Toyota’da satışlar tavan yaptı

Şirket, temmuzda 5 bin 289 araçla en yüksek aylık satış adedine ulaştı.

Toyota, temmuz ayında ulaştığı 5 bin 289 adetle bugüne kadar Türkiye’de gerçekleştirdiği en yüksek aylık satış adedine ulaştığı bildirildi.

Toyota’dan yapılan açıklamada, Toyota’nın, geniş ürün yelpazesi, üstün teknolojisi, dayanıklılığı, güvenliği ve yüksek ikinci el değeri gibi, özellikleriyle dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de en çok tercih edilen marka olduğu belirtildi.

Toyota’nın, temmuz ayında ulaştığı 5 bin 289 adetle bugüne kadar Türkiye’de gerçekleştirdiği en yüksek aylık satış adedine ulaştığı dile getirilen açıklamada, Toyota Finans Sistemi’nin devreye girdiği ilk ay itibariyle rekor satış getirdiği kaydedildi.

Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Toyota Pazarlama ve Satış A.Ş. Üst Yöneticisi (CEO) Ali Haydar Bozkurt, şunları ifade etti:

“2014 yılı için hedeflediğimiz 50 bin satış adedine ulaşmak için yoğun bir tempo ile çalışıyoruz. Daha önce de olduğu gibi müşteri odaklı hizmet anlayışımızı sürdürecek ve daha da geliştireceğiz. Hedefimiz Toyota’yı Türkiye’nin en sevilen markası yapmak. Hem satış hem de satış sonrası hizmetlerinde memnuniyet çıtasını sürekli yükseltiyoruz. Toyota, tüketiciler gözünde yüksek marka değerine sahip.

Biz buna ek olarak, markamızı daha çekici kılan artı bir değer daha yarattık ve herkesi Toyota sahibi yapmak amacıyla Temmuz başında Toyota Finans Sistemini hayata geçirdik. Çalışmalarımız meyvesini vermeye başladı. Toyota’nın Türkiye’deki en yüksek aylık satış adedini 5 bin 289 adetle Temmuz 2010’da kırarak tarihi bir rekora imza attık. Müşterilerimizin markamıza yönelik takdirlerinin katlanarak artacağına inanıyorum. Öncelikli hedefimiz bu başarıyı bundan sonraki aylarda da sürdürmek.”

 

 

 

 

kaynak

Praktiker’in iflas erteleme isteğini mahkeme reddetti

Zarar nedeniyle Türkiye’deki varlıklarını satmaya çalışan Alman yapı market zinciri Praktiker’in kontrol altında iflas erteleme başvurusu, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce reddedildi.

Mahkeme, “Hep zarar göstermişsiniz” diyerek, verdiği kararında Praktiker’e elindeki mağazaları tasfiye etmesi yönünde bildirimde de bulundu. Temyiz süresi geçtiği için Yargıtay, yerel mahkemenin  kararını onadı. Türkiye’ye 1998 ylında gelen Pratiker, 300’den fazla yerel tedarikçi ile çalışıyordu.

Kaynak

İstanbul’un enflasyonu arttı

Üretici fiyatlarında geçen yılın sonunda başlayan hızlı artış sürüyor.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre, Mart ayında İstanbul’da toptan fiyatlar, perakende fiyatlardan hızlı arttı.

İTO’nun İstanbul için hazırladığı 1995 bazlı ücretliler geçinme endeksine göre; İstanbul’da perakende fiyatlar Mart’ta yüzde 0.99, toptan fiyatlar yüzde 1.42 arttı.

İTO verileri, gıda fiyatlarındaki artış hızının, ortalama endik artışının da üzerinde olduğunu gösterdi. Buna göre, perakende fiyatlar gıda harcamaları grubunda Mart’ta yüzde 1.57, toptan fiyatlar ise yüzde 2.87 arttı.

İstanbul’da perakende fiyatlar bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8.2, toptan fiyatlar ise yüzde 12.68 gibi yüksek oranda yükseldi.

Kaynak

Apple Store Türkiye 5 Nisan’da Açılıyor

Apple Store’nin ülkemizde bir süredir açıklanması beklenmekteydi. Son olarak açılışın 5 Nisan’da yapılacağı kesinleşti.

Dünyanın en büyük teknoloji firmalarından biri olan Apple’ın Türkiye’deki mağazası Apple Store için hazırlıklar bir süredir devam etmekteydi. Ayrıca geçtiğimiz haftalarda Apple CEO’su Tim Cook ülkemize gelmiş Apple Store Türkiye hakkında bilgi almıştı. Merakla beklenen mağazanın ne zaman açırılacağı duyuruldu. İstanbul Beşiktaş’taki Zorlu Center’de bulunan Apple Store kapılarını 5 Nisan tarihinde açacak.

Saat 10:00′da açılacak olan bu mağaza 2.000 m2 büyüklüğündeki alan üzerine kurulu. Bunun yanında İstanbul’da ikinci bir Apple Store mağazasının da geleceği söylenmekte. Apple’ın “İstanbul’a doğru yola çıktık. Apple Store, Zorlu Center. 5 Nisan’da oradayız.” ile duyurduğu Apple Store Türkiye, benzersiz bir tasarıma sahip. Camdan oluşan bir tasarıma sahip Apple Store Türkiye ülkemize hayırlı olsun.

 

33-640x360

 

 

kaynak

 

Boğazın ‘Elma’sı

Dünya teknoloji devi Apple, Türkiye’de çok uzun zamandan beri beklenen mağazasının 5 Nisan’da açılacağını müjdeledi. Apple İstanbul Boğazı tasarımlı ilanıyla dünyaya duyurdu.

Teknoloji devi Apple’ın uzun zamandan beri Türkiye ’de açılması beklenen mağazası için geri sayım başladı.  İstanbul Zorlu Center’da yer alacak Apple mağazası, 5 Nisan’da saat 10’da kapıları açacak. Böylece Apple’ın eylül ayında tanıtılması beklenen yeni akıllı telefon modeli olan iPhone 6, Türkiye’ye yeni mağazadan girmiş olacak. Açılış tarihi için özel tasarımlı bir barikat üzerinde çalışan Apple, mağazanın ilanı içinse İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nden esinlendi. İlanda Boğaziçi Köprüsü’nün renkli ve ışıklı görünümü kullanan şirket, “İstanbul’a doğru yola çıktık. Apple Store, Zorlu Center. 5 Nisan’da oradayız” ifadelerini kullandı.  Mağaza eşsiz olacak Zorlu Center’da açılacak mağaza, dünyanın en fazla dikkat çeken Apple mağazaları arasında yer alacak. Dünyada sadece birkaç tane bulunan kubik cam tavan tasarımlı olacak olan Apple mağazası, teknoloji devi için önemli bir noktada yer alıyor. Özellikle geçen ay Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyarete gelen Apple CEO’su Tim Cook, Türkiye mağazasının dünyada eşsiz olacağını iddia etmişti. Teknoloji devinin İstanbul mağazasında, diğer tüm Apple mağazalarında olan servis ve hizmetler yer alacak. Ücretsiz ‘Genuis bar’, Apple çalışanlarıyla birebir iletişim imkanı, kişisel kurulum ve Mac hakkında kısa dersler gibi eğitim imkanları Apple’ın Türkiye mağazasında bulunacak.

Kaynak

Asma köprü arsa piyasasını hareketlendirdi

İstanbul’dan İzmir’e ulaşımı 4 saate indirecek olan Gebze-Bursa-İzmir Otoyolu Projesi, satılık arsa ilanlarını artırdı.

İSTANBUL – Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en maliyetli projelerinden olan Gebze-Bursa- İzmir otoyolu projesi inşaatı tüm hızıyla sürüyor.
Gebze-Orhangazi-Bursa ve Kemalpaşa-İzmir kesimlerinin yüzde 30’luk kısmı bitti. 2015 yılı sonu itibariyle İzmit Körfez geçişi asma köprüsü, Gebze-Gemlik kesimi ve Kemalpaşa-İzmir kesimindeki çalışmaların tamamlanması hedefleniyor.
EN YÜKSEK ARTIŞ YALOVA VE KOCAELİ’NDEGebze-Bursa-İzmir Otoyolu Projesi’nin temeli 2010 sonunda atılmıştı. İnşaat ilerledikçe proje kapsamına giren illerde emlak sektörü hareketlenmeye başladı. Hurriyetemlak.com’dan alınan verilere göre; İzmir, Bursa, Balıkesir, Yalova ve Kocaeli’nde satılık arsa ilanlarında artış var. Son bir yıllık ilan sayısı artışına bakıldığında; Yalova ve Kocaeli ilk sırada. Her iki ilde de satılık arsa ilanlarının sayısı bir yılda 2,3 kat artış göstermiş durumda. İzmir’de satılık arsa ilanları 1,3 kat, Bursa’da 2 kat artış gösterirken, Balıkesir’deki artış 1,2 kat olarak belirlendi.
ARSA FİYATLARI YÜZDE 35 ARTTIHurriyetemlak.com Emlak Endeksi’ne göre; Bursa’da satılık arsa fiyatları son 1 yılda yüzde 35 arttı ve metrekaresi 26 liraya ulaştı. Satılık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 4 artışla 1.144 lira oldu. Kiralık konutlarda ise son 1 yılda artış yüzde 4 ve ortalama fiyat 6 lira. Amortisman süresinin 17 yıl olduğu ilde fiyatı artan ilçeler arasında son 1 aya bakıldığında Mudanya ilk sırada. İlçede konut fiyatları yüzde 3,3 artış göstererek 1.033 lira oldu. İkinci sırada yüzde 2,4 artışla Nilüfer, üçüncü sıradaysa yüzde 1,2 artışla Osmangazi geliyor. Amortimsan süresinde de Osmangazi 16 yıl ile ilk sırada göze çarparken, Nilüfer’de bu süre 19 yıl olarak belirlendi.
İZMİR’DE SON DURUMHurriyetemlak.com Emlak Endeksi’ne göre; İstanbul’dan ulaşımın 4 saate düşeceği İzmir’de konut fiyatları son 1 yılda yüzde 12 arttı ve ortalama metrekare fiyatı 1.630 liraya ulaştı. Kiralık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 10 arttı ve 8 lira oldu. İlde amortisman süresi 18 yıl olarak belirlendi. İzmir’de fiyatların son 1 ayda en çok arttığı ilçe Çeşme. İlçede satılık konutların metrekare ortalaması 3.611 lira oldu. Balçova ve Urla’da ise fiyatlar son 1 ayda yüzde 3,9 yükseldi. İzmir’de satılık arsa fiyatları ise son 1 yılda yüzde 19 artarak metrekaresi 49 liraya ulaştı.

Kaynak

Borsa’nın yeni KALBİ

Borsa İstanbul’un yapımı devam eden yeni veri merkezi için İbrahim Turhan, “Akıllı bina ile en üst düzey teknolojiyi birleştirdik. Burası Borsa İstanbul’un yanı sıraçevre borsaların da veri merkezi olarak kullanılabilecek” dedi

Geçen yıl başlattığı Türkiye ’deki tüm borsaları bünyesinde toplama operasyonunu tamamladıktan sonra bölgesel bir güç olma hedefiyle dünyanın en büyük borsa kuruluşlarından Nasdaq’la ortaklık yapan Borsa İstanbul (BİST), bir yandan yeni uluslararası işbirlikleri için görüşmelerini yürütürken, bir yandan da teknolojik altyapısını son hızla güçlendiriyor. Nasdaq’la olan ortaklık kapsamında dünyanın en hızlı işlem platformunu da yakında sistemine entegre edecek olan BİST’in, İstinye’deki merkezi binasında yapımı süren yeni veri merkezi, hem çevre borsalara hizmet verebilecek kapasitede hem de, zaman zaman yaşanan teknik arızaları minimuma indirecek şekilde tasarlandı. Bu yılın ilk işlem gününde yaşanan küçük bir arızanın ardından, 9 Ocak’ta yaşanan son teknik arızada seansa 3.5 saate yakın bir süre ara verilmesi, borsanın teknik altyapısının yetersizliğinden, sistemi iyi bilen teknik personelin emekli edilmesine kadar pek çok iddianın dillendirilmesine neden oldu. Oysa aynı günlerde Borsa İstanbul’un İstinye’deki merkezinde, söz konusu arızaların giderilmesi çabalarının yanında, tüm bu arızaları minimuma indirecek yeni ‘Veri Merkezi’nin de hummalı çalışmaları sürüyordu.
Haziran 2014’te devrede
‘Borsanın yeni kalbi’ olarak nitelenen yeni teknoloji üssü Haziran 2014’te devreye almayı hedefliyor. En ileri düzeyde inşaat teknikleriyle yapılan yeni veri merkezi binası mevcut borsa binasının hemen yanı başında. Merkezi binaya yer altından bağlanan Veri Merkezi, toplamda 500 metrekare alan üzerine kuruluyor. 6 ay gibi rekor bir sürede inşa edilen veri merkezinin bu hafta fonksiyonel testlerinin de tamamlanması planlanıyor.
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan “Bu veri merkezinde akıllı bina ile en ileri bilişim teknolojisini bir araya getirdik” diyerek kapasitesinin BİST’in yanı sıra yakın çevredeki borsalara da hizmet vermeye yeterli olduğunu, hatta Türkiye’deki bazı büyük bankaların verilerinin de burada saklanabileceğini söyledi. Yeni veri merkezinin devreye girmesiyle birlikte teknik arıza yaşanması ihtimali tam olarak ortadan kalkmayacak ancak yüzde 99.99 arızaların önüne geçilecek.
Bilim kurgu filmi gibi
Turhan, mevcut kullanılan sistemin 1993’te kurulduğunu güncellemelerle bugünlere gelindiğini söyledi. İki merkez arasındaki teknolojik fark hemen göze çarpıyor. Yeni merkez adeta bir bilim-kurgu filminin setini andırırken, mevcut merkez bir bankanın ya da büyük bir şirketin bilgi-işlem merkezi gibi. Bu duyguyu yaratan en büyük faktör ise, borsalar açısından en önemli veri olan işlem emirlerinin saklandığı ‘kabinetler’. Yeni merkezde toplam 170 kabinet var ve bunlara fiziksel olarak ulaşmak mümkün değil. Hepsi farklı dijital anahtarlarla açılan ayrı ayrı dolapların içinde. Mevcut sistemde ise toplamda 40 kabinet var. Yani yeni merkez açıldığında kapasite en az 4 kat artacak. Bu da işlem hızının da aynı oranda artması anlamına geliyor.
Merkezin özellikleri
Tam zamanlı devrede olan free-cooling sistemi Türkiye’de ilk defa kuruldu. Böylece; dış havadan yararlanarak sistemlere giden suyun ön soğutma veya tam soğutmasının yapılması sağlandı.
Tüm fonksiyonlarıyla (soğutma, ısıtma, enerji izleme, aydınlatma, güvenlik (kartlı geçiş, kameralar, saldırı tespit sistemi), sıvı tespit sistemi, yangın algılama, DCIM) entegre ve tek noktadan en kapsamlı çalışan yönetim sistemi.
60 dakika yangına dayanıklı cam duvar sistemi bu ebatta ilk defa bir veri merkezinde uygulandı.
Mevcut bir bina içerisinde yapılan veri merkezinde 11 adet kolonda deprem güçlendirme yapıldı.
Şu anda endüstri standartı olan en yüksek hızlarda (40G on-board, 100G ready) veri iletişimine uygun altyapı.

Yangın ve depreme en üst düzey koruma

Dışarıdan sıradan bir deponun girişini andıran veri merkezinin içine girer girmez ilk dikkatinizi çeken, büyük bir oda dolusu devasa boyutlardaki yangın tüpleri. Veri merkezi yangın ve depreme karşı son derece ileri bir teknikle korunmuş. İçeride toplam 1500 sensor yangın veya farklı bir tehlikeyi algılamaya odaklanmış durumda. Binanın ısıtma ve soğutma sistemi ve kabloların dolaşımı mevcut yapılardan farklı olarak tasarlanmış. Bu tarz önemli veri merkezlerinde olduğu gibi, kablo trafiği için tavana ayrı bir sistem yapılırken, havalandırması için de mevcut havanın temizlenip yeniden içire verilmesi yerine dışarıdaki havanın kullanılmasını sağlayan bir sistem kurulmuş.
140 kişilik teknik ekip

Borsa İstanbul bünyesinde hali hazırda 140 kişinin bilgi işlem servisinde görev aldığını kaydeden İbrahim Turhan, “Bunların 80’i yazılımcı. Bilgi-İşlemdeki arkadaşlarımızın arasında 20 yılı aşkın bir süredir bu görevde olan ve şu anda yöneticilik yapan arkadaşlarımız var. Merkez Bankası’nın bilgi-işlemi sayıca bizden büyük. Onlarda 240 kişi var ve 150 kişisi yazılımcı. Daha önce Borsamızın bilgi-işleminde 60 kişi görevliydi ve bunların 15’i yazılımcıydı” diye konuştu.
Fonksiyonel testler bu hafta bitecek
Haziran-Temmuz gibi devreye almayı planladıkları yeni veri merkezinin fonksiyonel testlerinin bir aksilik olmazsa bu hafta tamamlanacağını kaydeden Turhan, “Ardından Veri Merkezi kullanıma hazır olacak. Öncelikle network ekipmanları konulup konfigüre edilecek. Tahminen tahminen 2 ay sürer. Ardından sunucu sistemlerimiz taşınacak, o da tahminen 2 ayda biter. Haziran- temmuz gibi taşınmayı hedefliyoruz” dedi.

Kaynak

Cari açık bütün beklentileri aştı, 65 milyar dolara ulaştı

Cari açık, geçtiğimiz yılın aralık ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşerek 8.32 milyar dolar oldu ve böylelikle Mart 2011’den bu yana en yüksek seviye görüldü. 2013’ün tamamındaki cari açık ise 65 milyar dolar…

Dış ticaret açığında yıl boyunca devam eden artış ve Aralık’ta hizmetler ve gelir kalemindeki zayıflığın etkisiyle cari açık geçen yılın son ayında beklentilerin üzerinde 8.32 milyar dolar olurken, 2013’ün tamamında ise 65 milyar dolar ile OVP hedeflerinin üzerinde gerçekleşti.

Cari açığın Aralık ayında 7.6 milyar dolar olması bekleniyordu. Merkez Bankası, 2013 yılı için dış ticaret açığının 14.5 milyar dolar artarak 79.8 milyar dolara ve gelir dengesi açığının 2.3 milyar dolar artarak 9.45 milyar dolarına yükselmesinin, cari işlemler açığının bir önceki yıla göre artmasında etkili olduğunu açıkladı.

Hükümetin 2013 yılı Ekim ayında açıkladığı Orta Vadeli Program’a (OVP) göre cari açığın 2013’te GSYH’nin yüzde 7.1’ine denk gelen 58.8 milyar dolar olması öngörülüyordu.

Bankacılar, cari açığın GSYH’ye oranının geçen yılı yüzde 8’in hafif altında tamamlamış olabileceğini belirttiler.

Cari açığın Aralık ayında beklentilerin üzerinde gelmesinde, gelir dengesinin yedi ayın en yüksek açığını vermesinin etkili olduğu belirten Odeabank yayınladığı notta, “Aralık ayı verisi ile birlikte önceki aylara ilişkin cari açıkta toplamda 0.7 milyar dolar artıcı yönde revizyon yapıldı. 11.8 milyar dolarlık rekor net altın ithalatı dışlandığında ise, cari açık yüzde 1.8 düşerek 53.2 milyar dolara gerilerken, ekonomi de yüzde 4 civarında büyümeyi başardı” dedi.

“Önümüzdeki dönemde altın ithalatı ve petrol fiyatlarının seyri dış ticaret açığında riskleri canlı tutsa da, para politikasındaki son sıkılaştırma ve makroihtiyati tedbirlerin etkisi ile aşağı yönlü riskler arttı. Altın ithalatının yavaşlayacağı varsayımı altında, 2014 yılı için cari açık tahminimiz 49.5 milyar dolar (GSYH’nin yüzde 6’sı) iken, süregelen belirsizlikler nedeniyle risklerin aşağı yönlü olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede Aralık ayındaki cari açık yakın geleceğin en yüksek aylık açığı olacağını düşünüyoruz.”

Dış ticaret açığı 2013 yılını 16 milyar doların üzerindeki altın ithalatının etkisiyle 2012 yılına göre yüzde 18.7 artışla, OVP hedefinin de hafif üzerinde, 99.78 milyar dolar ile tamamlamıştı. Ekonomistler, Aralık ayında ithalatta yaşanan sert artışta, gerek kurdaki artış gerek bazı sektörlerde yeni yıl ile birlikte taksitlere getirilecek sınırların da etkisiyle talebin erkene çekilmesinin etkili olduğunu belirtmişlerdi. Cari açık 2012 yılının Aralık ayında 4.86 milyar dolar, yılın tamamında ise 48.5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti.

Merkez Bankası verilerine göre 2013 yılı cari işlemler açığı, bir önceki yıla göre 16.5 milyar dolar arttı. Parasal olmayan altın hariç cari işlemler açığı ise 983 milyon dolar azalarak 53.2 milyar dolara geriledi.

Bu verilere göre 2013’ün tamamında yurtdışı yerleşiklerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar, Aralık ayındaki 1.93 milyar dolar net girişe rağmen, bir önceki yıla göre 538 milyon dolar azalarak 12.69 milyar dolara geriledi.

Dolar/TL cari açık verisi ardından ilk tepki olarak 2.1950’den 2.1990’a kadar yükseldikten sonra saat 10.49’da 2.1968 seviyesinden işlem görüyordu.

Kaynak

Kuveytliler harekete geçti!

Cevahir 4 dönüm daha büyüyecek!

Markaların kiralama talebine yüzde 98 doluluk nedeniyle yanıt veremeyen Cevahir AVM, İBB’ye ait 4 dönümlük arka parseli satın almak için harekete geçti. Anlaşma sağlanırsa AVM’ye 10 ila 15 bin metrekare arasında kiralanabilir alan eklenecek.

Açıldığı Ekim 2005 tarihinde Avrupa‘nın en büyük alışveriş ve eğlence merkezi olarak lanse edilen İstanbul Şişli‘deki Cevahir AVM, markaların talebine karşılık verebilmek için genişleme yolları arıyor. Perakende kulislerinde konuşulanlar, Cevahir’in sahibi olan Kuveytliler’e ait İngilteremerkezli St. Martins Properties’in, AVM’nin arka tarafında kalan yaklaşık 4 dönümlük arsayı satın almak için girişimlere başladığı yönünde. İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne (İBB) ait bu parselin Atlantis Eğlence Merkezi’nin yer aldığı taraftan AVM’ye katılmasıyla 10 bin ila 15 bin metrekare civarında ek kiralanabilir alan elde edilebileceği ifade ediliyor.

H&M MAĞAZA, LCW İSE GENİŞLEMEK İSTİYOR

Halihazırda 115 bin metrekare kiralanabilir alanı bulunan ve yüzde 98 doluluk oranıyla çalışan Cevahir AVM’yi bu girişime iten en önemli etken, markaların talepleri. Edinilen bilgiye göre, pek çok markanın en yüksek ciro elde eden mağazalarına ev sahipliği yapan Cevahir’de yer bulamayanlardan biri de İsveçli hazır giyim devi H&M. Türkiye’nin en büyük giyim perakendecisiLC Waikiki de mevcut mağazasını büyütmek veya daha büyük bir alana taşınabilmek istiyor.

Birkaç yıl önce AVM koridorlarının arka taraflarında kalan markaların ciro yapmakta zorlandığı, hatta kimilerinin kepeng indirdiği Cevahir AVM’de yeni yönetim planlaması ve çeşitli düzenlemelerle pansuman yoluna gidilmiş, olumlu sonuç alınmıştı. Gelinen noktada, Cevahir AVM’nin yıllık ziyaretçi sayısı 27 milyona ulaştı; cirolar önemli ölçüde yükseldi.

Yüksek talep nedeniyle genişletilen AVM’lerden biri de “dünyanın en büyüğü” ünvanını taşıyanDubai Mall olmuştu. Emaar’a ait Dubai Mall, 2012’de 450 bin metrekarelik kiralanabilir alanına 100 bin metrekare daha ekleme kararı almıştı.

‘Metroyla ulaşımın değeri giderek artıyor’

Cevahir AVM’nin kiralama işletini yürüten danışmanlık ve gayrimenkul hizmet şirketi Jones Lang LaSalle’in Türkiye Başkanı Avi Alkaş, AVM’ler için toplu taşıma noktalarına yakınlığın belirleyici faktör olduğuna dikkat çekti. İçerideki sorunlar da giderildikten sonra Cevahir’in bu özelliğiyle ön plana çıktığını kaydeden Alkaş, “İstanbul’da trafik sorunu giderek büyürken metroyla erişilebilen yerlerin değeri de aynı oranda artıyor. Tabii lokasyon da en az toplu taşıma kadar mühim. Cevahir çok kalabalık bir nüfusa hitap ediyor. Bunun yanı sıra Araplar başta olmak üzere alışverişe gelen turist sayısı da giderek artıyor. Tüm bunlar da markaların Cevahir’e olan ilgisini yükseliyor” dedi.

2007’de tamamı Kuveytliler’in oldu

İBB ve Cevahir Holding’in yüzde 50-50 ortaklığıyla hayata geçirilen ve 2005’te kapılarını açan Cevahir AVM’de İBB hisseleri 2006’da 421 milyon dolara St. Martins’e satılmıştı. Kuveyt Devleti Emeklilik Fonu yatırımlarını da yöneten St Martins, 2007’de Cevahir’e ait hisseleri de satın alarak toplam 840 milyon dolara AVM’nin tek sahibi oldu. Cevahir’in yönetimini ise İngiliz şirket Pradera üstlendi. 6 katta, 230 mağazayla hizmet veren ve 358 bin metrekare kapalı alanı olan Cevahir AVM’de 11 bin metrekarelik Atlantis Eğlence Merkezi de yer alıyor.

Kaynak

Huawei, Türkiye’de geliştirip dünyaya satıyor

Dünyanın en büyük ve Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan şirketlerinden biri olan Çinli Huawei, İstanbul’daki Ar-Ge merkezinde geliştirdiği ürünleri dünyaya satıyor.


Türkiye’de 11 yıldan uzun süredir var olan Huawei, dün gerçekleştirdiği basın toplantısıyla İstanbul Ümraniye’de bulunan Ar-Ge merkezinde geliştirdiği ürünlerden birkaçını tanıttı.

Orta Asya ve Kafkasya’nın da bölge merkezinde olması nedeniyle 11 ülkeyi Türkiye’den yöneten Huawei, 2009 yılında İstanbul Ümraniye’de kurduğu Ar-Ge merkezine bugüne dek 60 milyon doların üzerinde yatırım yaptı. Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi, Huawei’nin Çin dışındaki en büyük 3’üncü Ar-Ge merkezi olma özelliğine sahip. Uluslararası alanda Hindistan ve ABD’den sonra 3’üncü büyük Ar-Ge merkezi olarak çalışıyor.

Huawei, Türkiye’de özellikle yazılım alanındaki araştırma geliştirme faaliyetlerine önem veriyor. Türkiye’de 350’si Ar-Ge odaklı olmak üzere toplam 850 çalışanı bulunuyor.

Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi bugüne kadar son derece çarpıcı başarılara imza atmış durumda.

Huawei, Türkiye’de veya Türkiye’nin katkılarıyla birçok proje geliştiriyor. Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi 30 ülke ile ortak projeler yürütüyor. Sadece 2012 yılında, Huawei Türkiye’den gerçekleştirilen yazılım hacmi 17 milyon doların üzerinde.

Bu projeler arasında özellikle Türkçe Sanal Asistan ve Social TV projeleri öne çıkanlar arasında.

Dijital Uçurum, İnovasyon ve Ar-Ge
“Sürekli inovasyonu” bir iş modeli ve sürdürülebilirliğin ön şartı olarak gören Huawei’nin dünya genelinde 16 Ar-Ge Merkezi ve müşterilerle birlikte kurduğu 28 Ortak İnovasyon Merkezi mevcut. Bu merkezler önde gelen uluslararası araştırma enstitüleriyle ve üniversitelerle sürekli iletişim halinde.

Geçtiğimiz 10 yıl içinde global olarak Huawei, Ar-Ge’ye 19 milyar dolar kaynak ayırdı. Sadece 2012’de Ar-Ge için ayrılan rakam 4,8 milyar dolar.

Huawei, Türkiye’nin 2023 hedeflerine bilgi teknolojileriyle ulaşacağını öngörüyor ve bu konudaki tüm adımları destekliyor. Bu nedenle Türkiye’de kamuya ve devlete sunduğu yüksek teknoloji ürünleriyle destek olmak ve bölgesindeki dijital uçurumun kapanmasına katkıda bulunmak istiyor.

Huawei’nin Ekonomiye Katkısı
Huawei, Türkiye pazarını canlı ve fırsatlara açık olarak yorumluyor. Türkiye’deki birçok farklı tüketici kesiminin farklı ihtiyaçları olduğunun farkında ve bu ihtiyaçlara cevap vermek istiyor.

Huawei, bugüne kadar Türkiye’deki 60 iş ortağı üzerinden 100 milyon doların üzerinde satın alma gerçekleştirdi ve son dönemde 23 yeni şirketle 2 yıllık iş ortaklığı anlaşması yaptı. Böylece istihdam ve Ar-Ge ürünü ihracatının yanı sıra Türkiye’deki yerel şirketleri de önemli ölçüde destek sağlamış oldu. Huawei, iş ortakları aracılığıyla oluşturduğu ekosistemde 4000 kişiye dokunuyor.

Ayrıca Huawei, iş ortaklarının iş yaptığı diğer bölgelerde de tanınmasına destek oluyor ve Türkiye’de gelişimine destek olduğu insan kaynağının diğer bölgelere de açılması için fırsat yaratıyor.

TÜRKİYE’DE GELİŞTİRİLEN PROJELER

Akıllı Arama / Sanal Bilge 
Özellikle kurumlar, sahip oldukları bilginin farklı noktalarda birbiriyle bağlantısını kurmada sorun yaşıyorlar. Şirket harici erişilen bilgiyi kendileri için işe yarar hale dönüştürecek yatay çözümlerin yanı sıra, kendi sahip oldukları bilginin farklı bağlantılarını keşfetmelerine yardımcı olacak dikey çözümlere ihtiyaç duyuyorlar. Sahip oldukları veri yığını içinde sadece arama yapmak değil, sordukları sorulara cevap bulmak, sonuçları daha anlamlı ve işe yarar halde görüntülemek istiyorlar.

Geleneksel olarak kullandığımız arama altyapıları, çoğu kurumun iç ihtiyacı olan sorgu yerine sorulara cevap verecek dikey çözümleri sağlamakta yetersiz kalıyor.

Huawei, bu ihtiyacı karşılamaya yönelik ‘Anlamsal Bilgi Tabanı Oluşturma Platformu’ adlı bir proje geliştirdi. Anlamsal Bilgi Tabanı Oluşturma Platformu, Web 1.0 olarak tanımlanan statik sayfalar, Web 2.0 olarak tanımlanan değişken içeriğe sahip yapılar ve Web 3.0 olarak tanımlanan semantik (anlamsal) web üzerindeki tüm içeriği çapraz biçimde sorgulayabiliyor, aralarındaki ilişkiyi ortaya koyabiliyor.

Projenin tabanını ‘Akıllı Arama’ adı verilen teknoloji oluşturuyor. Bu, öncelikli olarak Huawei’nin sunduğu ürün ve hizmetlerde kullanılmak üzere Türkiye’deki Ar-Ge merkezinin katkılarıyla geliştirilen bir proje. Bununla birlikte Huawei, proje olgunlaştıkça bunu kurumların kendi iç aramalarını destekleyen ticari bir ürün olarak konumlandırmayı da planlıyor. Bu gerçekleştiğinde sistemi tamamen dışarıya bağımsız, kuruma ve kullanıcıya özgü bir arama motoru olarak konumlandırmak mümkün olacak.

Sanal Bilge
Veriyi farklı şekillerde sorgulayabilme yeteneği birçok yaratıcı olasılığı beraberinde getiriyor. Bunlardan son dönemde en çok ön plana çıkan da bilgisayarlarla ve mobil cihazlarla konuşarak iletişim kurmak.

Huawei, sahip olduğu teknolojik altyapıyla zengin Ar-Ge kaynaklarını bir araya getirerek bu işi nasıl daha iyi yapabileceğine odaklandı. Çünkü cihazlar arasında hızla yaygınlaşan bu yaklaşımın pratik uygulamasında, Türkçe’nin daha fazla ilgiyi hak ettiğine inanıyordu.

Huawei, bunun için İTÜ ile işbirliğine giderek ‘Sanal Bilge’ adını verdiği Türkçe anlayan sistemi kurguladı. Sanal Bilge, tıpkı günlük hayatta olduğu gibi cihazlarınızla konuşarak kurduğunuz iletişimin arkasındaki beklentiyi anlayacak ve buna göre tepki verecek şekilde kurgulandı.

Halihazırda Türkçe olarak yönlendirilen birçok soru ve sorguya cevap verebilen sistem geliştikçe becerileri daha da artacak.

Social TV
Huawei’nin bilgi teknolojileri ve telekomünikasyon altyapı çözümleri şemsiyesi altında çok geniş bir faaliyet alanı bulunuyor. Örneğin Huawei 10 yıldan uzun süredir IPTV alanında faaliyet gösteren bir şirket. Asya’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında büyük referanslara ve 50’den fazla ticari uygulamaya sahip. Operatörler üzerinden gerçekleştirilen IPTV odaklı video streaming kapasitesinde dünya lideri olarak dikkat çekiyor.

Dünya genelindeki sosyal medya ilgisinin artmasıyla birlikte, 2010 yılında Huawei’deki 4 Ar-Ge çalışanı bir araya gelerek Social TV adlı platformun tasarımını üstlendi. Daha sonra Çin’deki Ar-Ge ekibinin projeye dahil olmasıyla Türkiye’den 50 kişilik bir ekip Social TV’nin olgunlaşması için çalıştı ve proje 2011 yılında ürüne dönüştü.

Huawei’nin sunduğu IPTV platformunu daha çekici hale getirmek için kurgulanan Social TV, IPTV platformuna Facebook veya Twitter gibi sosyal ağların eklenmesinin de ötesine geçen, kendi sosyal platformunu barındıran bir çözüm. Bu platformla örneğin en çok seyredilen, hakkında konuşulan içeriği anonim olarak görüntüleyebiliyorsunuz.

Sesli asistanın Social TV ile entegrasyonu sayesinde, sistemin yönetimini sesli komutlarla gerçekleştirmek mümkün. Hatta izlemek istediğiniz içeriği televizyona söyleyerek içeriğin otomatik olarak karşınıza gelmesini bile sağlayabiliyorsunuz.

Ürünün operatör tarafında da sunduğu önemli avantajlar var. Örneğin tek bir platform üzerinden birkaç tıklamayla sunmak istediğiniz içeriği eski telefonlara, akıllı telefonlara, web TV’ye, akıllı TV’lere veya IPTV kutularına yönlendirebiliyorsunuz. Dilediğiniz paketi dilediğiniz cihazlarda aktif hale getirebiliyorsunuz. Bu operatörlerin işini kolaylaştırırken, ticari esneklik de sağlıyor.

Kullanım Ücretlendirme & İş Ortakları Gelir Paylaşım Sistemi
Cep telefonlarıyla konuşmak, mesajlaşmak ve internette gezmek kullanıcılar açısından son derece olağan şeyler. Oysa ay sonunda faturanın hesaplanması veya ön ödemeli sistemlerde anında gerçekleştirilen ücretlendirme süreci, arka planda çok büyük bir operasyon gerektiriyor. Konuştuğunuzda geçerli ses, mesaj ve veri tarifeleriniz nedir? Herhangi bir kampanyaya üye misiniz? Konuştuğunuz saatler indirim uygulanan aralıkta mı? Veri kullanımında belli bir kademeyi geçtiniz mi? Dahil olduğunuz kampanya, tarifenizde yer alan bir diğer indirimle çakışıyor mu? Konuşmanızı şirketiniz mi yoksa siz mi karşılayacaksınız?

Huawei, bu alanda iki ayrı çözüm üzerinde çalışıyor. Bunlardan biri Convergent Billing System (CBS) adı verilen kullanım faturalandırma sistemi. Diğeriyse operatörlerin iş ortaklarıyla ve birlikte çalıştıkları diğer kurumlarla gelir paylaşımını düzenleyen Partnership Management System (PMS). Huawei Ar-Ge departmanında 80’i CBS, 40’ı PMS odaklı yaklaşık 120 kişilik bir ekip bu projelerle ilgileniyor.

Huawei Türkiye, CBS konusunda Çin’de üretilen çözümün farklı pazarların ve operatörlerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmasını üstleniyor. CBS, ücret hesaplanmasından ve üretilmesinden ödemenin takibine, kısacası faturanın kesildiği andan ödemenin yapıldığı ana kadar kadar tüm süreçleri kontrol altına alıyor. Sistem ayrıca kullanıcı bazında anlık kullanımı görüntüleyebiliyor.

Türkiye’de özelleştirilen çözümler Namibya’daki Namibia Telecom ve Kamerun’daki Camtel operatörlerinde kullanılıyor. Huawei, böylece Türkiye kaynaklı ihracata katkıda bulunuyor.
PMS çözümü de yine operatörlerin ihtiyaçlarına uygun olarak geliştiriliyor. Huawei Türkiye Ar-Ge merkezinde geliştirilen PMS çözümü Avea’nın ihtiyaçlarına özgü olarak tasarlandı ve yapımı 2 yıl sürdü.

Bununla birlikte proje sırasında edinilen deneyim, farklı pazarlara açılmaya yardımcı oluyor. Örneğin Huawei Türkiye benzer çözümü Azerbaycan’da Bakcell isimli operatöre de sunuyor.

Dijital Birey ve Yeni Nesil Akıllı Ağ
Huawei içinde bireylere dönük dijital hayatı zenginleştirmek amacıyla çalışmalar yürüten ‘Digital Individual’ adlı bir takım mevcut. Yaklaşık 60 kişilik bu takımın bünyesinde RBT (Ring Back Tone – Geri Çaldırma Tonu) ve NGIN (Next Generation Intelligent Network – Yeni Nesil Akıllı Ağ) adlı ürünler geliştiriliyor.

RBT çözümleri abonelerine arandıkları zaman arayanlara sıkıcı bip sesinden farklı olarak seçtikleri müzik, doğal ses, konuşma gibi içerikleri dinletme fırsatı tanıyan bir sistem. Huawei RBT çözümü dünyanın en yaygın kullanılan RBT çözümü olarak dikkat çekiyor.

RBT servislerinin kullanımı bunlarla da sınırlı değil. Huawei RBT sistemini kullanan ya da kullanmayı isteyen mobil operatörler, kullanıcı deneyimini zenginleştirmek adına pek çok yeni özelliğe ihtiyaç duyuyor. Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, Türkiye, Avrupa ve BDT bölgesindeki operatörlerin uygulamaya koymak istediği bu yeni özelliklerin tasarlanması ve geliştirilmesinden sorumlu.

Huawei NGIN ise çeşitli ağ teknolojileri ile çalışabilen ve operatörlerin kullanıcılarına kısa zamanda ve düşük maliyetle katma değerli servisler sunabilmesini sağlayan bir yeni nesil akıllı ağ çözümüne karşılık geliyor. Huawei, NGIN alanında daha çok Avrupa’daki operatörlerle çalışıyor.

Huawei Türkiye Ar-Ge merkezinin katkılarıyla gerçekleştirilen NGIN servisi, 2013 yılı içinde Ingiltere’deki Telefonica operatörü tarafından kullanıcılarına sunuldu ve kısa zamanda 250 binden fazla aboneye ulaştı.

Sistemin temel olarak yaptığı iş dünyanın neresinde olursanız olun, hangi cihazı kullanırsanız kullanın GSM ya da WiFi üzerinden tek numarayla iletişiminizi sürekli kılmak. Üstelik bunu bulunduğunuz yerden bağımsız olarak, yerel tarifeniz üzerinden gerçekleştiriyor.

 

 

 

 

 

 

kaynak