2013’ün en iyi teknoloji buluşları

Yılın en önemli teknolojik buluşları arasında CERN’in açıkladığı Higgs bozonunun varlığını kesinleştirmesi ile beyin hücrelerinin ölmesini engelleyen proteinin bulunması geliyor.

Dünya genelindeki laboratuvarlarda yıl içinde geliştirilen 10 buluş, bilim dünyasında yeni heyecanlar yarattı.

ODTÜ URAP Başkanı ve ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ural Akbulut, Science ve Nature gibi bilimsel kaynaklardan 2013’te dünya bilim dünyasında yaşanan önemli gelişmeleri derledi.

Buna göre, 2013’ün en önemli buluşları arasında, CERN’nin, Higgs bozonunun varlığının kesinleştiğini açıklaması geldi. İngiliz bilim adamı Peter Higgs’in, 1964’te maddelere kütle kazandıran bir parçacık ve alan olması gerektiğini öne sürmesinin ardından başka fizikçiler de buna paralel bir görüş açıkladı.

Uzun yıllardır yürütülen çalışmalar sonrası CERN’de 103 ülkeye mensup araştırmacılardan oluşan 9 bin kişi, 2012’de izine rastladıkları Higgs bozonunun varlığını 2013’te kanıtladı. CERN’de bu buluşa katkı yapanlar arasında Türkiye’den de bilim insanları vardı. Peter Higgs ve Francois Englert, 2013 Nobel Fizik Ödülü’nü Higgs mekanizmasını önerdikleri için aldı.

Beyin hücrelerinin ölmesini engelleyenprotein bulundu

Beyne giden damarların tıkanması sonucunda, oksijensiz kalan beyin hücrelerinin kısa sürede ölmeye başladığı ve bu durumun felce neden olduğu biliniyor. Oxford Üniversitesi araştırmacıları, beynin belirli bir bölümündeki hücrelerin ise hamartin adlı bir protein üreterek uzun süre oksijensiz yaşadığını buldu.

Profesör A. Buchan, beyinde hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan hipokampus adlı bölgedeki hücrelerin, beyin oksijensiz kaldığında hamartin üreterek uzun süre nasıl yaşadığını buldu. Bu hücrelerin ürettiği hamartinin, hücreleri enerji tasarrufuna zorladığı ve hücrelerin de faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Beyin hücrelerinin, hamartinin etkisiyle protein üretmeyi durdurup var olanları parçalayarak kendileri için kullandıkları anlaşıldı. Buchan, beynin diğer bölümlerinin de kansız kalınca hamartin üretmesini sağlayacak bir yöntem bulunursa felcin neden olduğu ölümlerin önleneceğini vurguladı. Çalışmanın detaylarını veren makale, Nature Medicine dergisinde yayınlandı.

Harvard’ın kanat çırparak uçan mikro robotu

Harvard’da 12 yıldır mikro robot geliştirmek için araştırma yapan Profesör R. J. Wood ve ekibi, robotun tüm parçalarını kendileri üretti. Geliştirilen mikro motor, kanat ve kontrol sistemlerinin teknik detayları Science dergisinde yayınlandı. Wood ve ekibi, arı ve sineklerin kanat çırpışını filme çekip analiz etti ve hafif malzemelerden kanat ve mikro motorlar yaptı. Saniyede 120 kez kanat çırpan mikro robotların boyu 3 santimetre, ağırlığı ise 0,080 gram. Kanatların gözle görülemeyecek bir hızla çırpması için elektrik alanı uygulanınca büzülen, ince seramik çubuklar kullanıldı.

Parmak ucu kadar hassas suni deri yapıldı 

ABD’de Georgia Institute of Technology’de, Profesör Z. L. Wang, akıllı suni deri üretti. Suni deride 8 bin transistör bulunuyor. Transistörler basınç altında birbirinden bağımsız olarak elektrik üretiyor. Her transistör insanın parmak ucu gibi 10 kilo paskal basıncı hissediyor. Çalışmanın detayları, Science dergisinde yayınlanacak. Bu deriyle robotlar hassas işleri yapabilecek. Elini kaybedenlerin robot elleri, bu deriyle kaplanarak hissetmeleri sağlanacak.

Bükülebilen ve esneyebilen pil yapıldı

ABD’de Northwestern ve Illinois Üniversites’nin ortak çalışmasıyla esneyen ve bükülen pil üretildi. Çok küçük 100 lityum iyon pili esnek tellerle birbirine bağlandı. Esnek bir plastik malzeme üzerine yerleştirilen pil, uzaktan şarj edildiği için kablolu şarj cihazına gerek bulunmuyor. Bükülebilen bilgisayar ve televizyonlar için gerekli olan bu pilin uzaktan şarj edilir olması önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor.

Moleküller hareket ettirilip dünyanın en küçük çizgi filmi yapıldı

IBM’in araştırmacıları, karbonmonoksit moleküllerini, Taramalı Tünelleme Mikroskopu ile hareket ettirerek dünyanın en küçük çizgi filmini yaptı. IBM araştırmacısı Prof. Dr. H. Rohrer ve G. Binnig, 1981’de bu mikroskopu geliştirip 1986’da Nobel Fizik Ödülü almıştı. Bu mikroskopla malzemelerin yüzeyi atom düzeyinde görüntüleniyor. IBM araştırmacıları atom düzeyinde araştırma yaparken “Çocuk ve Atomu” adlı bir çizgi film hazırladı. Bakır levha üzerine yerleştirilen karbonmonoksit molekülleriyle çocuk ve topunun şekli oluşturuldu. Mikroskopta, karbonmonoksit molekülündeki oksijen atomu nokta halinde görünüyor. Bu yöntemle 242 farklı resim üretilerek 94 saniyelik çizgi film yapıldı.

ABD’de laboratuvarda üretilen böbrek fareye takılınca çalıştı

ABD’de Massachusetts General Hastanesinde, laboratuvar ortamında rejenere edilen fare böbreği, bir fareye takılınca idrar üretmeye başladı. Dr. Harald Ott, daha önce damarların rejenere edildiği tekniği kullanarak böbreği oluşturdu ve ilk kez tam bir organ rejenere edilmiş oldu. Önce ölü bir farenin böbreği alındı ve içinde özel bir sıvı bulunan yıkama makinesine konuldu. Sıvıdaki enzim ve parçalayıcı maddeler böbrekteki ölü fareye ait hücreleri parçalayarak temizledi. Geriye böbreğin iskeleti olan ve bal peteğini andıran matris kaldı. Sonra yeni doğmuş fareden alınan böbrek hücreleri, özel bir ortamda bu böbrek matrisine aşılanarak böbrek dokuları oluşturuldu.

 

 

 

 

 

 

 

kaynak

Hastanelerde Biyometrik Kimlik Doğrulama

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD), Özel Hastaneler Platformu Derneği ve Akdeniz Sağlık İşletmeleri Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği, SGK’nın da destek verdiği “Yeni 2013 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği Toplantısı”nın üçüncüsü, Kemer ilçesindeki  Rixos Sungate Otel’de devam ediyor.

Toplantıda gazetecilere açıklama yapan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Yadigar Gökalp İlhan, biyometrik kimlik doğrulama sisteminin 1 Aralık 2013’te başlayacağını hatırlattı.

Biyometrik kimlik doğrulama sisteminde test ve pilot denemelerine geçen yılın eylül ayında başladıklarını belirten İlhan, sistemin ilk aşamada özel hastanelerde uygulanacağını anlattı.

Biyometrik kimlik doğrulamanın vatandaşların avuç içi damar iziyle parmak damar izini TC kimlik numaralarıyla eşleştirme anlamına geldiğini ifade eden İlhan, şöyle konuştu:

“2008’de reformla birçok alanda yeni düzenlemeler oldu. Bunlardan bazıları sağlık karnelerinin ve vizite kağıtlarının kaldırılmasıydı. Ayrıca TC kimlik numaralarıyla bütün vatandaşların hastanelerde muayene olmaları sağlandı. Muayene olmaya gelen vatandaşın TC kimlik numarasıyla muayene olup olmadığını anlamak ve daha kontrollü yürütebilmek amacıyla biyometrik kimlik doğrulama sistemine geçtik.”

“Kaygı duymaya gerek yok”

İlk etapta özel hastanelerde uygulanacak sistemin gelecek yıl üniversite hastanelerinde de gerçekleştirileceğini bildiren İlhan, şöyle devam etti:

“Biyometrik kimlik doğrulama sistemini önümüzdeki yıllarda tüm hastanelere yaygınlaştıracağız. ‘1 Aralık’ta geçilecek’ deyince ‘Bütün vatandaşlar hastanelere gidecek, başvurusunu yapacak, damar izi veri kayıtları o gün alınacak’ gibi bir algı oluşmuş olabilir. 1 Aralık’ta özel hastanelere giden vatandaşlar bu uygulamaya katılmış olacak. O tarihten sonra sistem yapılamayacak diye bir şey söz konusu değil. Böyle bir kaygı duymaya gerek yok. 12 yaşın altındakiler, damar izi alınamayacak olanlar, parmak ve avuç içi bütünlüğü bozulmuş olanlar sistemden muaf tutulacak.”

“Yeni 2013 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği Toplantısı”, 1 Aralık Pazar günü sona erecek.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak

Otopark Ücretini Faiziyle Geri Alın

Sağlık Bakanlığı’nın 25 marttaki genelgesiyle tüm hastanelerde ücretsiz verilmesi gereken otopark hizmetinden hâlâ para alınmaya devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı’nın 25 marttaki genelgesiyle tüm hastanelerde “ücretsiz” verilmesi gereken otopark hizmetinden hâlâ para alınmaya devam ediyor. Hasta yakınlarını uyaran Hasta Hakları Derneği Başkanı Orhan Demir, “Hastane otoparkına para ödemeyin, paranızı faiziyle geri alın” dedi.

Sağlık Bakanlığı, özel, kamu ve üniversite hastanelerine otoparkbulundurma zorunluluğu getirdi. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan genelge, il sağlık müdürlükleri aracılığıyla 25.03.2013 tarihinde bütün hastanelere gönderildi.

GİRİŞ ÇIKIŞLARDA ÜCRET

Buna göre bütün hastanelere çalışan ve hasta yakınları için ücretsiz otopark hizmeti verme zorunluluğu getirildi. Bu uygulamaya özel, kamu ve üniversite hastanelerinin tümü dahil edildi. Hiçbir hastane yönetiminin hastane çalışanından ve hasta yakınından otopark ücreti alamayacağı öngörüldü. Buna rağmen İstanbul’da birçok hastanenin otopark hizmetini ücretli vermeye devam ettiği anlaşıldı. Üstelik bazı hastanelerin bununla yetinmeyip giriş çıkışlarda dahi ücret aldığı ortaya çıktı. Hal böyle olunca hastayı hastaneye bırakmak bile paralı hale geldi.

1 SAATİ 5 LİRA

Türkiye’nin en büyük hastanelerinden İstanbul Üniversitesi’ne bağlı İstanbul Tıp ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleri de otopark ücreti almaya devam eden hastaneler arasında. İ.Ü. Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa’da saatlik otopark ücretinin yanı sıra giriş çıkışlarda da ücret alındığını doğrulayan İ.Ü. Sosyal Tesisler Yönetim Kurulu Başkanı ve Rektör yardımcısı Prof. Dr. Şafak Sahir Karamehmetoğlu, “İlk 30 dakika için 3, 1 saat için 5, 2 saat için 6 lira alıyoruz” dedi.

ACİL TRAFİĞİ SAVUNMASI

Karamehmetoğlu, “Otopark ücreti almamızın sebebi gerek Çapa’da gerekse Cerrahpaşa kampüsleri içinde trafiğin çok yoğun olması. Yani hastaneiçinde acile ulaşana kadar bile sorun yaşanıyor. Dolayısıyla, biz hastanenin içinin bir yol olarak kullanılmasını engellemek için böyle bir uygulama yaptık. Hastaneyi bir transit geçiş olarak kullanarak istismar eden vatandaşlar bizi bu uygulamaya itti” ifadelerini kullandı. Ticari taksilerin istisna olarak kabul edildiğini belirten Karamehmetoğlu, “Taksilerin giriş çıkışlarında ilk 15 dakika ücretsiz” diye konuştu.

HAKSIZ KAZANÇ SAĞLANIYOR

Hasta Hakları Aktivistleri Derneği Genel Başkanı Orhan Demir’e göre İstanbul’daki birçokhastane hastadan otopark ücreti alıyor. “Zorunlu bir unsurun sonucunda hastalardan ücret alınamaz” diyen Demir, hastanenin otopark bulundurma zorunluluğu olduğunu aktardı. Demir, şöyle devam etti: “Bugün birçok sağlık kuruluşu yönetmeliğe aykırı hareket ederek haksız ve hukuksuz kazanç elde ediyor. Hastane bahçesinin otopark gibi kullanıldığını düşünürsek belli bir ücret alınmasına hak verebiliriz. Ama en azından ilk yarım saatin ücretsiz olması gerekir ki hastalar hastaneye bırakılabilsin.”

FİŞ ALIP HAKEM HEYETİNE GİDİN

Vatandaşlara uyarıda bulunan Orhan Demir, “Hastaneye gittiklerinde ücret ödemesin. Ödemesi halinde de ödeme fişi ve yayınlanan genelgeyle birlikte Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurabilir. Böylece ödedikleri ücreti faiziyle geri alabilir” diye konuştu.

 

 

 

 

Kaynak:http://www.internethaber.com/otopark-ucretini-faiziyle-geri-alin-539495h.htm