AB’den Türkiye’ye dev kaynak

AB_tr_en_colorTürkiye, AB’den “katılım öncesi” yardımlar almaya devam ediyor.

Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında katılım öncesi yardımın ikinci dönemine yönelik imzalanan çerçeve anlaşma kapsamında Türkiye’ye 2014-2020 döneminde 4,5 Milyar avro kaynak sağlanacak.

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile AB arasında tesis edilen mali işbirliği kapsamında Türkiye’nin faydalandığı Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) 2014-2020 yıllarından oluşan ikinci döneminde Türkiye’ye sağlanacak 4,5 milyar avroluk hibenin kullanımına ilişkin anlaşma imzalandı.

Açıklamada, IPA 2 çerçevesinde AB’nin Türkiye’ye yapacağı mali yardımın uygulanmasına ilişkin anlaşmayı, AB Bakanlığı Müsteşarı ve Ulusal IPA Koordinatörü Büyükelçi Rauf Engin Soysal’ın imzaladığı bildirildi.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle, 2007 yılından bu yana IPA çerçevesinde Türkiye’nin faydalandığı yardımların kullanımına 2014
-2020 döneminde de devam edilecek.

Türkiye’ye tahsis edilen 4,5 milyar avro kaynak, Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde çevre, rekabetçilik ve yenilikçilik, ulaştırma, istihdam, sosyal politika ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, enerji, içişleri, yargı ve temel haklar, sivil toplum ile tarım ve kırsal kalkınma alanlarında yer alan program ve projelerin finansmanında kullanılacak.

Kaynak

İran: Avrupa’ya Gazının Türkiye’den Taşıyacak

İran, Avrupa’ya gaz taşımak için Türkiye’den geçecek 640 kilometrelik bir boru hattı inşa edecek..

İran Ekonomi Bakan Yardımcısı Ali Majedi, ülkesinin Avrupa’ya gaz taşınması konusunda Türkiye’den geçecek bir boruhattını, en uygun rota olarak gördüğünü söyledi.

Fars Haber Ajansına göre, Ali Majedi “İran’ın gazın Avrupa’ya taşınması için Türk boruhattı en mantıklı yol gibi görünüyor” şeklinde konuştu.

640 KİLOMETRELİK BORU HATTI

İki ülke yetkilileri arasındaki görüşmelere değinen Majedi, “Bunu Türkiye ile konuştuk. Ve 640 kilometrelik boru hattı döşeyerek İran’ın Türkiye’ye gaz ihracatı kapasitesini bir kat artırmak mümkün” dedi.

İran Ekonomi Bakan Yardımcısı Avrupa’daki gaz tüketimin 2030 yılına kadar artacağına işaret ettikten sonra da “İran’ın Avrupa’ya gaz sevkiyatındaki payı, kapasitemiz ve (İran ile 6 büyük ülke arasındaki) gelecek görüşmelere bağlı” sözlerini de kullandı.

Kaynak

BauMax Türkiye’deki mağazalarını kapatacak

Avusturyalı yapı malzemeleri mağaza zinciri BauMax, Türkiye’deki mağazalarını kapatacak.

Avusturyalı yapı malzemeleri mağaza zinciri BauMax’ın sahibi Karlheinz Essl, Türkiye’deki yedi outletin kapatılacağını ve Güneydoğu Avrupa’daki diğer bazı pazarlardan da çıkabileceklerini söyledi.

Essl ORF televizyonuna yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki mağazaları kapatacağız” dedi.
Faaliyet gösterdiği dokuz ülkede 10,000 kadar kişiye istihdam sağlayan Baumax 2010 yılında bazı doğu Avrupa ülkeleri ile Türkiye’de faaliyete geçerek yarattığı aşırı büyümenin ardından 2012’de 126 milyon euro zarar açıklamıştı.

Kaynak

Büyümede şimdilik bir revizyon yok…

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Revizyon için henüz çok erken ancak sonuçlara göre bir ince ayar, revizyon gerekiyorsa bakılabilir” dedi

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, başta bu yıl için yüzde 4’lük büyüme olmak üzere ekonomik hedeflerde revizyon için henüz çok erken olduğunu ancak sonuçlara göre bir ince ayar, revizyon yapılabileceğini söyledi. Dün NTV’de programa katılan Bakan Şimşek, daha önce ‘ekonomik hedeflerin revizyonu için yılın ilk çeyreğinin tamamlanması gerektiğine’ ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine ocak ayındaki verilerin beklediklerinden daha iyi geldiğini söyledi.
17 Aralık7ta yolsuzluk ve rüşvet operasyonu olmasaydı Türkiye’nin çok güçlü bir momentuma sahip olacağına dikkati çeken Şimşek, “Şimdi o momentumu kaybettik. Dolayısıyla revizyon için henüz çok erken ancak sonuçlara göre bir ince ayar, revizyon  gerekiyorsa bakılabilir” diye konuştu.
Söz konusu momentum kaybının bütçe açısından risk oluşturup  oluşturmadığı hakkında da konuşan Şimşek, iç talepte bir miktar zayıflama olduğunu ve bunun vergi gelirlerini etkileyeceğini ifade etti.
Dış analizler yüzeysel
Uluslararası kuruluşların son dönemde “Türkiye ekonomisinin kırılganlığına dair yorumlar yaptığının” belirtilmesi üzerine Bakan Şimşek, son bir kaç ayda yaşananların Türkiye’nin itibarını zedelediğini söyledi.
Seçim sonrasında yabancı yatırımların yoğunlaşmasını bekleyip beklemediklerinin sorulması üzerine Şimşek, şunları kaydetti: “Kesinlikle. Biz, Türkiye’de reform  yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için önemli olan ülkenin menfaatleridir.  Özelleştirme önemli bir reform alanıdır. Bu belirsizlik, inşallah, hafta sonu  ortadan kalkacak. Ben inanıyorum ki milletimiz feraset sahibidir. Bu olan  bitenleri anlıyor. Partimiz ve hükümetimize güçlü bir destek çıkacak.”

 Avrupa krizden çıkıyor’

Türkiye’ye yatırımcı ilgisinin artarak devam edeceğini dile getiren Şimşek, Türkiye’ye yönelik yurtdışı doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 80’inin Avrupa kökenli olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin ekonomik krizden çıkmaya başladığına dikkati çeken  Şimşek, Türkiye gibi geleceği parlak ve büyük bir iç piyasası olan ülkeye ilginin artacağını kaydetti.
Bakan Şimşek, kredi kartına taksit sınırlandırması ile ilgili de  düzenlemenin bekledikleri etkiyi yaptığını, kredi hacmindeki genişlemenin yüzde 13’lere kadar gerilediğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye’nin temellerinin hala sağlam olduğunu vurgularken,  maliye politikası açısından manevra alanlarının bulunduğunu da söyledi.

‘Çözüm süreci çok önemli’

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’da Organize Sanayi  Bölgesi’ndeki fabrikaları gezerek, işçilerle sohbet etti.
Çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Şimşek, işçilerle sohbet  ederek, sorunlarını dinledi. Bakan Şimşek, kendisine aktarılan sorunların çözümü konusunda yardımcı  olacağını söyledi.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun birçok ilinde seçim çalışması yaptığını belirten Şimşek, bölgedeki vatandaşın 17 Aralık operasyonunun siyasi bir operasyon olduğuna inandığını kaydetti. Şimşek, çözüm sürecinin bölge için büyük bir önem taşıdığının altını çizerek, sürecin bölgeye önemli katkılar sağladığına işaret etti.

kaynak

Bir otomobil devi daha Türkiye’den çekiliyor

2011’de Japon markası Daihatsu, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa bölgesine uygun araç geliştiremedikleri için kâr edemeyişlerini gerekçe göstererek 2013’ten itibaren pazardan çıkacağını açıklamıştı. Geçen yılın aralık başında ise dünyanın en büyük 4. üreticisi Amerikalı Chevrolet de Batı ve Doğu Avrupa pazarlarından çıkma kararı aldı. Dolayısıyla üretici, Türkiye’den de ayrılıyor. Türkiye henüz Chevrolet’nin çekilme kararını konuşurken, İtalyan Fiat, bünyesindeki markalardan Lancia’nın Türkiye’den çekileceğini açıkladı.

Gelişmekte olan ülkeler için 2013 zor bir yıl oldu. Tahvil alımını kademeli olarak azaltacağını açıklayan Amerikan Merkez Bankası FED’in bu kararı piyasalarda ‘Amerikan ekonomisi toparlanıyor’ olarak algılandı.

Böylece başka ülkelerde yatırım imkânı arayan sermaye, tekrar Amerika’ya yönelince yerel para birimleri dolar karşısında değer kaybetti. Buna ilaveten Türkiye özelinde cari açığı düşürmek adına alınan kredi sınırlaması ve ÖTV zammı ile Türkiye oto pazarının 2014’te yüzde 30 daralması bekleniyor. Hem oto markalarının bölgesel beklentilerini karşılayamamaları hem de Türkiye’deki iç pazarın bir türlü 1 milyonun üzerine taşınamaması bazı oto markalarının Türkiye’den çıkmasına sebep oldu. 2011’de Japon markası Daihatsu, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa bölgesine uygun araç geliştiremedikleri için kâr edemeyişlerini gerekçe göstererek 2013’ten itibaren pazardan çıkacağını açıklamıştı. Hisselerinin yüzde 51,3’ü Japon otomotiv devi Toyota’ya ait olan şirket, istediği satışlara ulaşamadıklarını ve Japon Yeni’nin Euro karşısında değer kaybetmesinin ayrılma kararına ittiğini belirtmişti. Daihatsu’nun 2010’daki toplam Avrupa bölgesi satışları 19 bin 300 civarındaydı.

Geçen yılın aralık başında ise dünyanın en büyük 4. üreticisi Amerikalı Chevrolet de Batı ve Doğu Avrupa pazarlarından çıkma kararı aldı. Dolayısıyla üretici, Türkiye’den de ayrılıyor. Bu kararın şirkete maliyeti yaklaşık olarak 1 milyar dolar olacak. Marka, 2015 sonunda bölgeden tamamen ayrılmış olacak. Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’ndaki yatırımlarına ağırlık vermeyi planlayan Chevrolet, Türkiye’de ise 10 yıl boyunca Opel bayileri vasıtasıyla yedek parça sağlamaya devam edecek. Şirket bundan sonra bu bölgelerde Opel ve Vauxhall markalarına ağırlık verecek. Türkiye henüz Chevrolet’nin çekilme kararını konuşurken, İtalyan Fiat, bünyesindeki markalardan Lancia’nın Türkiye’den çekileceğini açıkladı. Avrupa ve Türkiye satışlarından memnun olmayan Fiat, bundan böyle Lancia’yı sadece İtalya’da satacağını duyurdu. Lancia markası ile 2013’te 782 adet araç satılmıştı.

Türkiye, 2023 üretim hedefinden uzaklaştı

 Türkiye, otomotiv sektörü stratejik belgesinde yer alan hedeflerden uzaklaşıyor. İhracatın lokomotif sektörününbugün 21,5 milyar dolar ihracat rakamının 2023’te 75 milyar dolar olması hedefleniyordu. 2014 sonunda 1,9 milyon adet olarak hesaplanan üretimin de 4 milyon adede çıkması planlanıyordu. Ancak 2013’te 1,2 milyon civarı olan üretimin bu yıl 1 milyonun altına inmesi bekleniyor. Çünkü geçen yıl 853 bin adet seviyesinde gerçekleşen iç pazar, kur artışı, kredi sınırlaması ve ÖTV artışları sebebiyle 650 bin civarına düşecek.

 

Patent Tescilinde Yüzde 29 Artış

Yılın ilk iki aylık döneminde tescillenen patentler, geçen yılın aynı dönemine göre 29 arttı.

Türkiye’de yılın ilk iki ayında tescillenen patentler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artarak bin 320’ye çıktı. 

Türk Patent Enstitüsü (TPE) verilerine göre, geçen yılın ocak-şubat döneminde bin 864 olan patent başvuruları, bu yılın aynı döneminde bin 878’e yükseldi.

Aynı dönemde yerli patent başvuruları yüzde 3,4 azalışla 732’ye gerilerken, yabancı başvuru oranı yüzde 3,6 artarak bin 146’ya ulaştı.

Yılın ilk iki ayında tescillenen patentler ise geçen yıla göre yüzde 29 arttı. Değerlendirmelerin ardından bin 320 patent belgesi verildi.

Ocak-şubat döneminde tescillenen yerli patentler ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,5 artarak 228’e, yabancı patentler de yüzde 28,4 artarak bin 92’ye çıktı.

En fazla başvuru İstanbul’dan

Bu dönemde, en fazla patent başvurusu 302 adetle İstanbul’dan yapılırken, bunu 111 başvuruyla Ankara, 41 başvuruyla İzmir, 39 başvuruyla Konya, 37 başvuruyla Kocaeli, 30 başvuruyla Bursa izledi.

İstanbul’dan 116, Ankara’dan 22, Bursa’dan 21, İzmir’den 11, Konya’dan 7, Kocaeli’den 5 patent tescillendi.

Öte yandan, yılın ilk iki ayında yabancı patent başvurularında Almanya 264 adetle ilk sırayı aldı, ABD’den 181, İsviçre’den 99, İtalya’dan 89, Fransa’dan 86, Hollanda’dan 82 başvuru yapıldı.

Kaynak

Ferrari görünüşlü otel!

İtalyan süper spor otomobil üreticisi Ferrari, İspanya’da F1 aracına benzeyen otel ve eğlence parkı için düğmeye bastı

Daha önce Abu Dabi’de bir temalı park kuran Ferrari, bu kez İspanya’ya yöneldi. İkinci parkını Barselona’da hizmete sokmayı planlayan Ferrari, aynı zamanda bir de lüks otel açacak.
İtalyan süper spor otomobil üreticisi Ferrari, ilk kez 2010’da Abu Dabi’de açtığı temalı eğlence parkının başarısı üzerine, bu konsepti Avrupa’ya da taşımaya karar verdi. Firma, yılda yaklaşık 4 milyon turistin ziyaret ettiği İspanya’nın Barselona kentinin güneyinde bulunan PortAventura’da bir eğlence parkı inşa edecek. Bu parkta, Avrupa’nın en hızlı yatay ve dikey hız treni bulunacak.

Otelde ‘sanal’ sürüş

Ancak Ferrari, bununla da kalmayacak. Yine bir “ilk” olarak, lüks bir otel de açacak. Ancak otel, öyle sıradan bir bina olmayacak. 250 odası, farklı restoranları bulunacak otelin mimarisinde, Formula 1 araçlarından esinlenilen bir tasarım kullanılacak. Giriş kısmı F1 aracının burun kısmını, binanın kalanı yan hava girişlerini andırırken, yüzme havuzuna bağlanan su kaydırakları da F1 aracının egzost boruları şeklinde olacak. Yine otelin yüzme havuzuna bakan kısmındaki pencereler bire, binanın tepesindeki seyir terası veya restoran olarak kullanılacak bölüm ise F1 sürücülerinin baş kısmında yer alan ve kameranın da olduğu bölüme benzeyecek.
“Ferrari Land” olarak anılacağı belirtilen ve park ile birlikte 807 bin metrekarelik alanda kurulacak otel, 5 yıldızlı olacak. Otelde, Ferrari araçlarının “sanal” ortamda kullanılabileceği simülatörlerin olacağı belirtiliyor. Projenin, toplamda 100 milyon euro’yu aşan bir yatırımla gerçekleştirileceği belirtiliyor. 2016 yılında hizmete açılacak otel ve parkın, Ferrari lisansıyla özel girişim sermayesi şirketlerinden Investindustrial ve KKR tarafından inşa edileceği kaydediliyor.

Yenileri de gelecek

Finans çevrelerinde “dünyanın en güçlü markası” olarak nitelenen ve geçen yıl 3.15 milyar dolar ciro yapan Ferrari’nin, Abu Dabi sonrası pek çok ülkeden teklif almış. Şirket yetkilileri, İspanya’daki parkın, Abu Dabi’dekinin üçte biri kadar olacağını, bununla birlikte farklı ülkelerde de projeler yapabileceklerini belirtiyor.

 

ferari-otel

 

 

kaynak

Manisa’da çamaşır makinesi üretecek

İtalyan Indesit Company Türkiye ’deki 20. yılında ikinci fabrika yatırımını gerçekleştirdi. Yatırım maliyeti toplam 35 milyon euro olan ve yılda 1 milyon 400 bin adet çamaşır makinesi üretim kapasitesi olacak fabrika 750 kişiye istihdam sağlayacak. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde 32 bin metrekare alana kurulan ve Indesit’in 1994’te üretime geçen soğutucu fabrikasına komşu inşa edilen fabrika 1 Ekim 2014’te üretime geçecek ve yıllık üretiminin yüzde 75’i Türkiye dışına ihraç edilecek. Fabrikanın Manisa’da düzenlenen açılış töreninde konuşan Indesit Company Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Marco Milani, son fabrika ile birlikte 20 yılda Türkiye’deki toplam yatırımlarının 150 milyon euroya ulaştığını açıkladı. Indesit Company’nin İtalya, Portekiz, Rusya, İngiltere ve Ukrayna’da üretim ve satış rakamları ile liderliği kovaladığını anlatan Milani, Türkiye’deki yatırım süreçleri ile ilgili şu yorumu yaptı: “Türkiye, bir çok global marka için olduğu gibi bizim için de önemli bir başarı hikayesinin adresi oldu. Türkiye’deki yatırımlarımız nedeniyle başarılı ve kararlı ekonomi politikalarının olumlu sonuçlarından yararlanıyoruz. Türkiye, stratejik konumu, istikrarlı ekonomisi, genç nüfusu ve dinamik iş gücü gibi avantajlarının yanı sıra son dönem imza attığı ekonomik başarılarla da Indesit Company için faaliyet gösterdiği coğrafyada en önemli ülkelerden biri haline geldi. Türkiye’deki pazar payımız yüzde 9’a ulaştı. 320 satış noktamız var ve istihdamımız bin kişiye ulaştı.”

Yüzde 80’i ihracata
3 milyonluk üretim ile bin 750 kişilik istihdam hedeflediklerini anlatan Milani, “Türkiye’de inanılmaz başarılar yakaladık ve Türkiye Indesit için öncelikli bir konumda. Önümüzdeki 10 yıl içinde yatırımların devam edeceğini söyledi. Milani, beklentileri ile ilgili ise şöyle konuştu: “Bizim Türkiye’de yaptığımız yatırımlar Türkiye ile ilgili değil. Bunun yüzde 80’i ihraç edilecek. Hiçbir şekilde büyümede bir değişiklik beklemiyoruz ne Türkiye ne de Avrupa için küçülme söz konusu değil. Avrupa’nın kötü yılları krizli yılları geçti.”

Kaynak

Türkiye’nin tek bir rakibi var!

Avrupa’da havacılık sektöründe uçuş emniyet değerlendirmesi puanı açısından Avusturya’dan sonra en güvenli ülke olarak Türkiye geliyor.Sivil Havacılık Genel Müdürü Bilal Ekşi, en önemli görevlerinden birinin uçuş emniyeti olduğunu söyledi.

ORTALAMANIN ÜZERİNDEYİZ
Türk hava yolu şirketlerinin, yurtdışında emniyet denetimlerine tabi tutulduğunu ifade eden Ekşi, bu kapsamda Avrupa ülkelerinin yanı sıraTürkiye’nin de dahil olduğu SAFA Programı çerçevesinde, uçuş emniyeti ve havacılık güvenliği konusunda denetim yapıldığını kaydetti. Ekşi, şöyle devam etti: “Biz buna SAFA denetimleri (Yabancı Hava Aracı Emniyet Denetimi) diyoruz. Yabancı ülkelerdeki sivil havacılık otoriteleri tarafından denetlenen Türkuçaklarına puan veriliyor, daha sonra verilen bupuanlar toplanıyor. AB’deki bir organda her bir havayolunun emniyet değerlendirmesi puanı oluşuyor. Biz, son 2 senedir bu konuya son derece önem verdik. Şu anda Türk taşıyıcılarının SAFA notu 0,42. AB ülkelerinin ortalaması 0,74.”

Türkiye’nin emniyet değerlendirmesi puanının, AB ülkelerinin ortalamasını geçtiğine dikkati çeken Ekşi, şöyle konuştu: “2013’te bu çizgimizi standart hale getirdik. 2014’teki en büyük hedefimiz, bu standartımızı devam ettirmek. SAFA puanımızın AB ülkelerinden daha iyi olması, 2013’teki değerimizi muhafaza etmeyi düşünüyoruz. Bu, emniyet açısından önemli. AB ülkeleri içinde uçuş emniyeti değerlendirmesi puanı açısından Avusturya’dan sonra en güvenli ülke olarak Türkiye geliyor. Bu diğer ülkeler emniyetsiz anlamına gelmiyor, iyinin de iyisi var. Tüm hava yolu şirketleri, özellikle Avrupa’da, sivil havacılık otoritelerinin denetiminden geçiyor. Bu değerlendirmede, AB içinde yapılıyor. Dolayısıyla objektif bir değerlendirme.”

Kaynak

Kuveytliler harekete geçti!

Cevahir 4 dönüm daha büyüyecek!

Markaların kiralama talebine yüzde 98 doluluk nedeniyle yanıt veremeyen Cevahir AVM, İBB’ye ait 4 dönümlük arka parseli satın almak için harekete geçti. Anlaşma sağlanırsa AVM’ye 10 ila 15 bin metrekare arasında kiralanabilir alan eklenecek.

Açıldığı Ekim 2005 tarihinde Avrupa‘nın en büyük alışveriş ve eğlence merkezi olarak lanse edilen İstanbul Şişli‘deki Cevahir AVM, markaların talebine karşılık verebilmek için genişleme yolları arıyor. Perakende kulislerinde konuşulanlar, Cevahir’in sahibi olan Kuveytliler’e ait İngilteremerkezli St. Martins Properties’in, AVM’nin arka tarafında kalan yaklaşık 4 dönümlük arsayı satın almak için girişimlere başladığı yönünde. İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne (İBB) ait bu parselin Atlantis Eğlence Merkezi’nin yer aldığı taraftan AVM’ye katılmasıyla 10 bin ila 15 bin metrekare civarında ek kiralanabilir alan elde edilebileceği ifade ediliyor.

H&M MAĞAZA, LCW İSE GENİŞLEMEK İSTİYOR

Halihazırda 115 bin metrekare kiralanabilir alanı bulunan ve yüzde 98 doluluk oranıyla çalışan Cevahir AVM’yi bu girişime iten en önemli etken, markaların talepleri. Edinilen bilgiye göre, pek çok markanın en yüksek ciro elde eden mağazalarına ev sahipliği yapan Cevahir’de yer bulamayanlardan biri de İsveçli hazır giyim devi H&M. Türkiye’nin en büyük giyim perakendecisiLC Waikiki de mevcut mağazasını büyütmek veya daha büyük bir alana taşınabilmek istiyor.

Birkaç yıl önce AVM koridorlarının arka taraflarında kalan markaların ciro yapmakta zorlandığı, hatta kimilerinin kepeng indirdiği Cevahir AVM’de yeni yönetim planlaması ve çeşitli düzenlemelerle pansuman yoluna gidilmiş, olumlu sonuç alınmıştı. Gelinen noktada, Cevahir AVM’nin yıllık ziyaretçi sayısı 27 milyona ulaştı; cirolar önemli ölçüde yükseldi.

Yüksek talep nedeniyle genişletilen AVM’lerden biri de “dünyanın en büyüğü” ünvanını taşıyanDubai Mall olmuştu. Emaar’a ait Dubai Mall, 2012’de 450 bin metrekarelik kiralanabilir alanına 100 bin metrekare daha ekleme kararı almıştı.

‘Metroyla ulaşımın değeri giderek artıyor’

Cevahir AVM’nin kiralama işletini yürüten danışmanlık ve gayrimenkul hizmet şirketi Jones Lang LaSalle’in Türkiye Başkanı Avi Alkaş, AVM’ler için toplu taşıma noktalarına yakınlığın belirleyici faktör olduğuna dikkat çekti. İçerideki sorunlar da giderildikten sonra Cevahir’in bu özelliğiyle ön plana çıktığını kaydeden Alkaş, “İstanbul’da trafik sorunu giderek büyürken metroyla erişilebilen yerlerin değeri de aynı oranda artıyor. Tabii lokasyon da en az toplu taşıma kadar mühim. Cevahir çok kalabalık bir nüfusa hitap ediyor. Bunun yanı sıra Araplar başta olmak üzere alışverişe gelen turist sayısı da giderek artıyor. Tüm bunlar da markaların Cevahir’e olan ilgisini yükseliyor” dedi.

2007’de tamamı Kuveytliler’in oldu

İBB ve Cevahir Holding’in yüzde 50-50 ortaklığıyla hayata geçirilen ve 2005’te kapılarını açan Cevahir AVM’de İBB hisseleri 2006’da 421 milyon dolara St. Martins’e satılmıştı. Kuveyt Devleti Emeklilik Fonu yatırımlarını da yöneten St Martins, 2007’de Cevahir’e ait hisseleri de satın alarak toplam 840 milyon dolara AVM’nin tek sahibi oldu. Cevahir’in yönetimini ise İngiliz şirket Pradera üstlendi. 6 katta, 230 mağazayla hizmet veren ve 358 bin metrekare kapalı alanı olan Cevahir AVM’de 11 bin metrekarelik Atlantis Eğlence Merkezi de yer alıyor.

Kaynak