Güneş fırtınası Dünya’yı etkileyecek

Güneş’te önceki gün meydana gelen büyük patlamanın ardından oluşan güneş fırtınası Dünya’nın yanı sıra Uluslararası Uzay İstasyonu’nu (UUİ) etkiliyor.

Güneş fırtınasının elektronik aletleri etkilemesi olasılığı nedeniyle UUİ’ye ikmal malzemeleri götürecek Cygnus yük gemisinin dün yapılacağı duyurulan fırlatılışı bugüne ertelendi.

Cygnus yük gemisini UUİ’ye götürecek insansız Antares roketini üreten Orbital Science Şirketi baş teknik yetkilisi Antonio Elias, dün yaptığı açıklamada, Güneş’ten gelen parçacıkların roketteki elektronik aygıtları etkileme ihtimali nedeniyle ABD’nin Virginia eyaletindeki Wallops adasından yapılacak fırlatılışın bugüne ertelendiğini duyurdu. Elias roketin, bugün TSİ 20.07’de uzaya gönderileceğini sözlerine ekledi.
Cygnus yük gemisi UUİ’ye ikmal malzemelerinin yanı sıra bir eğitim projesi çerçevesinde getirilen karıncaların da aralarında bulunduğu çeşitli bilimsel deneyler götürecek.

NASA’dan bugün yapılan açıklamada da Güneş’ten gelen parçacıklardan oluşan serpintinin UUİ’de görev yapan 6 astronot için tehdit oluşturmadığı bildirildi. Açıklamada, Cygnus yük gemisinin güneş patlamaları sırasında ortaya çıkacak radyasyona dayanacak şekilde imal edildiği vurgulandı.

Cygnus’un Aralık 2013’te yapılması planlanan uçuşu UUİ’nin soğutma sisteminde ortaya çıkan arıza nedeniyle ertelenmişti. Önceki gün için planlanan fırlatılış da aşırı soğuk hava nedeniyle ikinci kez yapılamamıştı. Cygnus’un uzaya fırlatılışının, Güneş fırtınası nedeniyle dün de 3. kez ertelenmesi UUİ’nin uzay görevinin 4 yıl daha uzatılması sonucunu doğurdu. Bu, UUİ’nin 2020’de sona ermesi planlanan görevinin 2024’e uzatılacağı ve UUİ’deki mürettebat üzerindeki zaman baskısının azalacağı anlamına geliyor. NASA’nın insanlı keşif çalışmaları bölümü şefi Bill Gerstenmaier, bugün yaptığı açıklamada “Bu NASA için önemli bir artı” dedi.

Güneş’te meydana gelen patlamalar sonucu Güneş’in korona adı verilen üst tabakasından uzaya yayılan elektron ve protonlardan oluşan, plazma halindeki yüklü parçacıklara Güneş rüzgarı deniyor. Bu parçacıkların Dünya’nın manyetik alanına etki etmesine de Güneş fırtınası adı veriliyor.

Bilim adamları Güneş fırtınasının insanlar üzerinde zararlı etkisinin bulunmamasına karşın kamu hizmet sistemleri, uçak seferleri, uydu ağları ve kısaca GPS adı verilen küresel konumlama sistemi cihazlarında aksaklıklara yol açabileceğine işaret ediyor.

Güneş fırtınası ayrıca genellikle kuzey ülkelerinde görülen, kuzey ışıkları olarak adlandırılan gökyüzünde oluşan renkli ışık oyunlarının kutupların ilerisindeki bölgelerde de görülmesine yol açıyor.

ABD uzay hava tahmini uzmanı Joe Kunches, önceki gün Güneş’te meydana gelen büyük patlama nedeniyle oluşan Güneş rüzgarlarının bugünden itibaren Dünya’yı etkisi altına alacağını söyledi. Kunches, bunun, Dünya’nın manyetik alanını etkilemesi ve kutup ışıklarının güneye doğru genişlemesine neden olacağını belirtti.

ABD’deki Alaska Jeofizik Enstitüsü’nden yapılan açıklamada da Güneş fırtınası nedeniyle Kanada’nın büyük bir kısmıyla ABD’nin kuzey kesimlerinde bugünden itibaren kuzey ışıklarının görülebileceği bildirildi.

GPS cihazlarını bozma olasılığı bulunan Güneş fırtınası nedeniyle kutup bölgeleri çevresindeki uçuş seferleri, elektronik aletlerin etkileneceği endişesiyle başka yönlere kaydırılıyor.

 

 

 

 

Kaynak

HRM Expo 2013’te Türkiye’yi PERYÖN Anlatacak

PERYÖN, Türkiye’nin “Ortak Ülke” seçildiği Avrupa’nın en büyük insan kaynakları yönetimi fuarı HRM Expo 2013’ün “Ortak Ülke Destekçisi” oldu.

 

Avrupa’nın en Büyük İnsan Kaynakları Yönetimi Fuarı HRM Expo 2013’te Türkiye‘yi PERYÖN anlatacak

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN), Türkiye‘nin “Ortak Ülke” seçildiğiAvrupa‘nın en büyük insan kaynakları yönetimi fuarı HRM Expo 2013’ün “Ortak Ülke Destekçisi” oldu. Almanya‘nın Köln kentinde 17-19 Eylül arasında düzenlenecek olan fuarda, PERYÖN Başkanı Yiğit Oğuz Duman ana konuşmacı olarak yer alacak ve “Gelişen Türkiye‘de Fırsatlar ve Tehditler: Değişen İK Kuralları” başlıklı bir konuşma yapacak

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN), Türkiye‘nin “Ortak Ülke” seçildiğiAvrupa‘nın en büyük insan kaynakları yönetimi fuarı Human Resources Management Expo 2013’ün (HRM Expo 2013) “Ortak Ülke Destekçisi” oldu. Almanya‘nın Köln kentinde 17-19 Eylül arasında düzenlenecek olan HRM Expo 2013’e geçen yıl 654 firma, 14 binin üzerinde ziyaretçi katılmış, 200’ün üzerinde oturum gerçekleştirilmişti.

HRM Expo 2013’te; insan kaynakları hizmetleri, insan kaynakları yazılım ve bilişim teknolojileri, eğitim ve danışmanlık ve profesyonel koçluk ve eğitim alanında faaliyet gösteren firmalar ürün ve hizmetlerini tanıtacaklar.

HRM Expo 2013’te Türkiye öne çıkarılacak

Türkiye’nin “Ortak Ülke” (Partner Country), PERYÖN’ün “Ortak Ülke Destekçisi” (Partner Country Supporter) olduğu HRM Expo 2013, Türkiye ağırlıklı olarak düzenleniyor ve özel bir salon Türkiye‘den gelecek katılımcılara ayrılıyor. Bütün fuar pazarlama etkinliklerinde Türkiye öne çıkarılarak Türk katılımcılara ek tanıtım yapma olanağı sağlanıyor. PERYÖN üyeleri fuara ücretsiz girme olanağına da sahip olacak.

PERYÖN Başkanı Yiğit Oğuz Duman fuarın ilk gününde, “Gelişen Türkiye‘de Fırsatlar ve Tehditler: Değişen İK Kuralları” başlıklı bir konuşma yapacak. Alman şirketlerinde gittikçe artan oranda Türk kökenli çalışan olması nedeniyle bu durumun özel bir İK yönetimini gerektirdiğini vurgulayan Yiğit Oğuz Duman şöyle konuştu:

“Türk toplumunun yaklaşık yüzde 50’si 40 yaşın altında. Türk ekonomisi hızla değişiyor ve yetenekli insanlara olan ihtiyaç ve talep büyük. Her gün yeni bir firma piyasaya çıkıyor, kalifiye çalışanlar arıyor. Almanya‘da Türkçe konuşan çalışanı bulunan çok sayıda Türk kökenli şirket faaliyet gösteriyor. Bunun yanında genç, iyi eğitim görmüş, iki dil bilen, Almanya‘da yaşayan Türk yetişkinler, Türkiye‘ye göç ediyor. HRM Expo 2013, insan yönetimi alanında iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve bilgi alışverişi için iyi bir fırsat olacak.”

“Türk girişimcileri HRM Expo 2013’e bekliyoruz”

HRM Expo organizasyonunu üstlenen spring Messe Management GmbH yöneticisi Natascha Hoffner’in verdiği bilgilere göre Türkiye‘de 4 bin 800 Alman şirketi veya Alman yatırımcısı faaliyet gösterirken, Almanya genelinde ise 75 bin Türk kökenli girişimci ve 370 bin kişi istihdam ediliyor. Türk girişimcilerini HRM Expo’ya davet eden Natascha Hoffner, “Türkiye ve Almanya uzun, ortak bir tarihe ve Almanya‘da yaşayan 3 milyonun üzerindeki Türk kökenli insan nedeniyle karşılıklı kültürel bilgi ve yakınlığa sahip. Türkiye kaynaklı ürün ve hizmetler yüksek kalitede ve uygun fiyatla Almanya‘da sunulabiliyor. Türkiye‘de insan kaynakları yönetimi ürünlerinin çeşitliliği ve kalitesi ile birlikte bu ürünlere giderek artan talep ve ilgiyi gözlemliyoruz. Yönetim sektöründe bilgi alışverişini desteklemek, uluslararası alanda iş bağlantıları kurmak ve yeni pazarlar sayesinde büyümek isteyen Türk girişimcileri HR Expo’ya bekliyoruz” diyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak : http://www.haberler.com/hrm-expo-2013-te-turkiye-yi-peryon-anlatacak-4991914-haberi/

Haberleşmede şeffaf fatura dönemi başlıyor

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “Haberleşme sektöründe şeffaf fatura dönemi başlıyor” dedi.
Bakan Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Elektronik Haberleşme Sektöründe Fatura Usul ve Esaslar Taslağı”nın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanarak kamuoyu görüşüne açıldığını kaydetti.

Faturalı hat kullanan GSM aboneleri ile sabit hat ve internet hattı kullanan abonelere gönderilen 60 milyonun üzerinde faturanın bu esaslara göre düzenleneceğini belirten Yıldırım, “Tüketicilerin mağdur olmasına yol açan, kısıtlı ve anlaşılmayan faturaların yerini alacak bu faturalar ile tüketici haklarının korunmasını ve mağduriyetlerin önüne geçilmesini amaçlıyoruz” diye konuştu.

Renk körleri de okuyabilecek

Bakan Yıldırım, yeni faturalarda tüketicilerin ihtiyaç duyduğu tüm bilgilerin şeffaf bir şekilde yer alacağını bildirdi. Faturalarda renk körlüğü olan insanların da okuyabileceği şekilde karşıt renkler kullanılacağını kaydeden Bakan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Faturalar basit, sade bir şekilde düzenlenecek ve okunabilir olacak. Faturada yer alan tarifeler/ücretler, herhangi bir tereddüde yol açmayacak açıklıkta ve ücret kalemleri ayırt edilebilir olacak.

Faturada tarife/paket detayları bulunacak, satın alınan paketlere/ek hizmetlere ilişkin ücretler, paketlerin/ek hizmetlerin kullanılabileceği tarih aralıkları, indirim/iade var ise bunların gerekçeleri, taahhüt bulunması halinde başlangıç ve bitiş tarihleri, taahhüt verildiği durumlarda aboneliğin feshi halinde uygulanacak. Cezai ücret ve/veya cayma bedelleri ile bunların hesaplanmasına ilişkin açık ve net bilgiler yer alacak.”

Faturalarda hangi bilgiler yer alacak?

Yeni çalışmanın, tüketici haklarını koruyan en kapsamlı düzenlemelerden bir tanesi olduğuna dikkati çeken Yıldırım, düzenleme uyarınca ayrıntılı faturanın içeriğinde neler olacağını şöyle anlattı:

‘”Aranan her numara ve numaranın ait olduğu işletmeci adı, işletmeci adı bilinmiyorsa ‘diğer operatör’ ifadesi kullanılacak. Aramanın yapıldığı tarih ve saat, her bir arama için arama süresi ve arama ücreti verilecek. Faturada toplam arama sayısı ve toplam konuşma süresi yer alacak.

Eğer uluslararası dolaşımda gelen çağrılar varsa, ücretlendirme olması durumunda her bir gelen çağrının yapıldığı tarih ve saat, arama/aranma süresi ve ücreti belirtilecek.

Uluslararası dolaşımda ve yurtdışına doğru yapılan çağrılarda aranan numaranın yanında aranan ülkeye ilişkin ülke adı gibi açıklayıcı bilgi ile uluslararası dolaşımda aramanın başlatıldığı ülke bilgisinin de yer alması zorunlu hale geliyor.

Haberleşme ücretlerinde, ses görüşmeleri, SMS, internet gibi toplam kullanımın özetini gösterir bir tablo yer alacak. Ayrıca mobil telefon aboneliklerinde ücretlendirmenin farklı olması durumunda şebeke içi, şebeke dışı, uluslararası gibi ve sabit telefon aboneliklerinde ücretlendirmenin farklı olması durumunda da şebeke içi, şebeke dışı, şehir içi, şehirlerarası, uluslararası gibi yararlanılan her bir hizmetin ayrı ayrı alt kalemlerinin dağılımını gösterir grafik bulunacak.

İnternet üzerinden fatura ve ayrıntılı faturaların abonelere gösterilmesi durumda kullanım detayı / ayrıntılı fatura bilgilerinin tüketiciler tarafından hesaplama yapabilecekleri şekilde ses, SMS, veri, yurtdışı ve yurtiçi roaming görüşmeleri gibi bilgiler de sunulacak.”

 

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.cnnturk.com/2013/ekonomi/genel/08/04/haberlesmede.seffaf.fatura.donemi.basliyor/718297.0/index.html

 

Danone Türkiye’ye suçlama

İngiliz Independent Gazetesi’nde yer alan haberde Danone, Türkiye’de satılan bebek maması Aptamil için yürüttüğü reklam kampanyasında, annelere “Bebeğinize ihtiyaç duyduğu kadar süt veremiyor olabilirsiniz” mesajını vermekle suçlandı. Haberde Danone’nin ürettiği süt tozunun anne sütünün yerini tutacağını ileri sürerek anneleri yanlış yönlendirdiği ileri sürüldü

Danone Aptamil’in, reklam kampanyasında 6 aylık ve daha büyük bebeklerin en az yarım litre süt ihtiyacı olduğunu belirterek anne sütünün yetersiz kaldığına dair vurgu yaptığı ve bu konuda anneleri yanlış yönlendirdiği iddia edildi. Gazete, benzer bir reklam kampanyasını 1970 yılında Nestle’nin de yürüttüğünü ve uluslararası protestolara maruz kaldığını da hatırlattı. Haberde Türkiye’de uygulanan reklam kampanyasının ardından satışların yüzde 15 oranında arttığı bilgisine de yer verildi.

WHO ve UNICEF ibaresi var
Habere göre firma reklamlarında ürününün Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler’in dünya çocuklarını korumak için kurduğu UNICEF tarafından tavsiye edildiği ibaresine de yer verirken, WHO ve UNICEF böyle bir tavsiyenin söz konusu olmadığını ve ürüne destek vermediklerini belirtiyor. WHO yaptığı açıklamada ürünün üzerinde kullanılan isim ve logonun kaldırılmasını istediklerini bildiriyor.

Anneler yanlış yönlendirliyor
İngiliz gazetesine konuşan British Royal College’dan Pediatri ve Çocuk Sağlığı Komitesi başkanı Colin Michie “Danone’nin kampanyası ebeveynleri yanlış yönlendiriyor. Elimizde bunun doğrulunu kanıtlayacak çok sayıda bulgu var. Danone’nin tavsiyesini dinleyen anneler çocuklarını gereksiz yere bu formül sütlerle beslemiş oluyor” dedi.

Danone kampanyanın arkasında
Haberde görüşlerine yer verilen Danone ise kampanyasının arkasında durdu. Firma, ürünün anne sütüyle kıyaslanmadığını, bunun yerine ürünün süt yerine geçebilen zengin besleyici özelliğine vurgu yapıldığını ifade etti. Yapılan açıklamada “UNICEF Türkiye ve WHO diğer partnerlerle birlikte (Sağlık Bakanlığı, televizyon kanalları, süpermarketler, pediatri dernekleri) kampanyamızı destekliyor. Aynı zamanda WHO da ismini ve logolarını kullanmamıza izin veriyor” denildi. İngiliz gazetesi konuyla ilgili Türk Sağlık Bakanlığı’ndan herhangi bir açıklama yapılmadığını belirtiyor.

UNICEF Türkiye: Adımızı kullandılar
Diğer yandan Unicef Türkiye ise “Biz UNICEF Türkiye olarak bu kampanyanın arkasında değiliz. Defalarca kendilerinden adımızı kullanmamaları yönünde ricada bulunduk. Danone’nin logomuzu kullanmak için izni dahi bulunmuyor” şeklinde açıklama yaptı.

“Doğru yönlendiriyoruz”
Konu ile soru yöneltilen Danone Türkiye’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Önceliğimiz, anneleri, bebeklerini doğru besleyebilmeleri için desteklemek. Numil bu konuda Türkiye’deki pediatristler, yetkili makamlar ve annelerle uzun yıllardır birlikte çalışmakta. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de son 20 yılda, bebeğini ilk 6 ay sadece anne sütüyle besleyen annelerin sayısı yüzde 2,9’dan yüzde 62,5’a çıkmıştır. Bu olumlu gelişmede eğitim programlarımızın önemli katkısı vardır. UNICEF verilerine göre, beş yaşın altındaki her 10 Türk çocuğundan biri büyüme yetersizliği yaşamakta. Bunun en büyük nedenlerinden biri Türkiye’deki annelerin pek çoğunun bebeklerine daha 2’nci ayda katı gıda başlamasıdır. 6’ncı aydan sonra da Türkiye’de bebeklere gereğinin çok üzerinde katı gıda verilmeye devam edilmekte. Numil, Dünya Sağlık Örgütü önerilerine paralel olarak, ilk altı ayında sadece anne sütü ile beslenmeyi ve ardından zamanında ve doğru miktarda ek mamaların eklenmesiyle birlikte anne sütü ile beslemeye devam edilmesini tavsiye eden global bir politika uygulamakta. Yıllardır, Milli Pediatri Derneği, UNICEF Ulusal Komitesi, WHO işbirliği merkezleri ile birlikte, bebeğin süt öğününün 6.aydan sonra da anne sütü ile, eksikliğinde veya yokluğunda ise devam sütü ile tamamlanması konusunda çalışmaktayız.”

6 aydan sonra ek gıda, 2 yaşına kadar emzirme
Haber üzerine açıklama yapan Sağlık Bakanlığı yetkilileri şunları söyledi: “Sağlık Bakanlığı, bebek beslenmesinde, Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘Anne sütünün teşviki ve bebek dostu sağlık kuruluşları’ programını uygulamaktadır. Program, ilk 6 ay sadece anne sütü, 6 aydan sonra uygun ek gıdalar desteğinde emzirmenin 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. Sağlık Bakanlığı’nın herhangi bir firma ya da ürün ile ilgili tavsiyesi söz konusu değildir.”

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.perakende.org/guncel/danone-turkiyeye-suclama-1342792969h.html

 

Mostphotos’tan Türkiye’ye yatırım

İsveç’in en büyük dijital imaj bankası artık Türkiye’de. Uluslararası yatırım ağının ilk noktası olarak Türkiye’yi seçen Mostphotos, tüm hizmetlerini Türkçe web sitesinde kullanıcılarına sunuyor. Yüklenen lokal ve uluslararası görsellere ulaşmak isteyenlere anında ulaşım hizmeti veren dijital imaj bankası, çektiği fotoğrafları veya hazırladığı ilüstrasyonları satmak isteyenlere de kolay hizmet sunuyor.

Ücretsiz üyelik yapılabilen, editoryal filtrelemeye takılmadan, görselleri anında satışa sunma veya satın alma imkanı tanıyan Mostphotos, İsveç’ten sonra ilk olarak Türkiye pazarına açılıyor. Kullanıcılar, dünyanın herhangi bir yerinden, şehirden, sokaktan, partiden, havadan, karadan, denizden, plajdan, binadan, parktan, mekandan ünlü isimlerin görsellerinden pek çok imajı satabiliyor.

Görsel çeşitliliği artıyor

Mostphotos’a fotoğraf, illüstrasyon ve vektörel (çizim programlarında üzerinde oynanabilen) görseller ekleyen kullanıcılar profillerini diledikleri gibi organize edip sergileyebiliyor, ileride satın almak isteyebilecekleri, beğendikleri görselleri, farklı fotoğrafçıların fotoğrafları, farklı temaları toplayarak hesaplarında kendi koleksiyonlarını oluşturabiliyor.

Aynı zamanda dijital imaj bankasında sanatçılar, kendi web sitesini yapmasına gerek kalmadan Mostphotos’da kendi portfolyolarını oluşturup başkalarıyla paylaşabiliyor. Kullanıcı ister profesyonel ve ünlü bir fotoğrafçı olsun, ister bir amatör, her koşulda satılan görsel için yüzde 50 komisyon eser sahibinin oluyor. Görsel başına düşen değer ise satın alan kullanıcının seçtiği pakete göre değişkenlik gösteriyor. Filtrelemeye takılmaması sebebiyle de görsel ihtiyacı olan kişiler alışılagelmiş grafik çizimler ve birbirine benzeyen görsellerden daha fazlasını bulma şansı yakalıyor.

Mostphotos CEO’su Victor Sundén, “Uluslararası kullanıcılarımızı artırmak için ilk olarak Türkiye’ye açılma kararı aldık” dedi. Mostphotos Türkiye Ortağı Ceyhun Cingi ise Türkiye’nin kısa zaman içerisinde Mostphotos için önemli bir pazar niteliği taşıyacağını belirtti.

Stok imaj siteleri arasında en hızlı büyüyen Mostphotos, önümüzdeki 24 ay içerisinde görsel arşiv sayısı ile dünyanın en büyük stok imaj sitesi olmayı hedefliyor.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.marketingturkiye.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=11006:mostphotostan-tuerkiye-yatrm-&catid=65:guencel-haberler&Itemid=160

 

Türkiye- Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi Eylül’de

Türkiye’de ve uluslararası alanda gayrimenkul işbirlikleri gerçekleştiren INREMA ve Dubai merkezli AYN Group tarafından düzenlenen Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi 2013, 17-18 Eylül 2013 tarihinde Kuveyt’te iki ülkenin sektör temsilcilerini buluşturuyor.

 

 

Bu yıl ilk defa düzenledikleri zirvede önceliklerinin mütekabiliyet yasasını anlatmak olduğunu vurgulayan INREMA Genel Koordinatörü Gökhan Ilgar, dünya petrol rezervinin yüzde 10’una sahip Kuveyt’in gayrimenkul yatırımlarında en çok Türkiye’yi tercih ettiğini söylüyor.

Türkiye gayrimenkul sektörünün lider kurum ve kuruluşlarının desteği ile gerçekleşecek zirvede, beş ayrı konu başlığı ele alınacak. ‘Mütekabiliyetin kaldırılmasının yabancı yatırımcılara getirdiği avantajlar’ başlığının ön plana çıkacağı zirvede; ‘Türk gayrimenkul sektörünün bugünü ve geleceği’, ‘Türkiye’de gayrimenkul yatırım fırsatları’, ‘Türk gayrimenkul sektörüne Kuveyt’ten bakış’ ve ‘Arap yatırımının Türkiye’deki geleceği’ sektör temsilcileri ve uzmanları tarafından ele alınacak.

Başta gayrimenkul müteahhitlik şirketleri olmak üzere, GYO, mimar, danışmanlık, bilişim, AVM, perakende, otel, bankacılık gibi alanlarda çok geniş bir katılımcı profilini buluşturacak olan Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi’ne, Türkiye’den ve Kuveyt’ten bine yakın ziyaretçi kabul edilecek.

Kuveyt’in tercihi Türkiye!

Eylül 17-18 tarihlerinde iki gün boyunca düzenlenecek Kuveyt Gayrimenkul Zirvesi 2013’ün her iki ülke arasında öneli iş bağlantılarının gerçekleşmesine zemin hazırlayacağını kaydeden Gökhan Ilgar, “Bu zirve sayesinde; dünya petrol rezervinin yüzde 10’una sahip Kuveyt’in gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği ikinci ülke olan Türkiye’nin gayrimenkul potansiyelini anlatabileceğiz” diyor.

Kuveyt’in, Mayıs 2012 tarihinde çıkan mütekabiliyet yasasından sonra Türkiye’den en fazla gayrimenkul alan körfez ülkesi olduğunu da hatırlatan Ilgar “Kuveyt zirvesi ile ilgili ön taleplere baktığımızda gayet olumlu bir tablo ile karşılaşmaktayız. Gayrimenkul sektörünün temsilcileri artık tüm dünyayı dolaşarak, vizyonlarını genişletmektedirler. Kuveyt ismini duyan tüm profesyoneller tarafından katılım adına olumlu dönüşleri alıyoruz” açıklamasında bulundu.

Türkiye yatırım merkezine dönüştü

Mart 2013 tarihinde gerçekleşen dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM’de de yer aldıklarını vurgulayan INREMA Pazarlama Müdürü Mustafa Kılıç ise “Son birkaç yılda ekonominin güvenli bölgeleri sayılan ülkelerdeki sıkıntılar, yatırımcı pozisyonundaki petrol zengini ülkeleri yeni yatırım ve yaşam bölgeleri arayışına yönlendiriyor. Türkiye‘nin bu süreçteki sosyo-ekonomik performansı, petrol zengini ülkeler başta olmak üzere diğer Müslüman ülkeler açısından da bir yatırım merkezine dönüştürdü” diyor.

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.haberler.com/turkiye-kuveyt-gayrimenkul-zirvesi-eylul-de-4720184-haberi/

DenizBank’tan menkul kıymet ihracı

DenizBank  EIB, IFC ve EBRD’ye toplam 413 milyon TL tutarında VTMK ihraç etti.  DenizBank’ın elde ettiği kaynak KOBİ’lerin ve tarımın finansmanında kullanılacak. DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, “İhraç ettiğimiz Varlık Teminatlı Menkul Kıymetler Moody’s tarafından A3 notu aldı, bu da bize duyulan güvenin önemli bir göstergesi. Söz konusu işlem ile birlikte uluslararası kalkınma kuruluşlarından sağladığımız uzun vadeli finansman tutarı 3 milyar TL’ye ulaştı. Denizbank, bu anlamda sektördeki lider bankalardan biri olmaya devam etmektedir.” dedi. İhracın teminatını ise DenizBank’ın KOBİ kredileri oluşturdu.

Müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun yenilikçi ve özel çözümler sunan DenizBank, yurtdışı kurumsal yatırımcılara yeni bir alternatif daha sundu. DenizBank yurtdışında yerleşik nitelikli yatırımcılara satılmak üzere daha önce SPK’dan onayı alınan toplamda 300 milyon euro karşılığı TL tutarındaki Varlık Teminatlı Menkul Kıymet (VTMK) ihracı kapsamında ilk tertip olarak 413 milyon TL tutarında 3 ve 5 yıllık ihraç yaptı. Varlık Teminatlı Menkul Kıymet işleminin teminatını ise DenizBank’ın KOBİ kredileri oluşturdu. UniCredit AG Londra tarafından düzenlenen işlemde Deniz Yatırım ise aracı kurum olarak görev yaptı.

DenizBank’ın VTMK ihracına EIB (Avrupa Yatırım Bankası), IFC (Uluslararası Finans Kurumu) ve EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) yatırım yaptı. EIB’den gelecek 239 milyon TL tutarındaki kaynak KOBİ’lerin finansmanında, IFC’den gelecek 125 milyon TL kaynak tarım kredilerinin finansmanında, EBRD’den gelecek 49 milyon TL tutarındaki kaynak ise enerji verimliliğinin arttırılması ve yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılmasına yönelik oluşturulmuş ve Avrupa Birliği Komisyonu tarafından desteklenen Genisletilmis TURSEFF (Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansmanı) Programı kapsamında, KOBİ’lerin enerji verimliliği projelerinin finansmanında kullanılacak.

DenizBank’ın uluslararası gücü

Varlık Teminatlı Menkul Kıymet ihracıyla ilgili açıklama yapan DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, yaptıkları işlemle birlikte DenizBank’ın uluslararası piyasalarda sahip olduğu güvenin ve gücün bir kez daha tescil edildiğini söyledi. Ateş, “İhraç ettiğimiz Varlık Teminatlı Menkul Kıymetler Moody’s tarafından A3 notu aldı, bu da bize duyulan güvenin önemli bir göstergesi.  Söz konusu işlem ile birlikte uluslararası kalkınma kuruluşlarından sağladığımız uzun vadeli finansman tutarı 3 milyar TL’ye ulaştı. Denizbank, bu anlamda sektördeki lider bankalardan biri olmaya devam etmektedir. Varlık Teminatlı Menkul Kıymetlerimize uluslararası finans kuruluşlarının gösterdiği yoğun ilgi aynı zamanda Türk bankacılık sektörünün istikrarlı yapısına ve başarısına olan güvenin göstergesidir. Elde edilen kaynağı Türkiye ekonomisinin dinamosu olan KOBİ’lerimizin ve Türkiye’nin geleceğinde önemli bir misyonu olan tarım sektörünün finansmanında kullanacağız. DenizBank olarak gerek yurt içinden gerekse yurt dışından yeni kaynaklar yaratıp Türkiye ekonomisinin daha da ilerilere gitmesinde çaba göstermeye devam edeceğiz. Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.” dedi.

 

 

 

 

 

Kaynak:http://www.borsagundem.com/haber/DenizBank-tan-menkul-kiymet-ihraci/148836/

 

 

Dijital Kalem’e yeni iş ortağı

Müşterilerine iletişim danışmanlığı, sosyal medya yönetimi ve pazarlama iletişimi hizmetleri sunan Ajans Dijital Kalem, portföyüne yeni bir markayı daha ekledi. Ajans; Türkiye’nin ilk milli çizgi film kahramanı Pepee’nin yapımcısı olan, animasyon sektörünün öncüleri arasında yer alan ve Ar-Ge yatırımlarıyla ülkemizden dünyanın diğer ülkelerine, markalaşan çizgi filmler sunan Düşyeri Çizgi Film Stüdyoları ile çalışmaya başladı.

Ajans, Düşyeri çatısı altında yayınlanan ve Türkiye’nin en çok okunan yayınlarından biri olan Pepee dergisi ile ülkemizde ilk özelliği taşıyan, okullu çocuklar ve ailelerine yönelik Düşyeri dergisinin de iletişim çalışmalarından sorumlu olacak.

İş ortaklarının beklenti ve ihtiyaçlarına uygun, hedefe yönelik somut iletişimin hayat bulduğu tüm alanlarda etkin iletişim çözümleri geliştirmeyi hedefleyen Dijital Kalem, uluslararası ve yerli müşteri portföyüne dünyadaki iletişim standartlarıyla paralel hizmet sunuyor.

 

 

 

 

 

Kaynak : http://www.marketingturkiye.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=10859:dijital-kaleme-yeni-i-orta&catid=65:guencel-haberler&Itemid=160

BNP’nin tercihi yerel para cinsi tahviller

Uluslararası haber internet sitesi Bloomberg’in aktardığı dün tarihli bilgiye göre, BNP Paribas Investment Partners, FED’in aylık tahvil alımlarında azaltma ihtimaline karşı gelişen piyasaların yerel para cinsi tahvillerini tercih ediyor.

648 milyar dolar civarında kaynağı yöneten kuruluşun Londra’da görev yapan uzmanı Michael Victoros, “Bu yıl gelişen ülkelerin yerel para cinsi tahvilleri ile gelişen ülke rezerv para birimi cinsi şirket tahvillerini destekliyoruz” yorumu yaptı.

Gelişen ülke dolar cinsi tahvillerinin Amerikan Hazine tahvillerine oranla sağladıkları prim önceki gün itibarıyla tamamlanan 12 aylık dönemde 105 baz puan azalarak 306 baz puana indi. Victoros, spread’in yerel para cinsi gelişen piyasa tahvilleri için 445 baz puan olduğunu kaydetti.

Uzman öte yandan gelişen piyasaların dolar cinsi şirket tahvillerinin de bu ülkelerdeki gelişme ile birlikte artacağını belirtti. Kuruluşun, Türkiye finans kuruluşları, Brezilya tarım üreticileri ve Rusya petrol firmalarının tahvillerini tercih ettiğini vurguladı.

 

 

 

 

 

Kaynak : http://finans.milliyet.com.tr/getDetailsStory.html?storyId=230060&goToHomePageParam=true&siteLanguage=en

Ekici Peynir’den Türkiye’de İlk Kez Aç-Kapa Ambalaj

Türkiye’de ilk kez Ekici Peynir tarafından kullanılan aç-kapa özelliğiyle, paketi açılan peynirler son kullanım tarihine kadar lezzetini ve tazeliğini koruyor. Pratik kullanımıyla tüketicilere kolaylık sağlayan ambalaj, daha hijyenik ve sağlıklı saklama imkanı sunuyor. Artık peynirlerinizin taze kalması için ekstra bir şey yapmanız gerekmeyecek.

Yarım asrı aşkın süredir sadece peynir üretimi yapan Ekici, Türkiye‘de ilk kez uyguladığı yeni ambalaj sistemi ile paketlerini açılması daha kolay ve pratik hale getirdi. Türkiye‘de ilk kez kullanılan yeni ambalaj uygulaması kapak folyo görevi görürken, kullanım kolaylığı sağlıyor ve ürünler klasik ambalajın aksine son tüketim tarihine kadar tazeliğini koruyor.

Ürün açıldıktan sonra tekrar kapatarak aç – kapa ambalaj olarak kullanılabiliyor. Ambalajın bu özelliği sayesinde, ürün aynı kabında, sağlıklı ve pratik bir şekilde tüketilinceye kadar korunuyor. Dolayısıyla peynir için ayrı bir saklama kabına gerek kalmıyor.

Uluslararası Standartlarda Hijyen

Ekici Peynir Satış ve Pazarlama Müdürü Suat Gül yaptığı açıklamada Avrupa ve Amerika’da oldukça yaygın olarak kullanılan Top-Forming ambalaj sayesinde ürünlerin uluslararası standartlarda, hijyenik koşullarda paketlendiği için manuel olarak satışı yapılan peynirlere göre daha sağlıklı olduğunu söyledi.

Gül; “Ar-Ge ve teknolojiye yatırımın, kalıcılığın önemli bir adımı olduğuna inanan Ekici Peynir’in yeni ambalajları ilk etapta dilimli kaşar ve dökme beyaz peynir ile piyasada yerini alacak. Önümüzdeki günlerde tel peynir ve klasik beyaz peynir gruplarında raflarda olacak.” dedi.

Kaynak :http://www.haberler.com/ekici-peynir-den-turkiye-de-ilk-kez-ac-kapa-4630026-haberi/