Moody’s’ten büyüme açıklaması!

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, 2015 yılında küresel büyümede kayda değer bir gelişme beklemediğini belirtti.

Moody’s’in resmi sitesinde yapılan açıklamada, küresel büyümede bundan sonraki 2 yıl içerisinde kayda değer bir gelişme olmayacağı ifade edildi.

Çin’deki yavaşlama ve Avro Bölgesi, Brezilya ve Güney Afrika’daki yapısal engellerin ekonomik aktiviteyi olumsuz etkilediği bildirilen açıklamada, G-20 ülkelerinin 2015 ve 2016 yılında yüzde 3 civarında büyümekaydetmesinin beklendiği aktarıldı.

Açıklamada, 2014 yılında büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerin bundan sonra 2 yıl daha devam edeceği öngörüsünde bulunuldu.

Avro Bölgesi, Japonya ve Brezilya’da iç faktörlerin ekonomik aktiviteyi büyük ölçüde etkileyeceğine işaret edilen açıklamada, ABD, İngiltere ve Hindistan’da sürdürülebilir, güçlü bir büyüme beklendiği bildirildi.

Açıklamada, Avrupa’da ekonomik büyümenin önemli bir gelişme göstermeyeceği vurgulanırken, Avrupa’nın 2015’te yüzde 1, 2016’da ise yüzde 1,3’ten daha az büyüyeceği tahmin edildi.

Rusya’nın büyümesinde 2015 yılında herhangi bir sıçrama olmayacağı belirtilen açıklamada, İngiltere’nin ise 2015 ve 2016 yılında yüzde 2,5 civarında büyüme kaydetmesinin beklendiği aktarıldı.

 

kaynak

Moody’s’den Türk şirketlerine ‘not’ uyarısı geldi

KREDİ derecelendirme şirketi Moody’s, döviz kurlarında son bir yılda meydana gelen artışların Türk şirketlerinin kredi notlarını tehlikeye soktuğu uyarısı yaptı. Moody’s’in raporunda liranın başta dolar ve euro olmak üzere önde gelen para birimleri karşısında önemli ölçüde değer yitirdiğine dikkat çekildi. Bu durumun Türk şirketlerinin finansman maliyetlerini artırdığına vurgu yapılan Moody’s raporunda, bu durumun da Türk şirketlerinin kredi notları için olumsuz bir etken olduğu uyarısı yapıldı.

Moody’s raporunda, “Yükselen faizler ve dolar cinsi borçlar için artan geri ödeme maliyetleri Türk şirketlerini daha yüksek fonlama maliyetiyle karşı karşıya bırakıyor” denildi. Liradaki değer kaybı ve Türkiye’deki faiz oranlarındaki artışın kredi notları üzerinde olumsuz etkisi olacağına işaret edilen raporda, buna karşılık şirket tarafından değerlendirilen şirketlerin nakit varlıklarının güçlü olduğu belirtildi.
Moody’s raporunda, nakit varlıkları güçlü ve borçları uzun vadeli olan ve döviz gelirine sahip şirketlerin bu tür gelişmelerden daha az etkilenecekleri de eklendi.

Kaynak

‘Sıfırcı hoca’ not arttırdı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, İspanya‘nın kredi notunu Baa3’ten Baa2’ye yükseltti.

Moody’s’ten yapılan açıklamada, İspanya ekonomisinin iyiye doğru gitmeye başlaması ve orta vadede kamu açığının düşürülmesi nedeniyle kredi notunun yükseltildiği belirtildi. İspanyol hükümetinin gerçekleştirdiği reformlar sayesinde ekonominin daha sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüştürüldüğü belirtilen açıklamada, devletin finansman şartlarının da iyileştirildiği kaydedildi.

İspanya’daki kamu açığının gayri safi milli gelire oranının 2013 yılı sonunda yüzde 94 olduğunun ifade edildiği açıklamada, ülkede kamu açığının 2016 yılında yüzde 102’ye çıkabileceği belirtildi. Açıklamada, İspanya’daki bankacılık sisteminin halen zayıf olduğu da kaydedildi.

 

 

 

 

kaynak 

Türkiye en hızlı büyüyen 5. ekonomi olacak

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’e göre, Türkiye 2013’te dünyanın önde gelen 20 ekonomisi arasında en hızlı büyüyen beşinci ekonomi olacak

Moody’s’in, 20 ülkeye ilişkin büyüme tahminlerine yer verdiği Küresel Makro Görünüm raporunda, bu yıl yüzde 3-4 oranında büyüme kaydedecek Türkiye’nin 2014’te ise 3,5-4,5 arasında bir büyüme performansı sergileyeceği ifade edildi.

Türkiye bu oranla, 20 ülke arasında 2013’te en hızlı büyüyecek 5. ülke oldu. Listenin ilk sırasında yüzde 7-8’lik büyüme tahminiyle Çin bulunurken, ikinci sırada yüzde 5-6 ile Endonezya, üçüncü sırada yüzde 4-5 ile Hindistan ve dördüncü sırada yüzde 3,5-4,5’lik büyümeyle Suudi Arabistan yer aldı.

2014’te de yüzde 7-8’lik büyüme tahminiyle Çin ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi yüzde 5-6 ile Endonezya, yüzde 4,5-5,5’le Hindistan ve yüzde 3,5-4,5 ile Türkiye ile Suudi Arabistan izledi.

2015’te yine yüzde 3,5-4,5 arasında büyüyeceği tahmin edilen Türkiye, 2014 ve 2015 yıllarında 20 ülke arasında en hızlı büyüyecek 4. ekonomi oldu.

Yılsonu tahminlerine göre, en çok daralan ülkenin yüzde 2-1 arasında İtalya olacağı belirtilirken, Avro Bölgesi’nin de yüzde 1 ile ikinci en büyük daralan ekonomi olacağı tahmin edildi.

Almanya’nın bu yıl yüzde 0-1 oranında büyüme yakalaması tahmin edilin raporda, ABD’nin 2013 yılında yüzde 1-2, 2014 yılında yüzde 2-3 ve 2015 yılında yüzde 2,5-3,5 büyümesi bekleniyor.

Raporda, gelişmekte olan piyasalara ilişkin şu görüşlere yer verildi:

“Birçok gelişmekte olan piyasanın büyüme modellerinin sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılarla birlikte Fed’in parasal genişlemeden çıkmasının muhtemel etkileri gelişmekte olan piyasaların görünümünü ağustos ayından bu yana zayıflattı. Finansal piyasalar Fed’in parasal genişlemeden çıkışını ertelemesine stabilize olsa da ABD para politikası sonunda normal zeminine geri dönecek. Bazı gelişen piyasaların döviz kurlarında ve varlık fiyatlarında önceki kayıpları telafi etmelerine karşın ciddi düşüşler görüldü. Para birimlerindeki düşüşlerden kaynaklanan kısmı fiyat etkileri kısa vadede faaliyetleri etkiliyor ve para politikası yapıcıları açısından orta vadede enflasyonist riskler ve büyüme arasındaki doğru dengeyi kurma sorunlarına neden oluyor.” denildi.

 

 

 

 

 

 

Kaynak

Efes Yatırımcısı İsyan Ediyor

AK Parti tarafından getirilen alkolde yeni uygulamalar en çok Anadolu Efes’i vurdu.

Anadolu Efes Kasım 2022 vadeli tahvil faizi 9 Mayıs’tan bu yana 52 baz puan yükselişle yüzde 3,99 ile rekor seviyesine çıktı. Anadolu Efes Kasım 2022 vadeli tahvil faizi Kasım’da yüzde 3.47 olurken geçtiğimiz Ocak ayında yüzde 3.79’a yükselmişti.

24 Mayıs tarihinde alkole getirilen yasakların meclisten geçmesiyle birlikte bir süredir aşağı yönlü seyreden Anadolu Efes hisselerinde düşüş hızlandı. 24 Mayıs’ta şirket hisseleri yüzde 7,6 oranında düşüşle 2011 Eylül’den bu yana en sert düşüşünü kaydetti.22 Nisan tarihinde 32 liradan işlem gören şirket hisseleri yüzde 14 oranında düşüşle 27,90 liraya geriledi.

Bloomberg’e konuşan CF Global’dan Julian Rimmer, alınan önlemlerin Anadolu Efes’in satışlarına zarar vereceğini belirtti. Garanti Yatırım analisti İrem Okutgen, tüketimi düşürmeye yönelik alınan tedbirlerin yatırımcı duyarlılığında negatif etkiye yol açtığını bildirdi. Söz konusu yasakların pazarda daralmaya yol açabileceğini kaydeden Okutgen, öncelikle ne derece uygulanabilirliğinin görülmesi gerektiğini söyledi.

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s’den ‘yatırım yapılabilir’ notunu alan ilk Türk şirketi olmuş, Moody’s, Anadolu Efes’in uzun vadeli kredi notunu ‘Baa3’ görünümünü ise ‘Durağan’ olarak belirlemişti. ‘Yatırım yapılabilir’ kredi notuna sahip tek Türk şirketi olan Anadolu Efes, uluslararası piyasalardan Türk Hazinesi’nden daha ucuza borçlanmıştı.

 

 

 

 

Not artışı otomotivcileri heyecanlandırdı

Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu “yatırım yapılabilir” seviyeye çekmesinin ardından gözler sanayinin lokomotifi kabul edilen otomotiv sektörüne çevrildi.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Genel Sekreteri Ercan Tezel, not artışı sonrası ekonominin tümünde yaşanan pozitif gelişmelerden otomotiv sektörünün de yararlanacağını, sektöre yabancı sermaye girişinin sadece not artışına değil farklı birçok unsura bağlı olduğunu söyledi.

Tezel, “Yabancı sermaye girişi sadece not artırımına bağlı değil birçok faktöre bağlı. Not artışının sağlayacağı fayda, ekonominin gelişmesine sağlayacağı fayda, otomotiv sanayisinin de olumlu gelişmesine fayda sağlayacak” diye konuştu.

Not artışı bizleri umutlandırıyor

OYAK Renault Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu da sektörün 2023 hedeflerine ulaşması için gereken yeni yatırımlarla oluşacak rekabet ortamının sektörün sürdürülebilir gelişimi için vesile olacağını belirterek, “Not artışı bizleri umutlandırıyor” ifadesini kullandı.

Suriye krizinin büyümesi yapısal engel görülmemekte

Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan ise  “Suriye krizinin büyümesi önemli tehdit olmakla birlikte yapısal engel görülmemektedir. Türkiye sağlam adımlar atarak yoluna devam edecektir” diye konuştu.

Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün de Türkiye’nin kredi notunun yükselmesinin, endüstrinin lokomotif sektörü olarak değerlendirilen otomotiv sektörünü de direkt olarak etkileyeceğini söyledi.

 

 

 

Kaynak: http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/186063–not-artisi-otomotivcileri-heyecanlandirdi

İngiliz içki devi Diageo’nun fendi, Erdoğan’ı yendi

Tek otorite Başbakan Erdoğan, alkollü içeceklerin satışına katı yasaklar getiren yasa tasarısının yumuşatılmasına neden yeşil ışık yaktı?

Vatan Gazetesi Başyazarı Güngör Mengi, önceki günkü yazısında “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek, bizim kültürümüzde bir ikna yöntemidir. Son örneğini, alkol yasağını genişletmek isteyen siyasi iktidarın manevrasında görüyoruz,” diyor.
Kimi yorumlarda da “TBMM’de tansiyonun artması üzerine” ya da “CHP milletvekilleri Mevlüt Aslanoğlu ve Veli Ağbaba’nın, Bütçe Plan Komisyonu’nda koydukları sert tepki” sonucu geri adım atıldığı belirtiliyor.

Dış sermayenin gücü
Ben farklı düşünüyorum. Başbakan Erdoğan için artık Türkiye’deki muhaliflerin tepkilerinin hiç önemi yok; hatta tam tersine son dönemde her vesileyle onlarla inatlaşmayı göze alıyor. “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” de kanımca gerilerde kaldı.
Alkol yasağında geri adım atılmasında belirleyici rolü,
2 yıl önce Mey İçki’yi satın alan dünyanın en büyük alkollü içki üreticisi olan İngiliz içki devi Diageo oynadı.
Çok iyi hatırlıyorum; 2011’de Mey İçki’yi 2.1 milyar dolara satın aldıklarında Diageo’nun Avrupa Başkanı Andrew Morgan, Türkiye’de belli bir hareket alanına sahip olacakları konusunda AKP hükümetinden güvence aldıklarını şu sözlerle dile getirmişti: “Türkiye’de içki yasaklamaya dönük eylemler olduğu söyleniyor, ama görüştüğümüz bakanlardan böyle bir izlenim almadık. Hükümet gelecekte de alkollü içkiler sektörüne karşı dengeli olacaktır.”
Ne var ki gün gelir, devran döner… Tam da Moody’s Türkiye’nin notunu artırıp “yatırım yapılabilir ülke” düzeyine getirmişken ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Başbakan’la birlikte gittiği Amerika’dan, bu not artışı üzerine “Bundan böyle dışarıdan çok daha büyük yatırımlar gelecek” diye demeç vermişken The New York Times gazetesinde sevincimize turp sıkan bir haber çıkar.

Diageo’nun düş kırıklığı
TBMM Başkanlığı’na sunulan alkollü içkilerin her türlü reklam ve tanıtımı dahil pek çok yasağı içeren kanun teklifi, dünyanın en büyük içki üreticisi Diageo’nun İngiltere’deki merkezine bomba gibi düşmüştür. Konuyla ilgili açıklama yapan Diageo, “Türkiye’nin yasalarına ve düzenleyici süreçlerine saygı duymakla birlikte, düzenlemelerin en kısıtlayıcı haliyle geçmesi durumunda çok büyük hayal kırıklığına uğrayacağımızı belirtmek istiyoruz,” der.
Geri adım atılmazsa, işin dallanıp budaklanacağı ve not artışının ardından Türkiye’ye gelebilecek yabancı sermayeyi caydırabileceği ihtimali üzerine yelkenler kısmen de olsa suya indirilir. Bence durum bundan ibarettir!

Johnnie Walker, J&B
Diageo belki hiç aşina olduğumuz şirket değil; ancak ürettiği markaları hepimiz gayet iyi biliyoruz: Johnnie Walker, Baileys, Guinness, Red Stripe, Smirnoff, Captain Morgan, Gordon’s, Crown Royal ve J&B gibi çeşitli markaları bünyesinde bulunduruyor. Türkiye’de ise Yeni Rakı’nın yanı sıra Kayra Şarapları, Binboa ve İstanblue votkaları gibi pek çok markanın sahibi.
OECD raporuna göre Türkiye’de alkol tüketimi 1980-2010 arasında
% 17 geriledi; kişi başına
yıllık ortalama alkol
tüketimi 1.5 litre.
Euromonitor’a göre
2005-2010 yılları arasında Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ülkelerde alkollü içki tüketimi % 25 artarak,
11.7 milyar litreden
15.2 milyar litreye yükseldi. En çok içki içilen ülke ise kişi başına yılda 2.3 litrelik saf alkol tüketimiyle Lübnan.

 

 

Kaynak: http://ekonomi.milliyet.com.tr/ingiliz-icki-devi-diageo-nun/ekonomi/ydetay/1710723/default.htm

Moody’s İzmir’in de Notunu Artırdı

Türkiye’nin uzun vadeli para cinsinden kredi notunu “yatırım” seviyesi olarak adlandırılan “Baa3″e yükselten uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notunu da bir basamak artırarak “Baa3” seviyesine getirdi.

Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, mali tabloları inceleyen Moody’s, belediyenin uzun vadeli döviz ve yerel para cinsinden kredi notu ile ulusal uzun vadeli kredi notunu birer kademe artırdı.

Kuruluş, Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce yerel ve yabancı para cinsinden uzun vadeli “Ba1” olan kredi notunu bir kademe artırarak “Baa3″e, ulusal uzun vadeli notunu da “A1.tr”den “Aa3.tr”ye yükseltti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kredi not artışına ilişkin yaptığı açıklamada, Moody’s’in aldığı karardan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Belediyemizin kredi notu, Moody’s tarafından ‘yatırım’ seviyesine yükseltildi. Şüphesiz ki, bu not artışları, 2004 yılından bu yana gerçekçi, tutarlı ve planlı mali politikaların kararlılıkla uygulanmasının sonucudur. Bundan sonra belediyemizin dış finansman kaynaklarına erişimi, daha uzun vadeli ve daha düşük faizli olacaktır” dedi.

Not artışının Yüksek Planlama Kurulu’nda halen onay bekleyen projelere olumlu yansımasını beklediklerini dile getiren Kocaoğlu, bu konuda yetkililerin ilgisini beklediklerini belirtti.

Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’un Moody’s tarafından belirlenen kredi notu ise yatırım yapılabilir seviyenin altında bulunuyor.

Kaynak:http://www.posta.com.tr/ekonomi/HaberDetay/Moody-s-Izmir-in-de-notunu-artirdi.htm?ArticleID=177365