Çaykur, zarar rekoru kırıyor

İstanbul Sanayi Odası’nın bu yıl açıkladığı ‘En büyük 500 sanayi kuruluşu – İSO 500’ listesine 49. sıradan giren Çaykur (Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü), yine zarar eden şirketler arasında yer aldı.

    Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, Türkiye çay pazarının yüzde 55’ini elinde bulundurmasına rağmen 2008’den bu yana 250 milyon liraya yakın zarar açıklayan Çaykur’un bir türlü toparlanamamasında plansız yatırımlar başı çekiyor. 2013’te 40 milyon lira zarar açıklamasına rağmen 176 milyon lira reklam harcaması yapması şirketin plansızlığı hakkında fikir veriyor. “Sebeplerini anlayamıyoruz. Pazarın en büyüğü ama zarar ediyor. Bu bize epey ilginç geliyor.” diyen Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, bir devlet kuruluşu olduğu için kaynak sıkıntısı yaşamadığına dikkat çekiyor. Çaykur’un bu sene de zararı azaltmak için üç yeni fabrika kurmayı gündemine aldığını belirten Erdoğan, bunların birinin Artvin’de ikisinin de Rize’de olacağı bilgisini verdi. Ancak bu yatırımların zararı kapatmak için çözüm olmadığını ifade etti. Çaykur’un Ramazan ayına özel çıkardığı Ramazan Çayı’nın çuval maliyeti 10,5 lira olmasına rağmen 8 liradan satıldığını öne süren Erdoğan, bu çaydan da zarar edildiğini iddia etti.

    Çay İşletmeleri yönetimi ise ne kurulacak yeni fabrikaların maliyeti hakkında ne de Ramazan Çayı ile zarara uğrayıp uğramadıkları hakkında bilgi vermekten kaçındı.

    Eski Ulusal Çay Konseyi Başkanı Rahmi Üstün de Çaykur’un pazar payındaki yüksekliğine dikkat çekti. Şirket, bütün bu zararlarına rağmen reklam harcamalarını 2013’te 2012’ye kıyasla yüzde 50’nin üzerinde artırdı. 2012’de 116 milyon lirayı reklam ve satış teşviki için harcayan şirket, geçen yıl ise 176,8 milyon lirayı bu başlık adı altında harcadı. Bir kamu kuruluşu olan Çaykur, 7 bin 100 kişiyi istihdam ediyor ve bu rakamla ülkenin en fazla istihdam sağlayan sekizinci büyük sanayi kuruluşu konumunda.

kaynak

 

Fiat ile Renault’dan hafif ticari araç anlaşması

İtalyan otomobil üreticisi Fiat ile Renault, hafif ticari araç üretimi ve temini konusunda anlaşma imzaladı.

Fiat’ın İtalya’daki basın merkezinden yapılan açıklamaya göre, Fiat ile Fransız rakibi, Renault platformu tabanlı hafif ticari araç üretimini öngören bir anlaşma imzaladı.

Anlaşmaya göre, üretilecek aracın tasarımı Fiat tarafından geliştirilecek ve firmanın ayırt edici unsurları tasarımda kendini gösterecek.

Renault, söz konusu aracın üretimine ise 2016 yılının ikinci çeyreğinden itibaren Fransa’da başlayacak.

KAYNAK

2 yılda 2 milyar lira yatırım geliyor!

Vodafone Türkiye, gelecek 2 yıl içerisinde toplam 2 milyar lira yatırım yapacaklarını açıkladı.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan YardımcısıHasan SüelVodafone Türkiye olarak, gelecek 2 yıl içerisinde toplam 2 milyar lira yatırım yapmayı taahhüt ettiklerini bildirdi. Gazetecilerle bir araya gelen Süel, Vodafone Türkiye‘nin, 20 milyon abonesi, 6,4 milyar liraya ulaşan toplam gelirleri ve yüzde 33,4’e çıkan mobil gelir pazar payı ile Türkiye’nin ikinci büyük mobil iletişim şirketi olduğunu dile getirdi.

Vodafone Türkiye‘nin 2009-2013 döneminde verimli bir yatırım dönemini geride bıraktığını anlatan Süel, büyüme için doğru odaklı yatırımın şart olduğunu söyledi. Kasım 2013’te ilan edilen “Dijital Dönüşüm Hareketi”nin Türkiye’nin uçtan uca dijital kalkınmasını amaçladıklarını anlatan Süel, Dijital Dönüşüm Hareketi’yle Türkiye’deki tüm birey ve kurumlara ilham vermek istediklerini belirtti.

Dijital bağlantılı yaşamı birey ve kurumlar için kolay ve erişilebilir kılmayı hedeflediklerini ifade eden Süel, Vodafone’un, bu stratejik hedefi gerçekleştirmek için pek çok büyük teknoloji, hizmet ve sosyal yatırımı programına aldığını kaydetti.

Dijital Dönüşüm Hareketi’nin ilanının ardından 2013-14 mali yılının son 6 ayında toplam 566 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini bildiren Süel, şunları kaydetti:

Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) ile imzalanan anlaşmayı da kapsayacak şekilde toplamda 300 milyon lira yatırım bedeline ulaşacak fiber altyapısı iki katına çıkarıldı. Vodafone olarak fiber yatırımın önemine inanıyoruz. Bu doğrultuda yatırımlarımıza devam etmeyi hedefliyoruz.

Bugüne kadar Vodafone markalı telefon Blade V, Türkiye’de üretilmeye başlandı.Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile Türk spor tarihinin en büyük sponsorluk anlaşmasına imza atıldı ve Vodafone Arena’nın lansmanı yapıldı. Şanlıurfa’da 40 milyon liralık yatırımla çağrı merkezi açıldı. Sosyal sorumluluk alanlarında Düşler Kulübü, Connected Women Zirvesi, Sürdürülebilirlik Raporu Lansmanı, Liselerarası Müzik Yarışması gibi çalışmalar gerçekleştirildi. Vodafone Türkiyeolarak, önümüzdeki 2 yıl içerisinde toplam 2 milyar lira yatırım yapmayı taahhüt ediyoruz.”

‘VERİ AKTARIMINDA ŞAMPİYON OLACAĞIZ’
 Mobil genişbantın günden güne insanların hayatında daha fazla yer almaya başladığını dile getiren Süel, sektörün bu yönde büyüme göstereceğini ifade etti. Türkiye’nin de bugünden mobil genişbanta yatırım yaparak hizmetlerini artırması gerektiğine işaret eden Süel, şöyle devam etti:
 
“Türkiye olarak, konuşmada olduğu gibi veri aktarımında da şampiyon olacağımız günler uzak değil, o nedenle mobil genişbant yatırımlarına hız verilmesi gerekiyor. 4G ve ileri teknolojilerin kapasitesini kaldırabilecek tek transmisyon fiber. Bu nedenle fiber yatırımlara önem veriyoruz. Fiberi ön şart olarak görüyoruz. 4G ihalesini beklemeden gerekli yatırımları yapıp hazır hale gelmek istiyoruz. Bu uzun vadede bize pazar liderliği getirecektir. Türkiye’de operatörlerin fiber yatırımları yeterli düzeyde değil. Fiberi rekabet üstü bir hale getirmek istiyoruz. Hatta gerekirse devletin ortaklığıyla fiber atılım yapmak gerekiyor. Türkiye’nin her yerini fiber ağlarla örmezsek önümüzden geçen teknoloji trenini kaçıracağız. Bu nedenle fiber yatırımları, bütün paydaşların ülke meselesi haline getirmesi gerekiyor.”

Vodafone Türkiye olarak, fiber dışında ağırlıklı yatırım alanları hakkında da bilgi veren Süel, yerli telefona yatırım yapacaklarını bildirdi. Ayrıca çağrı merkezlerini kapasitesini artaracaklarını ve daha da modern hale getireceklerini aktaran Süel, çağrı merkezlerine ilişkin akıllı telefon online uygulamalarını artıracaklarını kaydetti. Süel, bunun yanı sıra mağazalarını geliştireceklerini ve spor sponsorluğuna devam edeceklerini belirtti.

‘PANİK BUTONU’ GELİYOR
Sosyal projeleri ha da bilgi veren Süel, kadına şiddetin önlenmesine ilişkin “panik butonu” projesini Vodafone’un ilk olarak İngiltere’de başlattığını ve yılda 30 kadının şiddet tehlikesinden kurtulduğunu söyledi. Süel, Vodafone olarak, Türkiye’de de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu projesine talip olduklarını, gerçekleştirilecek hizmet ihalesinde yer alacaklarını ifade etti.

kaynak:

Levi’s Türkiye’den şok karar

Geçtiğimiz ay birçok çalışanıyla yollarını ayıran Levi’s’ın, Türkiye pazarından çıkıp fabrika dahil tüm operasyonu bir distribütöre devretmeye hazırlandığı iddia ediliyor.

Türkiye’de kot denilince ilk akla gelen markalardan olan Levi’s Türkiye’den ayrılıyor mu? Bu iddiayı ortaya atan haftalık Ekonomist dergisi oldu. 501 modeli ile uzun yıllar tüketicinin gönlünde taht kuran Levi’s 1986 yılında Türkiye’ye girmiş ve Çorlu’da fabrika açmıştı. Satış rekorları kırıp başarıdan başarıya koşan şirket ilk darbeyi ise 2007’de yaşanan yolsuzluk skandalıyla yaşadı. Sonrasında Levi’s Türkiye’da sular hiç durulmadı. Sürekli yapılanmalar geçiren ve pazar payı kaybeden şirket, son genel müdür Hakan Atalay’ın Tommy Hillfger’a geçmesinden sonra bir süredir yola genel müdürsüz devam ediyordu. Bu nedenle stratejik kararlar da doğrudan yurtdışından alınıyordu. Geçtiğimiz ay Türkiye ofisinden yaklaşık 20 kişiyi işten çıkaran Levis’ın bir distribütör bulup, pazardan çıkmak istediği iddiası piyasada yüksek sesle konuşuluyor. Shaya ve özelikle Fiba gruplarıyla görüşmeler yapıldığı da dile getiriliyor.

300 NOKTADA

Levis’ın şu an Türkiye’de 300’ün üzerinde satış noktası var. Levi’s’ın Türkiye’den çıkma operasyonu Levi’s dışında Dockers markasını ve Çorlu fabrikasını da kapsayacak.

Levi’s Türkiye 2003’te Levi Strauss Asia Pacific’e bağlanmış ve yaklaşık beş yıl Singapur’dan yönetilmişti. 2007 sonunda ise Türkiye Asya Pasifik bölgesinden ayrılarak merkez üs haline getirildi. Aralarında Rusya,Azerbaycan, Suudi ArabistanDubaiKatarMısırİsrail ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu ve toplam nüfusu 450 milyonu aşan 26 ülke Türkiye’den yönetilmeye başlandı. Bu yapılanmada Türkiye, Rusya veOrtadoğu Bölgesi’ni yönetecek isim ise yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak Haluk Aksoy olmuştu. Aksoy kısa bir süre sonra da Hakan Atalay’ı genel müdür olarak operasyonun başına getirdi. 2011 sonunda Türkiye merkez üs konumundan çıkarılarak Amerika’ya bağlandı. Ürün yönetimi departmanı gibi departmanlar kapatıldı. Bu arada önce Haluk Aksoy, Levis’ın yurtdışına operasyonlarında görevlendirildi,2013’te de Hakan Atalay görevinden ayrıldı. Daha önce İstanbul ofisine bağlı olan geniş coğrafya ise tekrar Singapur’a bağlandı.

7 yıl önceki büyük skandal

Levi’s’ın 2007’deki genel müdürü Sibel Üney ile Satış Direktörü Nazan Kırklar yolsuzluk iddiasıyla aniden işten çıkarılmıştı. O yıllarda yayınlanan Referans gazetesinin duyurduğu skandala göre işten çıkarmaların nedeni Beyoğlu mağazasının izin ve tadilatları gerekçesiyle şirkete kesilen 842 bin TL’lik sahte faturaydı.

Her yerde sorun yaşıyor


LEVI’S İstanbul ofisinde geçtiğimiz haftalarda yaşanan işten çıkarmalar aslında sadece Türkiye’yi kapsamıyor. Levis’s Avrupa’da da ciddi bir yapılanma içinde. Sene başında merkezden yapılan açıklamada, Avrupa operasyonunda 800 kişi ile yolların ayrılacağını açıklamıştı. Şirketten yapılan açıklamada, işten çıkartmaların daha çok yönetim katında etkili olacağı belirtilmişti.

kaynak:

Otomobil pazarı daralıyor, kapasite artıyor

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen, daralan iç pazara rağmen otomotiv sanayinde yüzde 10’a varan kapasite artışı olduğunu söyledi.

Kudret Önen, OSD‘nin “2014 Yılı Ocak-Haziran Dönemi Değerlendirme Raporu“nun da paylaşıldığı bilgilendirme toplantısında, daha önce öngördükleri gibi bu yılın otomotiv sektörü açısından zorlu geçtiğini belirtti.

Yılın başında iç pazardaki daralmanın üretim üzerindeki olumsuz etkisinin ihracat artışıyla kapatılabileceğini ifade ettiklerini anımsatan Önen, bu yılın ilk yarısında 2013 yılına kıyasla ihracattaki yüzde 8’lik artışın, ihracat gelirine yüzde 12’lik artış sağladığını ve toplam üretimdeki azalmanın sadece yüzde 1’de kalmasına destek verdiğini dile getirdi.

Önen, 2009 yılı ocak ayında 835 milyon dolara düşen aylık otomotiv ihracatının geçen aylarda 2,1 milyar dolara çıktığına işaret ederek, “2008 yılından beri ilk kez 4 aydır üst üste 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bunda tabii ki Avrupa pazarlarındaki toparlanmanın da olumlu etkisi oldu. Otomotiv sanayisi toplam ihracatın yüzde 15’ini gerçekleştiriyor. Bu, sanayimizin dünya çapındaki üstün rekabetçiliği ve yürütmekte olduğu global projelerdeki başarısını gösteriyor. Önemli olan bunun sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır” diye konuştu.

Otomotiv sektörünün Ocak-Mayıs döneminde 1 milyar 991 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdiğini anımsatan Önen, bunun da sektör açısından son derece sevindirici olduğunu kaydetti.

‘YÜZDE 10’A VARAN KAPASİTE ARTIŞI VAR’

Otomotiv sanayinin yeni projeler ve imalat kapasitesi artırımında önemli bir dönem geçirdiğini vurgulayan Önen, 2013 ile 2014 yılları karşılaştırıldığında otomobilde yüzde 9, hafif ticari araçlarda yüzde 13, ağır ticari araçlarda yüzde 11, toplamda da yüzde 10’a varan bir kapasite artışı olduğunun bilgisini verdi.

Önen, sanayinin başlattığı yeni projelerle sağlanan bu artışın sektörün sürdürülebilir büyümeyi yakalamış bir pazar için olan güvenini göstermesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Önen, iç pazarda talep yüzde 25 oranında azalmış olsa da otomotiv sanayinin ihracat gücü sayesinde üretimdeki gerilemenin sadece yüzde 1 seviyelerinde kaldığını söyledi.

Önen, Otomotiv sanayinin, 2014 yılı için öngörülen 160 milyar dolar ihracat içinde yine yüzde 14-15 pay alarak sektörler arasındaki birinciliğini sürdüreceğine inandıklarını belirtti.

OTOMOBİL ÜRETİMİ YÜZDE 18 ARTTI

Toplantıda, OSD’nin hazırladığı 2014 Ocak-Haziran Dönemi Değerlendirme Raporu’nun verileri de paylaşıldı. Rapora göre, 2014 yılının ilk 6 ayında toplam pazar, 2013 yılı aynı dönemine göre yüzde 24 azalarak 305 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil pazarındaki düşüş yüzde 23 düzeyinde oldu ve pazar 226 bin adede geriledi.

kaynak:

Tasarının altında nükleer mi var

BİR süredir zeytin ve zeytinyağı sektörünün uykularını kaçıran ‘Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’, önceki gün Tarım Komisyonu’nda görüşüldü. Zeytinlik alanlarda enerji yatırımı yapılmasının önünü açacağını savunan sektörün tüm aktörlerinin de yoğun katılım gösterdiği komisyon toplantısında, iktidar ve muhalefet partilerinin kanun tasarısına olumsuz görüş verdiği belirtildi. Komisyonun olumsuz raporunu, ‘Sanayi ve Teknoloji Komisyonu’una sunması bekleniyor. Sektör temsilcileri, ‘3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’ değişikliğinin 2006’dan bu yana 6 kez gündeme gelmesi nedeniyle yaşanan olumlu havaya rağmen, teyakkuzda olmaya devam edecek.

Hayal kırıklığı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hazırladığı kanun tasarısı, ‘Sanayi ve Teknoloji Komisyon’unda görüşülmüş ve alt komisyona havale edilmişti. Alt komisyonda görüş almak için yasa tasarısını ‘Tarım Komisyonu’na göndermişti.  Tarım Komisyonu’ndaki genel havanın çok güzel olduğunu ifade eden Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Komisyonu Başkanı Ümmühan Tibet, “Muhalefet ile iktidar partisi aynı doğrultuda görüş belirtmesi bizi çok mutlu etti. Uzlaşmayla sonuçlanacağını düşünüyoruz. Ama biz yaşanan olumlu havaya rağmen mücadeleye devam edip, biran önce bu yanlıştan ebediyyen dönülmesi adına çalışacağız. Ülkenin menfaatine olan bir ürün olduğun anlatmaya devam edeceğiz” dedi.
Yasa tasarısına Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın uygunluk vermesinin sektör adına büyük bir hayal kırıklığı olduğuna da değinen Ümmühan Tibet, sektörün gelişmesine bakanlığın önemli bir katkısının olduğunu hatırlatarak, “Şimdi bunu yok etme anlayışını anlamıyoruz” diye konuştu.

YASA NÜKLEER İÇİN Mİ?
Ümmühan Tibet, yasa tasarısının özellikle Mersin’deki nükleer santral yatırımı ile Yatağan Termik Santrali’nin kömür alanlarının zeytinlik alanlara yaklaşması nedeniyle çıkarıldığını da öne sürerek, “Nükleer santralin zeytinlik nedeniyle ruhsat alamadığı konuşuluyor ve 20 milyon dolar gibi zararı varmış. Aynı şekilde Yatağan’da da kömür alanlarının zeytinliklere ulaştığı söyleniyor” ifadesini kullandı.

ENERJİ YATIRIMINA ALAN MI KALMADI?
Ümmühan Tibet, Türkiye’de zeytinliğin yapıldığı alanın 826 bin hektar olduğunu belirterek, “Yani tarım yapılan toplam alanın yüzde 3,5’unu zeytinlikler oluşturuyor. Meyveciliğin ise yüzde 25,6’sını. Türkiye’nin yüzölçümünün ise yüzde 1’i anlamına geliyor. Yani zeytinliklerin dışında enerji yatırımı yapılacak o kadar çok alan var ki. Onun için zeytinliklerden ellerini çekmelerini istiyoruz. Zeytin ağacı bu ülkenin milli meselesidir” dedi.

ORTAK  HAREKET  ETTİLER
Komisyona katılan Tariş Zeytin Ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, ilk kez iktidar ve muhalefetin Türkiye’nin geleceği için önemli olan bir konuda ortak hareket ettiğini gördüğünü belirterek, “Çok karamsar hislerle gitmeme rağmen, gördüğüm tablo beni çok mutlu etti. Ve bu olumlu havayla birlikte de Tarım Komisyonu yasa tasarısıyla ilgili olumsuz karar açıkladı. Bu gayet güzel bir gelişme. Ama 12 yılda 6 kez bunu yaşadığımız için teyakkuzda olmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Yasa tasarısıyla birlikte zeytinlik alanların tanımının da değişeceğine dikkat çeken Cahit Çetin, şöyle devam etti: “Kanun tasarısıyla 25 dönümün altındaki alanlar zeytinlik olmaktan çıkıyor. Zeytinciliğin merkezi Ege’de ki zeytinliklerin yüzde 60’ı 25 dönümün altında. Yani yasa çıkarsa bir anda yüzde 60’ı yok sayıyorsun. Avrupa Birliği’nde bu 1 dekar olarak belirlenmiş. Tarım, Gıda Ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in buna evet diyeceğini tahmin etmiyorum.”

kaynak:

Global Liman Barcelona limanındaki payını artıracak!

Global Yatırım Holding‘e bağlı Global Liman İşletmeleri, 1.8 milyon yolcunun kullandığıBarcelona limanını işleten ortaklıktaki payını yüzde 50’den yüzde 62’ye yükseltecek.
 
Şirket tarafından dün akşam KAP‘a yapılanaçıklamada Barcelona limanını işleten, Malaga limanı işletme hakkının yüzde 80’ine ve Singapur limanının işletme hakkının yüzde 40’ına sahip Crueurs şirketinin tamamına sahip BPI şirketindeki payların artırılacağı ifade edildi. 

Açıklamada yurtdışında üç limanını işleten Crueurs şirketinin finansal sonuçlarının sonuçlarının Global Liman üzerinden Global Yatırım’ın bilançosuna konsolide edileceği belirtildi. Global Yatırım Holding hisseleri saat 1040 itibariyle 1.28 lira ile dünkü kapanış seviyesinden işlem görüyor. 

 

 

 

kaynak:

THY ve Lufthansa görüşüyor!

Gelir bazında Avrupa’nın en büyük havayolu olanLufthansa‘nın CEO’su Carsten Spohr, yeni bir marka ile uzun mesafeli ve düşük maliyetli uçuşlar başlatabileceklerini ve konuda Türk Hava Yolları (THY)  ile ileri 
düzeyde görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Geçen ay kâr uyarısı yapan Lufthansa‘nın yatırımcılar için çekiciliğini artırmayı amaçlayan faaliyet planını açıklayan Spohr, bu plan ile Ortadoğu ülkelerinin hava yollarının yanı sıra  düşük fiyatlı uçuş düzenleyen havacılık şirketleri ile de rekabet etmeyi hedefliyor.

 

 

 

 

 

 

kaynak:

İstanbul Avrupa’da ilk 3’e girdi

Dünyada 132 kenti kapsayan “Hedef Şehirler Endeksi” raporu yayımlandı. Dünyanın en gözde turizm kentlerine yapılan seyahatleri, ziyaretçi sayılarını ve turizm gelirlerindeki potansiyeli ele alan “Hedef Şehirler Endeksi 2014”e göreİstanbul, tüm dünyada en hızlı büyüyen turizm şehirleri arasında dikkat çekti. Bu yılAvrupa’da Londra ve Paris’ten sonra en çok ziyaretçiyi çekeceği hesaplanan İstanbul,Avrupa’da üçüncü, tüm dünyada yedinci büyük seyahat şehri oldu.

MasterCard tarafından yapılan dünyanın önde gelen 132 şehrini inceleyen turizm trendleri raporu yayımlandı. “Hedef Şehirler Endeksi 2014” raporunda bu yılın sonuna kadar şehirlerin uluslararası ziyaretçi sayılarındaki değişim ve turizm geliri potansiyelleri karşılaştırmalı olarak incelendi. MasterCard’ın “Hedef Şehirler Endeksi 2014” araştırması, küresel ekonomide önemli rol oynayan kentleri ziyaret eden turistlerin yaptığı harcamalardaki yıllık değişimi de gözler önüne seriyor. Analizler, 2014 sonunda ziyaretçilerin, gözde turizm şehirlerine bırakacakları toplam dövizi öngörüyor.

İSTANBUL 3.’LÜĞÜ KAPTI!
Son dört yılda üç kez liste başı olan Londra, 2014’te de birinciliği elden bırakmayarak toplam 18,69 milyon ziyaretçiyle zirvede yer alıyor. Londra’yı 18,37 milyon ziyaretçiyle Bangkok, 15,57 milyon ziyaretçiyle Paris takip ediyor. Dünyanın en çok ziyaretçi çeken kenti Londra, haliyle Avrupa’da da birinci sırada yer alıyor.

Dünya çapında 11,6 milyon ziyaretçi beklentisiyle 2014’te dünyanın en çok ziyaretçi çeken kentleri arasında İstanbul yedinci sırayı alıyor. İstanbul’un turizmde büyüme rakamları göz dolduruyor. Geçen yıl 9,87 milyon ziyaretçi alan İstanbul’un 2014’te ziyaretçi adedinde %17,5 büyüme kaydedeceği öngörülüyor. Avrupa’da Londra ve Paris’ten sonra en çok ziyaretçi ağırlayan şehir 2014’te İstanbul olacak. Ziyaretçi harcamalarına göre sıralamadaysa İstanbul, Barselona’nın ardından dördüncü sırayı alıyor. Araştırmaya göre ziyaretçi artışında İstanbul, dünyanın zirvesinde. Bu büyüme rakamlarıyla İstanbul’un 2016’da Paris’i geçerek Avrupa’nın ikincisi olacağı hesaplanıyor.

2014’te İstanbul’u ziyaret eden turistlerin bırakacağı toplam gelir ise 9,38 milyar dolar olacak. Bu miktar, İstanbul’u toplam turizm gelirlerinde dünyanın en kazançlı ilk 10 kenti arasına alıyor. Bu gelir, İstanbul nüfusuna oranla kişi başına 1351 dolar gelire karşılık geliyor.

RAKİPLERİNE TUR BİNDİRDİ
Avrupalılar arasında İstanbul’u ziyaret etme trendi hızla yükseliyor. “Hedef Şehirler Endeksi 2014”e göre İstanbul’a en çok turist gönderecek şehir 500 bin ziyaretçiyle LondraLondra’dan gelen turistlerin İstanbul ekonomisine 412 milyon dolar turizm geliri bırakması bekleniyor. İkinci sırada 448 bin ziyaretçiyle Paris geliyor. Fakat Paris’ten gelen ziyaretçilerin Türk turizmine katkısı daha büyük olacak. 2014’te İstanbul’u ziyaret edecek Parislilerin toplam 512 milyon dolar gelir bırakacağı hesaplanıyor. İlk beş içinde geri kalan sıralamayı 403 bin ziyaretçi ve 442 milyon dolar gelirle Frankfurt, 400 bin ziyaretçi ve 289 milyon dolar gelirle Amsterdam ve 329 milyon ziyaretçi ve 361 milyon dolar gelirle Münih alıyor. Araştırmaya göre İstanbul’a ziyaretçi gönderen ilk beş şehir Avrupa’dan çıkıyor. Bu kentlerin İstanbul’u ziyaret eden turist rakamlarında geçen yıla nazaran çift haneli büyüme de, İstanbul’un turizmdeki büyümesini ispatlıyor. Toplamda İstanbul’u ziyaret edenlerin %55’i Avrupa dışında kentlerden İstanbul’a geliyor.

İstanbul, 2009-2014 arası verilere göre dünyada ziyaretçi açısından en hızlı büyüyen kent oldu. İstanbul’a havayoluyla gelen ziyaretçilerin sayısı bu beş yıl içinde toplam %104,6 oranında arttı. Havayolu endeksine göre İstanbul’un arkasından Hong Kong, Dubai, Moskova ve Singapur geliyor.

İLK 6 AYDA ZİYARETÇİ REKORU 
İstanbul Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün aylık turizm istatistiklerine göre yılın ilk yarısını kapsayan Ocak-Haziran 2014 döneminde İstanbul şimdiden 5,38 milyon turist ağırladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ziyaretçi sayıları %9 artmış durumda. 2014 yılının ilk yarısında İstanbul’a gelen yabancı ziyaretçiler arasında toplamda %9,9 oranla 531 bin Alman ziyaretçi başı çekiyor. İkinci sırada %5,6 ile 301 bin Rus ziyaretçi geliyor. Geri kalan sıralamada ise %4,6 ile 246 bin Amerikalı, %4,4 ile 235 bin İranlı, %4,1 ile 221 bin İngiliz, %4,1 ile 221 bin Fransız ve %3,7 ile 198 bin İtalyan geliyor.