Hasta odaklı uzman eczacılar yetiştirilecek!

Hasta odaklı uzmanlık eğitimi alan eczacıların yetiştirilmesine yönelik kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi

Hasta odaklı uzmanlık eğitimi alan eczacıların yetiştirilmesine yönelik Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi,TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu’nda, İstanbul’da Tahkim Merkezi kurulmasına dair tasarının görüşmeleri yarım bırakılarak, uzman eczacı yetiştirilmesine teklifin görüşmelerine geçildi.

Kabul edilen kanuna göre, eczacılığın herhangi bir uzmanlık dalında uzman olmak ve unvanı ilan edebilmek için Sağlık Bakanlığı’nca kabul ve ilan edilen Türkiye eğitim kurumlarınca verilmiş veya yabancı memleketlerin eğitim kurumlarından biri tarafından tasdik edilmiş ve Sağlık Bakanlığı’nca tescil olunmuş bir uzmanlık belgesini haiz olunacak.

Eczacılıkta uzmanlık eğitimlerine, merkezi olarak yapılacak “eczacılıkta uzmanlık sınavı” ile girilecek.

Uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesi “Eczacılıkta Uzmanlık Kurulu” tarafından belirlenecek.

Kanunla, 56 kadro ihdas ediliyor.

Teklifin yasalaşmasının ardından TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut, birleşimi 11 Kasım Salı günü saat 15.00’de toplanmak üzere kapattı.

26

Kaynak

 

2014 Bütçesi kabul edildi

TBMM – Bütçe çalışmaları, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 22 Ekim’de 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı’nı komisyona sunmasıyla başladı.

Bakanlıkların ve kurumların bütçelerinin kabulünün ardından bugün son olarak Maliye Bakanlığı’nın bütçesi ele alındı. Bakanlığın bütçesinin de komisyondan geçmesinden sonra 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın görüşmelerine geçildi.

Görüşmelerin ardından kabul edilen tasarıda, 2014 yılı için genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 428 milyar 396 milyon 493 bin lira, özel bütçeli idarelere 48 milyar 647 milyon 481 bin lira, düzenleyici ve denetleyici kurumlara 3 milyar 3 milyon 844 bin lira ödenek ayrıldı.

Genel bütçe gelirleri 394 milyar 634 milyon 401 bin lira, özel bütçeli idarelerin gelirleri 7 milyar 222 milyon 934 bin lirası öz gelir, 41 milyar 928 milyon 551 bin lirası Hazine yardımı olmak üzere toplam 49 milyar 151 milyon 485 bin lira, düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri 2 milyar 984 milyon 186 bin lirası öz gelir, 19 milyon 658 bin lirası Hazine yardımı olmak üzere toplam 3 milyar 3 milyon 844 bin lira olarak öngörülüyor.

2014 yılı için; GSYH büyüklüğü 1 trilyon 719 milyar lira, büyüme oranı yüzde 4, deflatör yüzde 6, yıl sonu TÜFE ise yüzde 5,3. olarak öngörüldü.

2014 yılı bütçesinde personel giderleri için 110 milyar TL, sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri için 18,9 milyar TL, mal ve hizmet alım giderleri için 37,6 milyar TL,  faiz giderleri için 52 milyar TL, cari transferler için 163,6 milyar TL,  sermaye giderleri için 36,7 milyar TL, sermaye transferleri için 6,5 milyar TL, borç verme için 7,6 milyar TL, yedek ödenekler için 3,5 milyar TL ayrıldı.

2014 yılı merkezi yönetim bütçe vergi gelirlerinin alt kalemleri ise  şu şekilde öngörüldü:

Gelir Vergisi 70,8 milyar TL, Kurumlar Vergisi 31,1 milyar TL, ÖTV 89,4 milyar TL, Dahilde Alınan KDV 39,6 milyar TL, İthalatta Alınan KDV 64,8 milyar TL.

Tasarısı ile 2014 yılında merkezi yönetim kapsamındaki idarelere, kontenjan ve istisna kapsamında yaklaşık 74 bin personel girebilecek.

Komisyonda, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı da kabul edildi.

Bütçe tasarısının görüşmeleri, Aralık ayında TBMM Genel Kurulu’nda devam edecek. Genel Kurul’da aralıksız sürecek görüşmeler sonrası, tasarı yasalaşacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak

Bankalar artık bu parayı isteyemeyecek

Dosya masrafı ya da kart ücreti için alınan yeni tasarıyla artık tüketiciden alınamayacak. Bakan açıkladı.

 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un tüketici için birçok koruma alanı oluşturduğunu söyledi. Yeni düzenlemeyle bankalar tüketici kredisi verirken faiz dışında dosya ücreti gibi taleplerde bulunamayacak.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilk taslağındaki bazı ifadelerin, bankaların lehine değiştirildiği tartışmaları üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Kanun taslağında yapılan değişiklikleri AA muhabirine anlattı.

KENDİ MENFAATİ İÇİN EK BEDEL TALEP EDEMEYECEK

Bakan Yazıcı, TBMM’ye sunulan tasarının 4’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemez.

DOSYA MASRAFI DA İSTENMEYECEK

Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından belirlenir” hükmünün yer aldığını kaydetti.

Yazıcı, yeni yasada yer alan bu hükümle özellikle bankacılık işlemlerinde tüketiciden haksız olarak ek bir bedel talep edilemeyeceğini söyledi.

Bakan Yazıcı, “Yapılan değişiklikle tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil edilmeyen bir kredi kartı sunmayan Bankalara (Kart Çıkaran Kuruluş) verilecek idari para cezasının miktarı 5 milyon liraya çıkarılmıştır” dedi.

 

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.internethaber.com/bankalar-artik-bu-parayi-isteyemeyecek-558532h.htm

Elektronik paraya düzenleme

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlarına ilişkin usul ve esasları belirleyen tasarıyı kabul etti.

Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlarına ilişkin usul ve esasları belirleyen kanun tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.

Tasarıya göre;

-Ödeme kuruluşu kredi verme faaliyetinde bulunamayacak,

-Elektronik para kuruluşları faaliyetlerini bankalar aracılığıyla yürütecek,

-Elektronik para ihraç eden kuruluş aldığı fon kadar elektronik para ihraç edecek,

-Elektronik para kuruluşu kredi verme faaliyetinde bulunamayacak.

Tasarıya göre, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının şubesinde, temsilcisinde veya dışarıdan hizmet aldıkları kuruluşlarda denetim yapmaya BDDK yetkili olacak.

Fonlar, tasfiyeye ya da faaliyet izninin iptal edilmesi halinde fon sahiplerinin haklarının tazmin edilmesi ve yükümlülüklerin yerine getirilmesini teminen kullanılacak.  Para ya da para yerine geçen evrak veya senetleri zimmetine geçiren sistem işleticisi, ödeme kuruluşu ve elektronik para kuruluşu yetkili ve görevlileri, 6 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. BDDK’da başkan yardımcısı, daire başkanlıkları ve müdürlük sayıları artırılacak.

 

 

 

 

 

Kaynak: http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/192077–elektronik-paraya-duzenleme

Tüketici kredisi kullanana şok!

Bankalarca yüzde 1’e kadar ‘erken ödeme tazminatı’ alınacak

TBMM’ye sunulan tüketici yasa tasarısından, tüketici kredisini erken ödemek isteyenleri üzecek bir düzenleme çıktı.

Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre; halen sadece konut kredilerinde uygulanan erken ödeme cezası ihtiyaç, taşıt gibi tüketici kredilerine de getirilecek. Erken ödenen tüketici kredileri için, bankalarca yüzde 1’e kadar ‘erken ödeme tazminatı’ alınacak.

Tasarının tüketici kredilerinde erken ödeme hükümlerini düzenleyen 27. maddesine göre, tüketici kredisinin erken ödenmesi durumunda bankalar tarafından erken ödeme tazminatı talep edilebilecek.

Tazminat, taksit süresinin bitmesine bir yıldan az kalan kredilerde, erken ödenen tutarın binde 5’ini (yüzde 0.5) aşamayacak. Taksitlerin bitmesine bir yıldan fazla süre kalanlarda ise bankalar erken ödenen kredi tutarının yüzde 1’ine kadar tazminat alabilecek.

Her koşulda erken ödeme tazminatı, tüketicinin erken ödemesi ile kredi sözleşmesinin sona erme tarihi arasındaki dönemde ödenmesi öngörülen faiz tutarını aşamayacak.

Örneğin üç yıl vadeyle 40 bin lira taşıt kredisi kullanan bir kişi, ikinci yıl 25 bin lira toplu para ödeme yoluna giderse 250 lira erken ödeme cezası ödeyecek.

Mevcut yasaya göre, bankaların halen sadece konut kredilerinin erken ödenmesinde yüzde 2 oranında ceza alma hakkı bulunuyor.

20 BİN LİRA ALTI CEZASIZ

Tasarıya göre, bir yıl içerisinde yapılacak erken ödeme tutarı 20 bin liranın altında kalanlardan ceza alınmayacak.

Ayrıca, tüketici kredisi için sigorta yapılmışsa, borçlunun ölmesi durumunda sigorta şirketince yapılacak erken ödemeler ile kredili mevduat hesapları için yapılacak erken ödemelerde ceza söz konusu olmayacak.

Halen ihtiyaç ve taşıt gibi tüketici kredilerinden hiçbir erken ödeme cezası alınmıyor. Ancak birkaç banka, yasayı dolanarak, konuta ipotek koyarak kullandırdıkları ihtiyaç kredilerinden de erken ödeme cezası alıyor.

TAMAMINI ÖDE TALEBİ İÇİN 30 GÜN SÜRE

Tasarıya göre, tüketici kredisi taksitlerinin ödenmemesi durumunda bankanın borcun tamamının ödenmesini talep edebilmesi için birbirini izleyen en az iki taksidin ödenmemesi gerekecek. Ancak, bankanın bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunlu olacak. Mevcut yasada bu süre 7 gün ile sınırlı bulunuyor. Konut kredilerinde ise halen muacceliyet uyarısı için 30 günlük süre uygulanıyor.

 

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.internethaber.com/tuketici-kredisi-kullanana-sok-543950h.htm

 

Belgrad ormanları imara açılıyor

Belgrad Ormanı Manyas Gölü ve tüm milli parkları imara açacak tasarı bu hafta TBMM’de oylanacak

Belgrad Ormanı, Manyas Gölü gibi Milli Parkların imara açılmasına olanak sağlayacak ve bu nedenle 113 sivil toplum örgütünün büyük tepki gösterdiği Tabiat Kanun Tasarısı, tüm itirazlara rağmen Meclis Genel Kurulu gündemine alındı. Tasarının Çarşamba ve Perşembe günleri görüşülmesi bekleniyor.

Vatan gazetesinden Gülümhan Gülten’in haberine göre, TEMA, TMMOB da dahil 113 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek ‘Tabiat Kanunu İzleme Girişimi’ adıyla başlattığı hareket, yasa tasarısının Meclis’te bu hafta oylanacak olmasına ‘Tarihi bir hata olur’ yorumunu yapıyor. Söz konusu tasarının Meclis Komisyonu’nda kabul edildiğini ve Genel Kurul’a gelerek yasalaşacağını VATAN geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. Tabiat Kanun Tasarısı doğal alanlardaki korumayı kaldırdığı ve kıyılar ile ormanlar başta olmak üzere doğal alanları ve sit alanlarını yatırımlara açtığı için sert şekilde eleştiriliyor. Tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda ormanların, sulak alanların ve kıyıların ‘üstün kamu yararı’ gerekçesiyle kurban edileceği belirtiliyor.

3 yıldır bekliyordu

Tasarıda yer alan düzenlemelerle, Belgrad Ormanı içine rezidans kurulması, Manyas Gölü Kuş Cenneti’nin havaalanına dönüştürülmesi gibi, halen yasal olarak imkansız görünen adımların atılması mümkün olabilecek. 2010 yılından bu yana Meclis’te bulunan ve doğal alanların talanına izin veren Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı, Meclis’in kapanmasına 27 gün kala Genel Kurul gündemine alındı. Bu hafta bazı vakıf üniversitelerinin kuruluşuyla ilgili görüşmelerin ardından Genel Kurul’da sözkonusu yasa tasarısı görüşülecek.

Turizmi teşvik adı altında

Defalarca değişen ve her düzenlemesi büyük tartışmalara neden olan tasarı, Çevre Komisyonu’nda kabul edildiği haliyle Genel Kurul’da oylanacak. Tasarı halen çeşitli yasalarla koruma altına alınmış olan kıyılar ve ormanlar başta olmak üzere sit alanları gibi “doğal alanlardaki” korumayı kaldırıp, bu alanları yatırımlara açarken, koruma alanlarıyla ilgili kararlarda Orman ve Su İşleri Bakanlığı tek yetkili kılıyor.

Ayrıca Tasarı ‘turizm teşvik’ kapsamında kıyılarda fabrika, santral kurulmasına zemin hazırlıyor. Tasarı’nın 29. maddesinde, “Bu kanun kapsamına giren alanlarda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’na göre kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ve turizm merkezi olarak ilan edilecek yerler için bakanlığın uygun görüşü alınır” deniliyor. Bununla zaten ülke yüzölçümünün ancak yüzde 4-5’ini kaplayan korunan alanların “turizm teşvik” adı altında yapılaşmaya ve kullanıma açılması mümkün olacak.

Eleştirilere kulak tıkandı

Tabiat Kanun Tasarısı’na karşı biraraya gelen STKlarca oluşturulan “Tabiat Kanunu İzleme Girişimi” defalarca uyarıda bulundu. Ancak 113 sivil toplum kuruluşunun endişesi kanun hazırlanırken dikkate alınmadı. Tasarıyla ilgili eleştiriler sadece ülke içinden gelmiyor. Sivil toplum kuruluşlarının eleştirilerinin benzeri, AB tarafından da ifade edilmişti. Avrupa Komisyonu’nun 9 Kasım 2010 tarihinde yayınladığı Türkiye İlerleme Raporu’nda söz konusu Tasarı, ‘endişe yaratan’ bir düzenleme olarak yer almıştı. Ancak tasarı aynı maddelerle Meclis Komisyonu’ndan geçmişti.

Tabiat parkları valilere teslim

Tasarının 10. maddesinin 2. bendinde “Korunan alanda işletme yetkisi, kısmen, talepte bulunmaları halinde il özel idarelerine, belediyelere, bu Kanunun amacına uygun faaliyetler yürüten vakıf ve derneklere ilgili bakanın onayı ile devredilebilir veya geri alınabilir” deniliyor. Valiliklere bağlı İl Özel İdaresi’ne yapılan “yetki devirlerinin” onarılması imkansız tahribata yol açtığı en son Bolu-Abant Tabiat Parkı örneğinde yaşanmıştı.

Tasarı’nın 20’nci Maddesi’nde, “Tabii durumuna uygun hale getirilemeyen alanlar buna en yakın yaşama alanına dönüştürülür” ifadesi endişe yaratıyor.

“En yakın yaşam alanı” ifadesiyle tasarının nasıl bir bilimsel tarif yaptığı ve tam anlamıyla ne kast ettiği belirsiz bulunuyor.

Milli Park kalkanı artık olmayacak

Bugüne kadar doğal alanlarda kurulacak HES’leri engelleyen ‘milli park kalkanı’ da kaldırılıyor. Tasarıda, “9.8.1983 tarihli ve 2873 sayılı ‘Milli Parklar Kanunu’ yürürlükten kaldırılmıştır” ifadesi yer alıyor.

Milli Parklar Kanunu’nun bu tasarı ile birlikte yürürlükten kaldırılması, HES’lere vize anlamına geliyor. Tasarı’nın 8. Maddesi’nde yer alan “üstün kamu yararı” ifadesi “muğlak ve suistimale açık” bulunuyor. Halk sağlığı ve milli güvenlik gibi kritik konuların “üstün kamu yararı” gerekçesi olarak kabul edilebileceği ancak 8. Maddenin 4. bendinde “çevreye yarar” şeklinde son derece muğlak ve suistimale açık bir ifade kullanıldığı vurgulanıyor.

 

 

 

 

 

 

Kaynak : http://sozcu.com.tr/2013/ekonomi/belgrad-ormanlari-imara-aciliyor.html

Doktorlar zengin vergisi ödeyecek

Yıllık geliri 160 bin lirayı aşan yaklaşık 126 bin kişiden Maliye 1 milyara yakın ek vergi bekliyor. Hesaplara göre 126 bin kişiden her birine ortalama 8 bin TL vergi düşüyor

TBMM’ye bugün sunulması beklenen yeni gelir vergisi kanunu tasarısıyla, toplam geliri 160 bin lirayı aşan Türkiye genelindeki 126 bin kişinin ödeyeceği vergi artacak.

Habertürk Gazetesi’nden Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, Kazancının büyük bölümü teliften oluşanlar ile futbolcuların vergisindeki artış daha yüksek olacak. Bu düzenlemeden dolayı Maliye’nin kasasına girecek paranın yılda 1 milyar lirayı aşacağı öngörülüyor.

Mevcut Gelir Vergisi Kanunu’na göre, kira gelirleri, birden fazla işverenden alınan ücretler ve serbest meslek kazançları ayrı ayrı değerlendiriliyor. Her biri için ayrı belirlenen eşik değerin altındaki kazançlar için beyanname doldurulmasına gerek kalmıyor, örneğin konut kira geliri 3 bin liranın, işyeri kira geliri 25 bin liranın, ikinci işverenden alınan ücret 26 bin liranın altındaysa beyanname doldurulmasına gerek olmuyor. Dolayısıyla, ne kadar farklı kaynaktan gelir elde ediliyorsa ödenen vergi de o kadar az oluyor. Yeni sistemde ise farklı kaynaklardan elde edilen bu gelirler tek bir beyannamede toplanacak. Böylece, o kişi artık daha yüksek vergi ödeyecek.

Örneğin, kendi muayenesinden 80 bin lira, çalıştığı ikinci ve üçüncü hastanelerden 25’er bin lira kazanan, yıllık 35 bin lira da işyeri kira geliri bulunan bir doktorun ödeyeceği vergideki artış 22 bin liraya kadar çıkacak. Maliye’nin kasasına yılda 1 milyar lira daha fazla vergi girmesi için 126 bin kişinin vergisinin ortalama 8 bin lira artması yeterli olacak.

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.ekonomiekibi.com/haber/detay/7354/doktorlar_zengin_vergisi_odeyecek

 

Ormanlarda petrol aranacak

Türk Petrol Kanunu’ndaki yeni düzenlemelere göre ruhsatsız petrol bulanın petrolüne devlet el koyacak. Petrol aranırken çevreye zarar verene 500 bin lira ceza kesilecek

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Türk Petrol Kanunu’na göre, orman sayılan yerlerde petrol arama ve işletme faaliyetleri yapılabilecek ancak “milli parklar” kapsam dışı olacak. Petrol hakkı sahibi, yöre halkının yaşamını zora sokmayacak, doğaya ve çevreye zarar vermeyecek. Çevreye tamiri mümkün olmayan hasar veya zarar verenler 500 bin lira para cezasına çarptırılacak.
Arama ruhsatı veya işletme ruhsatı almaksızın petrol işlemi yapanlara 250 bin lira idari para cezası verilecek. Arama ve işletme ruhsatı almadan petrol işlemi yapılması sonucunda elde edilen gelire ve petrole el konulacak, bunun mülkiyeti kamuya geçirilecek.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayına sunulan kanuna göre; Türkiye, 18 petrol bölgesi yerine, kara ve deniz şeklinde iki petrol bölgesine ayrılacak. Üretilen petrolden alınan devlet hissesinde, kuyu başı fiyatı yerine piyasa fiyatı esas alınacak.
Askeri yasak bölgeler ile güvenlik bölgelerinde yapılacak işlemlerle ilgili izin verilmeden önce ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınacak. Arama ruhsatı süresi karalarda 5 yıl, denizlerde ise 8 yıla çıkarılacak. Arama ruhsatında uzatma süresi karalarda 9, karasuları içi denizlerde 14 yıldan fazla olamayacak.

Yabancıya işletme ruhsatı
Araştırma izni, arama ruhsatı ve işletme ruhsatı alınmadan hiçbir petrol işlemi yapılamayacak. Petrol işlemi sona eren hak sahibi, araziyi eski haline getirmekle yükümlü olacak. Sermaye şirketlerine veya yabancı devletler mevzuatına göre sermaye şirketi niteliğinde bulunan özel hukuk tüzel kişilerine araştırma izni, arama ruhsatı ve işletme ruhsatı verilebilecek.
Petrol hakkı sahibi, yöre halkının yaşamını zora sokmayacak, doğaya ve çevreye zarar vermeyecek ve bunları tehlikeye atmayacak şekilde petrol işlemi için gerekli tesis ve ekipmanı kuracak.

Sahalar müzayedeye çıkarılacak

İşletme ruhsatı, başvuru sahibinin talebine göre 20 yıl için verilecek. Ruhsat, 10’ar yılı geçmemek üzere iki defa uzatılabilecek. Üzerinde işletme hakkı sona eren sahalar, işletme ruhsatı verilmek üzere, Bakan onayıyla müzayedeye çıkarılabilecek. Ancak TPAO’nun talebi halinde müzayedeye çıkarılmayabilecek.

İhraçta sınırlı hak

Petrol hakkı sahibi yabancılar, Türk kara sularında petrol arama ve üretim faaliyeti yapabilecek. Petrol hakkı sahipleri, 1980’den sonra keşfettikleri petrol sahalarında ürettikleri ham petrol ve doğalgazın kara sahalarındaki yüzde 35’ini ve deniz sahalarında yüzde 45’ini ihraç edebilecek. Geri kalan kısım ile 1980’den önce bulunmuş sahalardan üretilen ham petrol ve doğalgazın tamamı ülke ihtiyacına ayrılacak. Orman Kanunu’na göre orman sayılan yerlerde ruhsat ve izin alanlarında da ilgili mevzuata göre izin alınarak ve bedelleri ödenerek petrol arama ve işletme faaliyetleri yapılabilecek.

Ağır para cezası

Tehlikeli fiil nedeniyle önemli ve tamiri mümkün olmayan hasar veya zarar verenler 500 bin lira, petrol işlemi sırasında tehlikeli fiil yapanlar 350 bin lira, verilen süre içinde önlem almayanlar geçen her bir gün için 50 bin lira para cezasına çarptırılacak. Arama ruhsatı veya işletme ruhsatı almaksızın petrol işlemi yapanlara 250 bin lira, araştırma izni ve arama ruhsatı almadan araştırma yapanlara 100 bin lira, başvurularda gerçek dışı beyanda bulunanlara 50 bin lira idari para cezası verilecek.
Para cezaları tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödenecek. Arama ve işletme ruhsatı almadan petrol işlemi yapılması sonucunda elde edilen gelire ve petrole el konulacak, bunun mülkiyeti kamuya geçirilecek. Petrol hakkı sahibi yabancılar, Türk kara sularında petrol arama ve üretim faaliyetleri icra edebilecek. Doğalgaz üretimi yapan hak sahibi yerli ve yabancı şirketler ile yabancı şirketlerin Türkiye’deki şubelerine, toptan satış lisansı verilecek.

 

 

 

 

 

 

Kaynak: http://ekonomi.milliyet.com.tr/ormanlarda-petrol-aranacak/ekonomi/detay/1716556/default.htm

Lüks araçtaki ÖTV vurgunu tarihe karışıyor

Bakan Şimşek, lüks araç satışında uygulanan ÖTV’ye ilişkin Maliye’nin kaybının 100 milyon TL olduğunu belirterek “Yeni düzenlemeyle söz konusu miktar devletin kasasına girecek” dedi.

Alkolle ilgili düzenlemeleri de içeren ve kamuoyunda “torba yasa” olarak bilinen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda geçtiğimiz hafta kabul edildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayını bekleyen düzenleme, lüks araçların satışına ilişkin de önemli yenilikler getiriyor.

Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorlu araçlar üzerinden alınan ÖTV’nin, bayinin aracı, nihai tüketicilere satışı aşamasında tahsil edildiğini ve vergi tutarının, satış bedeline kanunda belirlenen oranın uygulanmasıyla hesaplandığını söyledi.

Lüks araçların satışında uygulanan bu yöntemle Maliye’nin kaybının yaklaşık 100 milyon lira olduğuna dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:

“Son olarak, Meclis’te kabul edilen düzenlemeye göre, bayinin aracı satış bedeli ve alış bedeli ile araç ithal edilmişse ithalatta hesaplanan KDV matrahı, yurt içinde imal edilmişse imalatçının satış bedeli üzerinden hesaplanacak vergi tutarlarından en fazla olan tutar, ÖTV olarak ödenecek. Yani, konuya ilişkin verdiğim örneğe bakacak olursak, satışı yapılan bu aracın ÖTV matrahı 200 bin lira değil, 500 bin lira olacak. Böylece devletin kasasına girecek ÖTV miktarı da artacak. Yeni kanunla bayiler artık ÖTV matrahını aşındıramayacak ve 100 milyon lira devletin kasasına girecek.”

 

 

 

 

 

 

Kaynak: http://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/188080–luks-aractaki-otv-vurgunu-tarihe-karisiyor

Türk Petrol Kanunu Tasarısı Kabul Edildi

Kanuna göre, Türkiye, 18 petrol bölgesi yerine, kara ve deniz şeklinde iki petrol bölgesine ayrılacak.Üretilen petrolden alınan devlet hissesinde, kuyu başı fiyatı yerine piyasa fiyatı esas alınacak.

Türk Petrol Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Kanun, Türkiye’deki petrol kaynaklarının, devletinin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ön görüyor. Ülke petrol kaynaklarının milli menfaatlere uygun olarak hızlı, sürekli ve etkili şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve üretilmesini amaçlayan kanun, Türkiye’de petrol arama ve üretim faaliyetlerinin düzenlenmesi, yönlendirilmesi, teşvik edilmesi, denetlenmesi, arama ve üretim için gerekli bilgilerin, verilerin toplanması, değerlendirilmesi ve kullanıma sunulmasına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.

Kanuna göre, 18 petrol bölgesine ayrılan Türkiye arazisi, tasarıyla kara ve deniz olmak üzere iki petrol bölgesine ayrılacak. Kara ve deniz bölgelerini ayıran sınır, kıyı çizgisi kabul edilecek.

Deniz bölgeleri; karasuları içi ve karasuları dışı şeklinde ikiye ayrılacak. Karasuları dışı denizlerde araştırma izni, arama ve işletme ruhsatlarının verilmesi, devri ve süre uzatımları, Bakanlar Kurulu’nun iznine tabi olacak. Bu alanlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tamamen veya kısmen aramaya ve işletmeye kapatılabilecek, tadil edilebilecek veya kapatılan bir alan tekrar açılabilecek. Buna göre verilen kararlar, müktesep hakları ihlal edemeyecek.

Askeri yasak bölgeler ile güvenlik bölgelerinde yapılacak işlemlerle ilgili izin verilmeden önce ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınacak.

Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, başvuruyu uygun bulursa 60 gün içinde araştırma izni verecek. İzin talep edilen sahanın bir kısmında araştırma izni, arama ruhsatı veya işletme ruhsatı verilmiş olması, araştırma izni verilmesini engellemeyecek. Ancak araştırıcı, işlem yapmakta olan diğer bir petrol hakkı sahibinin rızası olmadan süren sondaj ve benzeri saha etütlerinin yapıldığı yerlere giremeyecek.

Araştırma izni sahibi, araştırma alanının hektarı başına bir defaya mahsus olmak ve ödeme şekilleri yönetmelikle düzenlenmek üzere 50 kuruş ücret ödeyecek. Araştırma sonucu elde edilen bilgiler, Genel Müdürlüğe de verilecek. Genel Müdürlük, 8 yıl süreyle bilgileri gizli tutacak.

-Arama ruhsatı-

Kanunla, arama ruhsatlarının sınırları ve büyüklüğü uluslararası kabul gören coğrafik grid sistemiyle uyumlu hale getiriliyor.

Arama ruhsatı; arama ruhsatı alanı içinde arama yapmak, arama ruhsatı alanı çevresinde araştırmada bulunmak, bulunan petrollü alanları geliştirerek bu sahadan petrol üretmek ve keşif başvurusunda bulunmak üzere verilecek.

Arama ruhsatı, kara sınırları ve karasuları içi denizlerde 1/50.000 ölçekli pafta esasına göre yapılacak. En büyük ruhsat alanı, 1/50.000 ölçekli bir tam pafta olacak. En küçük ruhsat alanı, 1/50.000 ölçekli aynı pafta içerisinde kalmak kaydıyla 1/25.000 ölçekli bir tam pafta olacak. Ruhsat alanı, 1/50.000 ölçekli paftanın dışına taşamayacak ve 1/25.000 ölçekli paftalardan oluşacak.

Münhasır ekonomik bölge sınırları içinde ruhsatlandırma birer tam derecelik enlem ve boylam çizgileri arasında kalan bir derecelik alan esasına göre yapılacak. En büyük ruhsat alanı bir derecelik alan olacak. En küçük ruhsat alanı bir derecelik alan içerisinde kalmak kaydı ile 1/100.000 ölçekli bir tam pafta olacak. Ruhsat alanı bir derecelik alanın dışına taşamayacak ve 1/100.000 ölçekli paftalardan oluşacak.

Arama ruhsatının karalarda 4 yıl, denizlerde ise bu sürenin yüzde 50 fazlası olan süre, tasarıyla karalarda 5, denizlerde 8 yıla çıkarılacak.

İş programını yerine getiren ruhsat sahibinin en az bir sondaj yapılmasını da içeren iş ve yatırım programı ile buna karşılık gelen yüzde 2 teminatı vermesi kaydıyla ruhsat süresi karalarda 2, denizlerde 3 yıla kadar uzatılabilecek.

Birinci uzatım süresi içinde sondaj programını yerine getirmiş bir petrol hakkı sahibinin arama ruhsatının süresi, yeni bir sondaj ve yatırım programı ile buna karşılık gelen yüzde 2 teminatı vermesi halinde karalarda 2, denizlerde 3 yıla kadar uzatılabilecek.

Arama ruhsatının süresi ilk yürürlük tarihinden itibaren yapılan uzatmalar dahil karalarda 9, karasuları içi denizlerde 14 yıldan fazla olamayacak. Ancak arama ruhsatının süresi sonunda petrol keşfi yapılan alanlarda bu petrol keşfinin ticari değerlendirmelerinin yapılabilmesi için 2 yıla kadar ek süre verilebilecek.

Arama sahasında açılmakta olan bir arama kuyusunun bitirilmesi veya varsa üretim testlerinin tamamlanabilmesi için gerekli olan operasyon süresi, arama ruhsatı süresini aşacak durumda ise petrol hakkı sahibinin talebi üzerine 6 aya kadar ek süre verilebilecek.

Arama ruhsatında yapılan bir keşiften sonra arayıcı, sahayı geliştirme ve üretime başlamakla yükümlü tutulacak. Bu takdirde arayıcı, üretilen petrol bakımından, işletmecinin tüm hak ve yükümlülüğüne tabi olacak.

Genel Müdürlükçe belirlenen ve aramaya açık olan alanlar; ruhsatlandırma usulündeki başvurulara kapatılarak açık artırmaya çıkmak suretiyle arama ruhsatına konu yapılabilecek. Başvuruya kapatılan bu alanlar, Genel Müdürlük tarafından tekrar açılmadan bu alanlara ruhsat başvurusu yapılamayacak.

-Yüzde 2 teminat-

Kanun, arama ruhsat başvuruları için teminat alınmaya ilişkin düzenlemeler de getiriyor.

Petrol hakkının elde edilmesi için yapılan başvurunun değerlendirilmesinde, başvurunun mevzuata uygunluğu, başvuranın mali yeterliliği dikkate alınacak.

Petrol aramalarına açık bir sahaya yapılan ilk arama ruhsatı başvurusunun kapsadığı alan ilan edilecek. İlk ve sonraki başvuruların içeriği ilan tarihini takip eden 90 gün boyunca gizli tutulacak.

Başvuru sahibi, ruhsat başvurusunda ve süre uzatım taleplerinde sunduğu iş programı için gerekli yatırım tutarının yüzde 2’si kadar teminat verecek. Denizlerde bu oran yüzde 1 olarak uygulanacak. Teminatın taahhüt edilen iş programının yıllık gerçekleşen miktarına karşılık gelen kısmı, petrol hakkı sahibine iade edilecek.

-Sahalar müzayedeye çıkarılacak-

İşletme ruhsatı, yönetmeliğe göre alınacak iş ve mali yatırım programı dikkate alınarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başvuru sahibinin talebine göre 20 yıl için verilecek. İşletme ruhsatı süresi, uzatım talebine ekli olarak verilen üretim programının uygun görülmesi halinde, 10’ar yılı geçmemek üzere iki defa uzatılabilecek.

Üzerinde işletme hakkı sona eren sahalar, işletme ruhsatı verilmek üzere, Bakan onayıyla müzayedeye çıkarılabilecek. Ancak TPAO’nun talebi halinde müzayedeye çıkarılmayabilecek. İşletme ruhsatı önceden müzayedeye çıkarılmış bulunan bir işletme sahasının tamamı veya bir kısmı yine Bakan onayıyla müzayededen kaldırılabilecek. İdari yaptırım sonucu iptal edilen işletme ruhsatının sahibi olan petrol hakkı sahibi veya sahipleri işletme ruhsatında tekrar hak sahibi olamayacak.

Müzayede kararı kaldırılmadıkça, müzayedeye çıkarılan bir saha için arama ve işletme ruhsatı verilmeyecek. Bir sahanın müzayedeye çıkarılması, en fazla teklifte bulunana verilmesi veya herhangi bir teklifin kabul edilmesini gerektirmeyecek.

İşletme ruhsatı sahibine talebi halinde ürettiği petrolü, nakletmek üzere boru hattı inşa izni verilebilecek.

Üretim sahaları kısmen veya tamamen aynı petrollü arazi içinde bulunan işletmeciler, petrol işlemlerini birleştirebilecek.

-Kuyu başı fiyatı yerine piyasa fiyatı-

Mevcut kanunda, üretilen ham petrolde varilinden, doğalgazda ise metreküpünden sekizde bir oranında alınan devlet hissesi, kuyu başı fiyatı esas alınarak hesaplanırken, kanun, hampetrolde piyasa fiyatı, doğalgazda ise toptan satış fiyatı esas alınıyor.

Buna göre, petrol arayıcı veya işletmecisi, ürettiği petrolün sekizde birini devlet hissesi olarak ödeyecek.

Arama veya işletme ruhsatları ile ilgili olarak yapılan petrol işlemlerinde kullanılan petrolden devlet hissesi alınmayacak.

Petrol sahalarında üretilen karbondioksit gazı, üretim artırma yönteminde kullanılabilecek.

Yer altı deposu olarak kullanılacak olan petrol rezervuarları boşaltılmadan ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün uygun görüşü alınmadan kullanılamayacak. Yer altı depolaması için uygun görülen saha, bir işletmecinin uhdesinde ise o işletmeciye öncelik tanınacak.

Depolama için gerekli olduğu belirlenen sahada üretilmeyecek petrolden devlet hissesi alınmayacak. Bu petrol ancak söz konusu Genel Müdürlüğün izni alınarak ve devlet hissesi ödenerek üretilebilecek.

Petrol üreticisinin ödeyeceği devlet hissesi, bir petrol birimi üzerinden üretilen ham petrolde varil başına, Petrol Piyasası Kanunu’nda düzenlenen yerli ham petrolün piyasa fiyatı, doğalgazda ise dağıtım şirketlerine veya serbest tüketicilere yapılan satış fiyatı üzerinden hesaplanacak.

Devlet hissesi, üretimin yapıldığı ayı takip eden ayın 20. gününe kadar beyan edilerek tahakkuk ettirilecek. Devlet hissesinin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, tespit edilen farklar üzerinden devlet hissesi tarh edilecek. Tarh edilen devlet hissesi, yüzde 100 fazlasıyla alınacak.

 

 

 

 

Kaynak: http://www.sondakika.com/haber/haber-turk-petrol-kanunu-tasarisi-kabul-edildi-4680507/