Kredi Hacmi 1 Trilyonu Aştı

Bankacılık sektörü kredi hacmi 1 trilyon 101 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.

BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Haftalık Bülteni’nde açıkladığı geçici verilere göre; bankacılık sektöründe krediler toplamı (mali kesime verilenler dahil) 14 Mart 2014 itibarıyla 7 Mart haftasına göre yüzde 0.8 oranında, 8 milyar 433 milyon TL tutarında artışla 1 trilyon 92 milyar 684 milyon TL’den 1 trilyon 101 milyar 117 milyon TL’ye yükseldi. Krediler 2013 yılı sonuna göre yüzde 3.4 oranında, 34 milyar 406 milyon TL tutarında, 2013 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 31.7 oranında, 265 milyar 259 milyon TL tutarında artış gösterdi.

14 Mart 2014 itibarıyla mali kesim hariç krediler toplamı bir önceki haftaya oranla yüzde 0.8 oranında artışla 998 milyar 139 milyon TL’den 1 trilyon 6 milyar 129 milyon TL’ye yükseldi. Mali kesim hariç krediler 2013 yılı sonuna kıyasla 37 milyar 323 milyon TL, 2013 yılının aynı dönemine kıyasla 244 milyar 105 milyon TL artış yaşandı.

TÜKETİCİ KREDİLERİ

14 Mart 2014 itibarıyla mali kesim hariç, katılım bankalarının dahil edildiği tüketici kredileri bir önceki haftaya göre; yüzde 0.4 oranında artışla 252 milyar 26 milyon TL’ye yükseldi. Tüketici kredileri 2013 yılı sonuna göre yüzde 1.6 oranında, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 23.8 oranında artış gösterdi.

KONUT KREDİLERİ

Tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde konut kredileri 14 Mart 2014 itibarıyla 112 milyar 296 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredileri bir önceki haftaya göre; yüzde 0.2 oranında artarken, 2013 yılının sonuna oranla yüzde 1.9 oranında, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 23.6 oranında artış gösterdi.

TAŞIT KREDİLERİ

Taşıt kredileri 14 Mart itibarıyla 7 Mart’a göre 37 milyon TL azalışla 8 milyar 111 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. 14 Mart itibarıyla taşıt kredileri 2013 yılı sonuna göre yüzde 5.2 oranında azalırken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.6 oranında artış yaşandı.

İHTİYAÇ KREDİLERİ

14 Mart 2014 itibarıyla bankacılık sektörünün verdiği ihtiyaç kredileri bir önceki haftaya göre; 411 milyon TL artarak 87 milyar 720 milyon TL oldu. İhtiyaç kredileri 2013 yılı sonuna oranla yüzde 1.3, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 21.9 oranında arttı. Anılan bir haftalık dönemde diğer tüketici kredileri ise yüzde 0.8 oranında artışla 43 milyar 899 milyon TL’ye yükseldi.

Kaynak

Bankacılık Sektörü Kârı Yüzde 44 Geriledi

Bankacılık sektörünün net kârı Ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44 azalarak 1 milyar 415 milyon liraya düştü.

Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü bu yılın ocak ayı itibarıyla geçen 2013 yılı sonuna göre yüzde 3,6 artarak 1 trilyon 794 milyon 377 bin liraya ulaştı.

Ancak sektörün dönem net kârı ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44 azalarak 1 milyar 415 milyon liraya düştü.

Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü, bu yılın ocak ayı itibarıyla geçen 2013 yılı sonuna göre yüzde 3,6 artarak 1 trilyon 794 milyon 377 bin liraya ulaştı.

Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurumu (BDDK), ocak ayına ilişkin “Türk Bankacılık Sektörünün Konsolide Olmayan Ana Göstergeleri”ni açıkladı.

Kesinleşmemiş geçici verilere göre, sektörün aktif büyüklüğü bu yılın ocak ayı itibarıyla 2013 yılı sonuna oranla yüzde 3,6 artarak 1 trilyon 794 milyar 377 milyon liraya ulaştı.

NET KÂR YÜZDE 44 GERİLEDİ

Söz konusu ayda en büyük plasman kalemlerinden olan krediler 1 trilyon 77 milyar 190 milyon lira, menkul değerler 291 milyar 990 milyon lira bakiye arz ederken, brüt takipteki alacaklar 30 milyar 300 milyon lira oldu. 2013 yıl sonuna göre krediler yüzde 2,8, menkul değerler yüzde 1,8, brüt takipteki alacaklar da yüzde 2,3 artış gösterdi.

Ocak 2014 itibarıyla sektörün dönem net karı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44 azalarak 2 milyar 524 milyon liradan, 1 milyar 415 milyon liraya düştü. Sermaye yeterliliği standart oranı ise, yüzde 15,1 olarak hesaplandı.

Kaynak

‘Sıfırcı hoca’ not arttırdı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, İspanya‘nın kredi notunu Baa3’ten Baa2’ye yükseltti.

Moody’s’ten yapılan açıklamada, İspanya ekonomisinin iyiye doğru gitmeye başlaması ve orta vadede kamu açığının düşürülmesi nedeniyle kredi notunun yükseltildiği belirtildi. İspanyol hükümetinin gerçekleştirdiği reformlar sayesinde ekonominin daha sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüştürüldüğü belirtilen açıklamada, devletin finansman şartlarının da iyileştirildiği kaydedildi.

İspanya’daki kamu açığının gayri safi milli gelire oranının 2013 yılı sonunda yüzde 94 olduğunun ifade edildiği açıklamada, ülkede kamu açığının 2016 yılında yüzde 102’ye çıkabileceği belirtildi. Açıklamada, İspanya’daki bankacılık sisteminin halen zayıf olduğu da kaydedildi.

 

 

 

 

kaynak 

Finansın Tarihi -3-

Bugünkü anlamdaki organize borsalarda işlem gören vadeli işlem (futures)sözleşmelerine benzer ilk uygulama, 1697 yılında Japonya’da ortaya çıkmıştır. Japon feodal sisteminde toprak sahipleri pirinç üretimlerini teminat göstererek, ekonomide para gibi kabul gören alındı sertifikaları çıkarmışlardır. Pirinç fiyatlarındaki oynamalara göre, sertifikaların değerlerinin değiştiği gözlenince, ilk spekülatörler ve ilk vadeli işlem piyasası, Japonya’nın önemli bir liman kenti olan Osaka’da Dojima Pirinç Piyasası adı altında doğmuştur. Ancak bu, sertifikalar, fiziki pirinç teslimatına izin vermediğinden, zamanla nakit piyasadaki pirinç fiyatlarıyla ilişkisi kopmuş ve aşırı spekülatif hale gelmiştir. Bunun sonucu olarak, 18. yüzyıl’da bir süre için Japon hükümetince yasaklanan vadeli işlemler, daha sonra, fiziki teslimata izin verilen ve daha sıkı düzenlemeler getiren bir yapıda tekrar başlatılmıştır[i].

17.yüzyıl yatırımcıların spekülatif yatırım ihraçlarının yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde finansal dolandırıcılıklar yaşanmıştır. 18.yüzyılda İngiltere’de bir şirket kamuya açılarak 5 saatte 2000 sterlin tutarında satış gerçekleştirilerek tarihte bilinen ilk manipülasyon yapılmıştır [ii].

1792 yılında Newyork’ta bir çınar ağacının altında toplanan borsa aracıları belirli komisyonlar üzerinden alım satım yaparak bugün dünyanın en büyük borsalarından biri olan  Newyork Borsası’nı kurmuştur.

imagesTürkiye’de bankacılık 1847 yılında başlamıştır. Gerçek anlamıyla ilk banka, Hükümetin de yardımıyla, J. Alleon ve Thedor Baltazzi adli iki galata bankeri tarafından 1847’de İstanbul Bankası (Banque de Constantinople) adıyla kurulmuştur. İstanbul Bankası 1852 yılına kadar faaliyetini sürdürmüştür.[iii]”. İstanbul bankasının bir diğer adı da Bank-ı Dersaadet’tir. İlk kağıt para 1840 yılında bütçe açıklarını kapatmak için çıkarılmıştır. Kaime adı verilen bu paranın miktarı o dönemlerde sürekli açık veren Osmanlı Hazinesi’nin kaynak ihtiyacının karşılanması amacıyla kısa sürede önemli oranda artırılmıştır [iv].

1866 yılında Türkiye’den alacaklı olan devletlerin de desteği ile İstanbul’da bir Dersaadet  Tahvilat Borsası kurularak çalışmaya başlamış ve borsaya Maliye Nezareti’nce bir komiser atanmıştır. Bu borsanın adı 1906 yılında çıkarılan bir nizamname ile Esham ve Tahvilat Borsası’na dönüştürülmüş ve bu kuruluş Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiştir [v].


[i] Sermaye Piyasası ve Borsa Temel Bilgiler Kılavuzu, İMKB Eğitim Yayınları, No:1, İstanbul,

1995,s:402

[ii] mimoza.marmara.edu.tr/~burakarzova/giris-hafta1.doc

[iii] İlker Parasız, Para Banka ve Finansal Piyasalar, 7.b, Bursa, Ezgi Kitabevi, 2000, s.109

[iv] TBB Yayınları, TBB 40. Yıl Kitabı, İstanbul, 1998, s.6

[v] [v] M. Birol Çapanoğlu,Türkiye ve Dış Ülkelerde Sermaye Piyasası Özelleştirme Uygulamaları ve Menkul Kıymet Borsaları, İstanbul, Beta Basım Yayım, 1993.

 

Finansın Tarihi -1-

Hammurabi

Modern finansın ortaya çıkışı 19.yüzyıl olarak kabul edilse de finansmanın tarihçesine baktığımızda ilk finansal işlemlerin vadeli işlemler olduğuna ilişkin bulgulara rastlanmıştır. Kayıtlardaki ilk vadeli sözleşmesinin Eski Yunan’daki Milet’li filozof Thales’in kışın, bahardaki zeytin hasadı için yağhaneler üzerine yaptığı ve günümüzdeki alım opsiyonlarına benzeyen pazarlıklar olduğu bilinmektedir[i]. İlk çağlarda bankacılık hizmetleri din ile iç içe sunulmuştur. Güvenilir kimseler olarak görülen rahiplerin Mezapotamya’daki Kızıl Tapınak’ta bankacılık işlemleri yaptıkları bilinmektedir. O dönemde tapınaklar bir tür bankacılık işlevi görmüşlerdir[ii]. Faizle ilgili ilk düzenlemelerin de M.Ö. 2000’li yıllarda Hammurabi Kanun’larında yer aldığına ilişkin çeşitli bilgiler farklı kaynaklarda belirtilmektedir[iii]. Hammurabi Yasaları kredi, kefalet, faiz ve garanti ile ilgili yaklaşık 150 madde içermektedir. Servet sahibi  kişiler o dönemde rahiplerin  dürüstlüklerine güvenmişler ve varlıklarını tapınakların güvencesine emanet etmişlerdir. “Bilinen en eski Babil bankaları Egibi ve Neboahiddin adlarını taşımaktadır. Bu kurumlar şarap satışı, emlak işleri ve esir  ticareti ile uğraşmışlar, mevduat ve emanet kabul etmişler, rehin karşılığı borç vermişler ve noterlik yapmışlardır[iv] “Günümüze ulaşan en eski bankacılık yasaları Eshunnanca Krallığı’ndadır.(yaklaşık M.Ö.2000).Bunlar faiz oranlarıyla ilgilenmişlerdir. Tahminen herhangi bir kullanım süresi için faiz oranı %20’dir”[v].

“Senet, poliçe, ödeme emirleri gibi kredi araçlarının, para, sikke olarak basılmazdan önce, eski tarihte mevcut olduğu görülmüştür. M.Ö. 8. yüzyılda Asurilerin toprak levhalar üzerine yazılmak suretiyle bunları kullandıkları anlaşılmıştır. Bunlar belirli ağırlıkta altın ve gümüş külçe ödemesini bildiriyorlardı ” Yüz yıl sonra M.Ö. 700 senesinde Lidyalılar altın ve gümüşten sikke basmışlardır[vi].


[i]Karatepe Yalçın, Türev Piyasaları (Futures-Opsiyon-Swap), Ankara: A.Ü. Siyasal Bilgiler

FakültesiYayını, Yayın No:587, 2000, s:5

[ii] Selim Tarlan, Tarihte Bankacılık, Ankara: Maliye Bakanlığı, Arastırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Yayını, 1986, s.7.

[iii] http://www.tarihnotlari.com/hammurabi-kanunlari/

[iv] Halil Şakir Kahyaoğlu, Para – Kredi – Banka – Kambiyo, İzmir, İstiklal Matbaası, 1969,Bölüm 3

Kısım I, s.3

[v] Mehmet Takan, Bankacılık Teori Uygulama ve Yönetim,Geliştirilmiş İlaveli 2.b, Ankara, Nobel Yayınları, 2002.s:2.

[vi] Mekin H. Onaran, Para Banka ve Kredi Ders Notları, Ankara, 1966, s.64

Mevduatı ‘hali vakti yerinde olanlar’ büyütecek

Türkiye ’de mevduat havuzu yıldan yıla büyürken özel bankacılık ve kitle bankacılığı arasında yeni segmentte büyüme potansiyeli göze çarpıyor. Akbank’ın varlıkları 50 bin lira ile 1 milyon lira arasında bulunan ve “hali vakti yerinde olanlar” diye tanımladığı üst gelir bankacılığı müşterileri bankanın önümüzdeki yıllarda odak noktası olacak. Özellikle bu müşterilerin mevduat büyümesindeki payı büyük olacak. 50 bin TL ve üzerindeki mevduat hacmi 2011 yılında 271 milyar TL iken Akbank bu rakamın bu sene 340 milyar TL’yi aşacağını, 2015 yılında ise 450 milyar TL’ye yaklaşacağını tahmin ediyor.
Büyüme hızı %15 olacak
Akbank Bireysel Bankacılık’tan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge bu segmentin Türkiye büyüme performansını aşacağını söyledi. Tözge “Ülkemizde 2014 ve 2015 yıllarında yüzde 4,1 ve yüzde 5,4 büyüme beklerken, bu segment müşterilerindeki mevduat büyümesinin yıllık yüzde 15’ler seviyesinde olmasını bekliyoruz. Bu da segmentin büyüme hızını bizlere gösteriyor” dedi. Galip Tözge 100 bin TL’nin üzerinde olan kişi sayısının bu sene sonunda ilk kez 1 milyon kişiyi aşacağını, 2016’da ise bu rakamın 1,5 milyona yaklaşmasını tahmin ettiklerini belirtti. Akbank’ın bu alanda 100 bin müşterisiyle yüzde 10 pazar payı bulunuyor.
2004’ten beri Birebir Bankacılık hizmetiyle bu segmentteki müşterilerine hizmetlerini çeşitlendirdiklerini anlatan Tözge bu segmentte mevduatın yanı sıra yatırım fonları, mortgage ve Bireysel Emeklilik ürünlerinin ön plana çıktığını söyledi. Bu segmentteki müşterilerin farklı piyasalara yatırım yaptıklarını belirten Tözge 2009’da çıkan BRIC fonlarının da bu segment tarafından ilgiyle karşılandığını vurguladı. Tözge BES penetrasyonunda da bu segmentte sektör ortalamasının iki katına çıkıldığını söyledi.

Yerli müzik dinleyip tatili Güney’de yapıyorlar

“Hali vakti yerinde” müşterilerinin demografisi hakkında da bilgi veren Galip Tözge müşterilerinin yüzde 69’unun erkek olduğunu, yaş ortalamasının ise yaklaşık 55 olduğunu belirtti. Müşterilerinin büyük çoğunluğunun ev ve araba sahibi olduğunu söyleyen Tözge yüzde 34’ünün profesyonel, yüzde 28’inin serbest meslek sahibi, yüzde 27’sinin emekli, yüzde 11’inin ev hanımı olduğunu belirtirken “Müşterilerimizin çoğunluğu yılda en az 1 kez yurtdışına seyahat ediyor, tatile çıkıyor ve uçak yolculuğu yapıyor. Tatil tercihlerini yüzde 58 oranıyla Güney illerinde deniz-güneş tatili olarak geçirmeyi tercih ediyorlar. Ağırlıklı olarak yerli pop müzik dinliyorlar” dedi.

 

 

Kaynak

 

 

 

 

 

 

İş Bankasının Sistemi Çöktü

Bankacılık işlemlerinin yanısıra ATM, internet bankacılığı işlemleri yapılamadığı gibi, İş Bankası çalışanlarının mail sistemi de tamemen durdu.

 

İş Bankası’nın internet şubesi, ATM ve şubelerinde yaşanan sorunun bir siber saldırı sonucu olmadığı açıklandı.

Bankadan yapılan açıklamada, “Bankanın ana sisteminde oluşan bir arıza nedeniyle bugün çeşitli hizmet kanallarında ciddi aksaklıklar meydana gelmiş olup, arızanın giderilmesi tüm çabalarımız sürdürülmektedir” denildi.

İş Bankası’nın internet bankacılığı ve ATM gibi alanlarda hizmet verememesi sanal ortamda “hacklendi” iddialarına neden olmuştu.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak : http://www.haberler.com/is-bankasinin-sistemi-coktu-4725056-haberi/

Pepsi’ye Türk yönetici

Coca Cola’nın başında bulunan Muhtar Kent’ten sonra, Pepsi de bir Türk yönetici transfer etti. Tarkan Gürkan, Pepsi’nin satın alma ve şirket büyütme biriminin başına geçti

ABD’ye 1992 yılında yüksek lisans yapmak ve vizyonunu geliştirmek için beş parasız gelen Gürkan, Coca Cola Ceo’su Muhtar Kent’ten sonra dünyanın en büyük ikinci içecek firmasının satın alma ve şirket büyütme biriminin başına geldi. 45 yaşındaki genç yönetici Gürkan, ABD’ye gidişinden Pepsico’daki yükselişine kadar yaşadığıklarını şöyle anlattı: “Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olup yüksek lisans için 1992’de ABD’ye geldim. Buraya geldiğimde beş param yoktu. Okulun mutfağında işe başladım. Mutfaktan sonra okulda posta ofisi ve bilgisayar ofisinde çalıştım.

Okulu bitirince Pepsico’da işe başladım. Para kazanınca ilk iş borçlarımı ödemek oldu. Pepsi’deki görevim, şirket evlilikleri ve iş geliştirme birimiydi. Burada üç yıl çalıştıktan sonra başka şirkete geçtim. Sonra başka şirket, bankacılık derken 13 yıl sonra Pepsi beni yeniden çağırdı. Ve tekrar ilk işyerimde satın alma şirket büyütme birimin başına geçtim.”

İşin sonunda CEO olmak var
Pepsi’nin satın alma ve şirket büyütme biriminin başında bulunan Tarkan Gürkan, ileride dünya devinin bir numarası olarak görülüyor. Diğer bir içecek devi Coca Cola’nın CEO’su da bir Türk olan Muhtar Kent.

 

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.perakende.org/dunyadan/pepsiye-turk-yonetici-1342792772h.html

 

Tüketici kredileri ve taksitli ticari krediler arttı

Mevduat bankalarının 7 Haziran tarihinde tüketici kredileri 208,8 milyar liraya ve taksitli ticari kredileri 99,6 milyar liraya yükseldi.Merkez Bankası Haftalık Para ve Banka istatistiklerine göre, 7 Haziran – 31 Mayıs döneminde mevduat bankalarının tüketici kredileri 1,3 milyar liralık artışla 208,8 milyar liraya ve taksitli ticari kredileri 1,1 milyar liralık artışla 99,6 milyar liraya ulaştı.

Aynı dönemde kredi kartı harcama tutarı 299 milyon liralık azalışla 82,8 milyar liraya oldu.

Mevduat bankalarındaki tüketici kredilerinin 90,1 milyarı konut, 7,6 milyarı taşıt kredisi ve 111,1 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu.

Geçen yılın aynı dönemine kıyasla mevduat banklarındaki tüketici kredileri yüzde 22,1, taksitli ticari krediler yüzde 28,9 oranında arttı.

Bir haftalık dönemde mevduat banklarındaki tüketici kredileri yüzde 0,6, taksitli ticari krediler yüzde 1,15 oranında arttı.

Bireysel ve kurumsal kredi kartları ile yapılan harcamalar 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 29,6 oranında artış gösterdi. Kredi kartı harcama tutarının 46,3 milyarı taksitli ve 36,5 milyar lirası taksitsiz olarak gerçekleşti.

Finansman şirketlerinin aynı dönemde kullandırdıkları tüketici ve taksitli ticari kredi tutarı 11 milyar 907 milyon lira oldu. Bu tutar geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 29,4 artış kaydetti.

Bankacılık sektörünün toplam menkul değerleri (net) 7 Haziran – 31 Mayıs haftasında yüzde 0,56 azalarak 229,9 milyardan 228,5 milyar liraya geriledi.

 

 

 

 

 

Türkiye- Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi Eylül’de

Türkiye’de ve uluslararası alanda gayrimenkul işbirlikleri gerçekleştiren INREMA ve Dubai merkezli AYN Group tarafından düzenlenen Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi 2013, 17-18 Eylül 2013 tarihinde Kuveyt’te iki ülkenin sektör temsilcilerini buluşturuyor.

 

 

Bu yıl ilk defa düzenledikleri zirvede önceliklerinin mütekabiliyet yasasını anlatmak olduğunu vurgulayan INREMA Genel Koordinatörü Gökhan Ilgar, dünya petrol rezervinin yüzde 10’una sahip Kuveyt’in gayrimenkul yatırımlarında en çok Türkiye’yi tercih ettiğini söylüyor.

Türkiye gayrimenkul sektörünün lider kurum ve kuruluşlarının desteği ile gerçekleşecek zirvede, beş ayrı konu başlığı ele alınacak. ‘Mütekabiliyetin kaldırılmasının yabancı yatırımcılara getirdiği avantajlar’ başlığının ön plana çıkacağı zirvede; ‘Türk gayrimenkul sektörünün bugünü ve geleceği’, ‘Türkiye’de gayrimenkul yatırım fırsatları’, ‘Türk gayrimenkul sektörüne Kuveyt’ten bakış’ ve ‘Arap yatırımının Türkiye’deki geleceği’ sektör temsilcileri ve uzmanları tarafından ele alınacak.

Başta gayrimenkul müteahhitlik şirketleri olmak üzere, GYO, mimar, danışmanlık, bilişim, AVM, perakende, otel, bankacılık gibi alanlarda çok geniş bir katılımcı profilini buluşturacak olan Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi’ne, Türkiye’den ve Kuveyt’ten bine yakın ziyaretçi kabul edilecek.

Kuveyt’in tercihi Türkiye!

Eylül 17-18 tarihlerinde iki gün boyunca düzenlenecek Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi 2013’ün her iki ülke arasında öneli iş bağlantılarının gerçekleşmesine zemin hazırlayacağını kaydeden Gökhan Ilgar, “Bu zirve sayesinde; dünya petrol rezervinin yüzde 10’una sahip Kuveyt’in gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği ikinci ülke olan Türkiye’nin gayrimenkul potansiyelini anlatabileceğiz” diyor.

Kuveyt’in, Mayıs 2012 tarihinde çıkan mütekabiliyet yasasından sonra Türkiye’den en fazla gayrimenkul alan körfez ülkesi olduğunu da hatırlatan Ilgar “Kuveyt zirvesi ile ilgili ön taleplere baktığımızda gayet olumlu bir tablo ile karşılaşmaktayız. Gayrimenkul sektörünün temsilcileri artık tüm dünyayı dolaşarak, vizyonlarını genişletmektedirler. Kuveyt ismini duyan tüm profesyoneller tarafından katılım adına olumlu dönüşleri alıyoruz” açıklamasında bulundu.

Türkiye yatırım merkezine dönüştü

Mart 2013 tarihinde gerçekleşen dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM’de de yer aldıklarını vurgulayan INREMA Pazarlama Müdürü Mustafa Kılıç ise “Son birkaç yılda ekonominin güvenli bölgeleri sayılan ülkelerdeki sıkıntılar, yatırımcı pozisyonundaki petrol zengini ülkeleri yeni yatırım ve yaşam bölgeleri arayışına yönlendiriyor. Türkiye‘nin bu süreçteki sosyo-ekonomik performansı, petrol zengini ülkeler başta olmak üzere diğer Müslüman ülkeler açısından da bir yatırım merkezine dönüştürdü” diyor.

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.haberler.com/turkiye-kuveyt-gayrimenkul-zirvesi-eylul-de-4720184-haberi/