Manisa’da çamaşır makinesi üretecek

İtalyan Indesit Company Türkiye ’deki 20. yılında ikinci fabrika yatırımını gerçekleştirdi. Yatırım maliyeti toplam 35 milyon euro olan ve yılda 1 milyon 400 bin adet çamaşır makinesi üretim kapasitesi olacak fabrika 750 kişiye istihdam sağlayacak. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde 32 bin metrekare alana kurulan ve Indesit’in 1994’te üretime geçen soğutucu fabrikasına komşu inşa edilen fabrika 1 Ekim 2014’te üretime geçecek ve yıllık üretiminin yüzde 75’i Türkiye dışına ihraç edilecek. Fabrikanın Manisa’da düzenlenen açılış töreninde konuşan Indesit Company Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Marco Milani, son fabrika ile birlikte 20 yılda Türkiye’deki toplam yatırımlarının 150 milyon euroya ulaştığını açıkladı. Indesit Company’nin İtalya, Portekiz, Rusya, İngiltere ve Ukrayna’da üretim ve satış rakamları ile liderliği kovaladığını anlatan Milani, Türkiye’deki yatırım süreçleri ile ilgili şu yorumu yaptı: “Türkiye, bir çok global marka için olduğu gibi bizim için de önemli bir başarı hikayesinin adresi oldu. Türkiye’deki yatırımlarımız nedeniyle başarılı ve kararlı ekonomi politikalarının olumlu sonuçlarından yararlanıyoruz. Türkiye, stratejik konumu, istikrarlı ekonomisi, genç nüfusu ve dinamik iş gücü gibi avantajlarının yanı sıra son dönem imza attığı ekonomik başarılarla da Indesit Company için faaliyet gösterdiği coğrafyada en önemli ülkelerden biri haline geldi. Türkiye’deki pazar payımız yüzde 9’a ulaştı. 320 satış noktamız var ve istihdamımız bin kişiye ulaştı.”

Yüzde 80’i ihracata
3 milyonluk üretim ile bin 750 kişilik istihdam hedeflediklerini anlatan Milani, “Türkiye’de inanılmaz başarılar yakaladık ve Türkiye Indesit için öncelikli bir konumda. Önümüzdeki 10 yıl içinde yatırımların devam edeceğini söyledi. Milani, beklentileri ile ilgili ise şöyle konuştu: “Bizim Türkiye’de yaptığımız yatırımlar Türkiye ile ilgili değil. Bunun yüzde 80’i ihraç edilecek. Hiçbir şekilde büyümede bir değişiklik beklemiyoruz ne Türkiye ne de Avrupa için küçülme söz konusu değil. Avrupa’nın kötü yılları krizli yılları geçti.”

Kaynak

Borsa’nın yeni KALBİ

Borsa İstanbul’un yapımı devam eden yeni veri merkezi için İbrahim Turhan, “Akıllı bina ile en üst düzey teknolojiyi birleştirdik. Burası Borsa İstanbul’un yanı sıraçevre borsaların da veri merkezi olarak kullanılabilecek” dedi

Geçen yıl başlattığı Türkiye ’deki tüm borsaları bünyesinde toplama operasyonunu tamamladıktan sonra bölgesel bir güç olma hedefiyle dünyanın en büyük borsa kuruluşlarından Nasdaq’la ortaklık yapan Borsa İstanbul (BİST), bir yandan yeni uluslararası işbirlikleri için görüşmelerini yürütürken, bir yandan da teknolojik altyapısını son hızla güçlendiriyor. Nasdaq’la olan ortaklık kapsamında dünyanın en hızlı işlem platformunu da yakında sistemine entegre edecek olan BİST’in, İstinye’deki merkezi binasında yapımı süren yeni veri merkezi, hem çevre borsalara hizmet verebilecek kapasitede hem de, zaman zaman yaşanan teknik arızaları minimuma indirecek şekilde tasarlandı. Bu yılın ilk işlem gününde yaşanan küçük bir arızanın ardından, 9 Ocak’ta yaşanan son teknik arızada seansa 3.5 saate yakın bir süre ara verilmesi, borsanın teknik altyapısının yetersizliğinden, sistemi iyi bilen teknik personelin emekli edilmesine kadar pek çok iddianın dillendirilmesine neden oldu. Oysa aynı günlerde Borsa İstanbul’un İstinye’deki merkezinde, söz konusu arızaların giderilmesi çabalarının yanında, tüm bu arızaları minimuma indirecek yeni ‘Veri Merkezi’nin de hummalı çalışmaları sürüyordu.
Haziran 2014’te devrede
‘Borsanın yeni kalbi’ olarak nitelenen yeni teknoloji üssü Haziran 2014’te devreye almayı hedefliyor. En ileri düzeyde inşaat teknikleriyle yapılan yeni veri merkezi binası mevcut borsa binasının hemen yanı başında. Merkezi binaya yer altından bağlanan Veri Merkezi, toplamda 500 metrekare alan üzerine kuruluyor. 6 ay gibi rekor bir sürede inşa edilen veri merkezinin bu hafta fonksiyonel testlerinin de tamamlanması planlanıyor.
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan “Bu veri merkezinde akıllı bina ile en ileri bilişim teknolojisini bir araya getirdik” diyerek kapasitesinin BİST’in yanı sıra yakın çevredeki borsalara da hizmet vermeye yeterli olduğunu, hatta Türkiye’deki bazı büyük bankaların verilerinin de burada saklanabileceğini söyledi. Yeni veri merkezinin devreye girmesiyle birlikte teknik arıza yaşanması ihtimali tam olarak ortadan kalkmayacak ancak yüzde 99.99 arızaların önüne geçilecek.
Bilim kurgu filmi gibi
Turhan, mevcut kullanılan sistemin 1993’te kurulduğunu güncellemelerle bugünlere gelindiğini söyledi. İki merkez arasındaki teknolojik fark hemen göze çarpıyor. Yeni merkez adeta bir bilim-kurgu filminin setini andırırken, mevcut merkez bir bankanın ya da büyük bir şirketin bilgi-işlem merkezi gibi. Bu duyguyu yaratan en büyük faktör ise, borsalar açısından en önemli veri olan işlem emirlerinin saklandığı ‘kabinetler’. Yeni merkezde toplam 170 kabinet var ve bunlara fiziksel olarak ulaşmak mümkün değil. Hepsi farklı dijital anahtarlarla açılan ayrı ayrı dolapların içinde. Mevcut sistemde ise toplamda 40 kabinet var. Yani yeni merkez açıldığında kapasite en az 4 kat artacak. Bu da işlem hızının da aynı oranda artması anlamına geliyor.
Merkezin özellikleri
Tam zamanlı devrede olan free-cooling sistemi Türkiye’de ilk defa kuruldu. Böylece; dış havadan yararlanarak sistemlere giden suyun ön soğutma veya tam soğutmasının yapılması sağlandı.
Tüm fonksiyonlarıyla (soğutma, ısıtma, enerji izleme, aydınlatma, güvenlik (kartlı geçiş, kameralar, saldırı tespit sistemi), sıvı tespit sistemi, yangın algılama, DCIM) entegre ve tek noktadan en kapsamlı çalışan yönetim sistemi.
60 dakika yangına dayanıklı cam duvar sistemi bu ebatta ilk defa bir veri merkezinde uygulandı.
Mevcut bir bina içerisinde yapılan veri merkezinde 11 adet kolonda deprem güçlendirme yapıldı.
Şu anda endüstri standartı olan en yüksek hızlarda (40G on-board, 100G ready) veri iletişimine uygun altyapı.

Yangın ve depreme en üst düzey koruma

Dışarıdan sıradan bir deponun girişini andıran veri merkezinin içine girer girmez ilk dikkatinizi çeken, büyük bir oda dolusu devasa boyutlardaki yangın tüpleri. Veri merkezi yangın ve depreme karşı son derece ileri bir teknikle korunmuş. İçeride toplam 1500 sensor yangın veya farklı bir tehlikeyi algılamaya odaklanmış durumda. Binanın ısıtma ve soğutma sistemi ve kabloların dolaşımı mevcut yapılardan farklı olarak tasarlanmış. Bu tarz önemli veri merkezlerinde olduğu gibi, kablo trafiği için tavana ayrı bir sistem yapılırken, havalandırması için de mevcut havanın temizlenip yeniden içire verilmesi yerine dışarıdaki havanın kullanılmasını sağlayan bir sistem kurulmuş.
140 kişilik teknik ekip

Borsa İstanbul bünyesinde hali hazırda 140 kişinin bilgi işlem servisinde görev aldığını kaydeden İbrahim Turhan, “Bunların 80’i yazılımcı. Bilgi-İşlemdeki arkadaşlarımızın arasında 20 yılı aşkın bir süredir bu görevde olan ve şu anda yöneticilik yapan arkadaşlarımız var. Merkez Bankası’nın bilgi-işlemi sayıca bizden büyük. Onlarda 240 kişi var ve 150 kişisi yazılımcı. Daha önce Borsamızın bilgi-işleminde 60 kişi görevliydi ve bunların 15’i yazılımcıydı” diye konuştu.
Fonksiyonel testler bu hafta bitecek
Haziran-Temmuz gibi devreye almayı planladıkları yeni veri merkezinin fonksiyonel testlerinin bir aksilik olmazsa bu hafta tamamlanacağını kaydeden Turhan, “Ardından Veri Merkezi kullanıma hazır olacak. Öncelikle network ekipmanları konulup konfigüre edilecek. Tahminen tahminen 2 ay sürer. Ardından sunucu sistemlerimiz taşınacak, o da tahminen 2 ayda biter. Haziran- temmuz gibi taşınmayı hedefliyoruz” dedi.

Kaynak

Çelik sektöründen 6.36 milyar $’lık ihracat

6,36 milyar dolarlık ihracat ilk beş ayda çelik sektöründen geldi.

 Türkiye ihracatının en büyük dördüncü sektörü olan çelik sektörü geçen yıla göre yaşanan fiyat düşüşlerine rağmen yılın ilk beş ayında 6,36 milyar dolarlık ihracata imza attı. Çelik İhracatçıları Birliği verilerine göre, çelik mamulleri ihracatı miktar bazında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,25 artışla 8,53 milyon tona ulaştı. 2013 yılının ilk beş ayında Ortadoğu, Avrupa Birliği ve Kuzey Afrika ihracatta ilk sıralarda yer aldı.

Çelik İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 2013 yılı ilk beş aylık verilere göre; Türkiye’nin çelik ihracatı 6,36 milyar dolara ulaştı. Dünya emtia fiyatlarındaki genel düşüşten etkilenen çelik sektörü ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 3,41 oranında bir gerileme yaşadı. Sektör, miktar bazında ise ihracatını yüzde 4,25 artışla 8,53 milyon tona yükseltti.

Çelik sektörünün direkt ihracatına diğer birliklerin faaliyet alanına giren demir çelik ürünleri de eklendiğinde Türkiye’nin ilk beş aylık dönemdeki toplam çelik ihracatı; miktar bazında 8,84 milyon ton; değer bazında ise 7,2 milyar dolara ulaştı.

2013 yılının ilk beş ayında, bölgeler bazında ilk sırayı 3,51 milyon tonluk ihracat ile Ortadoğu alırken, bu bölgeyi 1,3 milyon ton ile Avrupa Birliği ve 886 bin ton ile Kuzey Afrika takip etti. Geçen yılın ayın dönemi ile karşılaştırıldığında çelik ihracatında en yüksek artışın yaşandığı bölgeler Avrupa Birliği, Asya ve Ortadoğu ülkeleri oldu.

Ocak-Mayıs 2013 döneminin en çok ihraç edilen ürünler sıralaması ise; 3,82 milyon tonla çubuk, 967 bin tonla kütük, 736 bin tonla profil, 721 bin tonla boru ve 500 bin tonla filmaşin olarak gerçekleşti.

Çelik İhracatçıları Birliği verilerine göre; Mayıs ayı geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında, miktarda yüzde 0,12 bir artış ile 1,68 milyon ton, değerde ise 1,28 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiği görülüyor. Ülkeler açısından ilk sırayı 800 bin ton ile Ortadoğu alırken, bu bölgeyi 176 bin ton ile Orta ve Güney Amerika ve 158 bin ton ile Avrupa Birliği izledi. Mayıs ayında en çok ihraç edilen ürünler ise; 814 bin tonla çubuk, 184 bin tonla kütük, 173 bin tonla profil, 134 bin tonla boru ve 95 bin tonla sıcak yassı olarak sıralandı.

Mayıs ayı ihracat rakamları ile ilgili açıklamalarda bulunan Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, çelik sektörünün uluslararası piyasalarda yaşanan fiyat düşüşlerine rağmen miktar bazında yükselişini sürdürdüğünü, değer bazında ise yaptığı ihracat ile Türkiye genel ihracatı içindeki yerini koruduğunu belirtti. Ekinci, “Çelik sektörü olarak 2013 yılının ilk beş aylık döneminde 6,36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu miktar aynı dönemde Türkiye’nin yaptığı 62,27 milyar dolarlık toplam ihracatın yüzde 10’unu aşıyor. Ayrıca sene sonu hedefimize ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

 

 

 

 

 

Kaynak : http://www.kobiden.com/celik-sektorunden-636-milyar-lik-ihracat-20513h.htm