Moody’s’ten büyüme açıklaması!

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, 2015 yılında küresel büyümede kayda değer bir gelişme beklemediğini belirtti.

Moody’s’in resmi sitesinde yapılan açıklamada, küresel büyümede bundan sonraki 2 yıl içerisinde kayda değer bir gelişme olmayacağı ifade edildi.

Çin’deki yavaşlama ve Avro Bölgesi, Brezilya ve Güney Afrika’daki yapısal engellerin ekonomik aktiviteyi olumsuz etkilediği bildirilen açıklamada, G-20 ülkelerinin 2015 ve 2016 yılında yüzde 3 civarında büyümekaydetmesinin beklendiği aktarıldı.

Açıklamada, 2014 yılında büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerin bundan sonra 2 yıl daha devam edeceği öngörüsünde bulunuldu.

Avro Bölgesi, Japonya ve Brezilya’da iç faktörlerin ekonomik aktiviteyi büyük ölçüde etkileyeceğine işaret edilen açıklamada, ABD, İngiltere ve Hindistan’da sürdürülebilir, güçlü bir büyüme beklendiği bildirildi.

Açıklamada, Avrupa’da ekonomik büyümenin önemli bir gelişme göstermeyeceği vurgulanırken, Avrupa’nın 2015’te yüzde 1, 2016’da ise yüzde 1,3’ten daha az büyüyeceği tahmin edildi.

Rusya’nın büyümesinde 2015 yılında herhangi bir sıçrama olmayacağı belirtilen açıklamada, İngiltere’nin ise 2015 ve 2016 yılında yüzde 2,5 civarında büyüme kaydetmesinin beklendiği aktarıldı.

 

kaynak

Google kazanıyor, Apple kaybediyor

Google, Apple`ın dünyanın en değerli şirketi unvanını ele geçirdi.

 

Millward Brown`ın Dünyanın en değerli 100 markası BrandZ araştırmasına göre Apple yüzde 20 değer kaybederek 148 milyar dolara geriledi.

Google ise yüzde 40 büyüyerek 159 milyar dolarlık bir değere ulaştı.

Google`ın bu atılımını yeni yatırımları Google Glass, Android ortaklıkları ve akıllı saatler sağladı.

Google bu sayede son çeyrekte 15.4 milyar dolar ciro yaparak 3.45 milyar dolar kar elde etti.

328382

Aynı araştırmaya göre internet devi Facebook da yükselişte.Yüzde 68 büyüme kaydeden sosyal paylaşım platformu,36 milyar dolarlık değeri ile 21`inci sırada yer alıyor.

328383

 

En hızlı bübüyenlerden biri de Çin merkezli internet devi Tencent.

Yüzde 97 büyüme ile 53 milyarlık değere ulaşan internet şirketi 7 basamak yükselerek 14`üncü sıraya yükseldi.

Millward Brown`ın verilerine göre, Samsung yüzde 21, Yahoo yüzde 44 ve Siemens ise yüzde 36 büyüme kaydetti.

328384

Twitter 14 milyar dolarlık değeri ile 71`inci, LinkedIn 12 milyar dolarlık değeri ile 78`inci sırada yer aldı.

 

kaynak

Çin’de imalat zayıflık sinyali veriyor

Pekin’deki liderler ek teşvik uygulayıp uygulamamayı değerlendirirken, Çin’de imalat endeksleri zayıflığa işaret etti

Çinli liderler ek teşvik sunup sunmamayı değerlendirirken, dünyanın en büyük 2. ekonomisinde imalat endeksleri zayıflığa işaret etti.

HSBC Holdings Plc ve Markit Economis’in satın alma yöneticileri imalat endeksi Mart’ta 48.0 puan ile Temmuz’dan bu yana en düşük seviyesine işaret ederken, daha fazla şirketi inceleyen resmi PMI verisi Şubat’taki 50.2 puandan 50.3 puana çıkarak, ufak bir yükseliş gösterdi.

Veriler, Çin Başbakanı Li Keqiang’ın geçtiğimiz hafta dile getirdiği, bir yandan artan borçları kontrol altına alınmaya ve birçok şehirdeki hava kirliliği azaltılmaya çalışılırken dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin karşısındaki “zorluk ve risklere” dikkat çekti. Bakanlar kurulunun inşaat harcamalarını hızlandıracağını söylemesinin ardından Li büyümeyi desteklemek için başka araçları olduğunu söylemişti.

Hong Kong’taki Bank of America Corp.’un Çin ekonomileri müdürü Lu Ting, Li için hazırdaki politikalarla büyümede istikrarı sağlamaya iyi hazırlanmış olduğunu savundu.

Japonya’da ise imalatçıların ekonomiye duyduğu güven 2007’den bu yana en yükseğine çıktı; ancak güven artışının kısa ömürlü olacağı düşünülüyor. Japonya Merkez Bankası Tankan Endeksi Mart’ta 16 puandan 17 puana çıktığını açıkladı.

Kaynak

Türkiye, 2013 Yılında Yüzde 4 Büyüdü

Türkiye ekonomisinin 2013 yılında yüzde 4.0 büyüdüğü açıklandı.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye‘nin 2013’te yüzde 4 büyüdüğünü açıkladı. 2013’ün son çeyreğinde büyüme yüzde 4,4 oldu. Beklenti yüzde 4  seviyesinde olması yönündeydi.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı.

TAKVİM ETKİSİNDEN ARINDIRILMIŞ RAKAMLAR

Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH 2013 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,7’lik artış gösterirken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı.

İmalat sanayi, 2013 yılında bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla yüzde3,8’lik artışla 29,446 milyar lira, cari fiyatlarla yüzde 8,9’luk artışla 239,115 milyar lira oldu.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR 10 BİN DOLARI GEÇTİ 

Kişi başına düşen milli gelir 2013 yılında 10 bin 782 dolar oldu. 2012 yılında 10 bin 459 dolar seviyesindeydi.

TÜKETİM ARTTI 

Sabit fiyatlarla hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2013 yılında yüzde 4,6 artarken devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 5,9 arttı. Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2013 yılında sabit fiyatlarla yüzde 4,6’lık artışla 82 milyar lirayı aştı, cari fiyatlarla yüzde 11,3’lük artışla 1, 2 trilyon liraya yaklaştı.

Devletin nihai tüketim harcamaları 2013 yılında sabit fiyatlarla yüzde 5,9’luk artışla 13,33 milyar lira, cari fiyatlarla yüzde 12’lik artışla 235,5 milyar lira oldu.

BEKLENTİYE PARALEL

Ekonomistler 2013 son çeyrek ve 2013 için yüzde 4 büyüme bekliyordu. 2014 büyüme tahminleri ise yüzde 2,4 seviyesindeydi

Kaynak

D-B Türkiye: Türkiye’nin Kredi Riski Kırmızı Alarm Veriyor

D-B Türkiye Kredi Risk Endeksi’ne göre, beklenmedik sertlikte bir risk artışı ortaya çıktı ve riskler kırmızı alarm seviyesine yükseldi.

 

Dun- Bradstreet (D-B) Türkiye, 12 bölgede 81 ilde 80 binden fazla şirketin kredi riskini değerlendirdiği “D-B Türkiye Kredi Risk Endeksi”nin 2013 yılı son çeyrek verilerini açıkladı. Bölge, il ve sektör bazında yapılan araştırmaya göre Türkiye‘de faaliyet gösteren şirketlerin riskinde beklenmeyen sertlikte bir artış ortaya çıktı.

Toplam altı ana sektör altında toplanan şirketlerin değerlendirildiği araştırmada kredi riski en düşük iller KaramanBoluEdirneKırşehirYozgatve Kastamonu oldu. AdıyamanBurdurBatmanÇanakkaleDüzce,Erzincan ve Van ise riski en yüksek iller olarak belirlendi. Ticari bilgi konusunda 170 yılı aşan deneyimiyle tüm dünyada 230 milyondan fazla firma hakkında en büyük veri tabanına sahip D-B tarafından hazırlananTürkiye Kredi Risk Haritası’nın 2013 yılı dördüncü çeyrek verileri açıklandı.

RİSKLER KIRMIZI ALARM SEVİYESİNDE

Türkiye‘nin 12 ayrı ekonomik bölgesinde faaliyet gösteren 80 bin 904 şirketin ratingleri değerlendirilerek oluşturulan Türkiye‘nin Kredi Risk Haritası’na göre şirketlerin riski yüzde 1.8’lik artışla kırmızı alarm seviyesine ulaştı. Risk endeksi son 11 çeyreğin en düşük seviyesine inerken, beklenmedik sertlikte bir risk artışı ortaya çıktı.

EN RİSKLİ İLLER

2013’ün son çeyreğinde en düşük riskli iller KaramanKastamonu ve Edirneiken, en yüksek risk ErzincanVan ve Adıyaman‘da ortaya çıktı. Son dört çeyreğin tamamında kredi riski en yüksek iller arasında Adıyaman hep en riskli üç il arasında yerini korudu. Son dört çeyrekte en riskli iller arasındaBurdur iki kez, BatmanÇanakkaleDüzceBilecikErzincan ve Van birer kez yer aldı. En düşük riskli iller arasında Karaman ve Bolu üçer kez, Edirne veEskişehir ikişer kez, Yozgat ve Kastamonu ise birer kez görüldü.

2013 dördüncü çeyrek verileri Kuzeydoğu Anadolu’yu en riskli bölge olarak gösterdi. Son üç çeyrekte en riskli bölgeler olarak, Orta Doğu Anadolu ilk çeyrekte, Batı Marmara ise son iki çeyrekte risk gösteriyordu. Türkiye‘nin en risksiz bölgesi, tüm çeyreklerde olduğu gibi yine Orta Anadolu oldu.

“BEKLENMEYEN SERTLİKTE BİR RİSK ORTAYA ÇIKTI”

D-B Türkiye Risk Haritası’nın dördüncü çeyrek verilerini değerlendiren D-BTürkiye Danışma Kurulu Başkanı Dr. Selim SevalTürkiye geneline bakıldığında, 2013’ün son çeyreğinde kredi riskinin büyük oranda arttığını ve beklenmeyen sertlikte bir riskin ortaya çıktığını belirtti. 2013’ün üçüncü çeyreğinde kredi riskinin artacağı beklenirken, bu beklentinin gerçekleşmediğini, aksine kredi riskinde az da olsa bir iyileşme görüldüğünü söyleyen Seval, “Yılın son çeyreğinde bu sefer beklenen gerçekleşti ama beklenmeyen sertlikte bir risk artışı ile karşılaştık. Bunun nedeni yaklaşan yerel seçimlerle birlikte gerilen politik ortamın yanı sıra, FED’in gelişmekte olan ülkelere kaynak girişini azaltacağı beklentisinin gerçekleşmesi olmuştur” dedi.

GEZİ YANSIMALARI SINIRLI KALDI

“Bu çalışmamız Türk ekonomisinin kalp atışlarını yansıtıyor. Bu çalışma sayesinde Türkiye global arenada da kendini ifade edebiliyor” diyen Seval, şu bilgileri verdi:

“Haziran başında gelişen Gezi protestolarının yankılarının ve hemen ardından gelen FED açıklamasının bu pembe tabloyu bozma ihtimaline dikkat çekmemize rağmen beklenen olmadı. FED tavrını biraz yumuşattı; Gezi protestolarının ekonomik yansımaları da sınırlı kaldı. Dolayısıyla Türk şirketlerinin riskinde artış olmadı, risk azalışı sürdü. Fakat son çeyrek verileri oldukça keskin değişimler gösterdi. Türkiye Kredi Risk Endeksi 2013’ün üçüncü çeyreğinde bin 72 değerinden dördüncü çeyrekte bin 35 değerine geriledi, yüzde 1.8’lik bu risk artışı ile Endeks, son 11 çeyreğin en düşük seviyesine indi.”

EN RİSKLİ SEKTÖR PERAKENDE TİCARET

Türkiye Kredi Risk Endeksi çalışmasının başladığı 2011 yılından bu yana en az riskli sektör üretim olmaya devam etti. Tablo, 2013’ün son çeyreğinde de değişmedi. Son çeyrekte Perakende Ticaret tekrar en yüksek riskli sektör oldu.

Dr. Selim Seval, perakende ticaret ve üretim sektörlerinin çok geniş faaliyet yelpazelerini içerdiğinin altını çizerek, “Her perakende ticaret riskli, her üretim konusu da risksiz demenin doğru bir yaklaşım olmayacağına da dikkat çekmek isterim. Bu iki sektörün alt açılımlarına bakılması gerekir” dedi.

TEK SEVİNDİRİCİ HABER: EKONOMİK FAALİYET ARTIRIYOR

Son çeyreğin en sevindirici haberi, ekonomik faaliyeti hesaplanamayan il sayısının 16’ya düşmesi oldu. Yeterli ekonomik etkinlik olmadığı için kredi risk endeksi hesaplanamayan il sayısı üçüncü çeyrekte 19’du. 2011’de Endeks hesaplanmaya başladığında 20’den fazla il çalışmaya dahil edilemiyordu.

“SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSLERİ DE SONUCU TEYİT EDİYOR”

Kredi Risk Endeksi sonuçları, bu çeyrekte TÜİK tarafından hazırlanan Sektörel Güven Endeksleri ile karşılaştırıldı. Türkiye Kredi Risk Endeksi sonuçlarının Sektörel Güven Endeksi (SGE) ile tam bir uyum gösterdiğini anlatan Seval, “Bir önceki çeyrekte araştırma verilerimizi sorunsuz ve sorunlu banka kredileri ile karşılaştırmıştık. Son çeyrek verilerimizin sağlamasını bu kez SGE ile yaptık. SGE, işyeri yöneticilerine yöneltilen sorulara alınan yanıtlarla hazırlanıyor. Kredi Risk Endeksi ise bağımsız uzmanlar tarafından tek tek şirketlerin ölçülebilen finansal ve finansal olmayan verileri ile hesaplanıyor. Güven Endeksinde verilen işyeri yöneticilerinin gözlemleri, son çeyrekteki risk verileri ile paralellik göstermektedir” dedi.

Kaynak

Migros’a flaş Türk ortak iddiası

Anadolu Grubu şirketlerinden Anadolu Endüstri AŞ’nin Migros ve Tesco Kipa birleşmesi sonrası yeni oluşuma ortak olmayı düşündüğü iddia edildi.

 Anadolu Grubu ortaklarından Yazıcılar Holding ise yeni iş fırsatlarını değerlendirdiklerini, ancak henüz kamuya açıklanması gereken bir oluşum bulunmadığını açıkladı.Anadolu Grubu iştiraklerinden Anadolu Endüstri AŞ’nin Tesco Plc’nin Türkiye’deki operasyonu Kipa ve Migros’un birleşmesi halinde ortaya çıkacak şirketten hisse almayı düşündüğü iddia edildi.

Bloomberg News’in haberine göre 2008 yılında 3.3 milyar dolara Migros’u satın alan BC Partners’ın bir süredir Migros’tan çıkma seçeneklerini değerlendirdiği, seçeneklerden birinin de Migros-Tesco Kipa birleşmesinin ardından Anadolu Endüstri AŞ’ye hisse satışı olduğu da belirtildi.

Ancak Bloomberg konuya yakın kaynakların, devam eden görüşmelerden bir sonuç alınacağı garantisi olmadığını söylediğini belirtti.YAZICILAR HOLDİNG’TEN AÇIKLAMA
Öte yandan Anadolu Grubu ortaklarından Yazıcılar Holding konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada yeni iş alanlarında iş fırsatların değerlendirildiği belirtirken henüz kamuya açıklanması gereken bir oluşum bulunmadığı belirtildi.

Kamuoyunu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ortağı konumunda bulunduğumuz Anadolu Grubu operasyonlarının istikrarlı büyüme trendini destekleyecek şekilde yeni iş alanlarında çeşitli iş fırsatlarının değerlendirilmesi, Anadolu Grubu iş stratejisinin önemli bir parçasıdır. Bu çerçevede bağlı ortaklığımız Anadolu Endüstri Holding, iş geliştirme faaliyetleri kapsamında perakende sektöründe de çeşitli iş imkanlarını değerlendirmekte olup, şirketimiz açısından henüz kamuya açıklanması gereken bir oluşum bulunmamaktadır. Konu ile ilgili olarak gelişmeler olduğu takdirde kamuoyu usulüne uygun olarak bilgilendirilecektir.”

MİGROS-TESCO KİPA BİRLEŞMESİ ŞUBATTA GÜNDEME GELMİŞTİ

Financial Times gazetesi şubat ayında İngiliz perakende devi Tesco’nun Türkiye’deki varlıklarını Migros ile birleştirmek için BC Partners ile görüşmeler yaptığını, Tesco’nun bu yolla Türkiye’deki varlıklarını azaltabileceğini yazmıştı. Tesco Kipa’dan yapılan açıklamada şirketin farklı seçenekleri değerlendirdiği, görüşmelerin ilk evrelerinde olduğu belirtilmişti.

Türkiye en hızlı büyüyen 5. ekonomi olacak

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’e göre, Türkiye 2013’te dünyanın önde gelen 20 ekonomisi arasında en hızlı büyüyen beşinci ekonomi olacak

Moody’s’in, 20 ülkeye ilişkin büyüme tahminlerine yer verdiği Küresel Makro Görünüm raporunda, bu yıl yüzde 3-4 oranında büyüme kaydedecek Türkiye’nin 2014’te ise 3,5-4,5 arasında bir büyüme performansı sergileyeceği ifade edildi.

Türkiye bu oranla, 20 ülke arasında 2013’te en hızlı büyüyecek 5. ülke oldu. Listenin ilk sırasında yüzde 7-8’lik büyüme tahminiyle Çin bulunurken, ikinci sırada yüzde 5-6 ile Endonezya, üçüncü sırada yüzde 4-5 ile Hindistan ve dördüncü sırada yüzde 3,5-4,5’lik büyümeyle Suudi Arabistan yer aldı.

2014’te de yüzde 7-8’lik büyüme tahminiyle Çin ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi yüzde 5-6 ile Endonezya, yüzde 4,5-5,5’le Hindistan ve yüzde 3,5-4,5 ile Türkiye ile Suudi Arabistan izledi.

2015’te yine yüzde 3,5-4,5 arasında büyüyeceği tahmin edilen Türkiye, 2014 ve 2015 yıllarında 20 ülke arasında en hızlı büyüyecek 4. ekonomi oldu.

Yılsonu tahminlerine göre, en çok daralan ülkenin yüzde 2-1 arasında İtalya olacağı belirtilirken, Avro Bölgesi’nin de yüzde 1 ile ikinci en büyük daralan ekonomi olacağı tahmin edildi.

Almanya’nın bu yıl yüzde 0-1 oranında büyüme yakalaması tahmin edilin raporda, ABD’nin 2013 yılında yüzde 1-2, 2014 yılında yüzde 2-3 ve 2015 yılında yüzde 2,5-3,5 büyümesi bekleniyor.

Raporda, gelişmekte olan piyasalara ilişkin şu görüşlere yer verildi:

“Birçok gelişmekte olan piyasanın büyüme modellerinin sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılarla birlikte Fed’in parasal genişlemeden çıkmasının muhtemel etkileri gelişmekte olan piyasaların görünümünü ağustos ayından bu yana zayıflattı. Finansal piyasalar Fed’in parasal genişlemeden çıkışını ertelemesine stabilize olsa da ABD para politikası sonunda normal zeminine geri dönecek. Bazı gelişen piyasaların döviz kurlarında ve varlık fiyatlarında önceki kayıpları telafi etmelerine karşın ciddi düşüşler görüldü. Para birimlerindeki düşüşlerden kaynaklanan kısmı fiyat etkileri kısa vadede faaliyetleri etkiliyor ve para politikası yapıcıları açısından orta vadede enflasyonist riskler ve büyüme arasındaki doğru dengeyi kurma sorunlarına neden oluyor.” denildi.

 

 

 

 

 

 

Kaynak

Türkiye’ye 3 İstanbul daha lazım

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Süleyman Onatça, orta gelir tuzağından kurtulmak isteyen Türkiye’nin 3 yeni İstanbul’a ihtiyaç duyduğunu söyledi. Onatça, “Türkiye’nin doğuda, güneyde ve kuzeyde 3 İstanbul’a ihtiyacı var. Zengin kentler, etkileşimleriyle komşu kentleri de büyütüyor. Yeni oluşturulacak bu metropollerin altyapı çalışmalarına hız vermeliyiz” dedi.

TÜRKONFED, Türk ekonomisinin hak ettiği yerde, sürdürülebilir bir büyüme içinde olması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek, akademik çalışmalarına devam ediyor. “Orta Gelir Tuzağı’ndan Çıkış: Hangi Türkiye? Bölgesel Kalkınma ve İkili Tuzaktan Çıkış Stratejileri” başlığında hazırlanan rapor 13 Kasım Çarşamba günü TÜRKONFED Başkanı Süleyman Onatça moderatörlüğünde düzenlenen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı. Raporda Türkiye’yi zengin ülkeler statüsüne taşıyacak tespitler ele alındı.

2012 yılında ilki açıklanan rapor Türkiye’nin gerçeklerini sektörel ve bölgesel dinamikleri ile farklı açılardan tartışmaya açarak; bölgesel farklılıklar nedeniyle 6 bölgenin orta-gelir tuzağı riski dışında kalmayı başardığı; 12 bölgenin bu risk ile karşı karşıya kaldığı, 8 bölgenin ise orta-gelir tuzağında olduğu ortaya koymuştu. Yıl boyunca kalkınma ajansları, federasyonlar ve akademisyenlerle düzenlenen toplantılar sonucunda bilimin ışığında akademisyenler raporun 2.cildi hazırladı.

Raporla ilgili görüşlerini bildiren TÜRKONFED Başkanı Süleyman Onatça ‘ Orta Gelir Tuzağından nasıl çıkabileceğimiz ile ilgili doyurucu bir yanıt verebilmek için bir yıl boyunca yoğun bir çaba içerisine girdik. TÜRKONFED, sadece akademik bir çalışmayı desteklemekle kalmadı. Bu çalışmaya federasyonlarımız katkı sundu. Bölgelerde iş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve akademisyenlerle çalıştaylar gerçekleştirdik. Bu sonuçları TÜRKONFED olarak Kalkınma Ajanslarından aldığımız bilgilerle destekledik. Değerli akademisyenlerimiz Prof. Dr. Erinç Yeldan, Kamil Taşçı, Doç. Dr. Ebru Voyvoda ve Mehmet Emin Özsan bilimsel çalışmalarını yaptılar. Bunların sonucunda çok önemli tespitler ortaya çıktı. Henüz dünyanın da yen keşfettiği, bir milenyum hedefi olan çalışmayı paylaşmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz ’dedi.

 

 

 

 

 

 

Kaynak

AVM PAZARI YENİ BİR KRİZE YOL AÇAR MI?

 

2015 yılında ükemizin 60 ilinde AVM açılmış olacağı tahmin ediliyor.

Bir dönem-90’lar- ”kaseti olmayana kız verilmez” esprisi yapılırdı. Müzik sektörü endüstriye dayalı hale gelmeye başladığında, yazılımlar yardımıyla ses kaydı ve müzik üretimi kolaylaşmıştı.Müzik kasedi üretimi kolaylaştığından aaaa diyebilen herkese album yapılabiliyordu.Kısa sürede piyasada “uydu sesler” çoğaldı ve bu espri doğdu.

Şimdi benzer bir durum AVM ler için geçerli. Her ilde AVM açılması adeta bir moda ve yarış. AVM si olmayan şehre kız vermeyecekler neredeyse.

Bugün toplamda 350’ye ulaşan AVM lerin 110 kadarı İstanbul’da.Oysa daha 2005 yılında toplam sayı İstanbul’dakiler kadardı. 2010 yılında AVM sayısı 260’ı buldu. Ankaradakilerin sayısı 40’a,İzmirdekilerin 20’ye yaklaşmakta.

Okul ve hastane inşaat hızıyla karşılaştırıldığında daha kompleks olmasına karşın AVM’lerin neredeyse ışık hızıyla bitirildiği gözlenmekte. AVM’ler İthal markaların Türkiye pazarına girişleri ve perakendecilerin nakit akışı sağlamaları bakımından hayli hareketli bir ortam.

Önceleri tüketiciler tarafından meraktan gezilen AVM ler giderek aynı yerleşim planları, aynı markalar, aynı mağaza tasarımları bakımından ilginç olma özelliğini kaybediyor.Çok büyük bir yatırım değilse, tematik farklılıklar içermiyorsa bir AVM’ni diğerinden ayırdedici özellik bulmak zorlaşıyor. Üstelik yanyana konumlanan bir çoğu, AVM Caddesi veya AVM-İSTAN yakıştırmasıyla  rekabeti de zorlaştırmakta.

AMPD Perakende Endeksi Nisan 2012 verilerine gore, 2012 yılının ilk dört ayında metrekare artışının 2011 yılındaki oranlara göre daha yüksek seviyelerde seyrettiği görülmekte, gıdada metrekare artışının mağaza sayısı artışından geride seyretmesi küçük metrekareli mağaza formatlarının yükselişe geçtiğine işaret etmektedir. Gıdanın tersine, hazırgiyim perakendesinin de mağaza ölçülerini büyütme eğilimine girdiği görülmektedir.

Bugün her AVM içinde kendi markasını ve mağazasını görmek isteyen, bunu bir prestij algısıyla yöneten yatırımcıların, bu çarkın geriye dönmeyeceğini hesaplamamış olmaları mümkün değil diye düşünmek istiyor insan.  Türkiey pazarında kısa sure kalıp çekilen uluslararası birkaç markanın vizyonu ise tartışma konusu. Pazara giriş stratejisinde mi hata aramalı, yoksa erken koku almalarını takdir mi etmeli?

Hızlı büyümenin hazımsızlık yaratma olasılığı malum. Özkaynakları ile büyümeyen yatırımcılar için  yakın gelecekte durgunluk göstermesi mümkün olan perakende piyasaları daha büyük risk demek. Banka kredileriyle büyüyen markalar ise yeni bir krizin erken sinyallerini vermiyordur dileriz. Malum, hazımsızlık varsa bu gaz bir yerden çıkacaktır. Umarız büyük bir gaz değildir.

Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketleri

AllWorld Network ile TOBB’un öncülüğünde ve TEPAV’ın desteğiyle Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerine küresel ölçekte dikkat çekmek için yürütülen “Türkiye 100 Projesi”nin kazananları açıklandı.En hızlı büyüyen şirketi, Reysaş Teknoloji oldu.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan (TEPAV) yapılan açıklamaya göre, AllWorld Network’ün öncülüğünde Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerine küresel ölçekte dikkati çekmek için yürütülen “Türkiye 100 Projesi”nin sonuçları belli oldu.

Buna göre, 2010-2012 döneminde satış gelirlerini yüzde 7 bin 400’ün üzerinde artıran Reysaş Teknoloji Depolama ve Taşımacılık AŞ, Türkiye 100 Projesi’nde birincisi oldu. Söz konusu dönemde satış gelirlerini yüzde 2 bin 242 artıran Alco İçecek ve Tük. Mal San. Tic. Ltd. Şti ikinci, yüzde 1856 artıran Cici Çikolata AŞ ise üçüncü sırada yer aldı. İlk 10’daki diğer şirketler ise İntermey, Sakarya Vagon, Teknokon Makina, Elma Sepeti, Mensace Mermer, Nurmet Çelik, Elginsan Narenciye şeklinde sıralandı.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Anadolu’nun her tarafında doğru fırsatları gören, inovasyon yapan ve istihdam sağlayan binlerce girişimci olduğunu belirterek, Türkiye 100 Projesi ile girişimci şirketleri görünür hale getirdiklerini kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, Harvard Üniversitesi işbirliği ile bu projeyi yürüttüklerini ifade ederek, “Bu yıl ikincisini yaptığımız Türkiye 100 Projesi, başarılı girişimcilerimizin sadece Türkiye’de değil dünyada da önünü açacak. Bu şirketleri uluslararası yatırımcılarla ve müşterilerle biraraya getirerek büyümelerine katkı sunacağız. Unutmayalım ki büyüyen her şirket Türkiye’nin geleceğine yatırımdır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketinin bilançoları üzerinde yapılan analizlere ve yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşme sonuçlarına göre Türkiye 100 şirketlerini kuran kişilerin şirketleri kurduklarındaki ortalama yaşları 31 iken, şu anki yaş ortalaması 41.

Türkiye 100 şirketleri, satış gelirlerini, 2010-2012 döneminde ortalama yüzde 371 arttırdı. Listedeki 100 şirketin toplam cirosu, 2010 yılında 2,2 milyar TL’den, 2012 yılında 6,1 milyar TL’ye ulaştı.

Türkiye 100 şirketlerinin toplam çalışan sayısı 2010-2012 döneminde yüzde 95 arttı. Listedeki şirketlerde çalışanların sayısı 2010 yılında 11 bin 486’dan 2012 yılında 22 bin 472’ye çıktı. Türkiye 100 şirketleri söz konusu dönemde 10 bin 986 yeni iş sağladı.

Türkiye 100 şirketlerinin yüzde 41’i makine üretimi, bulut bilişim ve elektronik ticaret gibi teknoloji yoğun sektörlerde, diğerleri tarım, inşaat ve geleneksel sayılabilecek imalat sanayi alt sektörlerinde faaliyet gösteriyor.

Türkiye 100 şirketlerinin kurucuları mevcut şirketleriyle yetinmeyip yeni şirketler kuruyor. Şirketlerin sahiplerinin yüzde 83’ü önümüzdeki bir yılda en az 1 yeni şirket kuracaklarını belirtiyor.

Türkiye 100 girişimcilerinin yüzde 45’i şirketlerinin daha da büyümesinin önündeki en büyük engelin nitelikli işgücü bulmakta yaşanan sıkıntılar olduğunu ifade ediyor.

TÜRKİYE 100, 26 İLDEN ÇIKTI

Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketinin 29’u İstanbul’da, 17’si Ankara’da, 9’u İzmir’de, 8’i Kocaeli’de bulunuyor. Gaziantep ve Adana’da 4’er, Mersin, Manisa ve Bursa’da 3’er, Hatay, Eskişehir ve Kahramanmaraş’ta 2’şer şirket yer alıyor. Listede şirketi bulunan diğer iller Uşak, Balıkesir, Çanakkale, Sivas, Çorum, Erzincan, Yozgat, Kayseri, Sakarya, Samsun, Karaman, Batman, Osmaniye ve Antalya’dan oluşuyor.

Listede yer alan ilk 10 şirket şöyle:

Firma adı Sektör Büyüme oranı (2010-2012)(Yüzde) Satış geliri(Dolar) Çalışan sayısı (2012) Şehir
Reysaş Teknoloji Depolama Taşımacılık ve Tic. A.Ş. Bilgisayar yazılımı, bilgi ve iletişim teknolojileri, lojistik ve tedarik yönetimi 7417 10-20 Milyon 25 Ankara
Alco İçecek ve Tük. Mal San. Tic. Ltd. Şti. Gıda ve içecek maddeleri üretimi 2242 20-50 Milyon 11 İzmir
Cici Çikolata A.Ş. Gıda ve içecek maddeleri üretimi 1856 20-50 Milyon 500 İstanbul
İntermey İmalat Uluslararası Ticaret A.Ş. Gıda ve içecek maddeleri üretimi 1795 20-50 Milyon 263 Ankara
Sakarya Vagon Sanayi A.Ş. Ulaşım araçları üretimi 1559 5-10 Milyon 54 Sakarya
Teknokon Makina İmalat ve Montaj A.Ş. İnşaat, makine 1372 20-50 Milyon 252 Kocaeli
Elma Sepeti Bilgisayar Yazılım İthalat İhracat Eğitim Servis ve Reklamcılık Ticaret A.Ş. Elektronik ticaret 1040 5-10 Milyon 31 Ankara
Mensace Mermer Madencilik Taşımacılık San.ve Tic. A.Ş. Madencilik 732 5-10 Milyon 149 Kayseri
Nurmet Çelik San. ve Tic. A.Ş. Demir-çelik üretimi 669 50-100 Milyon 83 Hatay
Elginsan Narenciye Depo. Gıda Pls. Amb.Ürn. Loj. Serv. San. Tic. Ltd. Şti. Gıda ve içecek maddeleri üretimi 619 20-50 Milyon 177

 

 

 

 

 

 

 

 

 

kaynak