Denizli’den İspanya’ya 50 bin ceviz fidanı

Denizli’de fidan üreticisi Kamil Okyaz, bir ihracatçı müşterisi için kurduğu ceviz bahçesinin İspanyollarca beğenilmesi üzerine, İspanya’ya ceviz fidanı ihraç etmeye başladı. Okyaz, Avrupa’da en çok fidan üreten ve ihraç eden İspanya’ya gelecek yıl 50 bin fidan gönderecek.

Kamil Okyaz,yaptığı açıklamada, 1985’ten beri fidan, 1990’lı yıllardan itibaren sertifikalı meyve fidanı ürettiklerini, 2000’li yılların başında yıllık 30-35 bin olan kapasitelerini genişletip ürün çeşitliliğini artırarak 500 bine çıkardıklarını, üretimlerinin yarısının ceviz fidanından oluştuğunu belirtti.

Son bir iki yıl içinde hem işletmeleri hem de ülke adına yapmaya çalıştıkları şeylerin getirisini görmeye başladıklarını ifade eden Okyaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle Denizli’de mermer ve tekstilin yanında ihracatta başka ürünler de gidiyor, bunun içinde fidan niye yer almasın diye araştırma yaparken, müşterimizin biri Manisa’ya yatırım yapmıştı. O aynı zamanda bir tekstilciydi. İspanya’ya tekstil ihracatı yapan müşterimizin bahçesine giren İspanyol misafiri, bahçeyi çok beğenip bu fidanları nereden aldığını sormuş, o da bizi tavsiye ediyor. Kalktılar geldiler İspanya’dan, bizi ziyaret ettiler, anaçlığımızı gördüler, çalışma düzenimizi, işletmemizi, işçi sağlığına kadar 2 yıl boyunca incelediler. Ondan sonra dediler ki ‘Bu fidanları bize satar mısınız?’ Hay hay biz niye satmayalım, ülke kazancı, döviz girdisi bakımından sevindirici bir şey derken böyle bir başlangıç yaptık. Bu yıl İspanya’ya 13 bin 500 fidan gönderdik.”

İspanya’ya meyve fidanı göndermenin bir ayrıcalık olduğunu vurgulayan Okyaz, “Birincisi, Avrupa Birliğine canlı materyal satmak çok zor. İkincisi, Avrupa’da en çok fidan ihraç eden, üreten ülke İspanya. Bir Almanya veya herhangi bir Avrupa ülkesine göndersek bu kadar anlamlı olmayacak. Mesela iki üç yıldır Ukrayna’ya gönderiyoruz, Ukrayna dışarıdan sürekli fidan alıyor, kuralları çok zor değil, biraz daha esnek davranıyor. Bu yıl Gürcistan’a tekrar göndereceği, o da 4. yılı. Gürcistan’da da kıstaslar çok katı değil. Ama İspanya’ya fidan satmak, fidancılar adına gerçekten bir ayrıcalıktı, kriterleri çok ağırdı. Fidanlar laboratuvarda canlı ortamda kaldı, gözlemlendi, herhangi bir bakteri ve hastalığa karşı analizlerden geçti. Ondan sonra fidanları gönderdik” diye konuştu.

Yıkanıp ilaçlandıktan sonra streç filmle sarılıp paketlenen ceviz fidanlarının İspanya’ya 5 günde vardığını kaydeden Okyaz, fidanlar gittikten sonra akıbetini takip ettiklerini dile getirdi.

Okyaz, “Bizden alan kişi bir kısmını kendisi dikti, bir kısmını sattı. Müşterilerinin çok beğendiğini, her şeyin dört dörtlük olduğunu, giderken nakliyenin, ambalajının tam istedikleri vasıfta olduğunu belirttiler, dediler ki ‘Seneye 50 bin fidan daha istiyoruz.’ İnşallah bu olayı giderek büyüteceğiz, hedefimiz üretimimizin 3-4 yıl içinde üretimimizin yarısını ihraç etmek. Az da olsa ülkemize döviz girdisi sağlıyoruz” diye konuştu.

Üretimde kaliteyi yıllardır yaptıkları çalışmalarla yakaladıklarını ifade eden Okyaz, İspanya’nın yanı sıra Ukrayna, Gürcistan ve Lübnan’a da ceviz fidanı ihraç ettiklerini sözlerine ekledi.

“Sektör desteklerle gelişti”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Sezgin Kutlu da Denizli’den ilk defa AB ülkelerinden İspanya’ya meyve fidanı ihracatının yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Son yıllarda bakanlığımız meyvecilik sektörüne büyük destekler vermekte. Bu sektör geliştikçe de bunun bir yan sektörü olan fidancılık da buna paralel olarak gelişti. İlimizde de 13 fidan üretimi yapan firma var. Yıllık 2,5 milyonun üzerinde sertifikalı fidan üretiliyor. Bunlardan birisi de ilk defa AB ülkelerine ihracata başladı. İlk partide 13 bin 500 ceviz fidanı İspanya’ya gönderildi. Önümüzdeki dönem Lübnan, Ukrayna ve Gürcistan’a da ihracat gerçekleştirilecek. Hedefimiz, 2015 yılında bu rakamları önce 100 bin, daha sonra 200 binlere çıkarmak.”

Cumhuriyetin 100. yılında Denizli’nin ihracat hedefinin 1 milyar lira olduğunu dile getiren Kutlu, “2013 yılında bu rakam 400 milyon lira olarak gerçekleşti. Tarımsal alandaki gelişmeler, son yıllarda tarımı gözde sektör haline getirdi. Bununla ilgili ilimizde de 376 bin hektar alanda yoğun bir tarım yapılıyor. İspanya gibi tarımsal anlamda AB’nin lokomotifi olan bir ülkeye böyle bir ihracatın gerçekleşmesi, daha da anlamlı. Çünkü oraya canlı bir materyal olan fidanı, hastalıktan ari, güvenilir olduğu için ithal ediyorlar. Biz de sertifikalı meyve fidanı ihracı ile gurur duyuyoruz” dedi.
kaynak

Ferrari görünüşlü otel!

İtalyan süper spor otomobil üreticisi Ferrari, İspanya’da F1 aracına benzeyen otel ve eğlence parkı için düğmeye bastı

Daha önce Abu Dabi’de bir temalı park kuran Ferrari, bu kez İspanya’ya yöneldi. İkinci parkını Barselona’da hizmete sokmayı planlayan Ferrari, aynı zamanda bir de lüks otel açacak.
İtalyan süper spor otomobil üreticisi Ferrari, ilk kez 2010’da Abu Dabi’de açtığı temalı eğlence parkının başarısı üzerine, bu konsepti Avrupa’ya da taşımaya karar verdi. Firma, yılda yaklaşık 4 milyon turistin ziyaret ettiği İspanya’nın Barselona kentinin güneyinde bulunan PortAventura’da bir eğlence parkı inşa edecek. Bu parkta, Avrupa’nın en hızlı yatay ve dikey hız treni bulunacak.

Otelde ‘sanal’ sürüş

Ancak Ferrari, bununla da kalmayacak. Yine bir “ilk” olarak, lüks bir otel de açacak. Ancak otel, öyle sıradan bir bina olmayacak. 250 odası, farklı restoranları bulunacak otelin mimarisinde, Formula 1 araçlarından esinlenilen bir tasarım kullanılacak. Giriş kısmı F1 aracının burun kısmını, binanın kalanı yan hava girişlerini andırırken, yüzme havuzuna bağlanan su kaydırakları da F1 aracının egzost boruları şeklinde olacak. Yine otelin yüzme havuzuna bakan kısmındaki pencereler bire, binanın tepesindeki seyir terası veya restoran olarak kullanılacak bölüm ise F1 sürücülerinin baş kısmında yer alan ve kameranın da olduğu bölüme benzeyecek.
“Ferrari Land” olarak anılacağı belirtilen ve park ile birlikte 807 bin metrekarelik alanda kurulacak otel, 5 yıldızlı olacak. Otelde, Ferrari araçlarının “sanal” ortamda kullanılabileceği simülatörlerin olacağı belirtiliyor. Projenin, toplamda 100 milyon euro’yu aşan bir yatırımla gerçekleştirileceği belirtiliyor. 2016 yılında hizmete açılacak otel ve parkın, Ferrari lisansıyla özel girişim sermayesi şirketlerinden Investindustrial ve KKR tarafından inşa edileceği kaydediliyor.

Yenileri de gelecek

Finans çevrelerinde “dünyanın en güçlü markası” olarak nitelenen ve geçen yıl 3.15 milyar dolar ciro yapan Ferrari’nin, Abu Dabi sonrası pek çok ülkeden teklif almış. Şirket yetkilileri, İspanya’daki parkın, Abu Dabi’dekinin üçte biri kadar olacağını, bununla birlikte farklı ülkelerde de projeler yapabileceklerini belirtiyor.

 

ferari-otel

 

 

kaynak

Avrupa’ya yerli ‘oksijen’

Vodafone Türkiye çatısı altında Ar-Ge faaliyetlerini sürdüren ‘Oksijen’, Silikon Vadisi’ndeki Kuluçka Merkezi ’ndeki Vodafone xone ile geliştirdiği servisleri ihraç ediyor. Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde Vodafone Türkiye’nin paylaştığı bilgilere göre Oksijen’in geliştirdiği mobil servislerden ‘MyXone’ İspanya’da, ‘DriveXone’ ve ‘FindXone’ İtalya’da ‘Mobil Araç Seçme Servisi’ (MAS) ise İngiltere’de kullanılmaya başlandı. Şirketin geliştirdiği ‘MyXone’ sanal kişisel asistan olarak kullanıcıların ilgi alanlarına yönelik içerik sağlıyor.

Kaynak

‘Sıfırcı hoca’ not arttırdı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, İspanya‘nın kredi notunu Baa3’ten Baa2’ye yükseltti.

Moody’s’ten yapılan açıklamada, İspanya ekonomisinin iyiye doğru gitmeye başlaması ve orta vadede kamu açığının düşürülmesi nedeniyle kredi notunun yükseltildiği belirtildi. İspanyol hükümetinin gerçekleştirdiği reformlar sayesinde ekonominin daha sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüştürüldüğü belirtilen açıklamada, devletin finansman şartlarının da iyileştirildiği kaydedildi.

İspanya’daki kamu açığının gayri safi milli gelire oranının 2013 yılı sonunda yüzde 94 olduğunun ifade edildiği açıklamada, ülkede kamu açığının 2016 yılında yüzde 102’ye çıkabileceği belirtildi. Açıklamada, İspanya’daki bankacılık sisteminin halen zayıf olduğu da kaydedildi.

 

 

 

 

kaynak 

Coca Cola saltanatı yıkılıyor mu?

En değerli markalar listesinde liderliği kaptıranCoca Cola‘nın, İspanya‘daki 11 fabrikasından dördünü kapatacağı açıklandı.

İspanya‘da ‘ERE’ adı verilen yasadan yararlanarak dün sendikalara bir teklif sunanCoca Cola maliyet azaltıcı program kapsamında  Iberian Partners’in, Asturias, Palma de Mallorca, Alicante ve Madrid’deki fabrikalarını kapatmayı öngören bir plan açıkladığı belirtildi.

İŞTEN ÇIKARMA VE NAKİLLER OLACAK
SkyNews’in haberine göre, Coca Cola‘nın maliyet azaltma planı 1250 işçiyi etkileyecek. Kapatılacak fabrikalardan 750 işçinin çıkarılması ve 500 kadar işçinin de İspanya‘da Sevilla, Barcelona gibi diğer fabrikalara nakli öngörülüyor. Coca Cola İspanya‘daki 11 fabrikasında toplam 4 bin 270 işçi çalıştırıyor.

13 YIL SONRA ZİRVEYİ KAPTIRMIŞTI
Interbrand’in 2013 yılı için hazırladığı dünyanın en değerli 100 markası listesinde Apple, Coca-Cola’yı geçmeyi başarmıştı. Apple’ın marka değeri yüzde 28 yükselerek 98.3 milyar dolara çıkarken, Coca-Cola Co. ise 13 yıl sonra zirveden inerek 79.2 milyar dolarla 3. sıraya düşmüştü.

 

 

 

 

kaynak

Güler Sabancı’ya Rockefeller ödülü

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, her yıl toplumsal gelişme için çalışan toplum liderlerine verilen “David Rockefeller Köprü Kurucu Liderlik Ödülü”ne layık görüldü. Amerika’nın önde gelen işadamı ve filantropisti David Rockefeller’in adını taşıyan ve hayırseverlik alanında öncü ve etkili çalışmalar yapan liderlere verilen ödül, Güler Sabancı’ya, 8 Ekim 2013 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan törenle verildi. Sabancı’ya ödülünü takdim eden David Rockefeller’ın kızı Peggy Dulany, “Güler Sabancı, hayırseverliği ve iş dünyasındaki liderliğiyle sadece Türkiye ’de değil tüm dünyada liderlere bir rol model oldu. Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi faaliyetlerine derinden bağlılığıyla, Türk toplumunun her kesimine ve aynı zamanda uluslararası ortaklara ulaşmasına ve yeni işbirliklerinin geliştirilmesine liderlik ediyor. Bu ödülün de amacı ortaklar arasında köprü kurmak. Kendisine bu ödülü takdim etmekten mutluluk duyuyorum” dedi.

Ödül töreninin ardından Peggy Dulany’nin moderatörlüğünde Güler Sabancı’nın onur konuğu olduğu bir açık oturum düzenlendi. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, yaptığı teşekkür konuşmasında “Bu ödülü Sabancı ailesi, Sabancı Vakfı ve vakfımızın çalışmalarına bugün ve geçmişte tüm emeği geçenler adına alıyorum. 50 yıllık hayırseverlik geçmişi olan bir aile olarak, 150 yıllık hayırseverlik geçmişi olan Rockefeller ailesinden ödül almak benim için bir onurdur” dedi.

“David Rockefeller Köprü Kurucu Liderlik Ödülü”, David Rockefeller’ın kızı Dr. Peggy Dulany tarafından kurulan Synergos Enstitüsü tarafından veriliyor. Ödüle daha önce layık görülen isimler arasında, ABD eski Başkanı Bill Clinton, Güney Afrika eski Başkanı Nelson Mandela, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Kofi Annan, sağlık alanında dünya çapında önemli çalışmalar yapan Bill ve Melinda Gates, filantropi alanında yıllardır çalışan Ürdün Kraliçesi Rania, Aga Khan, Michael Bloomberg, Jennifer ve Peter Buffet gibi isimler yer alıyor.
Güler Sabancı aralarında İspanya’nın en üst düzeydeki liyakat nişanı olan “Encomienda De Numero”, Fransız “Legion d’Honneur” nişanları ile Clinton Küresel Vatandaşlık Ödülü, Raymond Georis Yenilikçi Filantropist Ödülü, Schumpeter Ödülü ve European School of Management and Technology tarafından verilen Sosyal Sorumlu Liderlik Ödülü’nün de yer aldığı birçok ödülün sahibi oldu.

 Kaynak

 

 

 

 

 

 

Türkiye’ye güneşten 500 milyon Euro gelecek

Yenilenebilir enerjiye sağlanan kolaylık, güneş enerjisine yatırımcı akını başlattı. Uzmanlar, sadece haziranda 8.900 MW’lık lisans başvurusu yapılan sektörün 2015’e kadar 500 milyon Euro’luk yatırım çekeceğini belirtti.

Yılda 60 milyar dolar enerji ithalatı yapan Türkiye’de güneş ve rüzgar enerjisi alanında yapılan yatırımlar hız kazanmaya başladı. Enerji Bakanlığı tarafından güneş ve rüzgar enerjisi alanında uygulamaya alınan yeni mevzuat bu alanda yatırım yapacak olan özel sektöre büyük kolaylıklar getirdi. Yerli yabancı birçok firma yenilenebilir enerji alanında yatırım rotasını Türkiye’ye çevirdi. Güneş enerjisi yatırımcılarını temsil eden Güneşe Derneği Başkanı Mehmet Özer, yalnızca haziran ayında güneş enerjisi lisanslı yatırımları için yapılan başvuruların 8.900 MW’a ulaştığını söyledi.

Avrupa’da ikinci sıradayız

Türkiye’nin güneş enerjisi anlamında İspanya’dan sonra Avrupa’nın en büyük potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Özer “2015 yılına kadar yerli yabancı yatırım 500 milyon Euro’yu bulacaktır” dedi. Türkiye’nin elindeki potansiyel düşünüldüğünde güneş enerjisinden yeterince faydalanmadığını söyleyen Özer, güneş görme potansiyeli açısından Avrupa’da ikinci olduğunu belirtti. Özer “Bu müthiş bir zenginlik. Maalesef günümüze kadar Türkiye güneşten yeterince faydalanamadı. Bilindiği gibi bundan yaklaşık 7-8 ay öncesine kadar mevzuat konusunda Türkiye’de eksiklikler vardı. Yeni mevzuat eskiye oranla bürokratik engellerin önüne geçmiş oldu” diye konuştu.

CARİ AÇIĞI ERİTECEK 

Özel sektörün yenilenebilir enerji yatırımlarıyla son derece ilgili olduğunu ifade eden Özer  şöyle devam etti: “Çünkü ülkemizde elektrik enerjisi her sene pahalanmakta. Doğalgazda dışa bağımlılıktan dolayı enerji fiyatları doğalgaz fiyatlarına endeksli. Çünkü şu an Türkiye elektrik enerjisinin yüzde 50’sinden daha fazlasını doğalgaz yoluyla elde ediyor. Özel sektör, elektriğe para ödüyor. 2012 senesine baktığımızda elektrik enerjisinin 1 yıl içindeki döviz bazındaki artışı yüzde 30’u geçti. Bunlar cari açığı azdıran faktörler. Yatırımların artması İlk etapta cari açığa yüzde 5’lik bir fayda sağlayacaktır” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak:http://haber.stargazete.com/ekonomi/turkiyeye-gunesten-500-milyon-euro-gelecek/haber-772817

 

Euro Kaldırılıyor mu?

Euro Bölgesi’ne dahil olan 17 ülkesinde halen dolaşımda bulunan 500 Euro’luk banknotların kaldırılması tartışılıyor.

Avrupa Birliği’nin Euro Bölgesi’ne dahil olan 17 ülkesinde halen dolaşımda bulunan 500 Euro’luk banknotların kaldırılması tartışılıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) bunun kolay olmayacağını söylerken, uzmanlar söz konusu banknotların arkasına gizlenen kara para ve kirli ticari ilişkilere dikkat çekiyor. 


Euro Bölgesi’nin en küçük kağıt para birimi olan 5 Euro’luk banknotlar ay başında yenileriyle değiştirildi. Bilet ve banka otomatları bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışırken şimdilerde ise, 500 Euro’luk banknotların tedavülden kaldırılması tartışılıyor.
GENELLİKLE İLLEGAL İŞ YAPANLAR KULLANIYOR

Pek çok kişi 500 Euro’luk banknotlarla zaten alışveriş yapamıyor. Özellikle benzin istasyonlarında, pastanelerde veya küçük ticari işletmelerde bu banknotlar kabul edilmiyor. Gerekçe ise sahtelerinin sıkça piyasada dolaşması ve meblağın büyüklüğü.

Toptancılar Birliği Sözcüsü Ulrich Binnebössel, ticari kurumların 500 Euro’luk banknotları almakla mükellef olmalarına rağmen buna direnç gösterdiklerini belirtiyor. Binnebössel, “Bu banknotlarla iş yapanlara pek dürüst kişiler gözüyle bakılmıyor.” şeklinde konuşuyor.

Transparency International gibi şeffaflık yanlısı kurumlar da bu banknotların kaldırılmasını istiyor. Zira 500′lüklerin sadece kriminal kişiler veya şirketler için ilgi çekici olduğunu savunuyor.

İSPANYA’DA KAYIT DIŞI EKONOMİNİN DİREĞİ

Euro Bölgesi’ndeki banknotların üçte birini yani yaklaşık 600 milyon adedini 500 Euro’luk banknotlar oluşturuyor. Bu banknotlar daha çok İspanya, İtalya gibi Güney Avrupa ülkelerinde kullanılıyor. Avrupa Birliği’nin ekonomik olarak en zayıf ülkelerinden biri olan İspanya’da çok sayıda 500’lük kağıt Euro’nun dolaşımda olması ise pek hayra alamet sayılmıyor. Zira uzmanlar bu paraların ‘kayıt dışı ekonomi’ tarafından kullanıldığını söylüyor.

AVRUPA MERKEZ BANKASI KARŞI ÇIKIYOR

Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise, 500’lüklerin tedavülden kaldırılmasına karşı çıkıyor. ECB’nin Başkan Yardımcısı Vitor Constancio bu konunun yeterince tartışılması gerektiğini belirtiyor. ECB’nin patronu Mario Draghi ise, 500 Euro’luk banknoktların ekonomi için önemli bir fonksiyon eda ettiğini düşünüyor. O’na göre, bu banknotlar olmasa Euro Bölgesi içinde yatırım yapanlar paralarını diğer bazı para birimlerine kaydırabilir, böylelikle de AB dışına sermaye akışı olabilir.

ECB uzmanları, 500’lük banknotların özellikle yurt dışında kullanıldığını ve böylelikle AB dışına rahat para taşındığını, ayrıca ekonomisi kötü olan AB ülkelerinin bundan istifade ettiğini öne sürüyor.

ÜZERİNDE UYUŞTURUCU ARTIKLARINA RASTLANIYOR

Karşıt görüş ise, bu paraların üçte ikisinin uyuşturucu ticareti başta olmak üzere illegal işlerde kullanıldığını dillendiriyor. RTL televizyonu tarafından 500′lük banknotlar üzerinde yapılan klinik testler bu görüşü destekler nitelikte. Zira bu paraların üzerinde sıklıkla uyuşturucu madde kalıntılarına rastlanıyor. Yani 500′lükler daha çok kriminal insanların veya uyuşturucu tüccarlarının ellerinde geziyor.

ECB’YE TEKLİF

Hohenheim Üniversitesi’nden banka uzmanı Hans Peter Burghof, Avrupa Merkez Bankası’na illegal işlerin ve kara paranın önüne geçebilmesi için ilginç bir tavsiyede bulunuyor: “Bütün hazırlıklarınızı yapın ve aniden 500’lük banknotları yenileriyle değiştireceğinizi duyurun. Böylelikle illegal işler yapanların kara paraları ellerinde kalacaktır.”

Burghof yenileriyle değiştirilmek zorunda kalan eski 500’lüklerin değişim esnasında kaynağının sorulacağını ve böylelikle kara paranın tespit edilebileceğini söylüyor.

Ancak ECB’nin henüz böyle bir planı yok. 2 Mayıs’tan itibaren yeni 5 Euro’luk banknotlar tedavüle girdi. Bunu 2014’te bunu 10’luklar takip edecek. Ekonomistler, 500’lüklerle ilgili böyle bir değişimin en erken 2019′dan itibaren olabileceğini öngörüyor. Zira tedavülde çıkabilecek sorunlara karşı teknik altyapı henüz hazır değil.

 

 

 

 

 

Pegasus Yatırımları Hızlandırdı

Kırgızistan’da havayolu satın alarak Uzakdoğu’nun kapısını açan Pegasus, gözünü yeni yatırımlara dikti

Pegasus’un Genel Müdürü Sertaç Haybat, “Bişkek’te arkadan dolanıp puan aldık. Benzer hamleleri diğer bölgelerde de yapmak istiyoruz” dedi. Haybat, İstanbul-Moskova’nın çoklu tayine açıldığını, bu hatta talip olduklarını söyledi.

Hürriyet’in haberine göre, geçtiğimiz günlerde 100 uçak siparişi veren ve halka açılanleri çeken Pegasus yurtdışında büyümesini sürdürüyor. Yurtdışındaki 41’inci uçuş noktası, Barcelona seferlerine geçtiğimiz hafta içinde başlayan şirketin yeni rotaları ise Doha ve Atina olacak. İstanbul-Barcelona seferlerini haftanın her günü karşılıklı olarak gerçekleştiren Pegasus İspanya’nın başkenti Madrid’e de uçmak için çalışma başlatacak.

ÇOKLU TAYİNE AÇILDI

Pegasus’un davetlisi olarak gittiğimiz Barcelona’da Genel Müdür Sertaç Haybat, Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Güliz Öztürk ve Uçuş İşletmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nadir Kabaş ile şirketin hedeflerini ve son dönemde havacılık sektöründe yaşanan gelişmeleri konuştuk. Geçtiğimiz günlerde Türkiye ve Rusya arasında yapılan anlaşmayla İstanbul-Moskova hattı çoklu tayine açıldı. Bu hat üzerinde yeni havayolu şirketleri de yolcu taşıyabilecek. Bugüne kadar Rus tarafından Aeroflot, Türkiye tarafında ise THY bu seferleri gerçekleştiriyordu.

NİYE HAT VERMEDİLER

Haybat, Sivil Havacılık’ın vereceği yeni frekanslara talip olduklarını belirterek şunları söyledi: “Tabii bu frekanslar umarız yine THY’ye verilmez. Zamanında benzer bir olay Kiev’de yaşandı fakat frekansları bize vermediler. Bunu hangi kriterlere göre belirliyorlar bilmiyoruz. ‘Kiev’de bize niye hat verilmiyor’ diye sorduk. Tüm uçuşlar Atatürk Havalimanı’ndan olsun diye verilmediğini, Atlas Jet’i tercih ettiklerini söylediler. Ancak Atlas, Kiev’e uçmayınca, yeni frekansı bu kez THY’ye verdiler. THY bu uçuşu şimdi Sabiha Gökçen’den gerçekleştiriyor.”

KORUMACILIK KALMADI

Kamunun çoğu zaman THY’nin arkasında yer aldığını ve onlara destek verdiğini söyleyen Haybat bu konuda nihai çözümün THY’deki kamu hisselerinin satışından geçtiğini anlattı. Bugün havayolu taşımacılığında korumacılığın 1980’lerde kaldığının altını çizen Haybat, “Bugün Almanya’da kimse Lufthansa’yı korumaya çalışmıyor. İsviçre SwissAir’i korudu mu? Şirket battı. Havayollarını korumak ancak geri kalmış ülkelerde olur” şeklinde konuştu.

Yeni havalimanının parası yolcudan çıkar

SERTAÇ Haybat yeni havalimanı ihalesini Limak-Cengiz-Kolin-MAPA- Kalyon beşlisinin KDV dahil yaklaşık 26 milyar Euro’ya almasıyla ilgili bir soru üzerine de asıl Atatürk Havalimanı’na yazık olduğunu söyledi. Haybat, “İhalede çok büyük rakamlara ulaşıldı. Çok güzel bir proje fakat burada asıl önemli olan bu paranın kim tarafından ödeneceği. Projede havaalanı vergisi 20 Euro. Bu rakam Atatürk’te 15 dolar. Sabiha Gökçen’de ihale öncesinde 12 Euro’yken ihale sonrasında bir anda 15 Euro’ya çıkarıldı. Aradaki 3 Euro’nun yarısı işletmecinin yarısı ise Devlet Hava Meydanları’nın kasasına giriyor. Şimdilik yeni havalimanı için vergi 20 Euro olarak belirlendi. Fakat bunun artmayacağının garantisi yok. Tabii bu vergi aynen tüketiciye yansıtılacak. Yani ihaleyi kazanan grup yılda 1 milyar Euro kira ödeyecek fakat aslında bu para vatandaşın tüketicinin cebinden çıkacak” dedi.

Yeni Bişkek’ler yolda

PEGASUS geçtiğimiz yıl Kırgızistan’da faaliyet gösteren Manas Air’in yüzde 49’unu satın almış, bu hamlesiyle de Uzakdoğu’nun kapısını açmıştı. AtlasJet de şu anda Kırgız Havayolları’yla flörtte. Şirketlerin tek hedefi buradan Uzakdoğu’ya açılmak. Mevzuat gereği şu an başta Çin olmak üzere bölgeye sadece THY, direkt uçabiliyor. Bişkek operasyonunda bir anlamda arkadan dolaşıp puan aldıklarını dile getiren Pegasus Genel Müdürü Sertaç Haybat, yakın zamanda benzer operasyonları farklı bölgelerde de yapabileceklerinin sinyalini şöyle verdi: “Bişkek için Türkiye’den tayin imkanımız olmadı. Bunun üzerine Kırgizistan’da bir havayolu şirketi satın aldık. Seferleri İstanbul çıkışlı yapıyoruz. Tek bir uçak İstanbul’dan çıkıyor ve orada bir saat kaldıktan sonra yeniden İstanbul’a dönüyor. Bundan sonra ülkede bir havayolu geliştirme işimiz olacak. Asya’yı Bişkek üzerinden bağlayan bir havayolu geliştirmeye çalışacağız. Buradan Hong Kong’a uçabilirsiniz, Çin’e uçabilirsiniz, Kore’ye uçabilirsiniz. Stratejik olarak Asya’nın tam ortasında. Kırgizistan bu açıdan çok önemli. Bölgedeki önemli şehirlere 5 saatlik mesafede. Tabii bu konuda arayışlarımız devam ediyor. Bişkek modelini başka bölgelere de uygulayabiliriz. Tabii burada önemli olan bize değer katması ve yerel mevzuatın bunu yapmaya imkan vermesi. Ama bu bölgenin Rusya olmayacağını söyleyebilirim.”

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.borsagundem.com/haber/Pegasus-yatirimlari-hizlandirdi/147152

 

GSYİH 851 milyar dolar olacak

IMF tahminlerine göre, Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası bu yıl 851 milyar 817 milyon dolara çıkacak.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) tahminlerine göre, Türkiye ekonomisinin büyüklüğü bu yıl sonunda 851 milyar doları bulacak.

IMF verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) bul yıl 851 milyar 817 milyon dolara çıkacak.
IMF’nin tahminlerinin gerçekleşmesi durumunda, Türkiye’nin geçen yıl cari fiyatlarla 786 milyar 293 milyon dolar olan GSYİH’ı bir yılda 65 milyar 524 milyon dolarlık artış kaydedecek.

Aynı dönemde “süper güç” olarak adlandırılan ABD’nin GSYİH’sının 16 trilyon 237 milyar 746 milyon dolar, “üretim merkezi” olarak bilinen Çin’in ise 9 trilyon 20 milyar 309 milyon dolara çıkması bekleniyor.

Fon’un projeksiyonlarına göre trilyon dolarlık ülkeler listesinde başta “sanayi devi” Almanya olmak üzere Brezilya, Hindistan, İngiltere, İspanya, İtalya, Japonya, Kanada, Kore, Meksika ve Rusya da yer alacak.

IMF’nin tahminlerine göre, bu yıl Almanya’nın ekonomik büyüklüğü 3 trilyon 597 milyar 965 milyon dolar, Brezilya’nın 2 trilyon 456 milyar 663 milyon dolar, Hindistan’ın ise 1 trilyon 972 milyar 844 milyon dolar olacak.

Tahminlere göre, İngiltere’nin ekonomik büyüklüğü 2 trilyon 422 milyar 921 milyon dolar, İspanya’nın 1 trilyon 387 milyar 871 milyon dolar, İtalya’nın 2 trilyon 76 milyar 6 milyon dolar, Japonya’nın 5 trilyon 149 milyar 897 milyon dolar, Kanada’nın 1 trilyon 843 milyar 750 milyon dolar, Kore’nin 1 trilyon 258 milyar 586 milyon dolar, Meksika’nın 1 trilyon 274 milyar 966 milyon dolar, Rusya’nın ise 2 trilyon 213 milyar 567 milyon doları bulacak.

IMF’nin tahminlerine göre 2013’te GSYİH’sı 1 trilyon doların altında kalacak olan ülkeler Arjantin, Avusturya, Danimarka, Endonezya, Filipinler, Finlandiya, İrlanda, İsrail, İsveç, Kolombiya, Lüksemburg, Macaristan, Malezya, Mısır, Peru, Polonya, Sri Lanka, Şili, Tayland, Türkiye ve Yunanistan olacak.

BRIC ülkeleri olarak bilinen Brezilya, Çin, Hindistan ve Rusya’nın GSYİH toplamı 15 trilyon 663 milyar 383 milyon dolar olacak. Böylece BRIC ülkelerinin GSYİH toplamı, ekonomisi 16 trilyon 237 milyar 746 milyon dolar olması beklenen ABD ekonomisinin büyüklüğüne yaklaşacak.

 

 

 

 

Kaynak: http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/186543–gsyih-851-milyar-dolar-olacak