Perakende Yasası Başbakanlık’ta

imagesBaşbakanlık’a gönderilen yeni perakende yasası ile her şeyin kuralı net olarak belirleniyor.

 

 

Perakende sektörünü düzenleyen yasa, Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı tarafından Başbakanlık’a gönderildi.

Yasa tasarısı ve içeriği ile ilgili yazılı açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “1996 yılında Gümrük Birliği’nin başladığı süreçten beri bekleyen perakende sektörünü düzenleyen yasanın Başbakanlık’a sevk edilmesi oldukça sevindiricidir. Çünkü küçük esnaf ve sanatkârın en önemli sorunu perakende sektörünün bir kuralının olmaması idi. Perakende sektörünü düzenleyen yasanın çıkarılması esnaf ve sanatkârın olmazsa olmazıdır. Yasanın çıkması ile artık tüketiciler kandırılamayacak. Sebebi ise artık her şeyin bir kuralı var.” dedi.

“OTOPARKSIZ AVM OLMAYACAK”

Yeni düzenleme ile isteyenin istediği yere alışveriş merkezi kuramayacağını da ifade eden Palandöken, “Artık alışveriş merkezlerinin kurulması bir kurala bağlı olacak. En önemlisi otoparkı olmayan AVM olmayacak ve kurulamayacak.

Yeni alışveriş merkezleri kurulurken illerde Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlikleri ile Ticaret Odalarının görüşleri alındıktan sonra büyükşehirlerde büyükşehir belediye meclisi, illerde il belediye meclisleri ve bağımsız ilçelerde ise ilçe belediye meclisleri ilgili odaların kararından sonra yapılıp yapılmayacağına karar verilecek. İşyerleri açılırken de artık bürokraside bekleme kaldırılıyor ve en fazla 4 gün içerisinde açılış işlemleri tamamlanacak.” diye belirtti.

“HAFTA TATİL RUHSATI KALKIYOR”

Yeni düzenleme ile perakende sektörünü düzenleyen yasa ile artık perakende iş yerleri için hafta tatil ruhsatı zorunluluğunun kalktığını de aktaran Bendevi Palandöken, şöyle dedi:
“Yeni düzenleme ile her şeyin kuralı konuyor. İsteyen istediği gibi AVM açamayacak. İsteyen istediği zaman indirim ve kampanya yapamayacak. Yine en önemlisi küçük esnaf ve sanatkârlara da AVM’lerde yüzde beş oranında ve rayiç bedeli üzerinden yer ayrılacak. En önemlisi yöresel ürünlerin ve yok olmaya yüz tutmuş meslek gruplarının da AVM’lerde satışa sunulması için yer verilecek ve bu yerlerin kiraları rayiç bedellerinin dörtte birinden fazla olmayacak. Bir diğer konuda indirimler artık kurala bağlı olacak. İsteyen istediği zaman indirim yapamayacak. En önemlisi yıl boyu kapatıyoruz tasfiye ediyoruz indirimleri sadece 3 ayla sınırlı.”

 

 

kaynak http://www.haberler.com/perakende-yasasi-basbakanlik-ta-6083288-haberi/

AB fonlarının yüzde 99’u iade

Her yıl düzenli olarak AB bünyesinde oluşturulan hibe ve proje bazlı gelirlerden Türkiye’nin henüz yüzde 1 oranında faydalanabildiğini kaydeden Karasapan şunları söyledi:

“50 euro’dan başlayarak 1.5 milyon euro’ya kadar destek alınabilecek programlar mevcut. Fakat ülkemiz insanının çoğu kesiminin bu hibe programlarında haberi yok. Sivil toplum kuruluşları, belediyeler, KOBİ’ler, üniversiteler ve sendikaların bu konuda topluma öncü olması gerekir. Özellikle mesleki eğitime yönelik projelerin çoğunlukta olması lazım.”
AB Proje Merkezi yapılarının üniversiteler bünyesinde ve bir kısım kamu kurumlarında olduğunu açıklayan Karasapan, “Bu tür ofislerin özel sektör ve ortaöğretim düzeyindeki okullarda da bulundurulması gerekir” dedi. Karasapan, gençlerin lise eğitimleri sırasında da AB projeleri konusunda ders alması gerektiğini söyledi.

kaynak

Türkiye’deki iş kazalarına yeni yasa ile çözüm getiriliyor

İş sağlığı ve güvenliği; çalışma ortamında risk unsuru taşıyan her öğeye karşı gerekli tedbirlerin alınması yoluyla iş kazalarının önlenmesi, işçi sağlığının korunması amacına yönelik uygulamalar bütünüdür.

   Çalışma Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği işletmelere iş sağlığı ve güvenlik hizmeti sunan Birlik OSGB’nin araştırması sonucu Ülkemizde her 6 dakikada bir iş kazası olmaktadır. Yapılan Araştırmalarda iş kazalarının % 50 sinin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu, % 48 inin sistemli bir çalışma ile önlenebileceği, % 2 sinin ise önlenemeyeceğini ortaya çıkmıştır. Bu da bizlere iş kazalarının % 98 önlenebileceği gerçeğini ortaya koymaktadır.

iş sağlığı ve güvenliği; çalışma ortamında risk unsuru taşıyan her öğeye karşı gerekli tedbirlerin alınması yoluyla iş kazalarının önlenmesi, işçi sağlığının korunması amacına yönelik uygulamalar bütünüdür. Bu nedenle tüm işIetmeIer 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında tüm işlevleri yerine getirmekle yükümlüdür.

İş Güvenliği ile ilgili çalışanlara verilecek eğitimler Eğitim Yönetmeliğinde belirtilmiştir. Bu yönetmeliğe göre uzman eğiticiler tarafından belgelendirilerek eğitimler gerçekleştirilecektir.

BİRLİK OSGB; 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği işletmelere iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini vermek üzere Çalışma Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiştir. Kurumumuz,.Deneyimli uzman ve hekim kadrosu ile hem yasal prosedürleri uygulayarak, hem bilgi birikimnii kullanarak hem de işçi ve işveren ile iyi iletişim kurarak işyerleri için her türlü iyileştirmeyi yapmayı ve işçi sağlığını korumayı hedeflemektedir.

BİRLİK OSGB; iş yerlerinde iş kazaları ve meslek hastalıkları dolayısıyla meydana gelebilecek kayıplarınönüne geçilmesi amacıyla işletmelerinizde, yasanın öngördüğü “tehlike ve risk değerlendirmesi” çalışmalarını yürüterek işl etmenizin sağlık ve güvenlik şartları açısından uygun hale gelmesine katkıda bulunmaktadır.

Kaynak

Rekabet Kurulundan Coca Cola’ya Soruşturma

Rekabet Kurumunun internet sitesinde yayımlanan karara göre,İstanbulAnkaraİzmirBursaAntalya başta olmak üzere Türkiye’nin muhtelif yerlerindeki bazı noktaların Coca Cola Satış Dağıtım AŞ ile münhasırlık anlaşması yaptığına ilişkin şikayet başvurusu nedeniyle yürütülen ön araştırma, Rekabet Kurulunca karara bağlandı.

Ön araştırmada elde edilen bilgi, belge ve yapılan tespitleri 26 Şubat 2014 tarihli toplantısında müzakere eden Kurul, bulguları ciddi ve yeterli bularak, Coca Cola Satış Dağıtım AŞ hakkında soruşturma açılmasına karar verdi.

Soruşturma, Coca Cola Satış Dağıtım AŞ’nin akdettiği sözleşmeler ve diğer uygulamalarla satış noktalarında fiili münhasırlığa yol açarak Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu’nu ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla başlatıldı.

 

Kaynak: http://www.sondakika.com/haber/haber-rekabet-kurulundan-coca-cola-ya-sorusturma-5787778/

amerikada-coca-cola-hakkinda-sasirtan-karar

İnternette rekabet ve seçenek artacak

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan, “BTK kararıyla Türk Telekom’un İSS’lere toptan seviyede sunduğu DSL tarife yapısı, bu yıl haziran ayından itibaren değiştirilecek” dedi.

Elvan, yaptığı açıklamada, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kararı doğrultusunda yeni uygulamanın devreye gireceğini, böylece  internet kullanıcılarının daha çok seçenekli tarifelerle, daha ucuz internet kullanma imkanı elde edeceklerini söyledi.

Kararla DSL internet tarife yapısının değiştirileceğini, abonelere daha fazla seçenek sunulacağını ve daha uygun fiyatlarla internete erişim imkanı sağlanacağını vurgulayan Elvan, kararla Türk Telekom’unİnternet Servis Sağlayıcılarına (İSS) toptan seviyede sunduğu DSL tarife yapısının bu yıl haziran ayından itibaren geçerli olacak şekilde değiştirileceğini söyledi.

BTK kararı uyarınca İSS’lerin tarife belirleme serbestliği artacağı için abonelerin talep ve ihtiyaçlarına uygun tarife seçeneklerinin çoğalması ve bununinternet abonelik ücretlerine de olumlu bir şekilde yansımasının beklendiğine işaret eden Elvan, şu anda uygulanan tarife yapısında, İSS’ler tarafından abonelere sunulan tarife paketlerine ilişkin hız ve kota gibi şartların Türk Telekom tarafından belirlendiğini, İSS’lerin Türk Telekom’dan aldıkları DSL paketlerinin şartlarında herhangi bir farklılaştırma yapamadan abonelerine hizmet verdiklerini anlattı.

Bakan Elvan, yeni uygulamanın internetin yaygınlaşması açısından da önem taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:

“Maliyet esaslı onaylanan toptan tarife yapısına geçişten sonra İSS’ler, Türk Telekom’dan uygulama şartları belirlenmiş paketler yerine, toptan internet kapasitesi satın alacak ve almış oldukları kapasiteyi kendi belirleyecekleri şartlar çerçevesinde abonelerine satabilecek. Düzenlemeyle İSS’lerin tarife belirleme serbestileri daha da artacağı için abonelerin ihtiyaçlarıyla uyumlu tarife paketleri oluşturulabilecek ve İSS’ler arasındaki rekabet de artacak. Bu uygulamayla internet aboneleri için daha makul ücretler karşılığında daha fazla seçenek sunulmasını amaçlıyoruz.”

kaynak

Merkez Bankalarının bilançolarındaki genişleme sürecek

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Merkez Bankaları’nın bilançolarında genişlemenin devam ettiğini belirterek, öngörülebilen gelecekte de bu genişlemenin süreceğini bildirdi.

 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve İngiltere Merkez Bankası’nın halen ekonomilere para pompalamaya devam ettiği belirtilerek, “Merkez Bankaları’nın bilançolarında genişleme devam ediyor ve öngörülebilen gelecekte de genişleme sürecek” denildi.

ECB ve BoJ’un kısa vade daha az genişlemeci bir politika göstergesi sergilemediğini kaydedilen açıklamada, “Japonya’da politika önceliği deflasyondan çıkışın sağlanması. Bu Avro Bölgesi’nin de bundan kaçınması açısından artan bir öneme sahip olabilir. Gelişmekte olan piyasalarda 2013 yılından itibaren Ben Barnanke’nin tahvil alımının azaltılabileceğini açıklaması sonrasındaki risk hafifledi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada gelişmekte olan ekonomilere ilişkin olarak ise şunlar aktarıldı:

“Gelişmekte olan ekonomilerin kur oranı, örneğin, ABD doları karşısında, genel olarak 2013’ün önceki dönemlerine kıyasla daha zayıf. Gelişmekte olan piyasalar hacimli sermaye akışlarına ihtiyaç duyuyor. Ayrıca, gelişmekten olan piyasalar daha yüksek mali ve dış dengesizlikler nedeniyle rahatsızlık verici vakalarla, varlık piyasasında artışlarla, tahvil ve para birimi oynaklıkları ile karşılaşabilir.”

 

 

 

 

 

 

Kaynak

Cari açık 2 milyar 890 milyon dolar

Türkiye’nin ekim ayında cari işlemler açığı 2 milyar 890 milyon dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı 60 milyar 855 milyon dolar oldu.

 

Türkiye’nin ekim ayında cari işlemler açığı 2 milyar 890 milyon dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı 60 milyar 855 milyon dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından bugün açıklanan 2013 yılı Ocak-Ekim dönemi cari işlemler açığı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 12 milyar 348 milyon dolar artarak 51 milyar 901 milyon dolara yükselirken, parasal olmayan altın hariç cari işlemler açığı 2 milyar 318 milyon dolar azalarak 42 milyar 220 milyon dolara geriledi.

Türkiye’nin ekim ayında cari işlemler açığı 2 milyar 890 milyon dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı 60 milyar 855 milyon dolar oldu.

Söz konusu dönemde cari işlemler açığının artmasında, turizm ve diğer taşımacılık kaynaklı net hizmet gelirlerindeki artışa rağmen, dış ticaret ile gelir dengesi kaynaklı açıklardaki artışlar etkili oldu.

Ocak-Ekim dönemi dış ticaret açığı 11 milyar 552 milyon dolar artarak 66 milyar 236 milyon dolara yükselirken, parasal olmayan altın kalemi hariç dış ticaret açığı 3 milyar 114 milyon dolar azalarak 56 milyar 555 milyon dolara geriledi.

On aylık dönemde turizm gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyar 829 milyon dolar artarak 25 milyar 41 milyon dolara, turizm giderleri de 798 milyon dolar artarak 4 milyar 83 milyon dolara  ulaştı.

Yatırım geliri dengesinin altında yer alan doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve faizlerden oluşan diğer yatırımlarda gerçekleşen toplam net çıkış, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyar 765 milyon dolar artarak 7 milyar 931 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

 

 

 

 

 

Kaynak

50-52 milyar metreküp doğalgaz talebi bekliyoruz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, “Bu yıl içerisinde yaklaşık 46-47 milyar metreküp ile doğalgaz tüketimimizi kapatacağız ama önümüzdeki yıl 50-52 milyar metreküp civarında doğalgaz talebi bekliyoruz” dedi.

İSTANBUL

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) tarafından üçüncüsü gerçekleştirilen Hazar Forumu’nda yaptığı konuşmada, Azerbaycan’ın özellikle Hazar’daki kaynakların Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılması ve farklı pazarlara sunulmasıyla alakalı gayretli çalışmaların bulunduğunu belirterek, “Artık inşallah işin sonuna geliyoruz. Bu işin planlanması, projelendirilmesi ve fizibilitesiyle alakalı birçok hazırlık yapılmış durumdadır” diye konuştu.

Bakan Yıldız, Türkiye’nin ve özellikle dünyada ikiye bölünmüş talep ve arz noktalarının hemen hemen ortasında olduğunu belirterek, yüzde 65’lik bir arzın Türkiye’nin doğusunda, yüzde 65’lik bir tüketimin de Türkiye’nin batısında yer aldığını kaydetti.

Özellikle bu konuda Azerbaycan ve Türkiye’ye büyük iş düştüğünü ifade eden Yıldız, ana omurgasını gerek TANAP’ta gerekse üretim noktalarında oluşturan bu yapıyı daha da güçlendirmesi ve farklı ülkelerin büyük şirketleriyle yapılan iş birliklerinin artırılması gerektiğini söyledi.

Yıldız, Türkiye’nin tüketim noktasında yüzde 5’lerin altına düşmeyen bir büyüme rakamıyla büyüyor olmasının bu bölgelere en yakın güçlü pazarı oluşturduğunu anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl içerisinde yaklaşık 46-47 milyar metreküp ile doğalgaz tüketimimizi kapatacağız ama önümüzdeki yıl 50-52 milyar metreküp civarında doğalgaz talebi bekliyoruz. Çünkü Türkiye’de 2015 yılı sonuna kadar doğalgaza ulaşmamış bir ev kalmayacak. İklim değişikliği, hava kirliliği ve çevrele alakalı önemli borcumuzu ödemek istiyoruz. Şu anda Türkiye nüfusunun yüzde 83’üne doğalgaz ulaşmış durumdadır. Önümüzdeki 20 yıl içinde üretim ve tüketim alışkanlıklarının değişeceğini düşünüyoruz.”

Yıldız, Bağdat ve Erbil’e yaptıkları ziyarete değinerek, şunları kaydetti:

“Petrolün ve doğalgazın gerek Irak’ın normalleşmesi gerekse bölgenin güçlenmesiyle ilgili çok önemli görevinin olduğunu biliyoruz. Bunun sorumluluğunu taşıyarak bu işleri yapıyoruz. Şu anda top Iraklı kardeşlerimizdedir. Onların Merkezi Irak ve Kuzey Irak olarak bir araya gelmelerini ümit ediyoruz. Onların ortaya koyduğu yapının bu projeye yardımcı olması gerektiğine inanıyorum.

Doğu Akdeniz’deki doğalgaz üretimiyle alakalı konuları yakından takip etmekteyiz. Biz yerli üretim ile beraber TANAP’ın gerçekleştirilmesinde önemli katkı sağlayacağız. Türkiye bu enerji denklemindeki üretim ve tüketimin önünde ciddi bir çözüm yolu önermektedir. Türkiye bütün bu projelere olumlu bakmaktadır ve olumlu tutumunu devam ettirecektir.”

“5 kargoluk Sıvılaştırılmış Doğalgaz siparişi verdik Katar’dan”

Soruları yanıtlayan Yıldız, şu anda İran’da yapılmasını düşündükleri herhangi bir projenin olmadığını belirterek, “İran bizim için çok önemli. İran doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılacağı bir hat olduğunu biliyoruz. Türkiye de bu projenin gerçekleştirilmesiyle alakalı müsaadesini vermiş bulunuyor” diye konuştu.

Katar’da dün bir dizi görüşme yaptıklarını anlatan Yıldız, Katar Yatırım Ajansıyla yapılan toplantılar sonucunda iki ülke arasında somut işler çıkacağı şeklinde bir kanaat oluştuğunu dile getirdi.

Hava tahmin raporlarında ocak ve şubat ayında aşırı soğukların olacağının söylendiğine dikkati çeken Yıldız, “İzmir- Aliağa’dan girmek üzere 5 kargoluk Sıvılaştırılmış Doğalgaz (LNG) siparişi verdik Katar’dan. Bunun da takribi tutarı 350 milyon dolar civarındadır. Bizim doğalgazla ilgili herhangi bir sıkıntımız hamdolsun söz konusu değildir. Bütün noktalardan normal şartlar altında arzımızı sağlayabiliyoruz” şeklinde konuştu.

“İran’dan aldığımız ham petrol zaman zaman dalgalanıyor, şu anda bu miktarı düşürmeye ya da yükseltmeye ihtiyacımız yok” diyen Yıldız, Türkiye’nin, İran’dan ham petrol ithalatını hemen artırmaya herhangi bir ihtiyacı bulunmadığını ve yaklaşık 12, 13 ülkeden ham petrol tedarik edildiğini söyledi.

28 AB üye ülkesi arasında en ucuz doğalgaz satılan ülke Türkiye

“Önümüz kış, doğalgazdaki fiyatlar tüketicinin cebine nasıl yansıyacak, zam olacak mı?” sorusuna Taner Yıldız, şöyle cevap verdi:

“İthal kaynaklar ile Türkiye’de ürettiğimiz yerli kaynaklarla buluşturarak içindeki bir dengeleme fiyat mekanizmasıyla birlikte bu süreci yönetmeye çalışıyoruz. Biz 28 AB üyesi ülke arasında doğalgazı en ucuza alan ülke değiliz. Ama 28 AB üye ülkesi arasında en ucuz doğalgaz satılan ülke Türkiye’dir. Bunu çok önemli buluyorum. Bunu nasıl yapıyoruz? Bunu yerli kömürümüzle, su kaynaklarımızla, jeotermalle ve inşallah güneş enerjisiyle yapıyoruz. Rüzgar deyip geçmemek lazım. 2013 yılında rüzgar santralleri çalıştığı için 600 milyon dolar daha az doğalgaz ithal ettik. Su kaynakları çalıştığı için 4-5 milyar dolar daha az doğalgaz ithal ettik. O nedenle vatandaşlarımızdan, sivil toplum kuruluşlarımızdan bu konulara dikkat etmelerini istiyorum. Çevre de tabii kaynaklar da bizim… Biz çevreye rağmen değil, çevreyle birlikte geliştireceğimiz projelerle inşallah bütün hassas noktalara dikkat edeceğiz. Amacımız doğalgazı daha az ithal etmektir, dolayısıyla fiyata yansımalarını absorbe etmek ve içinde eritmek, diğer yerli kaynaklarla beraber dengelemektir. Temel politika ve stratejimiz budur. Doğalgaz açısından hiçbir sıkıntı görmüyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak

53 bin yapı kooperatifi devrediliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanında bulunan yapı kooperatifleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına devredilecek.

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanında bulunan yapı kooperatifleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına devredilecek.

Hazırlanan İmar Kanunu taslağına göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev alanındaki yapı kooperatiflerinin kuruluşu, yetki ve görevleriyle ilgili işlemleri artık Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yürütecek.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca başlatılmış veya planlanmış iş ve işlemleri yürütmeye, bunlar hakkında yeni iş ve işlemler yapmaya, gerekli gördüklerini tasfiye etmeye yetkili olacak.

Ancak yapıya yönelik harita, plan, etüt, proje ve yapı denetim işlemleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılacak.

Uygulamadaki sıkıntılar ortadan kalkacak

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kooperatiflerin halihazırda üç ayrı bakanlığın görev alanında bulunduğunu bildirdi.

Bu durumun uygulamada ve denetimlerde sıkıntılara neden olduğunu ifade eden Bayraktar, kooperatiflerle ilgili daha çok ticari şikayetler geldiğine dikkati çekti.

Kooperatiflerin görev ve yetkileri, ortaklıkları, genel kurul, tasfiye gibi uygulamalarının Kooperatifler ve Türk Ticaret kanunlarında yer alan hükümler kapsamında değerlendirildiğine işaret eden Bayraktar, yapı kooperatiflerine yönelik işlemlerin, imar mevzuatından ziyade hukuki ve ticari mevzuat kapsamında bulunduğunu vurguladı.

Bayraktar, kooperatiflerin imar ve yapısal açıdan denetlemesini ise kendilerinin yapacağını kaydetti.

En fazla yapı kooperatifi Ankara’da

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, Türkiye genelinde 53 bin 49 yapı kooperatifi bulunuyor. Bunların 49 bin 910’u konut, bin 732’si iş yeri, bin 85’i küçük sanayi, 311’i konut yapı kooperatifleri birliği, 5’i küçük sanayi sitesi yapı kooperatifleri birliği, 6’sı toplu iş yeri yapı kooperatifleri birliğinden oluşuyor.

Ankara, 12 bin 508 yapı kooperatifi ile ilk sırada yer alırken, bu şehri 10 bin 746 ile İstanbul, 5 bin 483 ile İzmir, 4 bin 232 ile Konya, 3 bin 884 ile Antalya, 3 bin 266 ile Bursa, 2 bin 453 yapı kooperatifiyle de Adana takip ediyor.

 

 

 

 

 

Kaynak