Okul Öncesi Yaş Grubu Çocukları ve Pazarlama

Alışveriş deneyimleri hakkında cevaplar:
*-Sinan, (5 yaş): “işe gitmezsek paramız biter, o zaman kartla alışveriş
yaparız.”
*-Defne, (5 yaş): “pahalı olunca kart veririz”
*-Görkem, (5 yaş): “Karta para ödemiyoruz”
*- İlayda, (3 yaş): “Kart para yerine geçiyor ama ürün almak için sadece
kart değil paraya da ihtiyaç var”
*-Arda, (5 yaş): Ödemeyi nasıl yapıyorsun?
-Kartla
-Kart yoksa nasıl ödersin?
-Nakit
-Nakit ne demek?
-Para.
Pazar ve Ürün Hakkında
*-Sinem, (5 yaş): Pazar, şeylerin alındığı yer; pazarda herşey ürün.
Yumurta, kıyafet, peçete, forma var. Çarşıda çok şey var, oyuncak bile
var.
Migros’ta daha çok mağaza var, pazar bile var.
Markalar Hakkında
*-Nelerin markası olur?
-Araba, süt, çikolata…
Reklam Hakkında
*-“Reklam müzikli bişey, televizyonda çıkan”
*-“Reklam insanlara bilgi veriyor. Buradaki (market resmini göstererek)
eşyaların kaç para olduklarını insanlara söylüyor.”
*-“oyuncağı reklamlarda gördüm”.

Böyle söylüyor çocuklar.

Yapılan bir araştırmaya göre çocuklarımızın pazarlama kavramlarına yakınlığı, algıları ve farkındalığı konusunda ölçülmeye çalışılmıştır.

Elde edilen sonuçlara göre, çocukların 3 yaşından itibaren pazarlamayla ilgili temel kavramların anlamlarını öğrenmeye başladıkları, bu yaştan itibaren alışveriş, para, market, pazar kavramlarını doğru anlamlarıyla kullandıkları, para ve ürün alma verme davranışlarını sergileyebildikleri, 4 yaşından itibaren ise müşteri, AVM, kredi kartı, indirim, etiket, ambalaj, marka, alışveriş sepeti kavramlarına da doğru anlamları yükledikleri ve etiket kavramının öğrenilmesiyle birlikte ürün etiketinin de göstermeye başladıkları tespit edilmiştir. Bu bul- gular ışığında 3 ile 4-5 yaşındaki çocuklar arasında pazarlama kavramlarına yönelik bilişsel farklılıkların bulunduğu ancak davranışsal anlamda belirli farklar olmadığına ulaşılmıştır. Bu farkın çocukların okul öncesi eğitimde geçirdikleri süre, ebeveynleriyle yaşadıkları alışveriş deneyimlerinin artması, ailelerinin sosyo-ekonomik durumları nedeniyle çeşitli uyaranlara (daha fazla alışverişe çıkma, anne-babanın araba sahipliği ve markaya duyulan ilgi, vs.) daha fazla/daha az maruz kalmalarından kaynaklandığı söylenebilir.

Çocukların pazarlama kavramlarına yönelik biliş ve davranış düzeyle- rinin belirlenmesi pazarlama uzmanlarına çocukların ve dolaylı olarak ailelerinin hedef alındığı pazarlama uygulamalarına ışık tutması beklenmektedir. Aile sorumluluğu ve eğitim açısından ele alındığında, çocukların bu konulardaki farkındalığı onlara kendi seçimlerini daha bilinçli olarak yapabilmeleri için hazırlanmış bir zemin olarak görülebilir. Bu bağlamda konu, hem alışveriş pratiğindeki kuralları öğrenme, hem de küçük yaştaki tüketiciler olarak haklarının farkındalığını bilgilenme yoluyla kavrama açısından eğitmenler, aileler ve pazarlamacılar için önem- li bir özel alan olarak ele alınmaya değerdir.

Çocukların pazarlama kavramları hakkındaki farkındalığı firmalar tarafından reklam, satış geliştirme ve satış yeri kampanyalarında dikkate alınabilir. Özellikle çocuklar tarafından doğru algılanan kavram ve terimlerin seçimi; doğru algılanmayanların kullanılmasından kaçınma gibi bir titizlik hedef kitle filtrasyonunda kılavuz olabilir.

 

Okul Öncesi Yaş Grubu Çocukların Pazarlama
Kavramları Farkındalığı1,Zeki Atıl BULUT,Feyza TEKİNBAŞ,Muazzez BABACAN,

http://betadergi.com/uploads/pdf/okul-oncesi-yas-grubu-cocuklarin-pazarlama-kavramlari-farkindaligi-1.pdfScreen shot 2014-11-18 at 15.27.18

Perakende Yasası Başbakanlık’ta

imagesBaşbakanlık’a gönderilen yeni perakende yasası ile her şeyin kuralı net olarak belirleniyor.

 

 

Perakende sektörünü düzenleyen yasa, Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı tarafından Başbakanlık’a gönderildi.

Yasa tasarısı ve içeriği ile ilgili yazılı açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “1996 yılında Gümrük Birliği’nin başladığı süreçten beri bekleyen perakende sektörünü düzenleyen yasanın Başbakanlık’a sevk edilmesi oldukça sevindiricidir. Çünkü küçük esnaf ve sanatkârın en önemli sorunu perakende sektörünün bir kuralının olmaması idi. Perakende sektörünü düzenleyen yasanın çıkarılması esnaf ve sanatkârın olmazsa olmazıdır. Yasanın çıkması ile artık tüketiciler kandırılamayacak. Sebebi ise artık her şeyin bir kuralı var.” dedi.

“OTOPARKSIZ AVM OLMAYACAK”

Yeni düzenleme ile isteyenin istediği yere alışveriş merkezi kuramayacağını da ifade eden Palandöken, “Artık alışveriş merkezlerinin kurulması bir kurala bağlı olacak. En önemlisi otoparkı olmayan AVM olmayacak ve kurulamayacak.

Yeni alışveriş merkezleri kurulurken illerde Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlikleri ile Ticaret Odalarının görüşleri alındıktan sonra büyükşehirlerde büyükşehir belediye meclisi, illerde il belediye meclisleri ve bağımsız ilçelerde ise ilçe belediye meclisleri ilgili odaların kararından sonra yapılıp yapılmayacağına karar verilecek. İşyerleri açılırken de artık bürokraside bekleme kaldırılıyor ve en fazla 4 gün içerisinde açılış işlemleri tamamlanacak.” diye belirtti.

“HAFTA TATİL RUHSATI KALKIYOR”

Yeni düzenleme ile perakende sektörünü düzenleyen yasa ile artık perakende iş yerleri için hafta tatil ruhsatı zorunluluğunun kalktığını de aktaran Bendevi Palandöken, şöyle dedi:
“Yeni düzenleme ile her şeyin kuralı konuyor. İsteyen istediği gibi AVM açamayacak. İsteyen istediği zaman indirim ve kampanya yapamayacak. Yine en önemlisi küçük esnaf ve sanatkârlara da AVM’lerde yüzde beş oranında ve rayiç bedeli üzerinden yer ayrılacak. En önemlisi yöresel ürünlerin ve yok olmaya yüz tutmuş meslek gruplarının da AVM’lerde satışa sunulması için yer verilecek ve bu yerlerin kiraları rayiç bedellerinin dörtte birinden fazla olmayacak. Bir diğer konuda indirimler artık kurala bağlı olacak. İsteyen istediği zaman indirim yapamayacak. En önemlisi yıl boyu kapatıyoruz tasfiye ediyoruz indirimleri sadece 3 ayla sınırlı.”

 

 

kaynak http://www.haberler.com/perakende-yasasi-basbakanlik-ta-6083288-haberi/

Türkiye’de AVM sahipleri testten geçiyor

Türkiye’nin finansal piyasalarında yaşanan karışıklık sonucu kira gelirlerinde yaşanan düşüş nedeniyle alış veriş merkezi sahibi Corio Türkiye sürekli müşterilerine verdiği kartın kapsamın genişletti. Böylece şirket müşterilerin alış veriş alışkanlıklarını izleyebilecek ve buna göre promosyonlar yapabilecek.

Dutch Emlak Yatırım’ın bir birimi olan Corio Türkiye’nin CEO’su Cem Alfar konuyla ilgili açıklamasında, “Bu program ziyaretçilerimizi daha iyi anlamamıza ve uygun kampanyalar yapmamıza imkan verecek” dedi.

Gelişen ülkelerdeki mağaza sahipleri keskin kur devalüasyonları veya faiz artırımları yapıldığı zaman pazarlama, fiyatlama, kiralama ve hatta halkla ilişkiler uzmanına dönüşüyorlar.

Türkiye’de çoğu mağazanın kirası euro veya dolar cinsinden olduğundan lirada yaşanan devalüasyon anında sorunlar çıkardı. Bu durum kiracıların kiraları düşürmeleri için bazı AVM sahiplerine baskı yapmasına neden olurken bazı AVM sahipleri ise kiralarda indirime gitti bile.

Türkiye’nin perakende sektörüne akın etmiş olan yabancı yatırımcılar dar boğaza girebilirler. Örneğin özel sermaye devi Blackstone Grup Ekim ayında Hollanda merkezli inşaat şirketi Multi Corp’u 687 milyon dolara satın alarak Türkiye’de en fazla alış veriş merkezine sahip şirketi oldu.

Perakende uzmanları, Türkiye ekonomisinin aşağı doğru yönelmesi durumunda alış veriş merkezleri için mekanın ölüm ile kalım arasında farkı belirleyeceğini söylüyor. Çoğu Türkiye’nin en iyi bölgelerinde bulunan yaklaşık 678 bin metrekarelik perakende alanına sahip olan Blackstone, diğer şirketlere göre daha iyi bir durumda görünüyor. Bu portföy içerisinde Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konsey’i (ICSC) tarafından 2012 yılının en iyi büyük alış veriş merkezi ödülü alan Marmara Forum da bulunuyor.

Ancak diğer gelişen piyasalardaki geçmiş deneyimlere bakıldığında mekan haricinde diğer faktörler de önemli. Örneğin Arjantin’de 1998-2002 yılları arasında yaşanan finansal kriz sonucu bazı alışveriş merkezi sahipleri alışveriş yapma niyeti olmayanları dahi hoş karşılayarak halkın gözüne girmeye çalıştı. ICSC CEO’su Michael Kercheval konuyla ilgili yorumunda, “Resesyondan çıkıldığı zaman alışveriş yapanlar AVM’lere oldukça sadık kaldı” dedi.

Arjantin’de fiyatı 5 doların altında olan ürünler dahi kredi ile satıldı. AVM sahipleri de mağazaların kiralarını düşürdü. Kercheval, “Bu ‘haydi bunu hep birlikte atlatalım’ yaklaşımı idi. Kira ödenemeyecek olsa da AVM’leri canlı tutmak istediler.” diyor.

Tabi Türkiye asırlardır bir perakende merkezi. İstanbul’un 500 yıllık Kapalıçarşı’sı popüler bir turizm bölgesi olduğu gibi aynı zamanda ticari bir merkez olarak varlığını sürdürüyor.

Ancak ülkenin modern anlamda ilk AVM’si olan İstanbul’daki Galleria Ataköy ancak 1988 yılında açıldı. Sonraki yıllarda perakende işi aile işletmelerinden çıkarak daha modern alışveriş merkezlerine dönüştü.

2000 yılından itibaren Türkiye’de kişi başına düşen gelir artışa geçtikçe ve orta sınıf genişledikçe perakende sektörü de hızla büyüdü. 2005 yılında 106 olan AVM sayısı 2008’de 236’ya çıktı. Cushman & Wakefield verilerine göre 2005 ve 2013 yılları arasında Türkiye’de alışveriş merkezi alanı yılda 820 bin metrekare arttı. Bu da yıllık ortalama yüzde 20’lik bir artış anlamına geliyor.

2013’ün sonunda 336 alışveriş merkezinin kullandığı alan 9,4 milyon metrekareye çıktı. Ayrıca Türkiye, Rusya’nın ardından Avrupa’nın en büyük ikinci alışveriş merkezi inşaat alanına sahip. 2013 ve 2014 arasında 1,5 milyon metrekarelik brüt kiralanabilir alanda inşaat yapılması bekleniyor. Bu alanın yüzde 57’si İstanbul’da.

CBRE’ye göre İstanbul’da alışveriş mağazasının başlangıç kirası 2008’de metrekare başına 80 dolar iken 2013’ün dördüncü çeyreğinde metrekare başına 200 dolara yükseldi. Ancak son kriz bu piyasayı da vuruyor. Yatırımcıların alışveriş merkezlerine yönelik iştahları azalıyor ve bazı uzmanlar bu sektörde toparlanmanın Ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri sonuna kadar gerçekleşmesini beklemiyor. Yatırım yönetim şirketi Cohen & Steers Başkan Yardımcısı Gustaf Colliander yorumunda, “Mesele, yalnızca zayıf para olayı değil. Mesele siyasi istikrarsızlık.” dedi.

Ancak bazı yatırımcılar Türkiye’de perakende sektörünün geçici bir durgunluk yaşadığını ve büyüme için hala oldukça alan olduğunu düşünüyor. Türkiye’nin istikrarlı nüfus büyüme oranı—2013’te yüzde 1,13 idi— ve 30’un altındaki ortalama yaş, satın alım gücünü artıracak ve perakende talebini pozitif yönde etkileyecek faktörler olarak görülüyor. Türkiye Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Konseyi’ne göre yıllık satışların 2013’te 2012’ye kıyasla yüzde 15 artışla yaklaşık 20 milyar euroya ulaşması bekleniyor.

Ayrıca geçen yıllar içerisinde perakende alanları ciddi şekilde artsa da Cushman & Wakefield’e göre Türkiye’de bin kişiye ortalama 122 metrekarelik alışveriş merkezi alanı düşüyor. Bu bin kişiye ortalama 247 metrekare alanın düştüğü Avrupa’nın yarısı.

Almanya ve ABD merkezli emlak yatırım danışman şirketi Taurus Holdings CEO’su Lorenz Reibling yorumunda, “Kısa vadeli yatırımcılar için şu an Türkiye piyasasından çıkmaktan bahsetmek ekonomik açıdan uygun olmaz.” dedi. Reibling, birlikte çalıştığı yatırımcıların daha çok uzun vadeli fırsatlara odaklandığını ve genel olarak diğer gelişen piyasalardan çok Türkiye’ye ilgi duyduklarını söyledi.

Ancak şu an için kira fiyatları baskı görüyor. Londra merkezli gayrimenkul yatırım fon analisti Green Street Advisors, Corio’nun portföyünde bulunan kiraların 2014’te aşağı yönlü kalmaya devam edeceğini 2013’teki yüzde 5’lik düşüş ardından muhtemelen yüzde 5’ten fazla bir düşüşün daha görülebileceği tahmininde bulundu.

Corio Türkiye CEO’su Alfar ise “Kiracılardan son zamanlarda önceden olduğundan daha fazla kira indirimi istediği geliyor” dedi. Alfar, kira indirimlerinin tek tük olduğunu ve indirimlere duruma göre karar verildiğini söyledi.

Kaynak

Tüketim Kavramı ve Mekan İlişkisi

Yüzyıllar boyunca insanlar  değişen ya da dönüşen biçimlerde alışveriş yapmışlar ve yaşanan çağın gereklerine uygun alışveriş mekanları yaratmışlardır. Alışveriş için Antik Yunan’da “agora”, Roma döneminde “forum” yapılarıyla ilk planlı alışveriş mekanları oluşturulmuştur. Ortaçağda kurulan pazaryerleri ve panayırlar katedraller çevresinde ve meydanlarda oluşturulmuştur.12.Yüzyıldan sonra, üstü kapalı tekil dükkanlar aynı zamanda depo ve tüccarın evi olarak hizmet vermiştir.

Portikolar, bedestenler, kapalı çarşılar, arastalar çağın alışveriş mimarisinin canlı örnekleridir (Batı, 2007,3-8; Ayhan,1987,5-15; Coleman 2006). Tarihsel gelişim içinde 17.Yüzyılda fuar, panayır türü alışveriş etkinlikleri, dökme demirden çok katlı kapalı fuar mekanlarını, iki katlı mağazaları içererek çeşitlilik gösteren bu mekanlar, yerini Endüstri Devriminden sonra çelik ve cam teknolojisiyle şeffaf çatılı, aydınlık, geniş pasajları olan yapılara bırakmaya başlamıştır.

Özellikle, II.Dünya Savaşı’ndan sonra AVM mimarisinde değişim yaratan unsurlar büyük iç genişlikler, havalandırma sistemleri ve yürüyen merdivenlerin bulunuşu olmuş, katlar arasındaki bölmeler kesintisizliğe uğramıştır (Tokyay,2005,www.yapi.com.tr).

1950’li yıllarda banliyölerin gelişimiyle açık mekanlarda kurulu olan ticaret merkezleri, 1960’lı yıllarda A.B.D.’de “mall” kavramını ilk kez ortaya atan mimar Victor Gruen ile kapalı ve entegre yeni bir forma kavuşmuştur. “Alışveriş merkezlerinin, değişik gelir gruplarına hitap eden konut alanları, sosyal, kültür  merkezleri, eğlence ve dinlenme yerleri ile beraber geliştiği durumlarda bu merkezlerin daha insancıl ve yaşayan mekanlar haline geldiği” fikrini savunan Gruen, (Ayhan,1995,21; Uffelen,2008,8) atrium ve arkadlarla alışveriş mekanlarının birbirine bağlandığı bu mekanların tasarım olgusunu şöyle açıklamıştır: “..iç mekan dükkanlarıyla fiziksel ve görsel karşıtlık yaratarak insanlara dışarda olma hissi verirken, iklimlendirme, mola verme, havuz, peyzaj ve heykellerden görsel tad alma eylemi asıl amaçtır” (Hornback’ten aktaran,Önbilgin vd,2002,23) Aynı yıllarda Batı Avrupa’da aynı hızla gelişme gösterememiş olan AVM hareketi, ancak 1970’lerde önce kent içinde daha sonra kent dışında yerleşim göstererek gelişmiştir (Alkibay,2007,29-30).

Tüketimin mekansal olarak organize olduğu AVM’leri, pazarlama karmasının ”yer” (place) bileşeninin somutlaşmış boyutu olup   tarih boyunca şekil değiştiren perakende satış noktaları entegrasyonunda son noktadır.Tüketim, zaman içinde nitelik bakımından değişen yapısına bağlı olarak, ihtiyaca dayalı akılcı alışverişten, kitlesel, simgesel, plansız, hedonik ve deneyimsel tüketimle; nicelik bakımından artan tüketim miktarına bağlı olarak büyüyen alışveriş mekanlarıyla açıklanabilir.

Günümüzde gündelik yaşamın örüntüsünü oluşturan havaaalanları, oteller, müzeler, alışveriş merkezleri ve hatta konut, tüketimin kendine özel mantığı içinde oluşturulmakta, bu mekanları kullanan insanlar ile mekan arasındaki ilişki de artık kullanıcı ve fayda ilişkisi temelinde değil, tüketici kavramı üzerinden oluşmaktadır. Hatta, Marc Auge’nin mekan  tipolojisi yorumlarıyla tanımladığı “yok-yer,yok-mekan” (non lieu) kavramları havaaalanı, market, AVM gibi mekanlar gibi bir amaca bağlı olarak ve belli talimatlarla orada bulunulan, kültürel pratiği olmayan, anı biriktirilmeyen mekanlardır” (Yırtıcı,2009,134). Üretilen ve tüketilen bir nesne olarak mekan, toplumsal göstergeler sisteminin ve tüketim kalıplarının bir parçası olarak hem edilgen olgu; hem de tüketim ilişkilerini doğrudan etkileyen, örgütleyen bir dizi dinamiği barındıran” (Yırtıcı,2002,9) etken bir olgudur. Dolayısıyla mimari ve tüketim arasında karşılıklı, tetikleyici ve dönüştürücü bir etkiden sözedilebilir.

Kent içi yerleşimlere bakıldığında alışveriş mekanları yapısal olarak  cadde üzerinde,  şehrin merkezinde çekiciliği olan dükkan ve mağazalar, trafiği yoğun arterlerde yapılanmış veya eklenmiş yapılar veya alışveriş merkezleri şeklinde ortaya çıkmıştır. Nüfus artışı ve kentleşme ile artan arazi bulma zorluğuna araç sahipliğinin artışı da eklenince alışveriş mekanları giderek kent dışına taşınmaya başlamıştır. 2000’li yıllarda standart alışveriş biçimleri başarısızlığına tepki olarak, yeni bir perakende biçimi kurmak için kapalı ve dış alanı birleştirme yoluyla hibrid merkezler ortaya çıkmıştır ve yeni kent formları ihtiyacı da dikkate alınarak terörist saldırılara karşı önlemler de tasarımlarda yer almaya başlamıştır. (Coleman, 2006,68)

Günümüzün tüketim mekanları, bugün kentsel ve kamusal alanların yerine geçen, açık ya da kapalı alanlarda yapılanmış, “kent içinde kent-kasaba-köy” konumunda olan ve geleceğin tüketim kalıplarının ve sosyal yaşamının zeminini oluşturan yapılardır.

İnsan davranışlarının bu mekanlar içinde yeni boyutlar kazandığı, sosyalleşme biçimlerinin değiştiği, alışveriş kültürünün yeniden boyutlandığı gözlenirken AVM ler çok yönlü araştırmalar için de verimli bir zemin oluşturmakta.

 

Yazının tamamı için

AVM PAZARI YENİ BİR KRİZE YOL AÇAR MI?

 

2015 yılında ükemizin 60 ilinde AVM açılmış olacağı tahmin ediliyor.

Bir dönem-90’lar- ”kaseti olmayana kız verilmez” esprisi yapılırdı. Müzik sektörü endüstriye dayalı hale gelmeye başladığında, yazılımlar yardımıyla ses kaydı ve müzik üretimi kolaylaşmıştı.Müzik kasedi üretimi kolaylaştığından aaaa diyebilen herkese album yapılabiliyordu.Kısa sürede piyasada “uydu sesler” çoğaldı ve bu espri doğdu.

Şimdi benzer bir durum AVM ler için geçerli. Her ilde AVM açılması adeta bir moda ve yarış. AVM si olmayan şehre kız vermeyecekler neredeyse.

Bugün toplamda 350’ye ulaşan AVM lerin 110 kadarı İstanbul’da.Oysa daha 2005 yılında toplam sayı İstanbul’dakiler kadardı. 2010 yılında AVM sayısı 260’ı buldu. Ankaradakilerin sayısı 40’a,İzmirdekilerin 20’ye yaklaşmakta.

Okul ve hastane inşaat hızıyla karşılaştırıldığında daha kompleks olmasına karşın AVM’lerin neredeyse ışık hızıyla bitirildiği gözlenmekte. AVM’ler İthal markaların Türkiye pazarına girişleri ve perakendecilerin nakit akışı sağlamaları bakımından hayli hareketli bir ortam.

Önceleri tüketiciler tarafından meraktan gezilen AVM ler giderek aynı yerleşim planları, aynı markalar, aynı mağaza tasarımları bakımından ilginç olma özelliğini kaybediyor.Çok büyük bir yatırım değilse, tematik farklılıklar içermiyorsa bir AVM’ni diğerinden ayırdedici özellik bulmak zorlaşıyor. Üstelik yanyana konumlanan bir çoğu, AVM Caddesi veya AVM-İSTAN yakıştırmasıyla  rekabeti de zorlaştırmakta.

AMPD Perakende Endeksi Nisan 2012 verilerine gore, 2012 yılının ilk dört ayında metrekare artışının 2011 yılındaki oranlara göre daha yüksek seviyelerde seyrettiği görülmekte, gıdada metrekare artışının mağaza sayısı artışından geride seyretmesi küçük metrekareli mağaza formatlarının yükselişe geçtiğine işaret etmektedir. Gıdanın tersine, hazırgiyim perakendesinin de mağaza ölçülerini büyütme eğilimine girdiği görülmektedir.

Bugün her AVM içinde kendi markasını ve mağazasını görmek isteyen, bunu bir prestij algısıyla yöneten yatırımcıların, bu çarkın geriye dönmeyeceğini hesaplamamış olmaları mümkün değil diye düşünmek istiyor insan.  Türkiey pazarında kısa sure kalıp çekilen uluslararası birkaç markanın vizyonu ise tartışma konusu. Pazara giriş stratejisinde mi hata aramalı, yoksa erken koku almalarını takdir mi etmeli?

Hızlı büyümenin hazımsızlık yaratma olasılığı malum. Özkaynakları ile büyümeyen yatırımcılar için  yakın gelecekte durgunluk göstermesi mümkün olan perakende piyasaları daha büyük risk demek. Banka kredileriyle büyüyen markalar ise yeni bir krizin erken sinyallerini vermiyordur dileriz. Malum, hazımsızlık varsa bu gaz bir yerden çıkacaktır. Umarız büyük bir gaz değildir.

AVM’ler kent merkezlerinin dışına çıkarılacak

Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, “AVM” diye tabir edilen alışveriş merkezlerinin illerin ticari planlarına uygun alanlara taşınacağını söyledi.

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’ı ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Metin, uzun dönemden beri esnaf kesimi ve ticaret erbabının beklediği, “AVM Yasası” diye tabir edilen Perakende Sektörünün Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun Tasarısı’nı ilgililerin görüşüne açtıklarını hatırlattı.

Tasarının bakanlığın internet sitesinde bulunduğunu, ilgililerin görüşlerini beklediklerini anlatan Metin, taleplere göre şekil verileceğini ve Bakanlar Kuruluna arz edileceğini vurguladı.

“Tasarı, Bakanlar Kurulunda da son şekli verilerek Meclise sevk edilecek” diyen Metin, “Bu, uzun dönemdir beklenti içinde olunan bir alandı. Bu konuda çalışmalar devam ediyor” ifadesini kullandı.

“Her ilde stratejik ticari plan yapılacak” diyen Metin, “Valiler başkanlığında belediyelerden, sivil toplum kuruluşlarından ve ticaret adamlarından komisyon oluşturulacak. Bu komisyon, illerdeki imar planları gibi stratejik ticari plan yapacak. Yani bir caddede kaç berber olması lazım,  kaç değişik alanda iş yeri olacak, bunları araştıracak. Raporlar doğrultusunda çalışmalar şekillenecek” şeklinde konuştu.

Metin, AVM’lerin kent merkezlerinin dışına çıkarılacağına dikkati çekerek, “Netice itibarıyla mevcut yapı da bu yönde. İllerde ‘AVM’ diye tabir edilen yerler ticari plan dahilinde uygun alanlara taşınacak. Birçok yerde bu doygunluk olduğu için valiler başkanlığında oluşturulan komisyon kararıyla il dışına çıkarılacaktır. Bundan sonra 400 metrekareden daha büyük ticari  alanların kent dışına yapılması konusunda zorunluluk olacak” ifadesini kullandı.

Esnafın plana uyması karşılığında teşvik sisteminden yararlanacağını aktaran Metin, “Yani esnaf ticari plana uygun yerde iş yeri açarsa çeşitli teşvik ve desteklerden yararlanabilecek. Ticari plana uymayan bir yapıda açılırsa iş yeri o desteklerden yararlanamayacak” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 Kaynak

Dev ihale için iki teklif verildi!

Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi için iki teklif verildi. Doğuş Holding ihaleye katılmama kararı aldı.

 

Haliç Tersanesi yeni projeyle bugün ihaleye çıkıyor. Tersanede AVM, otel ve bir de cami olması planlanıyor. Projeye iki şirket teklif verdi.

Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalan Türkiye’nin en eski tersanelerinden biri olan Haliç, yat limanına dönüştürülmek üzere ihaleye çıkıyor.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın düzenlediği YİD modelli Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi ihalesinde Sembol-Ekopark İnşaat-Fine Otelcilik OGG ve Cengiz-Taca-Galeri İnşaat teklif verdi.

Şartname alan Doğuş Holding ise ihaleye teklif vermedi.

İhaleye teklif veren firmaların belge kontrollerinin ardından teknik şartname uygunlukları incelenecek; ardından, ihale komisyonunun belirleyeceği bir tarihte yeterli bulunan firmalar bugün teslim ettikleri teklif mektuplarının açılması için yeniden davet edilecek. En yüksek kira bedelini veren firmanın teklifi, Ulaştırma Bakanı’nın onayına sunulacak.

Proje; 250 dönümlük alanda 70’er yat bağlama kapasiteli iki yat limanı, 400’er oda kapasiteli iki adet 5 yıldızlı otel, 1,000 kişilik cami, AVM ve otoparkın inşa edilmesi ve bu yapıların dört yılı yapım süresi olmak üzere 49 yıllığına özel sektör tarafından işletilmesini kapsıyor.

Kaynak:http://www.internethaber.com/dev-ihale-icin-iki-teklif-verildi-554544h.htm

hali

Türkiye- Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi Eylül’de

Türkiye’de ve uluslararası alanda gayrimenkul işbirlikleri gerçekleştiren INREMA ve Dubai merkezli AYN Group tarafından düzenlenen Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi 2013, 17-18 Eylül 2013 tarihinde Kuveyt’te iki ülkenin sektör temsilcilerini buluşturuyor.

 

 

Bu yıl ilk defa düzenledikleri zirvede önceliklerinin mütekabiliyet yasasını anlatmak olduğunu vurgulayan INREMA Genel Koordinatörü Gökhan Ilgar, dünya petrol rezervinin yüzde 10’una sahip Kuveyt’in gayrimenkul yatırımlarında en çok Türkiye’yi tercih ettiğini söylüyor.

Türkiye gayrimenkul sektörünün lider kurum ve kuruluşlarının desteği ile gerçekleşecek zirvede, beş ayrı konu başlığı ele alınacak. ‘Mütekabiliyetin kaldırılmasının yabancı yatırımcılara getirdiği avantajlar’ başlığının ön plana çıkacağı zirvede; ‘Türk gayrimenkul sektörünün bugünü ve geleceği’, ‘Türkiye’de gayrimenkul yatırım fırsatları’, ‘Türk gayrimenkul sektörüne Kuveyt’ten bakış’ ve ‘Arap yatırımının Türkiye’deki geleceği’ sektör temsilcileri ve uzmanları tarafından ele alınacak.

Başta gayrimenkul müteahhitlik şirketleri olmak üzere, GYO, mimar, danışmanlık, bilişim, AVM, perakende, otel, bankacılık gibi alanlarda çok geniş bir katılımcı profilini buluşturacak olan Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi’ne, Türkiye’den ve Kuveyt’ten bine yakın ziyaretçi kabul edilecek.

Kuveyt’in tercihi Türkiye!

Eylül 17-18 tarihlerinde iki gün boyunca düzenlenecek Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi 2013’ün her iki ülke arasında öneli iş bağlantılarının gerçekleşmesine zemin hazırlayacağını kaydeden Gökhan Ilgar, “Bu zirve sayesinde; dünya petrol rezervinin yüzde 10’una sahip Kuveyt’in gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği ikinci ülke olan Türkiye’nin gayrimenkul potansiyelini anlatabileceğiz” diyor.

Kuveyt’in, Mayıs 2012 tarihinde çıkan mütekabiliyet yasasından sonra Türkiye’den en fazla gayrimenkul alan körfez ülkesi olduğunu da hatırlatan Ilgar “Kuveyt zirvesi ile ilgili ön taleplere baktığımızda gayet olumlu bir tablo ile karşılaşmaktayız. Gayrimenkul sektörünün temsilcileri artık tüm dünyayı dolaşarak, vizyonlarını genişletmektedirler. Kuveyt ismini duyan tüm profesyoneller tarafından katılım adına olumlu dönüşleri alıyoruz” açıklamasında bulundu.

Türkiye yatırım merkezine dönüştü

Mart 2013 tarihinde gerçekleşen dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM’de de yer aldıklarını vurgulayan INREMA Pazarlama Müdürü Mustafa Kılıç ise “Son birkaç yılda ekonominin güvenli bölgeleri sayılan ülkelerdeki sıkıntılar, yatırımcı pozisyonundaki petrol zengini ülkeleri yeni yatırım ve yaşam bölgeleri arayışına yönlendiriyor. Türkiye‘nin bu süreçteki sosyo-ekonomik performansı, petrol zengini ülkeler başta olmak üzere diğer Müslüman ülkeler açısından da bir yatırım merkezine dönüştürdü” diyor.

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.haberler.com/turkiye-kuveyt-gayrimenkul-zirvesi-eylul-de-4720184-haberi/

Axis Kağıthane AVM açıldı

Hayat Holding ve Sur Yapı ortaklığının 250 milyon dolarla hayata geçirdiği Axis Kâğıthane AVM Cendere Caddesi’nde açıldı.

110 perakende mağazasını bünyesinde barındıran Axis Kağıthane’nin, iki grubun toplam kiralanabilir alanları 150 bin metrekareyi aşacak yatırımların ilk halkası olduğu belirtiliyor.

Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas Axis Kağıthane’nin ardından 2013 yılında bir ve 2014 yılında da 2 AVM daha açmayı hedeflediklerini belirterek, “Axis çevre ilçelerden de kolay ulaşılabilir olma özelliğini taşıyor. Bu nedenle hem bölge hem de çevre halkının ihtiyaçlarına çözüm noktası olacağına inanıyoruz” dedi.

 

 

 

 

Kaynak : http://www.perakende.org/alisveris-merkezleri/axis-kagithane-avm-acildi-1342792685h.html

Media Markt, İstanbul’daki 10’uncu mağazasını açtı

Media Markt, Türkiye’deki 28’nci, İstanbul’daki 10’ncu mağazasını Kağıthane Axis AVM’de bugün saat 8.00’de açtı

Media Markt Kağıthane mağazasının açılışını Media-Saturn Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür (COO) Marcus Tengler ve Media-Saturn Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür Aziz Süzer (CPO), Media Markt Kağıthane Mağaza Genel Müdürü Figen Çoban gerçekleştirdi. Kağıthane Axis AVM içerisinde 3 bin metrekarelik bir alanda bulunan Media Markt Kağıthane mağazası, 50 bin çeşit dünya markası ürünü İstanbullu teknoloji tutkunlarıyla buluşturdu. Açılışta kampanyalı fiyatlarıyla cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar, GSM aksesuarları ve küçük ev aletleri yoğun ilgi gördü.

Media-Saturn Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Marcus Tengler, Media Markt olarak 2013 yılını İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanı sıra özellikle yeni bölgelerde açılan mağazalarla, Anadolu’da büyüme yılı ilan ettiklerini söyledi. Tengler, “İstanbul’da 28’nci mağazamızı açtık, ardından Aydın mağazamız ile Anadolu’daki büyümemizi hızlandıracağız. Gaziantep ve Şanlıurfa mağazalarımızı da bu yıl içinde açacağız. 2013 yılını 32 mağaza ile kapatmayı hedefliyoruz” dedi.

 

 

 

 

 

 

Kaynak : http://www.perakende.org/teknoloji-marketleri/media-markt-istanbuldaki-10uncu-magazasini-acti-1342792675h.html