2.8 milyar euroluk köpük

Son 10 yılda 11 kez vergi artışına gidilen bira, her yıl devletin kasasına 2 milyar euro gelir, ekonomide de 874 milyon euroluk katma değer yarattı. Bira ve Malt Üreticileri Derneği adına Ernst Young Türkiye tarafından hazırlanan ‘Bira Sektörünün Türkiye Ekonomisine Katkısı’ konulu araştırmaya göre, devletin biranın üretim ve satışından elde ettiği gelir 2009’da 1 milyar 267 milyon euro iken, 2012’de bu rakam 2 milyar 63 milyon euroya çıktı. Bir başka deyişle 2009-2012 yılları arasında yüzde 62’lik artış yaşandı.

Aynı dönemde bira satışıyla yaratılan ekonomik katma değerdeki büyüme yüzde 14’le sınırlı kaldı. 2009’da 763 milyon euroluk büyüklük, 2012’de 874 milyon euroya çıktı. Araştırmaya göre, bira üretimi 2012’de yüzde 7.1 artarak 11 milyon hektolitreye yükseldi. İç tüketim de yüzde 8.4 büyüyerek 9.9 milyon hektolitreye çıktı. Ancak tüketim Avrupa ortalamasının gerisinde kaldı. 2012’de Türkiye’de kişi başı yıllık bira tüketimi 13.2 litre olarak gerçekleşti. AB’de bu oran 72.2 litre seviyesinde. Raporun bir diğer dikkat çekici noktası, biranın Türkiye’deki ÖTV oranları nedeniyle AB ortalamasının çok üzerinde vergilendirilmesi. Türkiye, Finlandiya’nın ardından Avrupa’nın en yüksek ikinci ÖTV vergisini uygulayan ülkesi unvanını aldı.

Son 10 yıllık dönemde 11 defa artırılan biranın ÖTV’si, kişi başı GSMH tutarı benzer seviyelerde olan ülkelerin ortalamasından 7 kat ve Avrupa’dan 3 kat daha yüksek hale geldi.

Akaryakıt ve sigarada ÖTV kaçağı zorlaşıyor

Maliye Bakanlığı, akaryakıt, alkollü içkiler, sigara ve motorlu taşıtlardaki ÖTV’ye yönelik tebliğlerde değişiklik yaptı. Düzenlemelerle, akaryakıt, sigara ve alkollü içkilerde kolluk kuvvetlerinin daha etkin rol oynaması imkanı doğdu.

Akaryakıt, alkollü içkiler, sigara ve motorlu taşıtlarda vergi kaçırmak amacıyla kullanılan işlemleri engellemeye yönelik yapılan kanun değişikliklerinin uygulanması amacıyla yapılan tebliğ değişikliği yayımlandı. Düzenlemelerle, akaryakıt, sigara ve alkollü içkilerde kolluk kuvvetlerinin daha etkin rol oynaması imkanı doğdu. Motorlu taşıtlarda ise ithal araçlarda birim değerlerini düşük gösterme yoluyla yapılan vergi kaçakçılığına karşı getirilen asgari değer uygulamasının nasıl gerçekleştirileceği belirtildi.

Taşıt araçlarına yönelik olarak yayımlanan tebliğde, araçların KDV matrahı hesaplamasında kullanılan bütün unsurları içerecek şekilde özel tüketim vergisine konu olacağı tekrarlanarak, ticari teamüllere uygun indirimin mümkün olduğu belirtildi. Buna karşılık, her halükarda alınacak ÖTV’nin, alıcının malı alış bedeli ile bu malların imalatçısının satış bedeli veya ithalatta hesaplanan KDV matrahı üzerinden hesaplanan vergiden az olamayacağı hükmü getirildi.

Taşıt Fiyatlarını Artıracak

ÖTV’nin hesaplamasında getirilen asgari bedel tutarı, satış bedeli ve alış bedeli ile mal ithal edilmiş ise ithalatta hesaplanan KDV matrahı, yurt içinde imal edilmiş ise üreticinin satış bedeli üzerinden hesaplanacak vergi tutarlarından en fazla olanı ÖTV beyanına esas teşkil edecek. Motorlu taşıtlarının tesliminde yapılan iskontoda, satışa konu bedelin en fazla yüzde 10’u vergi matrahı indirimi konusu yapılabilecek. Satıcının faturası üzerinde yazılı bedel vergiye konu tutar olarak kabul edilecek. Belgeye dayanmayan iskonto geçerli sayılmayacak.

Kolluk Kuvvetlerine Yetki

Tebliğlerde yapılan değişiklikle, akaryakıt, sigara ve alkollü içkilere yönelik olarak getirilen kanuni hükümlere de uyum düzenlemesi yapıldı. Buna göre müteselsil sorumluluk kavramının genişletilmesi amacıyla yapılan düzenleme kapsamında, ulusal marker bulunmayan akaryakıt ürünleri bulunduran, bandrolsüz sigara ve içkilerin ikinci elden dağıtımında, ürettirilmesinde ya da taşınmasında sorumluluk tespiti için, kolluk kuvvetlerinin her türlü denetim ya da incelemesinde, bu türden ürünlerle karşılaşıldığında tutanak tutması esası getirildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak

103 otobüs şirketi kontak kapattı

Otobüsçüler, uzun yol müşterilerini uçaklara ve hızlı trenlere kaptırdı. Bundan 10 yıl önce sektörde D1 yetki belgesi olan firma sayısı 600 iken bugün bu sayı 336. Bu 336 şirkete ait yaklaşık 7 bin 600 otobüs var. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu’nun (TOFED) verilerine göreson 10 yılda 103 otobüs firması kapısına kilit vurdu. 6 firma el değiştirdi. Bu markalar Türkiye’ninönemli markalarıydı fakat şu anda sektörde yoklar. Bunlar arasında Köseoğlu, As, Hazar, Sezer, Süzer, Habur, Radar Turizm gibi pek çok ünlü marka var. Diğer yandan, sefer sayılarındaki azalma ve doluluk oranlarının yüzde 50’lere düşmesi, D1 yetki belgeli otobüs firmalarının D2’ye geçmelerine neden oluyor. Böylece otobüsçüler boş otobüslerle az sayıda sefer yaparak zarar etmek yerine D2 yetki belgesiyle gerçekleştirilen ve şehirlerarasında zaman tarifesine bağlı olmaksızın yapılan turlar düzenlemeye, yani turizme yöneldiler. D2 yetki belgesine sahip olan bin 394 şirket ve 26 bin otobüs var.

‘Artık taksici mantığı var’ Yüksek ÖTV‘li mazotun, özellikle D1 belgeli zaman tarifesine bağlı olan firmaları etkilediğini ifade eden TOFED Başkanı Mehmet Erdoğan, D2 belgesine geçişler ile ilgili şöyle konuştu: “Biz belli bir saat aralığına göre hareket etmek zorundayız. Örneğin akşam 7’deKayseri’ye sefer açtınız. Listede 5 kişi var. Daha yola çıkamadan kağıt üstünde bin lira zararı görerek yola çıkıyorsunuz. İki seçeneğiniz var ya seferi iptal edeceksiniz ya da yolcunuzu yan firmaya vereceksiniz. Bu da firmanızın ticari sonu demektir. Bayramlarda, yaz döneminde, yılbaşlarında, hafta sonlarında yoğunlukla birlikte yılda toplamda 4-5 ay iş sezonu oluyor. Burada kazandıklarınız ve diğer aylardaki zararlarınızla birlikte bütün bir seneyi idare ettirmeniz gerekiyor. Buna dayanamayan küçük işletmeler D2 belgesine geçiyorlar. Çünkü firma işi aldığında hareket etmek istiyor. Taksici mantığı gibi. Ya da kamyoncu mantığıyla hareket ediyor. Kamyoncu boş dolaşıp da yük arar mı, maliyetini hesaplar, üstüne karını koyar ve böyle hareket eder. Zararına gitmez. D2’de böyle.” ‘Yöresel firmalar büyük firmaların altında çalışıyor’ Büyük firmalar, yöresel, yani Anadolu‘ya sefer yapan küçük firmaları topluyor. Şirketler maliyet baskısı altındaki işletmelerini kapatmak yerine büyük kurumsal şirketlerin altına giriyor.

Erdoğan, “Örneğin Niğde‘de 10 otobüsle çalışan bir firma İstanbul‘a geldiğinde yolcusunu İstanbul’a indirdi diyelim. Servisle yolcusunu evlerine bırakması gerekiyor. Ayrıca o semtlerde biletlerini sattırması lazım. Dolayısıyla, kendi imkanı olmadığı için büyük firmaların altyapısından yararlanıyor. Pamukkale‘de, Kamil Koç‘ta, Ulusoy’da bu durum vardır” diye konuştu.

‘Otobüsçüler yoluna devam edecek’ Erdoğan, sektörün gelişimi hakkında da şunları söyledi: “Neredeyse bütün otobüslerde özellikle uzun yollarda koltuk arkası televizyon var. Bu da doyum noktasına bile geldi. Artık uzun mesafelerde otobüs işletmeciliği yapmak gerçekten zor. Doğru, 6-7 saatin üzerindeki yolculuklarda insanlar sıkılıyor, yoruluyor olabilir. Ama Trabzon‘danAntalya’ya kim çalışacak? Samsun‘dan Diyarbakır’a kim götürecek, Diyarbakır’dan Adana‘ya kim inecek? Buralara hızlı tren yapma şansınız yok. Dolasıyla yine otobüs işletmeciliği kalacak hem de büyüyerek kalacak. Bunu son 5 yılda da taşınan yolcu sayılarındaki yüzde 10-15’in üzerinde bir artıştan da görüyoruz. Cirolar da arttı. Bizim hem fiyat hem de servis ağımızın çok geniş olması en büyük avantajımız.

Uçak şirketleri halka haksızlık ediyor. Yolcu sayısı 50 milyonlara ulaşmış, fert başına gelir arttı. Zaman çok önemli, ülke büyüyor ama,  bu rüzgarın böyle gitmeyeceği kesin. Siste, buzda, karda, uçaklar kalkmadığında yine insanları yine otobüsçüler taşıyacak. Genel olarak uzun yol seferlerinde azalma fakat orta ve kısa mesafeli seferlerde artış bekleyebiliriz.

 

 

 

 

 

Kaynak : http://ekonomi.milliyet.com.tr/103-otobus-sirketi-kontak-kapatti/ekonomi/detay/1719766/default.htm?ShowPageSkin=1

Lüks araçtaki ÖTV vurgunu tarihe karışıyor

Bakan Şimşek, lüks araç satışında uygulanan ÖTV’ye ilişkin Maliye’nin kaybının 100 milyon TL olduğunu belirterek “Yeni düzenlemeyle söz konusu miktar devletin kasasına girecek” dedi.

Alkolle ilgili düzenlemeleri de içeren ve kamuoyunda “torba yasa” olarak bilinen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda geçtiğimiz hafta kabul edildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayını bekleyen düzenleme, lüks araçların satışına ilişkin de önemli yenilikler getiriyor.

Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorlu araçlar üzerinden alınan ÖTV’nin, bayinin aracı, nihai tüketicilere satışı aşamasında tahsil edildiğini ve vergi tutarının, satış bedeline kanunda belirlenen oranın uygulanmasıyla hesaplandığını söyledi.

Lüks araçların satışında uygulanan bu yöntemle Maliye’nin kaybının yaklaşık 100 milyon lira olduğuna dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:

“Son olarak, Meclis’te kabul edilen düzenlemeye göre, bayinin aracı satış bedeli ve alış bedeli ile araç ithal edilmişse ithalatta hesaplanan KDV matrahı, yurt içinde imal edilmişse imalatçının satış bedeli üzerinden hesaplanacak vergi tutarlarından en fazla olan tutar, ÖTV olarak ödenecek. Yani, konuya ilişkin verdiğim örneğe bakacak olursak, satışı yapılan bu aracın ÖTV matrahı 200 bin lira değil, 500 bin lira olacak. Böylece devletin kasasına girecek ÖTV miktarı da artacak. Yeni kanunla bayiler artık ÖTV matrahını aşındıramayacak ve 100 milyon lira devletin kasasına girecek.”

 

 

 

 

 

 

Kaynak: http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/188080–luks-aractaki-otv-vurgunu-tarihe-karisiyor

Benzin fiyatında vergi yükü düştü

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 31 Aralık 2002’de 100 liralık benzin fiyatındaki vergi yükünün 70,2 lirayken, 22 Mayıs 2013 itibariyle 61,4 liraya kadar düştüğünü bildirdi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.

Şimşek, 2003-2012 yılları arasında 108 adet lojmanın, 24,9 milyon lira bedelle satıldığını kaydetti.

Haziran 2012 itibariyle 2/B taşınmazı bulunan illerde yaklaşık 70 bin doğrudan satın alma ve iade başvurusu yapıldığını belirten Şimşek, bugün itibariyle 57 ilde,  yaklaşık 611 bin başvuru olduğunu ifade etti. Şimşek,  2/B alanlarının satışından 9,8 milyar liralık gelir beklendiğini söyledi.

2,5 milyar liralık etki

Şimşek, akaryakıt, moturlu taşıt ve alkollü içki ÖTV’si ile tapu harçlarında yapılan düzenlemelerin 2012 yılı merkezi yönetim bütçe gelirlerine etkisinin yaklaşık 2,5 milyar lira olduğunu ifade etti. Şimşek, 31 Aralık 2002’de 100 liralık benzin fiyatının içinde vergi yükünün 70,2 lirayken, 22 Mayıs 2013 itibariyle 61,4 liraya kadar düştüğünü bildirdi. Şimşek, 1 Ocak 2005 tarihinde 100 liralık motorinin fiyatı içindeki vergi yükünün 65,1 lira, 22 Mayıs 2013’te ise 53,7 lira olduğunu kaydetti.

Türkiye 13 milyar dolar civarında cari fazla vermiş olacaktı

Cari açık konusunda bir soruyu yanıtlayan Şimşek, şunları söyledi:

“Geçen sene cari açığın önemli ölçüde aşağıya çekilmesini, uyguladığımız politikalarla sağladık. Bu senenin ilk çeyreğinde de cari açıkta istikrarlı bir gidişat söz konusudur. Ama şunu da tabii ki kabul etmek lazım, geçen sene enerji ithalatına biz 60 milyar dolar ödedik. Türkiye enerjide kendi kendine yeter olsaydı geçen sene Türkiye 13 milyar dolar civarında cari fazla vermiş olacaktı. Ama bu bir Türkiye’nin gerçeği. Bu sorunları aşmak için bir yandan Türkiye’yi katma değer zincirinde yukarılara taşımak, bir taraftan eğitimin kalitesini artırmak, bir taraftan altyapının yani Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak için altyapı yatırımlarının, diğer taraftan stratejik yatırımlara çok ciddi teşvikler, bir taraftan enerjide yerli ve yenilenebilir kaynakların harekete geçirilmesi gibi aslında birçok yapısal tedbiri almış durumdayız. İnanıyorum ki orta, uzun vadede Türkiye, enflasyonda olduğu gibi cari açık sorununu da kökten çözme noktasına gelecektir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/187353–benzin-fiyatinda-vergi-yuku-dustu

Tofaş, lükste gaza bastı

Tofaş’ta hedef 2015 yılında niş markalardan 5 adet satışa ulaşmak.

Fiat-Chrysler birleşmesinin ardından Tofaş’ın distribütörlüğünü üstlendiği Lancia, Alfa Romeo ve Jeep markaları, yeni modellerin pazara sunulmasıyla satış adetlerini yukarı taşıyacak. Tofaş’ta hedef 2015 yılında niş markalardan 5 adet satışa ulaşmak.

Yerli üretici Tofaş distribütörlüğünü üstlendiği Lancia, Jeep ve Alfa Romeo satışlarını bu yıl sonunda 3 bin 2015’te ise 5 bin adete çıkaracak. Fiat- Chrysler birleşmesinin ardından Avrupa’daki yeni yapılanmayla birlikte yeni “niş”markaları bünyesine katan Tofaş yeni model ve küçük motorların devreye girmesiyle hedeflerini yükseltiyor. Bu yıl temmuzda yeni Jeep Grand Cherokee ve Compass, ekimde yeni Alfa Romeo Giulietta’yı showroomlara indirecek Tofaş 2014’te yeni Jeep Cherokee, 2015’te ise Alfa D-sedan ve Jeep’in B -SUV araçlarını satışa sunacak.

Daralan pazarda büyüyor

İtalya’da gerçekleşen yeni rand Cherokee lansmanında konuşan Tofaş Lancia, Alfa Romeo ve Jeep Marka Direktörü Mahmut Karacan 2012’de otomobil pazarının yüzde 6,3 daralırken, Lancia, Alfa Romeo ve Jeep’te ise satışların yüzde 8,2 artarak, 2.127 adete ulaştığına dikkat çekti. 2013 için markalarında yüzde 13’lük büyüme hedefi ile yola çıktıklarını anlatan Karacan, ilk çeyrekte yakaladıkları pozitif ivme ile hedeflerini revize ettiklerini belirterek, “2013’ü yüzde 40 büyümeyle yaklaşık 3 bin adetle kapatmayı planlıyoruz” dedi.

2013’ün yeni ve makyajlı modellerin tanıtımları açısından hareketli geçeceğini kaydeden Karacan mayıs başında Lancia’nın şehir otomobili yeni Ypsilon’u pazara sunduklarını kaydetti. Temmuzdan itibaren yeni Jeep Grand Cherokee’nin satışa çıkacağını vurgulayan Karacan şöyle devam etti: “Yine temmuzda Jeep Compass, ekimde ise Alfa Giulietta modellerimizin yenilenmiş versiyonlarını geliyor.2014’te tamamen yenilenmiş Cherokee’nin lansmanını yapacağız. Bunda vergi avantajlı motorlarımız olacak. 2014 sonrasında pazara sunulacak olan B segmenti SUV modeli de Jeep markası için yüksek satış adetleri beklediğimiz modeller arasında geliyor.”

Lüks SUV’lar dipte

Geçen yıl 2 litre ve üzerindeki motorlara gelen ÖTV artışı bu segmentteki satışlara büyük darbe oldu. ÖTV artışıyla yüzde 130’ları bulan vergi oranı fiyatı 100 bin euronun üzerinde olan lüks SUV satışlarını adeta bıçak gibi kesti. Jeep Grand Cherokee, Porsche Cayenne, Range Rover, Audi Q7,BMW X5 gibi lüks SUV’ların satışı yıllık 3 binlerden 2012’de 1500 adetlere geriledi. Bu yıl da pazarın aynı rakamlarda oluşması beklenirken yazın gelecek Grand Cherokee’den 2013 sonuna kadar 300 adet satış hedefleniyor. Hedef gerçekleşirse pazarın yüzde 20’si Jeep’in olacak.

Grand Cherokee 106.5 bin euro

Jeep markasının “Şimdiye kadar en fazla ödül kazanan” ve global satışları 4.8 milyon adede ulaşan  SUV modeli olan Jeep Grand Cherokee’nin tamamen yeni versiyonu 106.5 ile 150 bin euro arasında temmuzda Türkiye’de satılacak. Araç 1993’ten beri yaklaşık 15 bin adetle Türkiye’de en fazla satılan lüks SUV konumunda  bulunuyor. Yeni 8 ileri otomatik şanzımanıyla  yüksek performans sunan araç  3.0 litrelik V-6 (250 BG) dizel motorun yanı sıra 468 Bg’lik V-8 benzinli motor seçeneği ile de yollara çıkacak. Araç limited, overland, summit, SRT olmak üzere 4 versiyon ile gelecek. Grand Cherokee’nin orta konsolunda  yer alan 8.4 inçlik dokunmatik ekran, Blu-Ray DVD oynatıcılı Surround Ses Sistemi , araç telefonu kullanımı, sesli komut sistemi, USB ve Ipod girişleri, yeni “UConnect” özelliğini ile bilgi-eğlence içeriklerine daha kolay ulaşımı sağlıyor.

 

 

 

 

Kaynak : http://www.istekobi.com.tr/kobi-bilgi-merkezi/haberler/tofas-lukste-gaza-basti-h20211.aspx

İhbar Eden 3 Milyon TL’yi Kaptı!

Maliye, vergi kaçıranların peşine düşerken, ihbarcıların yüzünü güldürdü.

 2012 yılının tamamında patronları başta olmak üzere vergi kaçıranları ihbar edenlere 3 milyon liralık ikramiye ödendi.2011 yılında vergi ihbarcılarına ödenen miktar yüzde 100‘lük artışla 4 milyon lirayı bulmuştu. 2012 yılı içerisinde ihbarda bulunan 196 kişiye ödenmek üzere toplam 3 milyon 82 bin ihbar ikramiyesi ödeneği, ilgili vergi dairelerine gönderildi.Zaman’ın edindiği bilgilere göre ihbar ve şikâyetlerde ağırlıklı olarak patronunun vergi kaçırdığını iddia eden çalışanlar yer alıyor. İsmi gizli tutulan vergi ihbarcısı, kendi patronunu başka bir kurumu veya babasını bile ihbar edebiliyor. Maliye Bakanlığı ise nitelikli ihbar sayısının artması için ödül mekanizmasını hızlandırıcı çalışmalar üzerinde duruyor.

Vergi ihbarcısına, inceleme sonrasında tahsil edilen vergi üzerinden yüzde 10’u oranında ödeme yapılıyor. Bu miktarın üçte biri kati tahakkuk, geriye kalan üçte ikilik kısmı ise tahsilat sonrasında veriliyor.

Diğer yandan, bütçe gelir hedefini tutturmak amacıyla mükelleflerin kapısını çalan Maliye, vergi kaçıranlara ceza yağdırdı. Gelir İdaresi Başkanlığı‘nın (GİB) geçen yılın tamamında Kurumlar VergisiGelir VergisiKDVÖTV gibi kalemlerde kestiği cezanın tutarı 321 milyon lirayı buldu.

İdare’nin verilerine göre 2012 yılında yapılan incelemeler sonucunda 752 bin liralık usulsüzlük, 59,3 milyon liralık özel usulsüzlük ve 261,5 milyon liralık vergi ziyaı cezası kesildi. GİB’in verilerine göre geçen yıl tahakkuk ve tahsilat oranlarında hedefin altında gerçekleşme oldu. Kanuni sürelerinde yapılan vergi ödemelerinin tahakkuka oranı yüzde 85 olmasına rağmen 2012 sonu gerçekleşmesi yüzde 78,24’te kaldı.

Cari dönem toplam tahsilatın toplam tahakkuka oranı yüzde 90 olarak hedeflenmesine rağmen gerçekleşme yüzde 83’ü ancak buldu. Akaryakıt kaçakçılığını önlemeye yönelik denetlenen mükellef sayısında iki katın üzerinde artış görüldü. 2012 yılı için 14 bin mükellefin bu kapsamda denetlenmesi hedeflenirken gerçekleşme 32 bin 623 oldu.

Akaryakıt sektöründe denetlenen mükellef sayısı artarken aynı rakam sigara ve alkollü içeceklerde ise hedefin altında kaldı. Geçen yılın tamamı için bandrollü ürünlere yönelik 300 bin mükellefin denetlenmesi hedeflenirken gerçekleşme 208 bin ancak oldu. 2012 yılında analiz raporları sonucu artırılan KDV matrah tutarı ise 800 milyon lira olarak öngörülürken gerçekleşme 3,5 milyar lirayı buldu.