Bank Asya 80 şubesini kapadı

Bank Asya finansal büyüklüklerinde meydana gelen değişim doğrultusunda 80 şubesini diğer şubelerle birleştirerek kapattığını duyurdu.

 

Bank Asya’dan Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, personel sayısının da 2013 sonuna göre 1,708 kişi azaldığı belirtilerek; söz konusu değişimin bankanın faaliyet giderlerini azaltarak 2015 kârlılığına katkı sağlayacağı ifade edildi.

Bank Asya’dan KAP’a yapılan açıklama şöyle:

“Bankamız finansal büyüklerinde meydana gelen değişim doğrultusunda, Bankamızın 80 adet şubesi diğer şubelerimiz ile birleştirilerek kapatılırken, personel sayımız 2013 yılı sonuna göre 1.708 kişi azalmıştır. Bankamız ölçeğinde meydana gelen söz konusu değişim faaliyet giderlerimizi azaltarak 2015 yılı kârlılığımıza katkı sağlayacaktır.”

BANKA 2014’TE ZARAR YAZDI
 Geçen yıl üçüncü çeyrekte 60.6 milyon net kâr elde eden Bank Asya, bu yıl üçüncü çeyrekte, krediler ve mevduattaki düşüş ile gelirlerdeki azalmanın etkisiyle 301 milyon lira zarar açıklarken; bu yılın ilk dokuz ayında da 249.6 milyon lira zarar yazmıştı.

 

 

kaynak

Dünya muz üretimi tehlikede

Küresel muz ihracatının yüzde 95’ini oluşturan bir muz cinsi, gün geçtikçe yayılan bitki mantarı nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Cavendish” adıyla bilinen muzlar, hızla yayılan bir mantar nedeniyle yok olma tehlikesine maruz kalmış durumda. Dünyada 1000’e yakın muz cinsi bulunmasına rağmen “Cavendish” cinsi muzlar küresel muz ihracatının yüzde 95’ini oluşturuyor.
 
Asya, Ortadoğu ve Afrika’da rastlanan mantarın Latin Amerika’ya da sıçramasından endişe ediliyor.
 
CNBC’ye konuşan bitki patoloji uzmanı Randy Ploetz, “Mantarı durdurmanın hiçbir yolu yok” dedi. Ploetz’e göre her türlü anti-mantar ilaca dayanıklı olan parazit, toprakta onlarca yıl yaşayabiliyor. Tek çare ise mantarın yayılmasını engellemek.

AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE EN ÖNEMLİ DÖRDÜNCÜ GIDA

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre muz dünyadaki en önemli sekizinci gıda maddesi. Muz, az gelişmiş ülkelerde ise en önemli dördüncü tarımsal gıda konumunda.

 

 

muz1

 

Bu akıllı telefon 66 gün kullanılabiliyor

Philips’in yeni akıllı telefonu Philips W6618’de 5300mAh kapasiteli batarya görev yapıyor. Bu devasa batarya kapasiteli cihaz 66 saat bekleme, 33 saat konuşma süresine sahip.

Akıllı telefonların en büyük problemi kısa sürede biten bataryaları ve yanınızda taşımak zorunda olduğunuz şarj aparatları. Her yıl bir öncekine göre daha güçlü cihazlar çıkmasına rağmen akıllı telefonların kullanım süreleri çok fazla uzaya bilmiş değil. Yeni modelde kapasiteler arttırılsa da, şuan için yeterli seviyede değiller. Analistler akıllı telefonlardaki batarya problemini çözecek firmanın, geleceğe yön vereceği görüşündeler.

Philips’in Çin pazarında satışa sunduğu yeni Android işletim sistemli akıllı telefon modeliyse devasa batarya kapasitesiyle şarj problemini bir nebze olsa da ortadan kaldırabilmiş. 5300mAh kapasiteli bataryanın kullanıldığı telefon, Çin’de 1.699 Yuan’dan yaklaşık olarak 273 Dolardan satışa sunuldu. Philips W6618’deki 5300mAh kapasiteli batarya çıkarılamıyor ancak 66 gün bekleme, 33 saat konuşma süresi sunuyor.

11.6 mm kalınlığındaki Philips W6618, piyasadaki rakiplerinden oldukça kalın bir yapıya sahip. Philips’in amiral gemisi olmaya oldukça uzak yapıdaki telefonda, 960×540 piksel qHD çözünürlüğünde 5 inç ekran, 1.3GHz’lik 4 çekirdekli MediaTek işlemci, 1GB RAM , 4GB dahili depolama alanı, microSD kart desteği, çft SIM ve Android 4.2 Jelly Beran işletim sistemi bulunuyor. Philips W6618 şuan için sadece Asya pazarında satışa sunulmuş durumda. Telefonun Asya dışındaki ülkelerde satışa sunulmaması bekleniyor.

philips-640x360

 

 

kaynak

Apple, üretimlerini hızlandırmak için yüzlerce mühendis alıyor

TAIPEI—Apple, üretimini artırmak ve ürün yelpazesini genişletmek amacıyla Çin ve Tayvan’da yüzlerce yeni mühendis ve tedarik zinciri yöneticisini işe alıyor.

Konuya yakın kaynaklar şirketin Şanghay ve Taipei’de takımlar kurmak için rakipleri HTC ve diğer Tayvanlı şirketlerden de mühendisleri transfer ettiğini söylüyor.

Daha hızlı ve daha sık ürün çıkarmayı planlayan Apple, iPhone ve iPad parçaları üreten tedarikçiler ile çalışabilecek daha fazla mühendise ihtiyaç duyuyor. Apple ayrıca bazı tedarikçilerinin fabrikalarındaki çalışma şartlarıyla ilgili gelen eleştiriler nedeniyle tedarik zinciri yöneticilerinin de sayısını artırıyor.

Konuya yakın kaynaklar Apple’ın 2013’ün ortalarından bu yana Çin’de yüzlerce mühendisi ve operasyon elemanını işe aldığını belirtiyor. Bu kişiler şu an Çin’deki mühendis ve operasyon elamanlarının sayısın 600’ü aştığını ifade ediyorlar.

Öte yandan Apple, Çin’deki çalışanlarının sayısı ile ilgili rakam vermeyi kabul etmedi.

Apple, profesyonel iş ağı LinkedIn üzerinden HTC, Inventec ve Quanta Computer2382.TW -0.41% gibi şirketlerde çalışan mühendisler ile Ağustos ayında iletişime geçti.

Apple ise yaptığı açıklamada, “Apple, yeni iPhone ürününün gelişimi için Taipei’de bir takım kuruyor” dedi.

Konuya yakın kaynaklar şirketin Şanghay’da bulunan Asya’daki ana üssü için de işe alımlar yaptığını belirtiyor. Şanghay’daki şirket üssü geçen yıl üç binalık yeni kompleksine taşınmıştı.

Şirket, sektörde yeni ürün döngüsünün kısalması nedeniyle eskisinden olduğundan daha fazla proje üzerinde çalışıyor. Apple, Google‘ GOOG -1.08% ın Android işletim sistemini kullanan alt seviye telefonlardan gelen rekabeti daha fazla cihazı piyasaya sürerek savmaya çalışıyor. Piyasa araştırma şirketi IDC verilerine göre Apple’ın bir önceki yıl yüzde 20,9 seviyesinde olan global akıllı telefon pazarındaki payı dördüncü çeyrekte yüzde 17,9’a geriledi.

Apple geçen yıl ilk kez iPhone 5S ve 5C isimli iki yeni modeli satışa sunmuştu. Şirket şu an Asya’daki tedarikçiler ile daha büyük ekranlara sahip iki telefon üretmek için çalışıyor.

İşe alımlar, Apple’ın Çin’de daha fazla pazar payı elde etme çabalarına da denk geldi. Çin, şirketin üçüncü çeyrekte en hızlı büyüme kaydettiği pazar olmuştu. Çin’in en büyük mobil operatörü China Mobile’ın Ocak ayında iPhone satışlarına başlaması ile Apple’ın Çin pazarı ile ilgili umutları da arttı. Apple; Hong Kong ve Tayvan’ın da dahil olduğu Büyük Çin’de Aralık ayında sona eren çeyrekte satışlarının yüzde 29 artışla 8.84 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.

Konuya yakın kaynakları geliştirme ve araştırma merkezinin şirketin ana üssünün de bulunduğu ABD’nin Cupertino şehrinde kalmaya devam edeceğini ifade ettiler. Apple’ın işe alım ilanlarına bakıldığında Büyük Çin’deki işe alımlar dokunmatik ekranlar ve kameralar gibi donanım tedarikçileri ile çalışacak kişilerden elektrik mühendisliği ve yazılım kalite kontrolü alanına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Şirket global çapta büyüyor. Eylül ayında yayınlanan yıllık raporuna göre şirketin bir yıl önce 72 bin 800 tam zamanlı çalışan sayısı 80 bin 300 kişiye yükseldi.

Apple her ne kadar bazı üretim hatlarını ABD’ye çektiyse de Çin’deki üretim üssünü de güçlendirmeye çalışıyor. Asya’daki geniş üretim ağı nedeniyle milletvekillerinden ve aktivist gruplardan gelen baskılar sonucu Apple Aralık ayında yaptığı açıklamada bazı Mac Pro kişisel bilgisayarlarını Teksas’ta üretmeye başladığını duyurmuştu. Şirket ayrıca Arizona’nın Mesa şehrinde de bir fabrika açtı.

Ancak bu fabrikalardaki aktivite Apple’ın Çin’deki imalat varlığının boyutu ile kıyaslandığında oldukça düşük seviyede kalıyor. Apple son yıllarda Çin’deki üretim kapasitesini artırmak için tedarik üssünü daha da genişletti. Şirket iPhone ve iPad üretimine yardımcı olmaları için Wistron 3231.TW -0.80% Corp ve Compal Communications ile de işbirliğine gitti.

Kaynak: The Wall Street Journal

Sekiz çekirdekli Android phablet

Tayvan merkezli BungBungame şirketi, güçlü donanıma sahip düşük bütçeli Android phablet geliştirdi. Sekiz çekirdekli ilk mobil cihaz olan ‘Project S’ için sadece 299 dolar fiyat belirlendi.

BungBungame adlı Tayvanlı şirket, düşük bütçeli telefon almayı tercih eden Asyalı tüketicilerin aklını çelecek bir ürün geliştirdi. Project S adı verilen phablet telefon, dünyanın ilk sekiz çekirdekli mobil cihazı olarak dikkat çekiyor.

Donanımıyla dikkat çeken Project S, sekiz çekirdekli merkez işlemci birimi ve 3 GB RAM’e sahip. Dahili belleği 32 GB olan telefon, 2560x1440p çözünürlükte WQHD ekran bulunduruyor. Ekran genişliği 5.8 inç olan Project S, cam-alüminyum birleşimi bir kasaya sahip.

Hoparlör ve mikrofonu ‘gizli’ olan cihazın micro USB ve micro SD girişi bulunuyor. Kablosuz veya USB kablo ile şarj edilebilen cihazın 3000 mAh gücündeki bataryası ile halen geliştirilme aşamsında.

bunga-hlarge-640x360

kaynak

 

Japon bankası BTMU Türkiye’de

The Bank of Tokyo-Mitsubishi UFJ (BTMU) Üst Yöneticisi (CEO) Nobuyuki Hirano, İstanbul’da kurduğu iştiraki BTMU Turkey AŞ’nin resmi açılışını, yaptığı global açıklamayla duyurdu. BTMU Turkey, BTMU’nun yüzde 100 hisse sahipliğinde, 300 milyon dolar karşılığı Türk Lirası ödenmiş sermaye ile kurumsal bankacılık ve operasyonları alanında faaliyet gösterecek.

BTMU’dan yapılan açıklamada, BTMU’nun yüzde 100 iştiraki olarak Türkiye’de faaliyet gösteren tek Japon bankası BTMU Turkey AŞ’nin resmi açılışının gerçekleştirildiği belirtildi.

BTMU CEO’su Nobuyuki Hirano, konuya ilişkin açıklamasında, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın merkezindeki konumuyla Türkiye’nin jeopolitik önem taşıdığını belirterek,  Türkiye ekonomisinin son 10 yılda gösterdiği istikrarlı büyümeyle çarpıcı bir performans sergilediğini ve küresel ekonomik krizleri atlatarak dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline geldiğini ifade etti.

Türkiye’nin yaş ortalaması 30 olan 75 milyonluk nüfusunun tüketim ve zengin iş gücüyle doğrudan yabancı yatırımlar için cazip bir pazar olarak öne çıktığına işaret eden Hirano, yakın zamana kadar daha çok otomotiv sektöründeki yatırımların öne çıktığı Türkiye’de son yıllarda ev elektroniği, eczacılık, kozmetik ve tıbbi cihazlar alanlarındaki yatırımların da boy göstermesinin Japon ve diğer yabancı firmaların ilgisini çektiğini kaydetti.

Hirano, 1986’dan bu yana Temsilcilik Ofisi ile Türkiye’de varlığını sürdürmekte olan BTMU’nun yerel ekonomi konusunda uzmanlık sağlayabilecek iyi bir konumda bulunduğunu belirterek, “Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) ile yakın bağları bulunan BTMU, TYDTA ile mart 2011’de işbirliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzalamış ve iki kurum ortaklığında Japon yatırımcılar için seminerler düzenlenmiştir. BTMU yerel iştiraki BTMU Turkey aracılığıyla mevcut çalışmalarını güçlendirerek geniş spektrumlu finansal hizmetleri ile müşterilerinin Türkiye’de büyümesini destekleyecektir” değerlendirmesinde bulundu.

BTMU Turkey, BTMU’nun yüzde 100 hisse sahipliğinde, 300 milyon dolar karşılığı Türk Lirası ödenmiş sermaye ile kurumsal bankacılık ve operasyonları alanında faaliyet gösterecek.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak

 

Marmaray, emlak fiyatlarını artırdı

Asya ile Avrupa ‘yı deniz altından tünelle bağlayan Marmaray, bir yıl içinde bulunduğu güzergahın emlak fiyatlarını önemli ölçüde etkiledi.

Sahibinden.com’un verilerine göre, kiralık daire fiyatlarında en fazla yükselme, Kazlıçeşme durağının bulunduğu Zeytinburnu ilçesinde gerçekleşti. İlçede, 2012’de 700 lira olan ortalama kiralık daire fiyatı 2013’te yüzde 21 artarak 850 liraya ulaştı. Zeytinburnu’nu, yüzde 17 artışla Kadıköy, yüzde 13 artışla Fatih ve yüzde 6 artışla Üsküdar izledi.

Zeytinburnu’nda kiraya verilen daire ilanları sayısında bir yılda yüzde 271, satılık ev ilanlarında yüzde 328 oranında yükseliş gözlendi.

Satılık daire fiyatının 2012’ye kıyasla yüzde 30 artış gösterdiği Kadıköy’de 2012’de ortalama 370 bin lira olan dairenin fiyatı 2013’te 480 bin lira oldu. Kadıköy’de gözlenen fiyat artışı ilçenin metro, metrobüs ve Marmaray gibi ulaşım araçlarının merkezinde olmasına bağlanırken, Kadıköy’ü, yüzde 18 artışla

Zeytinburnu, yüzde 14 artışla Üsküdar ve Fatih takip etti.

 

 

 

 

 

 

Kaynak

Turkcell’e iki dünya birinciliği

Turkcell, tüm dünyaya örnek gösterilen inovatif çözümleriyle ses getirmeye devam ediyor. Turkcell, dün gece Londra’da sahiplerini bulan Global Telecoms Business İnovasyon Ödülleri’nde Ericsson’la birlikte hayata geçirdiği “Anlık Ücretlendirme” ve Neural Technologies ile tasarladığı Bütünsel Risk Yönetimi Projesi’ ile iki birincilik kazandı. Her iki proje de hizmette inovasyon ana dalında ödüllendirildi.

“Turkcell inovasyon konusunda haklı bir üne sahip”
Turkcell Bilgi ve İletişim Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, “Turkcell inovasyon konusunda haklı bir üne sahip. Ar-Ge ve inovasyon merkezimiz Turkcell Teknoloji’nin en önemli hedefi, Türkiye’de Türkiyeli mühendisler ile telekom sektöründe dünya çapında ürün ve servisler geliştirmek. Ericsson işbirliği ile hayata geçirdiğimiz ve dünyada mobil operatörler açısından bir ilk olan bu proje de bunun en güzel örneklerinden biri. Mutlu ve gururluyuz” dedi.

“Türkiye’nin bu konuda öncü olması çok önemli”
Ericsson Türkiye Ülke Müdürü Ziya Erdem, “Ericsson ve Turkcell’in Ar-Ge ve inovasyon merkezlerinin birlikte geliştirdiği ve dünyada ilk kez bir mobil operatör tarafından kullanılan “Anlık Ücretlendirme” çözümü ile kazandığımız dünya birinciliğinden dolayı gururluyuz. Ericsson ve Turkcell globalde yapmış olduğu stratejik ortaklık sayesinde, gerçek zamanlı ücretlendirme ürünlerini Türkiye’de Turkcell’in taleplerine göre şekillendirip, tüm dünyadaki müşterilerine sunacak. Türkiye’nin bu konuda öncü olması çok önemli. Daha proje bitmeden, Amerika’dan, Avrupa’dan, Asya ve Afrika’dan birçok operatör, bizim oluşturduğumuz referans yapıyı örnek alarak çalışmalara başladılar. Bu proje sayesinde, bugüne kadar 20’nin üzerinde ülkeden görüşme talebi aldık ve almaya devam ediyoruz.

Ericsson olarak, telekom sektörüne yönelik tasarlanan ve halen kullanılmakta olan çok sayıda teknolojinin geliştiricisiyiz. Telekom teknolojileri ve servisleri alanındaki liderliğimizi, geliştirdiğimiz çözüm ve sahip olduğumuz patentlere borçluyuz. Türkiye’de telekomünikasyon pazarının gelişmesi, operatörlerin büyümesi ve kârlılıklarının daha ileri taşınması adına, hayatı kolaylaştıran, maliyetleri azaltan ve çevrenin korunmasına katkısı olan yeni teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
Anlık ücretlendirme : Dünyada bir ilk…
Faturalı abonelerin fatura konusunda karşılaşabilecekleri tüm sürprizleri ortadan kaldıran, faturalarda kontrolü ve şeffaflığı beraberinde getiren “anlık ücretlendirme” uygulaması, tüm faturalı abonelere verilen hizmetler için uygulanabiliyor. Gerçek zamanlı kullanıcı uyarı sistemi, hem yurtiçi hem de yurtdışı kullanım belli bir seviyeye geldiği zaman devreye giriyor. Harcama ve fatura miktarı kontrol olanağı içeren sistem dünyada ilk defa bir mobil operatör tarafından kullanılıyor.

İnovatif risk değerlendirmesi
Turkcell’in çözüm ortağı Neural Technologies ile birlikte geliştirdiği, ödül alan diğer projesi de; kar amacı taşıyan dolandırıcılık vakalarının tespiti ve engellenmesi için bütünsel bir risk değerlendirme altyapısı sunuyor. Bu yeni altyapı, riskli müşterinin olduğu kadar bayilerin de birçok parametreye göre risk değerlendirmesini yaparak olası dolandırıcılık vakalarının hızlı ve etkin tespitine imkan sağlıyor.

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.marketingturkiye.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=10894:turkcelle-iki-duenya-birincilii-&catid=65:guencel-haberler&Itemid=160

 

2014’te Geliyor!

Apple‘ın yeni gözdesi olan akıllı saati iWatch‘ı2014 sonunda çıkarabileceği iddia ediliyor. Asya merkezli KGI Securities analisti Ming-Chi Kuo, Apple’ın akıllı saat piyasaya sürmesini beklediğini ancak beklentinin çok yakın bir tarihte gerçeğe dönüşmeyeceğini, 2014 sonunda satışa sunulacağını söyledi.

 

 

 

 

 

Kaynak:http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/847838-2014te-geliyor


 

Perakendeciler yurt dışına açılıyor

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Selamet Aygün, “Türk’ün olduğu her yerde,perakende sektörüyle biz de var olmak istiyoruz” dedi.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Aygün, perakende sektöründe yurt dışına açılabilmek için hukuksal ve fiziksel alt yapının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Aygün, yurt dışında da şubeleşme çalışmalarının olacağı haberini vererek, “Almanya’da yaklaşık 5 milyonluk bir Türk nüfus söz konusu. Orada çok sayıda perakende sektörüne hizmet veren vatandaşımız var. Almanya’nın Frankfurt şehrinde 15 yerel market bir araya gelmiş ve dernek kurmuşlar. Onlar da derneğimize üye olmak istiyor. Türk’ün olduğu her yerde perakende sektörüyle biz de var olmak istiyoruz” diye konuştu.

Perakende sektöründe 1995 yılına kadar Türkiye’de uluslararası firma olmadığını, yabancı marketlerin gelişiyle onları örnek alarak sektörün geliştiğini ifade eden Aygün, şunları kaydetti: “1995 yılına kadar geleneksel kanalda perakende yapıyorduk. O yıllarda uluslararası firmaların, Türkiye’ye girişi perakende sektörü için adeta bir milat oldu. Yabancı marketlerin yaptığı perakendeciliği detaylı şekilde izledik ve inceledik. Gördük ki bizler de onlar gibi organize olup, perakende sektöründe daha başarılı noktalara gelebiliriz.” Aygün, uluslararası firmalara ayak uydurabilmek ve ilerleyen zamanlarda yarışabilmek için gelişmeleri dikkatli şekilde takip ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Perakende sektöründe uluslararası firmalara ayak uydurmayan marketler, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yerel perakende alanında faaliyet gösteren firmaların çoğunluğu bunu anladı ve yurt dışına açılmak için çalışmalara başladı. Şu anda yerli firmaların, şube sayısı oldukça çoğaldı. Hatta uluslararası firmaların şube sayısına ulaşan, yerelden çıkmış dünyaya açılmış temsilcilerimiz var.” Türkiye Perakendeciler Federasyonuna üyeleri arasında Orta Doğu ve Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde organize gıda perakende sektöründe araştırmalarını sürdüren firmalar olduğunu dile getiren Aygün, şöyle konuştu: “İran’da faaliyete başlayan, Azerbaycan’da perakende firmasına ortak olmuş ve bizim ortaklığımızdan çıkmış yurt dışına açılarak büyümeyi hedefleyen firmalarımız var. Türkiye sınırları içine hapsolmak istemiyoruz. Hem ülkemizde perakendenin bütün yeniliklerini uygulamak hem de yurt dışına açılarak sektördeki yenilikleri takip ederek bunları Türkiye’ye getirmek istiyoruz. Bunun dışında neler yapabiliriz diye detaylı bir şekilde incelemelerimize devam ediyoruz.” -Perakende, Türkiye’den hızlı büyüdü- Aygün, Türkiye’deki organize perakendenin büyüme oranının her zaman genel büyümenin üzerinde seyrettiğine dikkati çekerek, Türkiye’nin, son 3-4 yıldır yüzde 7 ile 9 oranında büyürken, perakende sektörünün yüzde 17 ile 20 oranında büyüme gösterdiğini, bu yılda büyümenin artarak devam edeceğini belirtti.

Türkiye’nin Uluslararası Para Fonuna (IMF) borcunu kapatması ve kredi notunun yükselmesinin de firmalara itici güç olacağını ve motivasyonlarını artıracağını vurgulayan Aygün, ancak perakende sektöründe düzeltilmesi gereken unsurlar bulunduğuna da işaret etti. Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Organize yerel perakendeciler ile toptan ve perakende satışı yapan bazı ürünlerin KDV oranı arasında fark var. Bu konunun düzeltilmesi için yetkililerle görüştük. Bazı ürünlerin girişinde KDV yüzde 1 iken, satın alan perakendeci için çıkış KDV oranı yüzde 8 olarak uygulanıyor. Arada yüzde 7’lik fark var, neticede bu tüketiciden çıkıyor. Toplu tüketim diye tabir edilen noktalarda bu ürünler yüzde 1 KDV ile giriyor, yüzde 1 ile satılıyor. Burada devletin bir kaybı oluyor. Hem de yüzde 7 oranında gerçekleşen kayıp, haksız rekabet oluşturuyor. Bu haksız rekabetin önüne geçilmesi lazım.” Aygün, ülke sınırları dışındaki ilk derneğin Kuzey Kıbrıs TürkCumhuriyeti’nde faaliyete başladığını dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı: “Kurulduğu yıldan bu yana perakendeciliği geliştirmek, güçlendirmek ve rekabet seviyesini yukarıya çekmek için el birliğiyle çalıştık. Şu anda 15 perakende derneğimiz var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile 16’ıncı derneğimizi hizmete açtık. Organizasyonlarımıza da katılmaya başladılar, yavru vatan, perakende sektöründe aktif bir şekilde çalışıyor. Ülke sınırları dışındaki örgütlenmelerimiz artarak devam edecek.”

 

 

 

Kaynak: http://ekonomi.milliyet.com.tr/perakendeciler-yurt-disina-aciliyor/ekonomi/detay/1713400/default.htm