı zirve!

5 yıldızlı otellerin genel müdür, satın alma müdürleri ve steward şeflerini biraraya getirecek etkinlik, Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilecek.
Çalıştay, sektörün ihtiyaçlarının ve beklentilerinin firmalara iletilmesi, dünyadaki gelişmelerin paylaşılması ve sektörün ileri gelenlerinin deneyimlerini ve düşüncelerini aktarabilmelerine olanak sağlıyor. Çalıştaya; Çırağan Palace Kempinski, Ritz Carlton, The Marmara, Hilton, Titanic, Wow, Swissotel, Cevahir Otel, Divan Otel, Radissons Blue, The Crowne, Marriott Hotels, BTA havalimanı, Lares Park, Sheraton, Divan Asya, Marmara Pera, Wyndham, Polat Hotel, Cakes Bakes, Holiday Inn, The Plaza, Cvk Hotels, Moda Deniz Kulübü, Büyük Kulüp ve Four Seasons olmak üzere pek çok otel ve işletme yöneticisi katılacak.

Katılan firmalar ise; Villeroy and Boch, Güral Porselen, Ekol Gıda, Kütahya Porselen, Hit Mutfak, Havel, Homatex, Kapp, İnterni, Porland Porselen, Cambro, Maya Otel Ekipmanları, Zenga, Çecen Plastik, Güren Metal, Külsan, Prosharp, Ecolab olarak sıralandı.

kaynak

TESK Başkanı’ndan kaçak gıda uyarısı

Palandöken, yazılı açıklamasında, piyasada merdiven altı üretimin hızla arttığını belirterek, hijyenik ortamlarda üretilmeyen tatlı ve pastaların satışına engel olunması gerektiğini ifade etti. Palandöken, şunları kaydetti:

“Camekanlı satış noktalarında simit yanında poğaça, kek ve börek satışının yapılması, araba bagajlarında tatlı satılması, nezih ortamda malını satmak için dükkan maliyetlerine katlanan pastacı, dondurmacı esnafımızla haksız rekabet yapmaktır. Bizim pastacı, dondurmacı esnafımız hijyen kurallarına uyan, pastasını soğuk dolapta muhafaza eden, en iyi fındığı, fıstığı kullanan sanatkarlardır.
Her düğünde pasta kesilmesine rağmen pastacı esnafımızın yaptığı düğün pastası bir elin parmaklarını geçmiyor. Denetim dışı ve Kaçak üretilen gıdalara karşı dikkatli olunması gerekiyor. Vatandaş, sağlığını hiçe sayarak düğün pastasını kayıt dışı çalışan yerlerden temin ediyor. Ustalarımız, dondurma ve pasta yapmayı öğretecek çırak bulamıyor.”

kaynak

Lumigon’dan yeni lüks akıllı telefon: Lumigon T2 HD

Lumigon’un yeni akıllı telefonu Lumigon T2 HD modeli sahip olduğu tasarımı ve birçok özelliği ile lüks akıllı telefonlardan biri olarak geliyor.

Danimarkalı akıllı telefon üreticisi Lumigon’dan üst düzey lüks bir akıllı telefon duyurusu geldi. Lumigon T2 HD adına sahip bu model birçok yenilikçi özelliği ile göz dolduruyor. Tasarımı ve malzemesi açısından da büyük özellikler taşıyor. Paslanmaz çelik gövdeye sahip T2 HD’de Gorilla Glass 3′ün yer aldığı 4.3 inç büyüklüğünde 720p ekran yer almakta. Ayrıca suya ve toza karşı dayanıklı olduğunu gösteren IP58 sertifikasına sahip.

1.7 GHz hızında çalışan çift çekirdekli Snapdragon yongaseti ve Adreno 320 GPU yer almakta. 2GB RAM bulunan bu modelde 13MP arka kamera yer almakta. Cihazın özel yerlerinden biri de ön kamerası. Ön bölümde flaşa sahip 2.4MP kamera yer almakta. Bu sayede karanlıkta da ön kamera ile selfie çekimleri yapabileceksiniz. 32/64 ve128GB dahili depolama seçenekleri bulunan bu modelde microSD kart yuvası yer almamakta. 127 x 64 x 8.7mm boyutlarına sahip Lumigon T2 HD‘de 1.700 mAh değerinde batarya yerini almış. Cihaz için özel bir sarj standı da bulunuyor.

Ayrıca davranışınıza göre özelleştirebildiğiniz bir özeliğe sahip. Bunun dışında cihazın bir versiyonunda 24 karat altın da yer almakta. Android 4.4 KitKat işletim sistemine sahip T2 HD‘de Bluetooth 4.0, WiFi, GPS, NFC gibi bağlantı özelliklere yer almakta. 2014′ün ikinci çeyreğinde Danimarka’da satışa sunulacaK olanLumigon T2 HD‘nin 730 Euro yani 1,028 dolardan satışa sunulacağını da söyleyelim.

 

 

 

 

kaynak

Dizüstünde kişisel klavye

Lenovo, dünyanın en hafif 14 inç ultrabook’u Yeni ThinkPad X1 Carbon’u Nisan ayında Türkiye’de pazara sunuyor.

Kişiselleştirilebilir klavyesi, karbon fiber kaplaması, ses ve el hareketlerini algılama teknolojisiyle ThinkPad X1 Carbon, kurumsal hayatın yeni efsanesi olacak.

 

Lenovo, dünyanın en hafif 14 inç kurumsal ultrabook’u olarak adlandırılan Yeni ThinkPad X1 Carbon’u Nisan ayında pazara sunuyor.

Farklı kullanım modlarında kişiselleştirilebilir klavyeyi, hızlı şarj teknolojisi, darbelere dayanıklılık, sesli kontrol ve hareket algılama özelliğiyle buluşturan cihaz, Lenovo’nun liderliğindeki inovasyon gücünün kanıtı…

Bu klavye çok kişisel…

Cihazdaki en büyük yenilik ise kişiselleştirilebilir klavye. Tasarımda fark yaratan X1 Carbon’un yeni kişiselleştirilebilir klavyesinde, kullandığınız aplikasyona göre fonksiyon tuşları değişiyor. Altı satırlı sıvıya dayanıklı klavyede tuşlar, yazma doğruluğunu ve konforunu artırırken, alttan aydınlatmalı klavye ise karanlık ortamlarda kolayca yazı yazabilmenizi sağlıyor.

Eller yukarı

Yeni ultrabook ayrıca, ses ve hareket kontrolünü aynı anda sağlayarak, kullanıcıların PC’leri ile alıştıkları şekilde bağlantı kurmalarına imkan sağlıyor. Sesli kontrol ve 10 farklı hareket algılama özelliği ile cihazda ekrana dokunmadan sunum hazırlamanın keyfini çıkarmanız mümkün!

Karbon sayesinde ince, hafif ve dayanıklı

Yeni X1 Carbon’u bu kadar farklı kılan özelliklerinin başında malzemesi var. Dış yüzeyi, alüminyum ve magnezyum alaşımının yerine uçak ve yarış arabaların yapımında kullanılan karbon fiberden üretilen cihaz, her türlü darbeye karşı ultra dayanıklı… En zorlu koşullardaki 8 askeri testten geçmiş olması da bunu kanıtlıyor.

Ayrıca bu malzeme onun, sadece 1,27 kg ağırlığıyla ve 17.72 mm inceliğiyle dünyanın en hafif 14 inç ultrabook’u olarak şimdiden PC tarihindeki yerini almasını sağladı bile…

Renkler hiç bu kadar net olmamıştı!

Yüksek ekran kalitesi ve üstün dokunmatik deneyim de Yeni X1 Carbon ile tüketicilere sunuluyor. Yeni WQHD’lik ColorBurst ekran teknolojisi sayesinde yüksek çözünürlüklü resim ve görüntüler çok daha net… İster film izlerken ister sunum hazırlarken elde edilecek görüş açısı ve çözünürlük kullanıcılara muazzam bir görsel deneyim yaşatıyor.

Bir saat içinde %80 şarj

Yerinde durmayı sevmeyen beyaz yakalılara da Lenovo’nun güzel haberi var. Yeni X1 Carbon, sahip olduğu “hızlı şarj” teknolojisiyle cihaz, sadece 35 dakikada %80 şarj olarak, ofis esaretine son veriyor. Dokuz saate ulaşan pil ömrü ve opsiyonel 4G özelliğiyle X1 Carbon, kullanıcıların artık benimsediği mobil çalışma tarzına uygunluk gösteriyor.

Tek kablo ile hepsine bağlanın

İnce ve hafif bir cihaz üzerinden ileri bir bağlantı deneyimi yaşamak isteyenler için yeni X1 Carbon “OneLink” konektörünü kullanıyor. Böylece kullanıcılar için kablo yığınları da mazi oluyor. ThinkPad OneLink sayesinde güç kaynağına, Gigabit Ethernet’e ve çift ekran desteğine tek bir kablodan ulaşılabiliyor.

 

 

 

 

kaynak

 

Büyümede şimdilik bir revizyon yok…

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Revizyon için henüz çok erken ancak sonuçlara göre bir ince ayar, revizyon gerekiyorsa bakılabilir” dedi

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, başta bu yıl için yüzde 4’lük büyüme olmak üzere ekonomik hedeflerde revizyon için henüz çok erken olduğunu ancak sonuçlara göre bir ince ayar, revizyon yapılabileceğini söyledi. Dün NTV’de programa katılan Bakan Şimşek, daha önce ‘ekonomik hedeflerin revizyonu için yılın ilk çeyreğinin tamamlanması gerektiğine’ ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine ocak ayındaki verilerin beklediklerinden daha iyi geldiğini söyledi.
17 Aralık7ta yolsuzluk ve rüşvet operasyonu olmasaydı Türkiye’nin çok güçlü bir momentuma sahip olacağına dikkati çeken Şimşek, “Şimdi o momentumu kaybettik. Dolayısıyla revizyon için henüz çok erken ancak sonuçlara göre bir ince ayar, revizyon  gerekiyorsa bakılabilir” diye konuştu.
Söz konusu momentum kaybının bütçe açısından risk oluşturup  oluşturmadığı hakkında da konuşan Şimşek, iç talepte bir miktar zayıflama olduğunu ve bunun vergi gelirlerini etkileyeceğini ifade etti.
Dış analizler yüzeysel
Uluslararası kuruluşların son dönemde “Türkiye ekonomisinin kırılganlığına dair yorumlar yaptığının” belirtilmesi üzerine Bakan Şimşek, son bir kaç ayda yaşananların Türkiye’nin itibarını zedelediğini söyledi.
Seçim sonrasında yabancı yatırımların yoğunlaşmasını bekleyip beklemediklerinin sorulması üzerine Şimşek, şunları kaydetti: “Kesinlikle. Biz, Türkiye’de reform  yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için önemli olan ülkenin menfaatleridir.  Özelleştirme önemli bir reform alanıdır. Bu belirsizlik, inşallah, hafta sonu  ortadan kalkacak. Ben inanıyorum ki milletimiz feraset sahibidir. Bu olan  bitenleri anlıyor. Partimiz ve hükümetimize güçlü bir destek çıkacak.”

 Avrupa krizden çıkıyor’

Türkiye’ye yatırımcı ilgisinin artarak devam edeceğini dile getiren Şimşek, Türkiye’ye yönelik yurtdışı doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 80’inin Avrupa kökenli olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin ekonomik krizden çıkmaya başladığına dikkati çeken  Şimşek, Türkiye gibi geleceği parlak ve büyük bir iç piyasası olan ülkeye ilginin artacağını kaydetti.
Bakan Şimşek, kredi kartına taksit sınırlandırması ile ilgili de  düzenlemenin bekledikleri etkiyi yaptığını, kredi hacmindeki genişlemenin yüzde 13’lere kadar gerilediğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye’nin temellerinin hala sağlam olduğunu vurgularken,  maliye politikası açısından manevra alanlarının bulunduğunu da söyledi.

‘Çözüm süreci çok önemli’

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’da Organize Sanayi  Bölgesi’ndeki fabrikaları gezerek, işçilerle sohbet etti.
Çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Şimşek, işçilerle sohbet  ederek, sorunlarını dinledi. Bakan Şimşek, kendisine aktarılan sorunların çözümü konusunda yardımcı  olacağını söyledi.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun birçok ilinde seçim çalışması yaptığını belirten Şimşek, bölgedeki vatandaşın 17 Aralık operasyonunun siyasi bir operasyon olduğuna inandığını kaydetti. Şimşek, çözüm sürecinin bölge için büyük bir önem taşıdığının altını çizerek, sürecin bölgeye önemli katkılar sağladığına işaret etti.

kaynak